Articles by "Psikoloji Bilimi"

Psikoloji Bilimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Üçüncü Göz - T. Lobsang Rampa

Üçüncü Göz - T. Lobsang Rampa

EVDEKi COCUKLUK GÜNLERiM
Bu kitap Tahta Koyun Yılında yazılmıştır.
"Oh ne âlâ! Dört yaşındasın ve hâlâ at üzerinde durmayı beceremiyorsun. Sen adam olamayacaksın bu gidişle. Soylu baban ne der sonra bu işe?" Yaşlı Tzu böyle söyleyerek midillinin arkasına sert bir şamar indirdi ve havalanan tozların içine tükürdü.
Potala'nın gümüş damları, altın kubbeleri güneş ışığında parıldadılar. Az ötedeki Yılan Tapınağı Gölü'nün durgun mavi suları bir su kuşunun geçip gittiğini anlatırcasına ufak ufak dalgalanıyordu. Lhasa'dan henüz yola koyulmuş, taş patika boyunca ağır ağır ilerleyen sığırlarını dürtükleyen tüccarların haykırışları geliyordu epey uzaktan. Daha yakınlarda bir yerden de, kalabalıktan uzakta, kırlarda çalışan müzisyen rahiplerin o koca davullarından insanın göğsünü sarsarcasma çıkan "bummm, bummm, bummm" sesleri duyuluyordu.
  • Kitap Adı: Üçüncü Göz
  • Yazay Adı: T. Lobsang Rampa
  • Çevirmen: Fulya Gencel
  • Yayınevi: Akaşa Yayın ve Dağıtım

Üçüncü Göz - T. Lobsang Rampa

Öyle tanınmış bir kimse değildim. Üstelik damda anitersiz olduğu bir ülkede hastalıklı insanlar olarak yaşamakden açılan bir delik, aşağıda yanan ateşin çıkışı, öfkeli haytansa, böyle birkaç zayıf bebeğin daha baştan ölmesi daha kırışlarla karşılandı; kızgın ev sahibi tarafından tozum şöydoğrudur.

Erkek kardeşimin ölümünden sonra, eğitimim üzerinde doğru babama götürüldüm ve o gece sabaha kadar yüzükodaha da sıkı durulması gerekiyordu. Çünkü yedi yaşına basyun yatmak zorunda kaldım.

Ertesi gün ahırlara gidip sığır pisliği toplamak gibi tatdalında eğitim görmeye başlayacaktım. 
Konuda karar verileceği zaman astrolojiye başvurulur. Bir sıevine taşıyıp damı onaracaktım. Bu da daha altı yaşında olmayan bir çocuk için oldukça zor bir işti. Fakat benden başne olacağına dek her şey astrolojiden sorulur. Yedinci yaş güka herkes, yaptığım bu işten memnun olacak bir yan bulnümden hemen önceki günlerdeydik; annemin vereceği ve muştu kendisine: Öteki oğlanlar halime bakıp epey eğlen-astrologların kehanetlerini duymak üzere, soylu ve yüksek
 Üçüncü Göz - T. Lobsang Rampa
Üçüncü Göz - T. Lobsang Rampa
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Serol Teber - Bilimsel Bir Peri Masalı

Serol Teber - Bilimsel Bir Peri Masalı

"Sigmund Freud'un biyografisini, yapıtlarını ve özellikle de yaşadığımız kültür içindeki huzursuzluğun satır aralarına -bile- sinmiş bilgeliğini, yalnızlığını, acısını sezinleyebilmem için bu kadar gecikmem, bu yaşa gelmem gerekmezdi. Ama onun yaşadığı azınlık psikolojisinin koşulladığı "negatif özgürlüğü" anlayabilmem için, kimi kitaplarını okumanın, söylediklerini anlamaya çalışmanın çok ötesinde uzunca bir süre, (benim de) başat kültürlerin egemenlik alanının yabancı bir kültür ve psikoloji ortamının içinde yaşamam; bilinçli iz sürmelerden ya da kaba öykünmelerden öte kimi yazgı birliklerinin getirdiği arayışların belirlediği, "günlük yaşamın psikopatolojisi"nin yönlendirdiği (hatta sürüklediği) bir rota ile onun Viyana ve Londra'daki çalışma odalarındaki psiko-arkeolojiyi solumam; Vatikan Müzesi'nde Gradivca rölyefini seyretmem; Roma'da Michelangelo'nun Musa'sı önünde saatler geçirmenin ve sonra da çağında dünyanın ilk büyük kitaplığının oluşturulduğu Karnak Tapınağı'nda diz çökmem gerekiyormuş. Yaşadığı koşullarda oluşturduğu özgün bir hiyeroglif ile oya gibi işleyip tanımlamaya çalıştığı bilinçdışındaki tortuyu, "tamamlanmamışların diyalektiğini" ya da "bilimsel peri masalını" anlamadan, özcesi Freud'un biyografisini ve kitaplarını okumadan Karl Marx'ın sıklıkla sözünü ettiği 'toplumsal varlığı' anlamanın sanıldığı gibi pek de öyle kolay olmayacağını bilmeliymişim."
 Serol Teber - Bilimsel Bir Peri Masalı
Serol Teber - Bilimsel Bir Peri Masalı Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam

Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam

Wilhelm Reich'ın, deyimleşmiş "küçük adam"a seslenişi, bilimsel değil, insanca bir belgedir. 1946 yazında, yayımlanma amacı olmadan, Orgon Enstitüsü'nün arşivi için yazılmıştır. Uzun yaşam ve acı deneyimlerinden damıtılan, kendi gerçek gereksinimlerinden bilincine varmaları ve artık zalimce kendi kendilerini mahvetmekten vazgeçmeleri için, insanlara yöneltilmiş sarsıcı bir çağrıdır.

Kitaptan Alıntı

Paris'teki savaşının sonu Petain ve Laval'e, Viyana Savaşı'nın sonu Hitler'e, Rusya'daki savaşının sonuysa Sta-lin'e vardı; Amerika'daki savaşının sonu da Ku-Klux-Klan yönetimine varabilirdi. Özgürlüğü, kendin ve başkaları adına korumak, ona bekçilik etmektense kazanmak gerektiğini ve de bunu sağlamanın yolunu pekâlâ bilirdin sen. Ben, bu gerçeği epeydir biliyordum. Ancak, her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum. Sonra yavaş yavaş ve el yordamıyla, seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum: SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM EDİYORSUN. Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil. Tek sorumlu sensin.
Wilhelm Reich - Dinle Küçük Adam
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Üstün Dökmen - Sosyometri ve Psikodrama

Üstün Dökmen - Sosyometri ve Psikodrama


Bu kitapta öncelikle sosyometriyle ve psikodramayla ilgili klasik sayılabilecek kuramsal bilgilere yer veriliyor. Söz konusu kuramsal bilgilere Dökmen'in yönettiği psikodrama oturumlarından ve gerçekleştirilmiş araştırmalardan örnekler eklenmiştir.

Bunların yanı sıra, Sosyal Atom Ölçeği'yle ilgili formül, Heider'ın ve Huizinga'nın görüşleri ile sosyogramları ve psikodramayı bağdaştırmaya yönelik çabalar ve rol atomlarının sosyometrik örüntüleriyle ilgili uygulamalar bunlara örnektir. 

Öte yandan Prof. Dr. Üstün Dökmen, alışılmış psikodrama tekniklerini, daha çok psikolojik açıdan irdelemekte ve yorumlamakta, ayrıca psikodramanın başka yaklaşımlarla, örneğin bilişsel-davranışçı yaklaşımla nasıl kaynaştırılabileceğini gündeme getirmektedir.
Ekitap İndir

Sigmund Freud - Narsizm Uzerine ve Schreber Vakası

Sigmund Freud - Narsizm Uzerine ve Schreber Vakası

Ötekini Dinlemek dizisinin ilk kitabında Sigmund Freud'un iki temel makalesini bir araya getirdik: "Narsizm Üzerine Bir Giriş" ve kendi yazdığı anılara dayanarak paranoyak bir kişiliği çözümlemeye giriştiği ünlü "Schreber Vakası". Yapıtların içine doğdukları koşullar ve başka düşüncelerle girdikleri etkileşimler onları kavramakta bazen yapıtın kendisinden bile fazla ipucu verir. Bu nedenle kitabımıza Saffet Murat Tura'nın her iki yapıtın psikanaliz tarihindeki önemleri üzerine önsözünü, Raşit Tükel'in "ben ideali"nin Freud'un düşünce gelişimi içinde izlediği yolu anlattığı makalesini ve D. Bloch'un, Schreber vakasını yazdığı sırada Freud'un yaşam koşullarını ele alarak yapıtı irdelediği, tartışmalara yol açmış bir yazısını da eklemeyi uygun bulduk.Ötekini Dinlemek uzmanlaşmış bir dizi. Ama dizide yer alacak bütün kitaplar doğrudan insana dair. Hayatlarımıza, kendi kişisel deneyim alanımıza, ana babalarımıza, onlarla ilişkilerimize, zor büyüme yıllarımıza dair bir bilgi... Kendimiz ve diğer insanlarla ilgili sezgilerimizi geliştirmemize yardımcı olacak, yeni kavrayış imkânları verecek ve kuşkusuz öğrenirken herkesin kendi deneyimleriyle sınayacağı türden bir bilgi... Psikiyatri ve psikanaliz alanında yüzyıl boyunca yazılmış temel yapıtları bir kütüphane oluşturacak kapsamlı bir araya getirirken bunu amaçladık.

