Articles by "Türk Klasik"

Türk Klasik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Metres - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Metres - Hüseyin Rahmi Gürpınar

“Aşk ve alakaya karşı acaba kaçıncı asr-ı medeniyette sigorta şirketleri teessüs edecek? Hani ya öyle hayırlı bir şirket vücuda getirilse bedel-i taksiti her ne olursa olsun verir, her nev’i bela-yı muhabbete karşı en evvel ben gönlümü temin ettirirdim. Mahalle yangınlarındaki telefat ahşaba, eşyaya aittir. Fakat sevda harikinde doğrudan doğruya insan yanıyor.”

Metres romanında Müştak ve Reyhan tipleri aracılığıyla dönem romanlarında işlenen Fransız metres, alafrangalık, züppelik, yanlış Batılılaşma, eğitim öğretim eksikliği ve Batı’ya öykün-menin hazin sonuçları mizahi bir dille anlatılır. Hüseyin Rahmi, romanda felsefeden de bahis açar ve eğitim üzerine düşüncelerini okuyucuya aktarır.

İlk olarak 1900 yılında yayımlanan Metres romanının elinizdeki baskısında günümüz okuru için yabancı sayılabilecek kelimelerin her birinin anlamı ile Fransızca kelime ve cümlelerin çevirileri dipnotlarda verilmiştir.
  • Kitap Adı:Metres
  • Yazar Adı:Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Yayınevi:Dergah Yayınları

Metres - Hüseyin Rahmi Gürpınar

GEVEZE BiR MODiST

Korsenin arkadan bir bağını (Modist) diğerini Meryem dudu sıkı sıkıya çekince ömründe ilk defa bir moda cenderesine giren Saffet Hanımın etli vücüdündeki et fazlalığının bir kısmı göğsünden yukarı çenesine doğru fırlar, diğer kısmı hemen birbirine girerek sıkışır, bîçârenin çehresi kıpkırmızı kesilir, gözleri büyür, o can acısile:
— Aman (Madama) etim kemiğim birbirine geçti. Şimdi bayılacağım., biraz gevşetiniz... 
— Modist
— Hanım efendim, bütün hayatınızda birinci defa olarak korse koyyorsunuz?

Saffet Hanım
— Evet... Evet...

Modist
— Anlörum... Vücudunuz terbiye görmemiş, henüz nizamini bulmamıştır... Korse olmayınca hiç (Mezür) alabilirim? Arkanızdaki en son nomero korsedir... Artık bundan öteye battal şey olamaz... 

Saffet Hanım
 Metres - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Metres - Hüseyin Rahmi Gürpınar
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

İffet - Hüseyin Rahmi Gürpınar

İffet - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 yılında İstanbul’da dogdu. Babası, Sait Paşa adında bir subaydı. Annesini üç yaşındayken kaybetti. Çocukluğu teyzesinin yanında geçti. Mülkiye Mektebinde (Siyasal Bilgiler Fakültesi) okudu. Kısa bir zaman memurluk yaptı. 19O8 den sonra gazetecilikle ve romanlarının geliriyle geçindi.

İlk eserini on iki yaşındayken yazdı. İlk yayımlanan yazısı «İstanbul’da Bir Frenk» adını taşıyordu ve 1888 yılında Ceride-i Havadis gazetesinde yayımlanmıştı. Ahmet Mithat Efendi ile tanıştıktan sonra ilk büyük romanı «Şık» Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilmeye başlandı. O zaman yirmi iki yaşındaydı.

Ömrünün sonuna kadar yazdığı romanlar ve hikâyeleriyle kendini her sınıftan okuyucuya sevdiren Hüseyin Rahmi’nin kişiliğinde pek belirgin noktalar vardır: İstanbul’un konuşma dilini, kenar mahalle kadınlarını büyük bir ustalıkla canlandırır. Bütün romanlarında eşsiz ve dikkatli bir gözleme dayanarak, gerçekçi çığırda yürümüştür. Bir de mizah unsuru, olayları alaylı bir çerçeve içinde vermek, karakterinin başlıca özelliğidir. Duyguludur. Mithat Efendi gibi, o da zaman zaman olayın akışını bir yana bırakarak, felsefe bilgilerini sayfalara aktarmaktan hoşlanır. Yazılarında Ortaoyunu ve Karagoz’ün anlatım tekniğinden de yararlanmıştır. Konularında İstanbul dışına hiç çıkmamıştır. Gürpınar 1944 yılında Heybeliada’daki köşkünde ölmüş, Heybeliada mezarlığına gömülmüştür.

