Articles by "W"

W etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fobi - Wulf Dorn

Fobi - Wulf Dorn

Fobi kapıları kilitle! Korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor…

Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah'nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…

"Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor." 
-Bunte-

"Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane."
-Paul Cleave-

"Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor." 
-Süddeutsche Zeitung-

"Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman." 
-Andreas Eschbach-

"Almanya'nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri." 
-Brigitte-

"Wulf Dorn'un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta baştan yaratıyor." 
-La Stampa-

"Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim." 
-Ruhr Nachrichten-
  • Kitap Adı: Fobi
  • Yazar Adı: Wulf Dorn
  • Yayınevi: Pegasus
 Fobi - Wulf Dorn

Fobi - Wulf Dorn

[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

William Gibson - Neuromancer

William Gibson - Neuromancer

William Gibson yazdığı bilim kurgu romanları ile tanınır. Siber punk akımının babası olarak bilinen Gibson'ın ilk romanı Neuromancer, yayınlandığı 1984 yılından bu yana, tüm dünyada 6.5 milyonun üzerinde satmıştır.

Gibson Güney Carolina'nın Conway şehrinde dünyaya geldi. 1968 yılında Vietnam Savaşı'na katılmayı reddederek bir süreliğine Kanada'ya yerleşti. 1972 yılından bu yana, bilim kurgu kitaplarını yazmaya başladığı Vancouver şehrinde yaşamaktadır. İlk çalışmaları sibernetik ve siber uzay teknolojilerinin gelecekte insan ırkı üzerindeki muhtemel etkilerini konu almıştır. 80?li yıllarda kaleme aldığı kurguları daha çok soğuk ve kasvetli bir etki bırakmaktadır. İlk romanı Neuromancer üç büyük bilim kurgu ödülüne layık görülmüştür. 
Nebula, Hugo ve Phillip K. Dick

Yıllar geçtikçe Gibson kendisini meşhur eden kötümser kurgularından gittikçe uzaklaşmış, romanlarını olaydan olaya atlayan bir şekilde yazmak yerine, realist bir tutum benimseyerek, süreklilik gösteren ve daha hikâyesel bir tarzda yazmıştır. Bununla birlikte romanlarında, değişen teknolojinin, özellikle olumsuz sosyal etkilerini vurgulamaya devam etmiştir.

  • Kitap Adı: Neuromancer
  • Yazar Adı: William Gibson
  • Çevirmen: Sergül Oğur
  • Yayın Evi: Altıkırkbeş Bası Yayın

William Gibson - Neuromancer
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam

Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam

Wilhelm Reich'ın, deyimleşmiş "küçük adam"a seslenişi, bilimsel değil, insanca bir belgedir. 1946 yazında, yayımlanma amacı olmadan, Orgon Enstitüsü'nün arşivi için yazılmıştır. Uzun yaşam ve acı deneyimlerinden damıtılan, kendi gerçek gereksinimlerinden bilincine varmaları ve artık zalimce kendi kendilerini mahvetmekten vazgeçmeleri için, insanlara yöneltilmiş sarsıcı bir çağrıdır.

Kitaptan Alıntı

Paris'teki savaşının sonu Petain ve Laval'e, Viyana Savaşı'nın sonu Hitler'e, Rusya'daki savaşının sonuysa Sta-lin'e vardı; Amerika'daki savaşının sonu da Ku-Klux-Klan yönetimine varabilirdi. Özgürlüğü, kendin ve başkaları adına korumak, ona bekçilik etmektense kazanmak gerektiğini ve de bunu sağlamanın yolunu pekâlâ bilirdin sen. Ben, bu gerçeği epeydir biliyordum. Ancak, her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum. Sonra yavaş yavaş ve el yordamıyla, seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum: SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM EDİYORSUN. Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil. Tek sorumlu sensin.
Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

William Saroyan - Yetmis Bin Suryani - Ekitap

William Saroyan - Yetmis Bin Suryani - Ekitap

Genç Süryani'ye hoşça kal deyip, dükkândan çıktım... 
Olanları düşünüyordum: Süryani ülkesini, berberlik öğrenen Süryani Theodore Badal'ı, sesindeki hüznü, tavırlarındaki umutsuzluğu. 
Bu, aylar önce, ağustostaydı, ama o günden beri Süryani ülkesini düşünüyor, kadim bir halkın genç, uyanık ama umutsuz evladı Theodore Badal, hakkında bir şey söylemek istiyorum. Yetmiş bin Süryani, bu büyük halktan geriye kalan sadece yetmiş bin kişi, gerisi ölüm uykusunda, bütün o azamet harap olmuş ve unutulmuş. 
Onu bunu namussuz diye diğerlerinden soyutlamak hakça değil. Ermeni nasıl acı çekerse Türk de acı çeker. Saçma işte, ama bunu bilemezdim o zaman. Bilemezdim şu Türk dediğimiz insanın zorlandığı yola sapan, kendi halinde, dünya tatlısı bir biçare olduğunu. Ondan nefret etmenin, aynı hamurdan çıkma Ermeni'den nefret etmeye eşdeğer olduğunu. Ninem de bilmezdi, hala da bilmiyor. Artık bunun bilincindeyim ben, ama kaç para eder? 
Zavallı Markar. Onun uyuyuşuna bakan, dünyada kimsenin derdi yok zannederdi, horlaması bir tüccarınki kadar zengindi; zira insanlar bu tür şeylerde eşittir... Basit şeylerde bütün insanlar yan yanadır, müşterek, hazin ve değersiz; iyi bir pazarda insanın bini bir para. Çıplaklığın birliğinde yoksul insan, papaz, şair ve siyasetçiyle kardeştir. En heybetli kişinin başından sarığını alın; sofu papazın siyap cüppesini çekin; mağrur kalpten güveni alın; kibirli ruhtan teselliyi, geriye ne kalır? Bir inilti, bir kaşıntı, bir horlama, bir burun çekiş, bir sızlanma; keçi gibi zıplama, bir osuruk v ebir papağanın saçma söylevi.