Kitaptan Alıntı


NARSIZM ÜZERiNE VE SCHREBER VAKASI 1 8

kesinin Ötesinde" (1920) adlı çalışmada alacaktır. Elinizdeki incelemelerin yapıldığı dönemde ise içgüdüler cinsel ve ben içgüdüleri şeklinde ikiye ayrılmıştı. Bu aynın daha sonra terk edilmiştir.

Gene kaydetmemiz gereken ve belki Türkçe'de tüm Freud okumaları için akılda tutulması gereken bir nokta "ben" (veya "ego") kavramıyla alakalıdır. Yukarıda belirttiğimiz gibi elinizdeki metinlerin yazıldığı dönemde Freud henüz "yapısal kuramı"nı geliştirmemişti. Dolayısıyla burada kullanılan ben kavramı üstben (süperego), ben (ego) ve id bağlamında geçen ben değildir.

"Ben" kavramı ile ilgili olarak gene kaydedilmesi gereken bir başka özellik de bu kavramın Almanca'dan İngilizce'ye çevrilirken uğradığı dönüşümdür. Freud'un Almanca kullandığı kelime "leh", yani

"ben", İngilizce'ye "ego" şeklinde çevrilmiştir. Çeviride yapılan ve İngilizce'de yaygın kabul gören bu yorumun insani deneyime daha yakın bir kavramı mekanikleştirip Freud'u olduğundan çok daha fazla yaşantılardan uzak bir şekilde kavramaya yol açtığı pek çok psikanalist tarafından vurgulanmış bir konudur. Bu sebeple biz bu dizide Freud'un orijinal metinlerine sadık kalarak geniş ölçüde "ben" kelimesini korumayı tercih ettik.

Kitabın içerdiği son makale Dorothy Bloch'a aittir ve Schreber incelemesinde büyük bir dehanın keskin yorum1any1a karşılaşıp büyülenmiş okur üzerinde soğuk bir duş etkisi yapacak niteliktedir. Freud'

dan sonra da pek çok incelemeye konu olan Schreber'in gerçek dramını daha iyi anlamamıza yardım etmenin ötesinde Freud'u da, büyük buluşuna hiçbir gölge düşürmeden, bir insan olarak daha yakından tanımaya imkan verecektir bu makale. Üstelik nevroz ve psikoz olgularında doğuştan getirilen özelliklerin mi yoksa çevre koşullarının mı belirleyici olduğu yolundaki klasik tartışmaya da göndermede bulunacaktır. Bu tartışmayı dizimizin ilk planda basılan diğer dört kitabında Kohut ve Kemberg'in eserlerinde, psikanaliz tarihinin ulaştığı en son çatışmada yeniden bulacağız. Söz konusu kitaplarda bir yandan elinizdeki bu kitapta yer alan narsisizm kavramının psikanaliz içinde ulaştığı en son noktayı izlemek imkanını bulurken diğer yandan da Kohut'un çevreye, Kemberg'in ise doğuştan gelen özelliklere yaptığı vurgulan karşılaştırmaya yöneleceğiz.
Ekitap İndirmek için logoya tıklayınız
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Sigmund Freud - Düşlerin Yorumu 2

Sigmund Freud - Düşlerin Yorumu 2

Öteki Yayınevi, çağdaş batı dünyasının toplumsal yaşamında köklü dönüşümler yaratan, insana ve topluma bakış açılarını kökünden sarsan Freud'un temel eserlerinin tamamını Türkçe okuruna sunmaktadır. Sadece psikoloji değil, sosyoloji, antropoloji, kriminoloji, tıp, estetik ve eğitim gibi birçok konularda okuru ilgilendiren Öteki Freud Dizisi, profesyoneller için olduğu kadar, amatörler için de eşsiz bir başvuru ve esin kaynağı olacaktır.