  • Kitap Adı: İffet
  • Yazar Adı: Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Yayınevi: Atlas Kitabevi

İffet - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Gideceğimiz semtin neresi olduğunu Doktorun bu isteğine uyarak hemen giyindim. Semtimiz Aksaray'dır. Caddeye çıkıp Topkapısına işleyen tramvayın birinci durağına geldik. Tramvay Şirketi, arabalarının en köhnelerini bu hatta işletir. Sokağın tozu, çamuru arabaların yeşil boyasını göstermez olmuştur. Dört lağar at koşulmuş bulunan tramvay, yukardan gelecek arabayı bekliyordu. Sağlıklarında pek iyi bir iskelet dersi göstermeye yarayabilecek kadar zayıf ve dermansız olan bu hayvanlar, çekecekleri o ağır yükün vücutlarına vereceği can dayanmaz acıyı düşünüyorlarmış gibi başlarını sabırlıca birer duruşla önlerine eğmiş idiler.

Bu köhne arabanın içine atladık. Bizden önce binmiş birkaç yolcu yüzlerini -hayvanların, kuyruklarıyla üzerlerinden kovdukları- sineklerin saldırısından kurtarmak için kollarını sallayıp durmakta idiler. Bu yolcular da ancak o köhne arabaya süs olabilecek eski püskü kılıklı kimseler idi. Bizden sonra zembilli bir ihtiyar ile soluk fistanlı bir kokona bindi. Beş on dakika sonra, yukardan gelmesini beklediğimiz araba geldi. Bizim ispir, sekiz yerinden düğümlü ipten kamçısı elinde yerine çıktı. Başını arabanın kapısından içeri sokup ağzındaki otuzluk tütünden sigaranın mide bulandıran iğrenç dumanını yolcuların suratlarına savurarak biletçiye Rumca birkaç söz söyledi. Arabamız yola düzüldü.
 İffet - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Mürebbiyelere kadınlıkları yüzünden saygı göstermeye, çocukların terbiyecileri olmaları yüzünden de şükran borçluyuz. Fakat adını verdiğiniz bu hikâyemizdeki mürebbiye Matmazel Anjel, yalnız isimce mürebbiye, onun için de ne saygı, ne de şükrana değeri olmayan bir sefiledir Paris’te hovarda kucağından başka bir terbiye mektebi, «Histoires grivoises» denilen açık saçık eserlerden başka tahsil görmemiş iken İstanbul’da her nasılsa namuslu bir ailenin dalgınlığından faydalanarak oraya kendini mürebbiyelikle kabul ettirmiştir.

Rabelais’lerin, Carabillon’ların, Boccacelann, Love’lerin edebiyatı ile yetişmiş olan Matmazel Anjel’in bir benzerini daha, İstanbul’da değil belki Paris’te bile bulmak çok zor olduğu için temiz bir çiçeklikte bir baldıran yetişmesi havayı bozamayacağı gibi, bunun vücudundan da iffet sahibi öteki muhterem muallim kadınlara bir leke düşmez zannederim.

(1 Aralık 1897)
Hüseyin Rahmi
  • Kitap Adı: Mürebbiye
  • Yazar Adı: Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Yayınevi: Özgür Yayınları

Kitaptan Alıntı

Çocuğunun babalığına uygun bulduğu bu zat meşhur yazarlardan Mösyö Baudelaire adında biriydi. Hiç yazar olup da hassas olmamak, hassas olup da insaflı bulunmamak, insaflı olup da gereken şeyi yapmaktan çekinmek kabil midir? Hem yazarlar dalgın adamlardır. Hele romancı, tiyatrocu kısmını aldatmak kolaydır. Bunlar eserlerinde her gün bin türlü yalan yaza yaza yalanı sahiden, olanı olmayandan, gerçeği zıddından fark edemeyecek hale gelirler. Bütün hayat manzaralarına roman diye bakarlar. Her yalan dolu işi hakikat şeklinde göstermeye, her gerçeği roman yoluna sokmaya uğraşırlar. Yalanın sözle olanı bir ahlâk edepsizliği sayılırken, kalemden çıkanı hüner sayılmak, kitap şeklinde para ile satılmak medeniyet terakkisinin yazarlara verdiği garip bir imtiyazdır. İşte Mösyö Baudelaire de yazdığı yalanlara kendisi gülüp, âlemi ağlatan bu çeşit kalem sahiplerinden idi.
 Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Mürebbiye - Hüseyin Rahmi Gürpınar
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mehmet Rauf - Böğürtlen