William Saroyan - Yetmis Bin Suryani - Ekitap
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

W. G. Sebald - Saturnun Halkalari

W. G. Sebald - Saturnun Halkalari

Satürn'ün Halkaları, W. G. Sebald'in İngiltere'nin doğu kesimindeki Suffolk Kontluğu?nda yürüyerek yaptığı yolculuğun notlarından oluşan bir roman. Ama aynı zamanda Suffolk öyküsünün çerçevesinde, geçmişe, çocukluğa, tarihe, savaşlara, ölümlere, soykırımlara, kısacası insan eliyle gerçekleşen yıkımlara ve yokoluşlara uzanan, doğanın ve kültürün neden olduğu yıkımların tarihteki izini süren bir yol romanı. 2001 yılında, trajik bir rastlantı sonucunda gezdiği yerlerde trafik kazasında yaşamını yitiren yazar Sebald, Satürn'ün Halkaları'nda, Suffolk'un çakıl taşlı sahillerinde yürürken, okurları şimdi ile geçmişin, gerçek ile düşün iç içe geçtiği yaşantılar ve metinler arasında bir yolculuğa çıkarıyor: Ömer Hayyam'dan Descartes'a, Borges'ten Joseph Conrad, Chateaubriand ve daha nicelerine uzanarak...
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wulf Dorn - Karabasan

Wulf Dorn - Karabasan

Simon, annesi ile babasının ölümüyle sonuçlanan araba kazasından sağ çıkar ama hayatta kaldığı için kendisini bir türlü affedemez ve gördüğü kâbusların altında ezilmeye başlar. Bir süre psikolojik tedavi gördükten sonra hastaneden taburcu edilir ve halası ile ağabeyinin yanına yerleşir fakat bu yeni hayatına alışmakta bir hayli zorluk çeker. En kötüsü de ürkütücü kâbuslarının gerçeğe dönüşmesidir: Peşindeki hain yaratık uyanmıştır; gözleri, Simon'u çevreleyen karanlığın içinde parlıyordur. Genç bir kızın ortadan kaybolması ise sadece başlangıçtır.

Karanlık, rahatsız edici ve olağanüstü… Wulf Dorn'dan yeni bir psikolojik gerilim!

"Dorn sizi kıskıvrak yakalıyor ve en derinlerde sakladığınız kâbuslarınızı gün yüzüne çıkarıyor." 
-Paul Cleave-

"Dorn, okuru insan ruhunun derinliklerine sürüklemeyi çok iyi biliyor."
-Sebastian Fitzek-
Ekitap

Wolfgang Smith - Kainat ve Aşkınlık

Wolfgang Smith - Kainat ve Aşkınlık

Elinizdeki eserde Wolfgang Smith, 'bilimsel dünya görüşüne yönelik ve 'bilimsel gerçek ile bilimci inanç arasındaki keskin ama çoğunluk gözden kaçan ayrıma dayalı bir eleştiriyi içeriden birisi sıfatıyla sunuyor. Bilim adına ortaya konan büyük inançsal öğretilerin aslında bilimsel gerçekler değil; daha ziyade -hiç bir delilleri bulunmayan- bilimci kurgular olduğunu, incelikle ve kabule zorlayan bir berraklıkla gösteriyor. Modern dünyanın entelektüel açıdan sadece en temeldeki Prometan mitler sendromundan başka bir şey üzerine kurulmadığını okuyucuya fark ettiriyor.
Ancak bu, kitabın gerçekleştirdiği şeyin sadece yarısı. Onun asıl yaptığı, Hıristiyanlığın öğretileri vasıtasıyla bize ulaşan derin metafiziksel pençesinden kurtularak, uzun süredir gözlerden ırak tutula gelmiş büyük hakikatleri nazara vermesi.
Bu kitap, güçlü ve derin. Zamanımızın -ve tüm zamanların- en temel sorunlarına hitap ediyor. Modern dünyayı şekillendiren gizli kabullenme ve varsayımları anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser.

Kitaptan Alıntı

Fiziksel evren fikri

HİÇ BİR ŞEY BİZİM BİLİMSEL ‘FİZİKSEL EVREN’ bilgimizden daha kesin değil gibi görünür. Pekiyi ama, nediröyleyse bu fiziksel evren? Onun uzay, zaman ve maddeden, ya da uzay-zaman ve enerjiden, veya belki de daha muğlak ve hatta daha da az hayal edilebilir başka bir şeyden oluştuğu söylenir bize; fakat her hâlukârda onun neleri içermediği sarih bir ifade ile anlatılır: Hepimizin öğrendiği gibi, fizikî evrenin, sıradan insanın nazarında dünyayı teşkil eden hemen hemen herşeyi dışarıda bıraktığı belirtilir. Böylece o, gökyüzünün maviliğini ve kabaran dalgaların kükreyişini, çiçeklerin güzel kokularını ve dünyadaki engin ve geniş çevremize anlam, cazibe ve renk katan sayısız -yarı algılanan yarı sezilen- niteliklerin tümünü hariçte bırakır. Aslında, soyut matematiksel açıdan mümkün olan hariç, düşünülen ve kavranabilen herşeyi bir kenara iter.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wendy Higgins - Tatlı Şeytan