Kitaptan Alıntı


DÜŞ-İŞLEMÎ

B ugüne dek d üş sorununu çö zm ek için y ap d m ış her g irişim , onların bizim belleğ im izd e bulunan görünür içerik leriy le ilg ilen m iştir. Tüm bu g irişim ler, d ü şle rin g ö rü n ü r içerik lerin d en b ir y o ru m a v arm a y a çabalam ış y a da (eğer h iç b ir yorum a k alk ışılm am ışsa) ay n ı görü n ü r içeriğ e d ay a n ıla ra k o n la rın d o ğ ası h ak k ın d a b ir yarg ı o lu ştu rm a y a ç a lış m ış tır. 
B a ş k a b ir şe y i h e s a b a k a tm a k o n u s u n d a b iz te k başım ızayız. Biz, düşlerin görü n ü r içerikleriyle soru ştu rm am ızın so nuçları ara sın a yeni bir ruhsal m alzem e sın ıfı k atm ış bu lu n u y o ru z:

yani onların gizli içeriklerini, ya da bizim yöntem im izle u laşılan "düş düşünceleri"ni. Bir düşün anlam ını bulup çıkarm am ızı sağlayan şey onun görünür içeriği değil bu düş düşünceleridir. B öylece önüm üze daha ön ce hiç var o lm am ış yeni b ir g örev çık m ış oluyor: y an i, düşlerin g ö rü n ü r iç e rik le riy le g iz li d ü ş d ü şü n c e le ri a ra s ın d a k i iliş k ile ri ara ştırm ak ve İkinciyi b irin c iy e d ö n ü ştü ren sü reçlerin iz in i sürm ek görevi.

D üş düşü n celeri ile düş içeriği b ize sanki aynı k o n u n u n iki ayrı d ilde an latım ı gibi su n u lu rla r. Y a d a d ah a do ğ ru b ir a n la tım la , düş içeriği, düş düşüncelerinin b aşk a b ir anlatım biçim indeki kopyasıdır;
b iz im işim iz d e ö z g ü n m e tin le ç e v iriy i k ıy a sla y a ra k b u an latım

b iç im in in a lfa b e s in i v e s ö z d iz im i y a s a la rın ı b u lm a k tır . D ü ş

d ü şü n c ele ri, o nları ö ğ ren ir ö ğ ren m ez k avranabilir. Ö te yan d an düşiçeriği sanki resim yazısıyla ifade ed ilm iştir ve harflerinin tek tek düş

d ü şü n celeri d ilin e d önüştürülm esi gerekir. E ğ er bu h arfleri sim gesel

ilişk ileri y erin e resim sel d eğerlerine g ö re o k uyacak o lu rsak y anlışa

d ü şe ce ğ im iz k esin d ir. V arsayın ki ö n ü m d e b ir resim li b ilm ece var.

Ç atısında bir sandal bulunan b ir ev, alfabenin tek bir harfi, kafası k o p arılm ış koşan b ir adam v.b. resim lerin d en o luşuyor. Şim di zıtlık ların b o llu ğ u k a rşıs ın d a yanlış y ö n e sa p tırılm a m ve resm in gerek b ü tününün gerek se parçalarının saçm a o ld uğunu bildirm em olasıdır.

B ir sandalın çalının üzerinde işi y o k tu r ve başsız bir adam koşam az.

D ahası, adam evden daha büyüktür ve eğ e r tüm resim bir m anzarayı

tem sil etm e n iyetindeyse alfabenin harflerinin onun içinde yeri yoktur

ç ü n k ü b ö y le n esn ele r d o ğ ad a b u lu n m a z. A m a bu resim b ilm ecesi

h a k k ın d a d o ğ ru b ir y a rg ıy a a n c a k tüm k o m p o z isy o n ve on u n

p arç ala rıy la ilgili bu tür eleştirileri bir yana b ırak ır ve ayrı ayrı her öğeyi, o ö ğeyle şu ya da bu biçim de tem sil edilebilecek b ir hece ya da

sö z cü k le d e ğ iştirirse k v arab iliriz. Bu b iç im d e b ira ra y a g etirilec ek

sözcükler, arlık saçm a değil son derece güzel ve anlam lı bir şiir parçası

oluşturabilir. Bir düş bu tür bir resim b ilm ecesidir ve düş yorum u alanındaki ö n cü lerim iz bilm eceyi b ir resim kom pozisyonu gibi ele alm a

yanlışına düşm üşlerdir; bu yüzden de düşler onlara saçm a ve değersiz

gibi gelm iştir.

YOĞUNLAŞTIRMA İŞLEMİ

D üş iç eriğ in i d üş d ü şü n c e le riy le k arşıla ştıra n b irin in aç ık o larak

g ö re c e ğ i ilk şey b ü y ü k ö lç ü d e b ir y o ğ u n l a ş t ı r m a iş le m in in

gerçekleştirilm iş olduğu olacaktır. D üşler, düş düşüncelerinin kapsam ı

ve z e n g in liğ in e k ıy a sla kısa, verim siz ve ö z e tle n m iş şey lerd ir. E ğer

bir düş yazılacak o lsa belki de yarım sayfaya sığabilir. D üşün altındaki

düş düşü n celerin i o rta y a koyan çö zü m lem e ise altı, sek iz h attâ oniki

kat fazla yer tutabilir. Bu oran, değişik düşlere göre değ işeb ilir am a en

azından benim deney im lerim e göre hiçb ir zam an tersine dönm ez. Bir

kural o larak , insan, ışığa çıkarılan düş d ü şü n c ele rin in lam olduğunu

düşü n m e eğilim in d e o lduğu için var olan sıkıştırm ayı eksik tahm in e-

dcbilir; o y sa e ğ e r yorum işi daha ileri götürülecek o lu rsa d ü şün g erisine g izlen m iş dah a b aşk a düşünceler de o rtay a çık ab ilir. D aha önce