Mehmet Rauf - Böğürtlen

İstanbul' da doğmuş ve küçük yaşta edebiyatla ilgilenmeye başlamıştır. Bahriye okulu' na gitmiş, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Halit Ziya' nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn' da yazmaya başlamıştır. Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserler vermiştir. Psikolojik tahlillere büyük önem vermiştir. Bu yüzden eslerinde kahraman sayısı azdır. Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır.

Kitaptan Alıntı

İlk Karşılaşma


Biz daha Kalipso Oteli’nin önüne gelmeden, iskele tarafında bir otomobil klaksonu çalıyordu. Köşeyi döner dönmez, otoyla karşı karşıya geldik. Şahane bir arabada ilk göze çarpan, düş ötesi bir dünyanın yaratıkları duygusunu veren aklar giymiş, üçü de birbirinden güzel, birbirinden şık üç genç hanım... Bunlar, yanımda Nihat’ı görünce, güzel yüzlerinde olağanüstü içtenlikli, coşkulu, ilgilerini gösteren gülümsemeler doğdu. Üçü de ellerini hızla sallayarak onu selamladılar. Nihat:

“Vah, le truva gras!”1 dedi ve pek senli benli işaretlerle karşılık verdi. Bu senli benlilik, o kadarla kalmadı. Otomobilden daha parlak bir ilgiyle doruğa çıktı. Genç hanımlar, arabalarını durdurarak onu yanlarına çağırdılar. Nihat, koşarak gitti. Uzaktan gördüğüm kadarıyla, aralarında cilveli, gamzeli bir konuşma sürüp gitti. Sonunda, başlar bana döndü. Benden söz edildiğini anladım. O anda Nihat, eliyle beni çağırdı. Bu güzel hanımlarla tanışacağım umuduyla ilerledim.

Otomobilin önüne gittiğimde Nihat, tanıştırma törenini yalnız benim adımı söyleyerek yerine getirdi. Nihat’ın adımı söylemesiyle, “le truva gras”ın üçünün de dudaklarında renkli bir ilgi gülümseyişi dalgalandı. Başlar hafifçe eğilerek selamıma karşılık verildi. En büyükleri, benim gelişimle ortaya çıkmış duygusunu veren yarı resmî bir tavırla:
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi - Amakı Hayal

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi - Amakı Hayal

A'mâk-ı Hayâl, Râci'nin, "nokta olduğunu" fark edip, noktadan Merkez'e akacak bir yol arayışına girmesinin hikâyesi ve "aşağı" ile "yukarı" arasındaki meydan muharebesinin bir sonucudur. İnsan bu arayışta, "aşağı" olana kayıtsız şartsız teslim olmak yerine, başta kendi nefsi olmak üzere, kötülükle türlü savaşlara girer. Her insan, bir halife olması itibariyle bu hakikati aramaya yazgılıdır! 

Her fert için farklı şekillerde ve farklı zamanlarda ortaya çıksa da, susuzluğun, ayrılığın ve de anayurttan kopuşun kendisine hatırlatacağı bir zamanın gelmesi mukadderdir. A'mak-ı Hayâl, bu mukadder yolculuğun hikâyesidir.
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Peyami Safa - Attila
Peyami Safa - Attila
Attilâ Romanını İzah Eden Başlangıç

«Attilâ» kimdir? Bunu kimse iyi bilmiyor. Bizzat kendi bile kendisini meçhuller içinde hissetmiştir.

Kimdir Attilâ? Buna, beşinci asır halkının muhay­yelesine tercüman olarak şöyle cevap verelim:

O, sessiz yollariyle, gölge vermeyen şeffaf dallariyle, alçak çalılariyle, tavuklarla serçelerden başka bir kuş sesi duyulmayan nihayetsiz bir çölde, çalılarla şeytanlardan doğmuştur.