Wendy Higgins - Tatlı Şeytan

Zevk, Günahın Tuzağıdır… On altı yaşındaki, lise öğrencisi Anna Whitt yaşıtlarından biraz farklı bir genç kızdır. Anna, renkler vasıtasıyla insanların duygularını görür, hatta isterse hisseder. Kilometrelerce ötedeki sesleri duyar, kokuları alır. Anna, farklı olduğunu bilir ama "ne" olduğuna dair en ufak bir fikri yoktur. Ta ki gizemli yakışıklı Kaidan Rowe ile tanışana dek. Kaidan, onun da kendisi gibi, iblis soyundan gelen bir Nefil olduğunu açıklayınca Anna'nın önünde karanlık bir dünyanın kapıları aralanır. Kaidan'ın büyüsüne kapılıp bu dünyaya adımını attığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hayatı boyunca "iyi bir kız" olan Anna, ya diğer Nefiller gibi iblislere boyun eğip kötülüğe hizmet edecek ya da kaderini baştan yazacaktır…

Kitaptan Alıntı

MERYEM ANA MANASTIRI, LOS ANGELES


Yaklaşık on altı yıl önce...

Ebe kadın, yeni doğan bebeği battaniyeye sarıp aceleyle rahibe Ruth’a verirken bebek acı acı feryat ediyordu. Manastırın ihtiyarlıktan iki büklüm, en yaşlı rahibesi, son nefesini vermek üzere olan annesini göstermemeye çalışarak minik kundağı pışpışlarken etrafına görkemli bir hava yayıyordu.

Steril odanın bir köşesinde, kafası sinekkaydı tıraş edilmiş, keçi sakallı, iri bir adam durmuş, olanları sessizce izliyordu. Genç ebe, yataktaki kadını hayata döndürmeye çalışırken adamın yüzü karardı.

Kadına kalp masajı yapmaya devam ederken ebenin şakaklarından terler akıyordu. Kafasını sallayarak panikle, “Doktor nerede? Şimdiye kadar gelmiş olması gerekirdi!” diye söylendi.

Hastanın göğsünden yükselip cansız bedeninin üzerinde asılı kalan yoğun sis tabakasını ebe kadın görmedi ama köşedeki adam gördü.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

William R. Forstchen - Bir Saniye Sonra

William R. Forstchen - Bir Saniye Sonra

Bu dehşet verici apokaliptik romanla medeniyet yepyeni bir karanlık çağ uçurumundan aşağı yuvarlanıyor. Forstchen, Ladin'in suya düşen planlarını kağıda taşımış ve bunu yaparken medeniyet kavramını da 
tamamen rafa kaldırmış." 
Stephen Coonts, New York Times çoksatarı Suikastçi'nin yazarı
"Harika, yetenekli, manidar." 
Larry Niven, New York Times çoksatarı 
Lucifer's Hammer'ın yazarı
"İyi bir anlatım için okuyucuların derin bağ kurabileceği kadar inandırıcı karakterler yaratmak gerekir. Forstchen, Bir Saniye Sonra'yla o kadar harikulade bir iş çıkartmış ki, birinci sayfadan itibaren anlattığı hikayenin her bir kelimesine şüphe etmeden inandım." 
- David Hagberg, Dance with the Dragon'ın yazarı
"Kaos ve ölümün yalnızca bir tuş ötede olduğunu hatırlatan, insanın kanını donduran bir uyarı… Yiyecek, su, ilaç ve pillerinizi şimdiden stoklamaya başlayın. Bu korkunç olay yarın başımıza gelebilir." 
- William B. Scott, Uzay Savaşları'nın yazarlarından
"Tarihi ve askeri bilim-kurgu alanındaki en dikkat çekici yazarlardan biri."
- Harry Turtledove, New York Times çoksatarı 
The Guns of the South'un yazarı

Kitaptan Alıntı

Ivy Comer isimli dükkanın sahibi Nancy, “Endişelenme, John,” diye cevap verdi. “Bunları haftalar öncesinden beğenmişti. Ona benim için sanl ve yanağına bir öpücük kondur. Bugün on iki yaşına basacağına inanmak çok zor.”

John iç geçirdi ve başıyla onayladı, poşetin içindeki bir düzine Beanie Babies’e baktı, Jennifer’ın on iki sene önce başlayan yaşamının her yılı için bir tane.

“Umanm on üç yaşında da bunları ister,” dedi. “Tanrı beni kapıya bir oğlanın gelip onu dışarıya çıkartmak isteyeceği günden sakınsın."

İkili kahkahayı bastı ve Nancy başıyla onayladı. John zaten buna on altı yaşındaki Elizabeth yüzünden katlanıyor-

du. Bu ve bunun gibi birçok sebepten dolayı, her babanın küçük kızı ile geçirdiği değerli anların belki birkaç gün, birkaç hafta veya birkaç yıl daha uzamasını ve hiç sona ermemesini istiyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

V. C. Andrews - 4 Catıdaki Dikenler

V. C. Andrews - 4 Catıdaki Dikenler

"ÇATI" adlı romanı bütün dünyada yankılar uyandıran V.C. Andrews, ÇATI'da başlayan inanılmaz serüveni bu kitapta noktalıyor. Heyecan dolu bu romanı okurken, böyle olaylar yaşamış olabilir mi, diye kendinize soracaksınız?... Amerikalı genç kadın yazar V.C. Andrews küçük yaşta geçirdiği hastalıktan ötürü, ömür boyu üzerinde yaşayacağı tekerlekli sandalyesinde yazmaktan şikayetçi olmadığını açıklıyor. Kitaplarının konusunu gerçek hayattan alıp almadığı sorusunu da cevapsız bırakıyor.