[bkz. I. C ilt s. 267 v. s.] aslında bir düşün tüm üyle yorum landığından

h iç b ir zam an em in o lu n a m ay a ca ğ ın ı g ö ste rm e o la n a ğ ım o lm u ştu .

Ç özüm , d o yurucu ve boşluksuz bile görünse düşün hâlâ bir b aşk a an lam ı o lm a o la sılığ ı h e r zam an v ard ır. O hald e y o ğ u n la ştırm a n ın

m iktarını belirlem enin olanaksız olduğunu kesin o larak söyleyebiliriz.

D üş içeriği ile düş düşünceleri arasındaki büyük orantısızlığın, ru h sal m a lzem en in düşün o luşum u sırasın d a yaygın b ir y o ğ u n la ştırm a

sü recin e uğ ram ış o lm asın d an doğduğu d ü şü n c esin e , ilk b ak ışta akla

çok y akın gelen bir k arşılık verilebilir. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]


Julia Kristeva - Kara Güneş

Julia Kristeva - Kara Güneş



Bu kara güneşin kaynağı nerededir? Görünmez ve ağır ışınları hangi yolunu yitirmiş galaksiden gelip beni yere, yatağa, dilsizliğe, vazgeçişe çiviler?

(...) "kara güneş" metaforu kederli ruh halinin kör edici gücünü iyi özetler: Ağır ve berrak bir duygu, sevilenin ve kayıpla özdeşleşen öznenin kendisinin (şair "yıldız"dan "dul" kalmıştır) ölümü demek olan ölümün kaçınılmazlığını dayatır.

Kitaptan Alıntı

Melankolinin pençesindekiler için melankoli üzerine yazmak, ancak yazı melankolinin içinden çıkıyorsa anlamlı olabilir. Bazen ve sık sık da kalıcı olarak, her türlü sözün, edimin, hayatın kendisinin tadını yitirmesine yol açana dek bizi içine çeken anlatılamaz bir hüzün, bir acı girdabından söz etmeye çalışacağım size. Bu umutsuzluk, olumsuz nitelik taşıdığı, kuşkusuz olmakla birlikte yine de var olan arzu ve yaratıcılığa dair bir kapasiteye sahip olduğumun varsayılmasını gerektirecek bir tiksinti değildir.
Depresyonda, eğer varoluşum çöküşün eşiğindeyse, anlamsızlığı trajik değildir: Bana apaçık görünür, çarpıcı ve kaçınılmaz.
Bu kara güneşin kaynağı nerededir? Görünmez ve ağırışınlan hangi yolunu yitirmiş galaksiden gelip beni yere,

yatağa, dilsizliğe, vazgeçişe çiviler?

Çoğunlukla, henüz almış olduğum bir yara, herhangi bir duygusal ya da mesleki başarısızlık, yakınlarımla ilişkilerimi etkileyen şu ya da bu acı veya yas, umutsuzluğumun kolaylıkla saptanabilir açıklamasını oluşturur. Normal insanların oluşturduğu normal kategori olarak gördüğüm kategoriden beni aniden koparan ya da sevdiğim bir varlığı aynı derin etkiyle yere vuran bir ihanet, ölümcül bir hastalık, şu ya da bu kaza ya da güçlük ya da... daha ne bileyim...

Her gün üstümüze çöken talihsizliklerin listesi tükenmez. Bütün bunlar bana aniden başka bir yaşam sunar.