Bizans imparatoru İkinci Teodos’un elçi hey’etiyle Tuna’ya gelerek Hun’ların arasına karışan Prisküs, Attilâ’yı görmüş ve tanımış, meclislerinde ve ziyafetlerinde bulunmuştur. Bu müverrih Hun’lara dair birçok şey söylüyor, gözlerinin gördüğü ve beyninin topladığı her şeyi anlatıyor; onun tasvirlerinde Hun’lar ve Attilâ bir fotoğrafta görülebilecek şekiller kadar vazıhtır. Ve Tuna boyundaki cihangir kavim, bir tarihte okunabileceğinden fazla canlıdır; fakat neye yarar? O da «Attilâ kimdir?» sualine tam bir cevap verebilmiş değildir, hattâ, halefi olan bütün müverrihler gibi manasızlığı, basit umumiyetinde mündemiç bir hüküm vermiştir: «Attilâ bir barbardır!» diyor. Diğer müverrihler: Prospe, Daki­len Vedidas, Jurnades de aynı şeyleri kekeliyorlar.

Sonra şark masalları, Töton ve Lâtin efsaneleri de başka başka şeyler söylüyorlar. Lâtin efsanelerine göre «Attilâ» kaza ve kaderin yarattığı bir ebedî azap ve harabe Mesîhidir. İnsanlığı kahretmek ve bu aralık bütün günahkâr Romalıların fenalıklarını cezalandırmak için yeryüzüne gelmiştir. Bu efsanelerden çıkardığımız hükme göre «Attilâ», bir insan değil, bir timsal, esâtirî bir remz ve insanlara, bilhassa Romalı’lara Allah’ın belasıdır.

Bir kısım Cermen şarkı ve masallarının gözlerimiz önüne serdiği levhada gördüğümüz manzara büsbütün başkadır. Bu levhanın «Attilâ»sı, öteki masalların ona giy­dir­dikleri canavar postundan soyulmuş, hiç dehşet vermeyen, hattâ sulhperver, tatlı, misafirperver bir hâkandır, şenliklerde ve ziyafetlerde neş’eli bir arkadaş.

Macar an’anelerine gelince, burada «Attilâ» Hun’ların ruhu olarak îzah edilmiştir. Fakat Hun’ların «Payen - Putperest» oldukları bir devirde onlara Hıristiyanlığın mübeşşirliğini yaptığı iddia ediliyor.

Asırlar arasında, onu tahayyül eden kavimlere göre türlü türlü «Attilâ» vardır. Sanki o, her insan gözü tarafından başka biçimlerde görülen namütenahi kafalı bir devdir.

«Attilâ» bir devdir.
Ekitap İndir

Reşat Nuri Güntekin - Yaprak Dökümü
Reşat Nuri Güntekin - Yaprak Dökümü
'Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların berillediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Reşat Nuri Güntekin - Akşam Güneşi
Reşat Nuri Güntekin - Akşam Güneşi
Reşat Nuri Gültekin bütün eserleri 4 Akşam Güneşi
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ahmet Hamdi Taşpınar - Hikayeler
Ahmet Hamdi Taşpınar - Hikayeler
Gece çok güzel başlamıştı; abanoz silmeli küçük salonda lambalar, aynalar, kadehler, birbirine hep aynı parıltıyı gönderiyorlardı. Beş arkadaştılar. Beşinin de neşesi son haddine varmıştı.

Ne buluyorlarsa içiyorlar, gülüp konuşuyorlardı. Bununla beraber küçük lokantada yalnız değildiler. Masalarının karşısına düşen iki pencere içine oturmuş iki çift ile tam ortadaki masada dört erkekten mürekkep bir grup daha vardı. 

Sakin ve kendi aleminde bulunan bütün bu müşteriler, bu gürültülü neşenin sahiplerini ilk önce biraz hayretle seyrettiler, sonra galiba alkolü bir mazeret olarak kabul ettikleri için ehemmiyet vermerneğe başladılar.