Kitaptan Alıntı


FOXWORTH MALİKÂNESİ

Ve ancak yaşım elli ikiyi, Chris'inki de elli dördü bulduğu yaz, annemizin yıllar önce, ben on iki ve Chris on dört yaşındayken verdiği zenginliğe kavuşma sözü sonunda gerçekleşebildi.

Ve şimdi bir daha göreceğimi hiç sanmadığım, o görkemli kocaman yapının yine karşısındaydık. Eski Foxworth Malikânesinin tam bir kopyası sayılmazdı, ama yine de içimi ürpertmeye yetiyordu. Aslında enkaz halinde bırakılması gereken bu dev binanın, geçici de olsa, sahipleri olarak karşısında durabilmek bize nelere malolmuştu... Oysa bir zamanlar bu evde prens ve prenses gibi yaşayacağımıza, Kral Midas'ın dokunduğu her şeyi altın yapan eline -ama daha kontrollü olarak-sahip olacağımıza inanıyordum. Ama böyle tatlı masallara inancımı yitireli çok oldu.

Belleğimde, kadife gibi lacivert gökyüzü ve büyülü ay ışığı altında, o serin yaz gecesi bu eve doğru yürüyüşümüz, daha dün olmuşçasına gözlerimin önünde canlandı. Bizi en iyi şeylerin beklediğini sanıyorduk, oysa en kötüsünü bulduk.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Werner Herzog - Buzda Yürüyüş

Werner Herzog - Buzda Yürüyüş

Sadece kült filmleriyle değil, yaşamı ve düşünceleriyle de sıra dışı bir isim olan Werner Herzog'dan benzersiz bir tecrübenin kitabı: Buzda Yürüyüş.

1974 yılının kasım ayında, geçen yüzyılın en önemli sinema eleştirmenlerinden yakın arkadaşı Lotte Eisner'in Paris'te hasta yatağında ölmek üzere olduğu haberini alınca şöyle der Herzog: Olamaz, dedim, şimdi ölemez, Alman sineması şu an onsuz yapamaz, bu önemli kadının ölmesine izin veremeyiz. Herzog, oraya yürüyerek giderse Eisner'in ölmeyeceğine, iyileşeceğine dair çılgınca bir inançla Münih'ten yola koyulur. Bir sırt çantası ile çıktığı bu yolculukta köylerden, tarlalardan, dağ yollarından kar buz içinde geçerken karşılaştıklarını kendisine has üslubu ile kâğıda aktarır. Yolda gördüklerini anlatırken aslında yaşam, ölüm ve dünya hakkında âdeta kısa ve kesik, ama derin bir konuşma yapar kendisiyle. 1982 yılında Lotte Eisner'in Helmut Kautner Ödülü alması üzerine yaptığı konuşmayı da sonuna eklediğimiz Buzda Yürüyüş, iyi bir yönetmenin gözünden, buz üstünde bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.

"Brienne'e varır varmaz insanlar birden saklanmaya başladılar, sadece ufak bir bakkal yanlışlıkla açık kaldı. Sonra o da kapandı ve o zamandan beri kasaba ölüme terkedildi. Bu kasabanın üstünde işlenmiş demir parmaklıklarla heybetli bir kale duruyor: Tımarhane. Bugün kendi kendime "Orman," dedim sık sık, hakikat bizzat ormanın içinde geziniyor."

Kitaptan Alıntı


Delft, Hollanda, 24 Mayıs 1978

Cumartesi, 23 Kasım 1974

500 metre kadar yürüdükten sonra, batıya doğru yöneleceğim Pasinger Hastanesi yakınlarında ilk molamı verdim. Pusulamla Paris yönünü tayin ettim,artık hedefime kilitlenmiştim. Seyir hâlindeki bir Volkswagen minibüsten atlayıp hiç yara almayan Achtembusch hemen ardından yeniden denemiş ve bacağını kırmıştı; şimdi 5. koğuşta yatıyor.

Lech Nehri, dedim ona, asıl mesele orası, üzerinde çok az sayıda köprü var. Acaba köyün sakinlerinden biri sandalla beni karşı yakaya geçirir mi? Herbert, her birinde beş kartın olduğu iki sıra ufak boy kartla falıma bakıyor ama onları nasıl yorumlayacağım bilemiyor çünkü yorumların yazılı olduğu kâğıdı bulamıyor. Açtığı kartlarda Şeytan ve ikinci sırada baş aşağı duran Asılı Adam var.

Hava bir bahar günü gibi güneşli, işte bu gerçek bir sürpriz. Münih’ten nasıl çıkmalıyım? İnsanların kafasından neler geçiyordur? Karavanlar mı? Toptan satın alınan hurda arabalar mı? Araba yıkamak mı? Kendime dair derin düşüncelere dalmak dünyanın geri kalanının uyum içinde olduğunu açığa çıkarıyor.

Her şeye ağır basan tek bir düşünce var: Buradan uzaklaşmak. İnsanlar beni korkutuyor. Eisner’imiz ölmemeli, ölmeyecek, buna izin vermeyeceğim.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Woody Allen - Yan Etkiler

Woody Allen - Yan Etkiler

Ölümsüzlüğe, eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşma dileğindeyim. - Woody Allen

Çağımızın ünlü sinema ustası, unutulmaz komedyen, kült filmlerin akıllara kazınmış başrol oyuncusu ve kitapları dünyanın her yerinde büyük ilgi gören yazar Woody Allen, uzun bir aradan sonra özenli bir çeviriyle Türkiye'de okurlarıyla buluşuyor. Seksten siyasete, felsefeden gündelik hayatın absürt detaylarına uzanan bir yelpazede, zamanımızın bu önemli figürü Woody Allen, eğlenceli ve entelektüel bir klasikle, YAN ETKİLER'le karşınızda.