Ekitap İndir

[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ali Nihat Babaoglu - 50 Soruda Psikiyatri
Ali Nihat Babaoglu - 50 Soruda Psikiyatri
Kitabın, derginin üretim süreci, bizler için asıl olarak mutluluk veren bir uğraşıdır. Yayını matbaaya yolladığımızda, üretim sürecinde ne kadar zorlanmış, yorulmuş, kimi olağanüstü aksiliklerle baş etme çabaları ve yetiştirme telaşıyla gerilmiş olsak da, geriye kalan, rahatlama gibi türev durumları da içeren tam bir doyum duygusudur. Sonrası, matbaadan gelecek olan ürünün kaygıyla karışık bir heyecanla beklenişi…

Elinizdeki kitabın hazırlık sürecine, bizim için artık olağanlaşmış bu duygusal yaşantıları gölgeleyen başka duygular eşlik ediyordu: Hüzün ve burukluk… Üzerinde çalıştığımız metnin sahibinin artık aramızda olmadığını, takıldığımız yerlerde ona danışamayacağımızı, son telif çalışmasının kitap bütünlüğüne ulaştığını göremeyeceğini bilmek… Sevgili Ali Nahit Babaoğlu’nu, yazarımızı, büyüğümüzü, dostumuzu yitirdik. Yitirilen kişinin yakınlarına kalan “keşke”lerden biri de, son çalışmasının yayıncısı olarak bize düştü: Keşke, onun sağlığına yetiştirebilseydik, 50 Soruda Psikiyatri kitabını. Mümkündü. Metni bize Şubat (2011) ayında teslim etmişti. “Önsöz” ve “Sonsöz”ünü Mart ayında… 50 Soruda Psikiyatri, 50 Soruda dizisinin ikinci paketinde yer alıyordu. Önceliği, ilk paketin kitaplarının hazırlığına verdik. Nereden bilebilirdik, onu 15 Temmuz 2011’de yitireceğimizi… Oysa Bilim ve Gelecek dergisinin 30 Mart’daki 7. yaşgünü yemeğinde, sağlığı oldukça yerinde görünüyordu. Eşi Gülşen Hanım, kızı Asya Banu, oğlu Ülken Tunga için de beklenmedik olmuştu, kaybı. Türkiye aydın kamouyonun, hekim camiasının, yakınlarının, dostlarının, hepimizin başı sağ olsun.

Ali Nahit Babaoğlu, çok yönlü entelektüel birikiminin yanı sıra ülkesinin ve mesleğinin sorunlarına yakın ilgisi, toplumsal çözümler için elini taşın altına koymaktan çekinmemesi, sosyalizmden yana tavrı ve her daim örgütlülüğüyle, kendi deyimiyle, ülkemizin tükenmekte olan sayılı “dinozorlarından”, çok değerli aydınlarındandı.

Kitaptan Alıntı


1. Bölüm PSİKİYATRİ NEDİR?

1- Psikiyatri ne demektir, nelerle uğraşır? Psikiyatri nasıl öğrenilir? Nasıl psikiyatri uzmanı olunur?

Psikiyatri sözcüğü Eski Yunanca kökenli bir sözcüktür. Büyük Yunan düşünürü Pithagoras (Pisagor) insan varlığının iki öğeden oluştuğunu ileri sürmekteydi. Bunlardan birine “soma”, öbürüne ise “psihe” adını veriyordu. Soma insanoğlunun bedensel varlığını, etini, kemiğini, kanını; psihe ise bu bedensel varlığa hayat veren, onu canlandıran, hareket etmesini, düşünüp tepki vermesini sağlayan gücü anlatmaktaydı. Bu görünmeyen varlığa verilen psihe adı, aslında Yunan alfabesinin iki harfinin, “psi” ve “he” harflerinin yan yana okunmasından oluşmaktaydı. Ve bu iki harf aynı zamanda sessiz okunuşlarından ötürü Yunanca “can” demek oluyordu. Böylece “psihe” kelimesi de “canın canı” gibi bir anlam taşımış oluyordu. Pithagoras’ın bu soma-psihe ayrımı, çok uzun binyıllar genel kabul gördü. Tektanrılı dinlerin ortaya çıktığı Ortadoğu da, aslında Yunan kültürünün çok güçlü etkisi altında bulunduğu için bütün tektanrılı dinler ve onlara bağlı düşünce akımları bu ayrımı temel kabul ettiler. Bilimler de bu temel düşünüşler üzerine kurulduğundan, insanın dışarıdan görülemeyen iç güç ve yetilerini inceleyen doğa bilimi dalına psikoloji dendi. Psikiyatri ise bunun hekimlik yanıdır ve sözcük, “psihe” ve gene Yunanca olan “iatros = hekim” sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Böylece “psihe-iatrie” de “ruh hekimliği” demek olmaktadır.

Özellikle tektanrılı dinsel temele dayalı düşünürler, “ruh hekimliği” kavramını yadsımakta, ruhun Tanrının bir yansıması ve uzantısı olduğunu, dolayısıyla da hasta olamayacağını ileri sürmektedirler. Bu sav, Roma Katolik Kilisesi’nde olduğu gibi, bugün de ileri sürülmektedir. Oysa söz konusu olan, “ruhsal” dediğimiz görüngülerin şu ya da bu şekilde alışılmadık ya da istenmeyen yönde sapmalarının tıbbi yöntemlerle ve hekimlerce düzeltilmesine çalışmaktır. Bu eylemin de din adamları tarafından yapılması gerektiği aynı çevrelerce ileri sürülmektedir ve gerçekten Katolik Kilisesi’nin bu amaçla bir örgütü de vardır.