Zaten bu beş arkadaşın etrafiarına pek bakacak halleri de yoktu. Onlar kendileriyle çok meşguldüler, lezzetle yiyip içiyorlar ve konuşuyorlardı. Vakıa birbirlerini pek dinlemiyorlardı, fakat hepsi çok güzel şeyler söylediklerine emindiler. Daha ziyade kendi içinde yaşamağa alışmış olan Abdullah Efendi'ye gelince o, gecenin gidişinden pek memnundu.
Ekitap İndir

[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Reşat Nuri Güntekin - Damga
Reşat Nuri Güntekin - Damga
Çocukluğumun en eski hatırası bir ağustos şenliği ge-cesidir. Bu hatıra, görülmüş bir şeyden ziyade vaktiyle dinlenmiş bir masalın hayalde bıraktığı izlere benzer: Bu dünyada başka bir âlemde ucu bucağı olmayan bir bahçe... Ağaçlarında renkli fenerler yanıyor,.. Bembeyaz, ince ince yollar...

Uğultulu bir mahşer kalabalığı... Yer yer çarkıfelekler yıldızlanıyor, havaî fişekler uçuyor... Yalnız karanlık ve aydınlıktan ibaret bir vehim dünyası...

Bana öyle gelir ki, ezel karanlığından o gece doğdum.

Annemi hiç tanımam. Öldüğü zamanı bilmiyorum. Fakat o zaman henüz sağmış... O gece kendimi bir aralık, sarışın bir kadının kucağında görür gibi oluyorum. Belki annemdi. Belki de annesini tanımamış bir çocuk kalmamak için bu hatırayı' icat ettim.

. Bu ağustos şenliği gecesini ailemizde benden başka da hatırlayanlar vardır. Paşa babam o gece vezir olmuş... Rahmetli büyük ablamı o gece gelin etmişler.

Erenköy'deki köşkümüzü bu kadarcık hatırlıyorum.
Ekitap İndir

[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Reşat Nuri Güntekin - Ateş Gecesi
Reşat Nuri Güntekin - Ateş Gecesi
Aydından Milâsa inen posta arabasında beş kişi idiler: Durmadan tütün içen ve dizleri arasına sıkıştırdıkları bir kahve tepsisi üstünde kâğıt oynıyan iki incir komisyoncusu; yüzü çiçek bozuğundan delik deşik avcı caketli bir adam; kıranta bir reji kâtibi; kâh uyuklıyan, kâh boyalı sakalını titreterek mırıl mırıl evrad okuyan bir ihtiyar jandarma...

Yolculardan bir de altıncısı vardı amma yüzünü görene aşkolsun! Bu, on yedi, on sekiz yaşlarında içi içine sığmıyan acaip bir çocuktu. Elindeki uzun değnekle yol kenarındaki otları kamçılıyarak yürüyor, yokuşları tırmanmaktan, araba ezkaza bir parça hızlanacak olursa koşmaktan usanmıyordu. Pek yorulduğu zaman da arabacının yanma sıçrıyarak dizginleri eline alıyor, bağıra çağıra beygirleri sürüyordu.

Hayvan seslerini taklitte son derece mahareti vardı. Civardaki tarla veya çiftliklerde meleyen kuzulara, böğüren ineklere, anıran eşeklere kendi seslerinden ayırt edilmez seslerle cevap veriyor, yol arkadaşlarını gülmekten kırıp geçiriyordu.

Bir aralık Muğlaya giden bir deve kafilesine musallat olmuş, iki çil kuruşa mukabil on dakika develerden birine binmeden yüreği Tahat etmemişti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa'nın bir romanı. 13-14 yaşlarında bir delikanlının hastalığını, bedeniyle ruhu arasındaki ilişkiyi anlatır.

Henüz iki yaşındayken babasını kaybeden ve uzun yıllar kemik hastalığıyla ilgili rahatsızlıklar yaşayan Peyami Safa, bir çocuğun yaşayabileceğinden daha büyük buhranlar yaşamış ve kendi içine kapanık olmuştur. Bütün bu birikimlerin sonucu olan, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, beden-ruh ilişkisini anlatan bir eserdir.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
Dördüncü sınıftayım. Yaşım on iki kadar olmalıydı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrini olur" demişti.

Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan sörler o sınıfta beni arkadaşlarımdan ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Peyami Safa - Sözde Kızlar
Peyami Safa - Sözde Kızlar
Pangaltı. Gece yarısına birkaç dakika var. Sinemanın kapısında, iki siyah, parlak derili, gürbüz hayvaniyle, za­rif bir araba duruyor. Sinemanın bitmesini bekleye bekleye sabrı tükenen arabacı hayvanların etlerini sıvazlamakla oyalanıyor, ara sıra, sinemanın methalindeki saate üzüntülü bir göz atıyordu: Tam on iki. Gece. Büyük hava lâmbalarının aydınlattığı boş caddede tek tük insanlar. İki üç saat evvel kaldırımları dolduran ahali yığınlarından eser yok. Bezgin seslerle dolaşan bir iki satıcı, uzaklardan akseden son tramvay çanları, raylarda yer altından geliyormuş gibi derin bir uğultu... Hepsi bu.

Sabırsızlanan arabacı, arkasına dönerek, yeni gelen bir kira arabasına doğru yürüdü, arabacısına seslendi:

- On buçukta geldim, bir saat otuz beş dakikadır bek­liyorum. Ne bitmez tükenmez, karnakatısı, belâlı oyun­muş be... Her zaman, saat on bir buçuk dedi mi, karı erkek, kol kola sokağa dökülürlerdi. Bu gece ne var ki?

Kira arabacısı, tevekkülle başını salladı:

- Bu akşam serili kurdele var, uzun sürer, ben bilirim de geç geldim. Sekiz kısım be ağa, kolay biter tükenir mi?

Kapıda, yarısı yırtık, boydan boya duvarı kaplamış, büyük çiğ boyalı bir kadın başı resmini göstererek hırıltılı bir kahkaha attı:

- Aha... şu karı işte... oyunu bu oynuyor... Bey­na­me­kel mi, Peynamekeli mi nedir; kelli körlü bir şey... Bu kadının oyunu oldu mu bütün Şişli, Altınbakkal’a kadar, erkekli karılı buraya dolarlar... Cenabet karının oyunları da en aşağı yedi sekiz kısımlıktır, çok bekletir.

- Saat yarıma, bire kadar sürer mi bu?
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Peyami Safa - Yalnızız
Peyami Safa - Yalnızız
Yalnızız, maddeyle mananın, bedenle ruhun, toplumla bireyin kıyasıya çatıştığı bir zamanda ‘kendisi’ olmak için umutsuzca çırpınan insanların öyküsü. Kalabalıklar arasında yalnız, kendi içinde kavgalı ruhların varolma mücadelesi. Gerçek yaşamdan ütopyaya uzanan bir huzur arayışı. Peyami Safa’nın kaleminden çağımıza tutlan bir ayna, bizim yalnızlığımız…
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Peyami Safa - Bir Tereddüdün Romanı
Peyami Safa - Bir Tereddüdün Romanı
Peyami Safa'nın romancılığının zirvesine çıktığı eserlerinden biri olan Bir Tereddüdün Romanı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra inanmakla inkâr, bireysel ve toplumsal temayüller, kendi kendini tahrip aşkı ile yaratıcı hırslar ve sevdalar arasında kalan insanoğlunun tereddüt ve bocalamalarını konu edinmiştir. Roman içinde yazılan roman kurmacası ve Peyami Safa'nın kendi hayatından derin izler taşıyan yapısıyla Bir Tereddüdün Romanı, mütareke yıllarında ve savaş sonrasında doğan yaşamak yorgunluğu, toplumsal değerlerin alt üst oluşu, geçmişle olan bağların kopuşu, ahlak bunalımı, maddî ve ruhî sefalet, hiçbir şeye tam olarak bağlanamamak acısı, insanların inanmakla inkâr etmek, yapmakla yıkmak, sevmekle nefret etmek, iyilikle kötülük, isyan etmekle boyun eğmek, ölmekle yaşamak arasında geçirilen tereddütleri üzerine kurulmuştur.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Samipaşazade Sezai - Sergüzeşt
Samipaşazade Sezai - Sergüzeşt
İlk eserini namık Kemal etkisinde yazdığı "Şir" adlı eseri ile tiyatro oyunu alanında veren sanatçı; roman, hikaye, hatıra, sohbet, makale, ve şiir ile üne kavuştu.