YAN ETKİLER, yaşayan bu büyük efsanenin en keyifli kısa metinlerini, O Henry ödüllü klasiği Kugelmass Olayı dahil olmak üzere bir araya getiriyor. 2008 Cannes Film Festivali'nde büyük ilgi gören son filmi yakında tüm dünya ile beraber ülkemizde de vizyonlara girecek olan Woody Allen, YAN ETKİLER'de çarpıcı ve sıradışı gözlemlerini kahkahalarla okuyacağınız denemeler ve öykülerle buluşturuyor.

Çağımızın kültür ve sanat dünyasının devi Woody Allen'ın YAN ETKİLER'inin üzerinizdeki etkisinden kolay kolay kurtulmak istemeyeceksiniz. 

YAN ETKİLER, hayatla inceden inceye dalga geçenlerin, ağlanacak haline kahkahalarla gülenlerin, giderek karamsarlaşan bir dünyaya mizah merceğiyle bakmayı seçenlerin başucu kitabı.
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Woody Allen - Evet Ama Bir Lokomotif Bunu Yapabilirmi Bakalım

Woody Allen - Evet Ama Bir Lokomotif Bunu Yapabilirmi Bakalım

“Amuda kalkarak ya da duş yaparken okunabilecek bir kitap. (...) Picasso’nun dalgaya alınmasından, ölümle poker oynamaya kadar zıp zıp zıplıyor Woody. Tanrısız kalan insanın teknolojiyi tanrı yapmasına karşın Woody’nin tost makinesinin 4 yıldır doğru dürüst çalışmamasına hatta bir keresinde çok sevdiği bir kadının burnunu kırmış olmasına aldırmayın siz. Woody Allen’ın keyfi oldukça yerinde...”Tunca Arslan / 2000’e Doğru

“Akıllı saçması deli hikmetli” bir kitap. 
Tempo

“ ‘Evet Ama, Bir Lokomotif Bunu Yapabilir mi Bakalım?’ ağırlıkta felsefe düşünülerek hazırlanmış, ilk anda zor anlaşılır izleniminin ardından düşündüren bir kitap.”
Celal Kırcı / Argos

Kitaptan Alıntı

Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Bencil

Wilbur Smith - Bencil

Afrika'nın sıcak güneşi altında duygu ve tutkularının esiri, serüven vurgunu kişilerin acımasız dünyasını sergileyen dev bir romandır "Bencil"...Sonsuz ihtirasların birbirine yaklaştırdığı insanlar, cinsel bunalımları yüzünden nefret denizinin dalgaları arasında kaybolup gidecekler miydi?..."Bencil", daha ilk satırda volkan gibi patlıyor, heyecan fırtınası halinde insanı önüne katıp sürüklüyor.

Kitaptan Alıntı

Ekitap indirmek için logoya tıklayınız
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Yedinci Papirüs

Wilbur Smith - Yedinci Papirüs

Zorunluluk yüzünden biraraya gelmiş bir serüvenciyle bir araştırmacı, Taita'nın binlerce yıl öncesinden bıraktığı şifreli bilgileri çözmek ve büyük Mısır firavununun mezarını bulmak için zorlu bir mücadeleye girişirler.
Afrika'da kendilerini bekleyen acımasız rakipleriyle yarışarak sonuca yaklaşmak ve ele geçirdikleri bilgilerin ışığında bilim dünyasına inanılmaz sırları göstermek için neredeyse hayatlarını ortaya koyarlar.
Yaşamla ölüm, hayalle gerçek arasında gidip gelen dakikalar kimin kazanacağını belirleyecektir.
Binlerce yıl öncesinden günümüze seslenen Taita'nın sesini duymak ve söylediklerini anlamak istiyorsanız dikkatli olun. Heyecanın bu defaki tadı çok farklı!...

Kitaptan Alıntı

Alacakaranlık çölden usulca yayılarak kum tepelerini mora boyarken kadifeden yapılmış kalın bir pelerin gibi bütün sesleri boğdu. Bu yüzden akşam artık sessiz ve sakindi.

Karı koca kum tepesinde durmuş vadiye ve onun etrafını sarmış olan küçük köylere bakıyorlardı. Binalar beyaz, damları da dümdüzdü. Hurma ağaçlarıysa hepsinden yüksekti. Camiyle Koptik Hıristiyan Kilisesinin dışında. Bu inanç kaleleri gölün iki yanından birbirlerine bakıyorlardı.

Gölün suları yavaş yavaş kararırken bir kaz sürüsü hızla kanat çırparak alçaldı. Sazlarla kaplı kıyının yakınında suları şıpırdatarak, hafifçe köpürdeterek göle indi.

Tepedeki adamla kadın birbirlerinden çok farklıydılar. Erkek uzun boyluydu ama omuzları hafifçe çökmüştü. Güneşin son ışıkları gümüşümsü saçlarını yaldızlıyordu. Kadınsa gençti. Otuz bir, otuz iki yaşlarında görünüyordu. İnce, canlı ve hayat doluydu. Gür, kıvırcık saçlarını ensesinde deri bir bantla bağlamıştı.

«Artık aşağıya inmenin zamanı geldi. Alia bekliyordun» Duraid kadına sevgiyle gülümsedi. Royan onun ikinci karısıydı.