Ruhsal bozukluklar genel adı altında toplanan bu sıra dışı durumlar, insanın zekâ, algılama, düşünme, yargılama, bellek ve dikkat gibi melekelerinde olabilecek bozulmalarla, genel olarak yönelim, tutum ve davranışlarındaki çevreye uymayan, genel olarak kabul görmeyen, hatta istenmeyen sapmalardır. Psikiyatri bilim dalından beklenen de, bütün tıp dallarında olduğu gibi, bu istenmeyen durumların giderilmesi, olmuyorsa azaltılması ve düzeltilmesi, bu da olamıyorsa en azından ilerlemesinin engellenmesi, hiçbirinin mümkün olmadığı durumlarda da o insanın sakat olarak kabulüyle yaşama koşullarının sağlanmasına çabalamak, çareler bulmak ve çareler geliştirmektir. Dünya Sağlık Örgütü bütün tıp dalları için bu hedefleri koymuştur. Psikiyatrinin ödevleri arasına bir de sağlığı koruma önlemlerini bulup uygulamaya çalışmak da eklenebilir.
Ekitap İndir

Walter Mischel - Marshmallow Testi
Walter Mischel - Marshmallow Testi
Sizce bu teste tabi tutulan çocukların, verdikleri karara göre gelecekteki yaşamları nasıl olacak? Hazzı erteleyen mi başarılı olacak, yoksa arzusunu hemen yerine getiren mi?

Ünlü psikolog Walter MischeFin çok ses getiren Marshmallow Testi, psikoloji tarihinin en meşhur deneylerinden biridir ve hazzı erteleme becerisinin tatmin edici bir yaşam için büyük önem taşıdığını ortaya koymuştur. Başka bir tabirle otokontrol, sadece okulda daha yüksek notlar almamızı, sosyal ve bilişsel işlevlerimizin daha iyi olmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda stresi yönetmemize, hedeflerimizin peşinden gitmemize ve bize acı veren duygularla daha iyi baş etmemize yardımcı olur. Peki irade gücü doğuştan mı gelir, yoksa sonradan da kazanılabilir mi?

Mischel bu çığır açan kitabında onlarca yıllık araştırmalarından ve kişisel tecrübelerinden yola çıkarak irade gücünün doğasını masaya yatırıyor. Bu gücü mümkün kılan bilişsel becerileri ve zihin mekanizmalarını tespit ediyor ve önemli kararlar alırken, kilo vermeye çalışırken, sigarayı bırakırken, ayrılık acısıyla savaşırken ya da emeklilik planları yaparken onlardan nasıl faydalanabileceğimizi gösteriyor.

Marshmallow Testi, kişiliğinize ve potansiyelinize bakış açınızı kökünden değiştirecek.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Carl Gustav Jung - Ruh
Carl Gustav Jung - Ruh
RUH

İnsan, Sanat, Edebiyat

Cari Gustav Jung (1875-1961): İsviçreli psikiyatr, analitik psikolojinin kurucusu. 1895 yılında Basel'de tıp eğitimi almaya başladı ve 1900 yılında Eugen Bleuler'in asistanı olarak Burghölzü'de psikiyatrist olarak hizmet verdi. Doktorasını 1902 yılında tamamladı. Konu, okült fenomenler ve onların psikoloji ve patolojiyle bağlantıları idi. Paris'te altı ay boyunca Pierre Janet ile bilgilerini derinleştirdi. 1903 yılında Emma Rauschenbach ile evlendi. 36 yaşında Uluslararası Psikanaliz Birliğinin ilk başkanı oldu. Cari Gustav Jung sadece psikoterapi bilim dalını değil, aym zamanda psikoloji, teoloji, etnografı, edebiyat ve güzel sanadarı da etkiledi. Psikoloji bilim dalında kendisi tarafından bulunan kavramlar geniş şekilde kabul gördü. Bunlar arasında; kompleks, içedönük ve dışadönük, gölge, arketip, kolektif biünçdışı, anima ve animus gibi kavramlar vardır.