Tek romanı olan Sergüzeşt, bütünüyle esaret konusunu işleyen ilk roman olarak Türk edebiyatında yer aldı; cariyelik ve kölelik sisteminin eleştirildiği roman, onun en ünlü eseri oldu. Besim Ömer Paşa tarfından Fransızca´ya çevrildi.

Romanının getirdiği ünle hikayeci yönü gölgede kalmış olsa da hikayecilik yönü çok güçlü bir yazardı. Küçük olayları konu alan hikayeleri ile kısa hikaye türünü, Türk edebiyatına soktu. Tanzimat döneminin en genç yazarı olan sanatçı, "Küçük Şeyler" adlı kitabı ile Servet-i Fünun yazarlarını etkiledi. Namık Kemal´in etkisiyle birçok hikayesinin dilini süsledi, uzun cümleler kullandı. Yazılarında romantizm ile realizmi birleştirdi. "Sanat için sanat" anlayışıyla eserler verdi. Konularını her zaman yerli hayattan seçti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Halit Ziya Usakligil - Aski Memnu
Halit Ziya Uşaklıgil - Aşkı Memnu

Maun sandalla müsademeyi andıran bu tesadüflere artık o kadar alışmış idiler ki, bugün Kalenderden dönerken gene onun âdeta çarparcasına yakından sıyırıp geçişini fark etmemiş gölündüler. Beyaz sandalın şık, zarif süvarilerinde küçük bir telâş eseri, bir ufak haşyet sayhası bile uyandıramıyarak geçen maun sandala — her iki tarafı görebilmek üzere biraz yan oturan — Peyker başını bile çevirmedi, arkasını sahile vererek Anadolu kıyısı**na dumanlarını serpen bir vapura dalmış gözlerile Bihter'in beyaz örtüsünün içinde vekar ve endişe dolu çehresi tamamile kayıtsız kaldı; yalnız, valideleri, sarıya boyanmış saçlarının altında gözlerinin mânasına derin bir mübhemlik veren geniş bir sürme çenberile çevrilmiş gözlerini çevirdi, ucunda gizli teşekkür mânası titreyen bir serzeniş bakışile mahun sandala büsbütün yabancı kalmadı.

Aralarında mesafe biraz uzanır uzanmaz, bu üç kadının kayıtsız vekarına birden halel geldi, en evvel valide — kırk beş senenin henüz izalesine muvaffak olmadığı bir şebap vehmile mesirelerde etrafa dağılan tebessümleri kendi lehine isnad etmek i'tiyadını takip ederek — dedi ki : — Bu adnan bey de!... Artık âdet oldu, mutlaka her çıkışta tesadüf edeceğiz; bugün Kalenderde yokdu, değil mi Bihter?...
Ekitap İndir

Reşat Nuri Güntekin - Gizli El
'Gizli El'; Reşat Nuri Güntekin'in, 'Cemil Nimet' takma adıyla, 'Dersaadet' gazetesinde (1920) tefrika edilen ilk romanlarından biridir. Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde, bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığını görebilirsiniz. Reşat Nuri Güntekin 1889'da İstanbul'da doğdu. İlköğrenimini Çanakkale'de yaptı. Çanakkale İdadisi'nde, Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir'de bir Fransız okulunda okudu. 1912'de Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1916-1919 arasında İstanbul'da Vefa ve Erenköy liselerinde öğretmenlik yaptı. 1931'e kadar çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, Edebiyat, Felsefe ve Pedagoji dersleri verdi. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi oldu, 1939'a kadar Anadolu'yu dolaştı. 1939-43 arasında Çanakkale milletvekili, 1950'de Paris'te Kültür Ataşesi ve Türkiye'nin Unesco temsilcisiydi. 1954'te emekli oldu, İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Kurul üyeliğine seçildi. 1956 Aralık'ında, tedavi için gittiği Londra'da kanserden öldü.
Ekitap İndir

Reşat Nuri Güntekin - Eski Hastalık
'Eski Hastalık', Reşat Nuri Güntekin'in en ustalıklı romanlarından biridir. Aşk, tutku, sadakat, vefa kavramları çevresinde dönen, çok iyi kurgulanmış, güçlü ve zengin roman kişilikleriyle çarpıcı bir kitap. İstanbul'da, başka bir erkekle birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra, genç kadın, kocasıyla birlikte yine taşraya doğru yola çıkar...
Ekitap İndir

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.