Adam ilk karısı öldüğü zaman onun güneş ışıklarını da beraberinde alıp götürdüğünü sanmıştı. Yaşamında böyle son bir mutluluk devresi olacağı hiç aklına gelmemişti. Ama şimdi Royan ve çalışmaları vardı. Mutlu ve rahattı.
Ekitap indirmek için logoya tıklayınız
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

W. B. Yeats - Her Sey Ayartabilir Beni

W. B. Yeats - Her Sey Ayartabilir Beni


Yirminci yüzyılın en önemli şairlerinden biri sayılan Yeats, yaşadığı çağı ve dünyayı Rönesans sanatçılarını çağrıştıran bir ustalıkla yansıtmıştır. Şiirlerinde yaşadığı çağın sorunlarına, bir parçası olduğu toplumun gerçeklerine yer verdi. Bunu yaparken kişisel yaşantısını olanca içtenliğiyle dile getirmekten çekinmedi. Önemsediği değerleri büyük bir başarıyla yansıttı. 
20. yüzyıl edebiyatının önde gelen kişiliklerinden biri olan Yeats, 1923'te Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Bu kitapta Yeats'in otuz şiirini Cevat Çapan'ın Türkçesi vr İngilizce asıllarıyla bir arada bulacaksınız.

Kitaptan Alıntı

WHEN YOU ARE OLD

When you arc old and grey and full of sleep, And nodding by the fire, take down this book, And slowly read, and dream of the soft look Your eyes had önce, and of their shadows deep;

How many loved your moments of glad grace, And loved your beauty with love false or true, But one man loved the pilgrim soul in you,

And loved the sorrows of your changing face;

And bending down beside the glowing bars, Murmur, a little sadly, how Love fled And paced upon the mountains overhead And hid his face amid a crowd of stars.

Yaşlanıp Saçların Ağardığında

Yaşlanıp saçların ağardığında, uyuklarken Ocağın başında, eline al bu kitabı Ve oku yavaş yavaş düşleyerek bir zamanki Yumuşak bakışlarım ve gölgelerinin tatlılığım.

Kaç kişi senin o mutlu inceliğini sevmişti,

Kaç kişi güzelliğini, yalan ya da doğru.

Ama bir kişi senin o gezgin ruhunu Ve değişen yüzünün hüznünü sevdi.

Şimdi eğil de korlaşmış kütüklere,

Mırıldan biraz üzgün bir sesle,

aşk nasıl alıp başını dağlara gitti

Ve gizledi yüzünü sayısız yıldızlarla diye.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Nehir Tanrisi
Wilbur Smith - Nehir Tanrisi
Firavunların ülkesi Eski Mısır'da altın üzerine kurulmuş bir krallık. Hırs ve savaşların paramparça ettiği ülkeyi Nil'in parıltılı sahillerinde yeniden kurmaya çalışan insanların öyküsü...

Kitaptan Alındı

Mısır Firavun’un Lostris’i görür ve onunla evlenmek ister. Fakat Lostris Firavun ile evlenmek istemez ve gönlünde babasının nefret ettiği asker Tanus vardır. Fakat babasına ve firavuna karşı gelemez ve sonunda firavun ile evlenmek zorunda kalır. Lord Intef de Taita’yı düğün hediyesi olarak kızına verir. 

Bunun üzerine Tanus Mısır’da yaşanan sorunları daha fazla dile getirmeye başlar ve dolaylı yoldan Firavunu eleştirir. Bunun üzerine Firavun kendisine ölüm cezası verir fakat Tanus’a kendisini affettirmesi için bir fırsat verir. Tanus iki yıl içinde Mısır’daki tüm haydutları temizlerse ölüm cezası kaldırılacaktır. 

Bunun üzerine Tanus göreve başlar ve kısa süre içinde haydutların başını yakalar. Fakat haydutların başını yakalaması ile birlikte bir gerçek daha ortaya çıkar. Haydutlar Lord Intef tarafından desteklenmektedir. Bunun üzerine Lord Intef ölüm cezasına çarptırılır fakat kaçmayı başarır. 

Tanus’un görevi başarı ile yerine getirmesi onun Firavun’un etrafında daha fazla özgürce dolaşmasına da imkan verir ve böylece yasak aşkı olan Lostris ile daha fazla vakit geçirirler. Bu birliktelikten Lostris hamile kalır ve çocuğun firavunun çocuğu olduğu iddia ederek olayı gizler. Doğan bebeğin gerçek babasının Tanus olduğunu sadece Tanus, Lostris ve Taita bilir.

Bir süre sonra Mısır daha büyük bir tehdit ile karşı karşıya kalır. Mısır ordusundan çok daha güçlü ve donanımlı olan ordu tarafından Mısır işgal edilir ve firavun öldürülür. Bunun üzerine geride kalanlar Mısır’dan kaçarlar ve geri kalan askerler ile birlikte Nile’in kıyısına sığınırlar. 

Bu zaman içinde Lostris yine hamile kalır. Firavunun ölmesi nedeni ile bu şüphe ile karşılanır fakat Taita Firavun’un ruhunun hala Lostris ile birlikte olduğu yalanını yayar ve bu da kabul görür. 

Taita bir taraftan az kalan askerlerin geliştirilmesi üzerinde çalışırken diğer taraftan Firavun’un gömülmesi için yer arar. Bu sırada Etiyoplayı zalim bir bölge lideri tarafından yakalanır ve hapse atılır. Hapiste tutsak başka bir bölge liderinin kızı ile tanışır ve onunla arkadaş olurlar. 

Taita yaşanan seli fırsat bilerek hapisten kaçar ve Masara’nın babasını bulur. Az kalan Mısır ordusunu da yanlarına alarak kızı kurtarmaya giderler. Acımasız savaşı kazanırlar fakat Tanus ağır yaralanarak hayata veda eder. 

Tanus’un oğlu olan sözde Firavun’un oğlu Memnon Masara ile evlendirilir ve böylece güçler birleştirilir. Güçlenen Mısır ordusu yeniden Mısır’a geri döner ve savaşarak yeniden yönetimi ele geçirirler.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Deniz Kadar Ac
Wilbur Smith - Deniz Kadar Ac
Wilbur Smith 9 Ocak 1933'te şimdiki adı Zambiya olan Kuzey Rodezya'da doğdu. Bugüne kadar 30 roman kaleme alan yazarın kitaplarının tamamı 26 dile çevrilmiş ve tüm dünyada 100 milyondan fazla satış rakamına ulaşmıştır. Yirmi dokuz yaşında yazdığı ilk romanı ile adından söz ettiren yazar, otuz bir yaşında kaleme aldığı Bencil (When The Lion Feeds) isimli romanı ile büyük bir başarı elde etmiş ve o günden beri çok satanlar listelerinin vazgeçilmez ismi haline gelmiştir.

Nehir Tanrısı ile başlayıp Yedinci Papirüs, Büyücüler Kralı ve 11.Yazıt ile devam eden “Mısır Dizisi” son macerasıyla soluklarınızı kesecek!

Hem firavunun danışmanı hem de onun yetişkin iki kızı Tehuti ve Bekatha'nın koruyucusu olan köle haremağası Taita özgürlüğüne kavuşmuştur ama krallıkta da korkunç bir huzursuzluk hüküm sürmektedir. Antik Mısır'ın ezeli düşmanı kuzeyli kabilelerle savaş halindedirler ve Taita'nın zekice hazırladığı bir planla düşmanlarına karşı büyük bir sefere girişerek onları bozguna uğratmak zorundadırlar. Tabii eğer önlerine çıkan engelleri aşabilirlerse...

Çöl Tanrısı'nda muhteşem maceralar, savaşlar, ihanetler ve aşkların yanında, Nil deltasından Mezopotamya'ya kadar uzanan egzotik bir yolculuğa çıkarak bir kahramanın yükselişine ve bir uygarlığın çöküşüne tanık olacaksınız.

“Hayatımda okuduğum en iyi tarihi roman.”
- Stephen King

“En güzel tarihi romanları Wilbur Smith yazar... Çöl Tanrısı kralların, kölelerin ve bir haremağasının öyküsünü anlatırken, Antik Mısır'ın görkemli yaşamını da gözler önüne seriyor.”
- James Rollins, Kemiklerin Haritası yazarı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Altin Madeni
Wilbur Smith - Altin Madeni
Manfred Steyner doğuştan kumarbaz ve sinirli bir adamdı. Karşısındaki herkese oyun masasındaki rakipleriymiş gibi davranıyordu. Bir süs eşyası ve para kaynağı olarak gördüğü karısı ile tutkularının esiri Rod Ironsides'i, kendi çıkarları için kullanırken, onların arasındaki ilişkinin farkına çok geç varacaktı.

Kitaptan Alıntı

Her şey, dünyanın ilk oluşum dönemlerinde başladı. İnsanlardan önce, ilk yaşam belirtileri henüz görülmemişken.

Dünyanın kabuğu hâlâ ince yumuşaktı. Bu kabuk korkunç iç basınçlar yüzünden çarpılmış ve yer yer yarılmıştı.

Şimdi Afrika kıtası diye bilinen yassı ve sıkışmış dengeli ve değişmeyen topraklarda bir dizi yüksek dağ vardı. Ta derinlerdeki magmanın hareketi yüzünden yükselen, sonra da devrilen sıra sıra dağlardı hepsi de. İnsanların hiç görmediği kadar yüksek, Himayaları bile cüceleştirecek kadar görkemliydi. Dağlardaki açık birer yaraya benzeyen yarık ve çatlaklardan erimiş magma sızıyordu.

Magma, yeryüzünün merkezinden yükseliyor, çatlaklardan ve kabuğun zayıf yerlerinden süzülüyor, soğuyarak yüzeye yaklaşıyordu. Bu yüzden daha çok buhar haline gelebilen madenler derinlerde kalıyor ama kaynama noktası düşük olanlar yüzeye taşınıyordu.

O ölçülemeyecek zaman akımı sırasında adsız sıra dağlardan birinde yine bir dizi yarık açıldı. Ama bunlardan erimiş altından ırmaklar aktı. Altının yüzeye yaptığı yolculuk sırasında ısısındaki doğal farklılaşma ve kimyasal değişme, kaba ama etkili bir arınma sağlamıştı. Altın, diplerde çok yoğundu ve yüzeyde soğuyarak katılaştı.

O çağdaki insanın düş gücünü zorlayacak, ona meydan okuyacak gibiydi. Bunların etrafında kopan fırtınalar ve yağan yağmurlar da öyle.

Altın alanının oluştuğu yer, cehennemden bir köşeydi sanki. Zalim görünüşlü dağlar bulutlara erişiyordu. Çıplak ve dimdik. Dünyanın püskürttüğü kükürtlü gazlarla kapkara kesilen bulutlar o kadar kalındı ki güneşin ışıkları hiçbir zaman delip geçemiyordu.

Atmosfer, sonradan denizleri yaratacak olan su buharıyla iyice doluydu. Buhar öylesine yoğundu ki durmadan şiddetli fırtınalarla birlikte yağmur yağıyordu. Sonra nem yeniden yoğunlaşıp yağmak için buhar halinde yükseliyordu.

Milyonlarca yıl geçip giderken rüzgâr ve yağmur da üzeri altın cevheriyle kaplı, adı sanı belirsiz sıra dağları aşındırıyordu. Cevheri ufalayıp koparıyor, bunları akarsular ve nehirlerin çamurlu, taşlı sellerinin içerisinde sıra dağların aralarındaki vadilere sürüklüyordu.

Sonra kayalar soğurken sular da buharlaşmadan önce toprakların üzerinde daha uzun bir süre kalmaya başladı. Ve sonunda bu vadide toplanarak bir iç deniz kadar büyük bir göl oluşturdu.

Bu göle altın dağlardan fırtınayla gelen sular dökülüyordu artık. Sarı madenden küçük zerreleri taşıyan sular. Bu zerrecikler diğer kum ve kuvars çakıllanyla birlikte gölün dibine çöküyor ve sıkışarak düz bir tabaka oluşturuyordu.

Zamanla dağlardaki bütün altınlar süprülüp götürüldü. Aşağıya taşınarak gölün dibine yayıldı.

Sonra hemen hemen on milyon yılda bir olduğu gibi dünya yoğun bir deprem dönemine girdi. Arka arkaya korkunç sarsıntılarla yeryüzü sarsılırken topraklar titredi, kabardı.

Korkunç bir sarsıntı gölün dibinin boydan boya yanlmasma ve suların boşalmasına neden oldu. Dipteki tortu tabakalarını çatlatarak, parçalarını sağa sola gelişigüzel savurdu. Kilometrelerce uzunluğundaki kaya tabakaları çarpılıp dikildi.

Depremler tekrar tekrar dünyayı yakalayıp safsh. Dağlar yalpalayıp çöktü. Gölün olduğu vadiyi doldurdu. Bol altınlı kaya tabakalarının bazılarını gömdü; bazılarını da toz haline getirdi.

Deprem dönemi sona ermişti. Yüzyıllar geçiyordu. Seller ve korkunç kuraklıklar birbirini izledi. O mucize oldu: hayat kıvılcımı çaktı ve parlak bir ışıkla yanmaya başladı. Dev sürüngenlerin çağında da, evrimin sayısız iniş ve çıkışları sırasında da bu ışık sönmedi. Sonra Pleistosen döneminin ortalarına doğru bir maymun - insan, yani Avustralopitekus, bir kayanın çıkıntısının yanından yaban sığırının kalça kemiğini aldı. Bunu bir silah, bir gereç olarak kullanacaktı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilbur Smith - Avcıinin Kaderi
Wilbur Smith - Avcıinin Kaderi
Yıllarca sömürge olarak kalan Kuzey Rhodesia’da, hastalıklı bir bebek olarak Dünya’ya gelen Wilbur Smith; Afrika’da yazar olmanın zamanla hastalığından öte iyileştirilemez bir şeye dönüştüğünü ilkel Afrika’daki sağlık merkezlerinde fark etmiş. Wilbur Smith bunun yazar olmak için ön koşul olduğuna da inananlardan. Delilik ya da yazarlık işte!

Wilbur Smith için rakamlarla yaşayan çılgın bir muhasebeci, sekiz yaşında kendisine hediye gelen Remington tüfeğini unutmayan bir çocuk ya da Dünya’yı kasıp kavuran bir yazar diyebiliriz. Ama bu unvanlarının ötesinde en fazla sevdiği şey okuma aşkıdır. Gizlenerek Afrika’nın kavurucu sıcağında ya da yıkıcı yağmurların altında okuduğu kitaplar onun en büyük tutkusudur. Kendisine göre bu aşk kendisine bir melek tarafından verilmiştir. Annesi vahşi doğanın güzelliklerini gösterirken acımasızlığını, dengeyi ve her yönüyle doğayı da boyalarıyla yeniden biçimlendirip Wilbur Smith’in yaşamında büyük etki bırakmıştır.

Küçük yaşlardan itibaren tutkusu olan okuma aşkı milyonlarca insana ilham veren kitaplara dönüşmüş zamanla. Wilbur Smith’in bütün Dünya’da insanları etkileyen ve yok satan kitaplarından Nehir Tanrısı, Yedinci Papirüs, Çöl Tanrısı ve Büyücüler Kralı akla ilk gelen kitaplarından sadece birkaçı.

Çöl Tanrısı kitabı Mısır Dizisi kitap serisinin son kitabıdır. Görkemli bir Mısır Firavun tarihi üzerine sunarken birbirinin kemikleri üzerine inşa edilen köleliğin tarihini de canlıymış gibi okura aktarmaktadır.

Kitaptan Alıntı

Müşterilerinden biri de kayzerin büyümekte olan ordusuna uçak ve zırhlı araçlar imal eden Alman sanayici Kont Otto von Meerbach'tır. Leon, düzenlediği safari sırasında kontun güzel ve gizemli metresine çılgınca âşık olur.

Bu arada, Birinci Dünya Savaşı patlak vermek üzereyken Doğu Afrika'daki İngiliz Ordusu'nun komutanı olan Penrod Ballantyne, yeğeni Leon'a önemli bir görev verir. Leon, von Meerbach'tan bilgi sızdıracaktır. Boer Savaşı'ndan kurtulan İngilizlere karşı bir komplo hazırlandığını öğrenen Leon, Eva ile von Meerbach, Afrika'ya döndüklerinde bu komplonun perde arkasında kimlerin olduğunu öğrenmek için yaşamı pahasına da olsa gerçeklerin peşine düşer.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.