İsmail Hakkı Yılmaz: 1961'de Ordu'da doğdu. Deniz Lisesi ve yatım kalan Deniz Harp Okulu öğrenimini takiben, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde lisans, Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde yüksek lisans yaptı. Başta Aktüel, Nokta, Radikal, DHA, NTV olmak üzere çeşidi dergi, gazete ve TV kanallannda muhabir, editör, müdür olarak çalıştı. 1990 yılından beri aynı zamanda Yaprak Yayınevi, Haziran Yayınevi, Afa Yayınevi, İş Bankası Kültür Yayınlan gibi yaymevlerine kitap ve dergi çevrileri yaptı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Belgin Altop - Yardım Et Çözeyim Düğümlerimi
Belgin Altop - Yardım Et Çözeyim Düğümlerimi
Kim, ben hiç yaşanmamış olanı yazıyorum diyebilir acaba? Yaşanmamışı, hangi sözcükleri bulup nasıl ifade edebilirsin? Yaratıcılığım, yaratıcımın öngördüğü ve bana nasip ettiği kadardır. Ne daha eksik ne de daha fazla... Kadercilikten söz etmediğimi bilen bilir. Benim kader anlayışım Belgin’cedir... Dünyaya gelmeden önce ya da gelirken bir kontrat yaptığımı düşünürüm, hissederim, sezerim (adına her ne derseniz deyin, inancım budur) ve o kontratın maddelerini elimden geldiğince –zaman zaman çelişkilere düşerek– yaşadığıma ve yerine getirdiğime inanırım Bir zamanlar çelişkilerin yanı sıra isyanları da yaşardım, ama galiba bunun adına “büyümek” deniyor. İsyanların yerini “Tamam, peki o zaman... Bu durumu aşabilmek için şimdi ne yapmalıyım?” aldı. Bu da nasıl ama nasıl rahatlattı beni anlatamam. İnanın, klişe değil; kendiliğinden oluşan ve kendiliğinden yaşanan bir durum bu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Zuhal Baltaş - Stres ve Başa Çıkma Yolları
Zuhal Baltaş - Stres ve Başa Çıkma Yolları
Stres günlük dilimize girmiş ve çok sık kullanılan bir kelime. Dünyanın çeşitli ülkelerinde bu konuda yazılmış binlerce eser ve “Stres Araştırmaları Merkezi”nde toplanmış 300.000’e yakın araştırma varken, 1986 yılında kendi dilimizde gazete ve dergi makaleleri ile birkaç doktora tezi dışında bir yayın olmaması, konuyla 1973’ten beri ilgilenen bizler için bu kitabı yazmayı bir borç haline getirmiştir.

Kitabın adı olan “Stres ve Başaçıkma Yolları” Türkçe’de alışılmamış iki kelimeyi içerdiği için ilk basımın yapıldığı 1986’da bazı okuyucularımızın sorularına yol açtı.

“Stres” kelimesini Türkçe’ye çevirmek ancak anlamından fedakârlık yapmakla mümkündür. Çünkü stres yaygın olarak kullanıldığı gibi, sıkıntı, üzüntü, problem, zorlanma, endişe, gerginlik, dert, kaygı kelimelerinin ifade ettiğinden daha fazla ve daha farklı bir anlama gelmekte ve –yerine göre– yukarıda sayılanlara yol açmaktadır. Bu sebeple biz stresi de, radyo, televizyon, telefon, video gibi Türkçe imlasıyla yazıp, kullanmanın doğru olacağını düşündük.
Ekitap İnir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Doğan Cüceloğlu - Yeniden İnsan İnsana
Doğan Cüceloğlu - Yeniden İnsan İnsana
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak "yeniden tanımlanan" bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, Yeniden İnsan İnsana'da bulacaksınız. Yeniden İnsan İnsana'yı okuduktan sonra, çevrenizdeki "iletişim kazaları'nı görebilecek, kendinizi ve sevdiklerinizi bu "kazalar"dan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Michael Foley - Saçmalıklar Çağı
Michael Foley - Saçmalıklar Çağı
Bugüne dek hiç bu kadar fazlası bu denli çok ve şiddetle istenmemişti..

İyi haber: büyük düşünürlerin hepsi mutluluk konusunda benzer reçeteler önermiştir. Kötü haber: Modern hayat bu reçeteleri uygulanamaz kılmak konusunda fazlasıyla hünerli. Bizden bolca tüketim, yüksek heyecanlı ilişkiler ve ebedi gençlik isteyen bugünün dünyasında kendimizi tatminsizlik ve yoğun endişe hisleri içerisinde bulmamız, herkesin bizden daha iyi vakit geçirdiği korkusuna kapılmamız işten bile değil.

Saçmalıklar Çağı işte bu can yakıcı sorunu konu ediyor. Yirmi birinci yüzyılda çalışır, sever ve yaşlanırken tatmin duygusunun nasıl bizden hızla uzaklaştığına yönelik eğlenceli ve zeki bir araştırma sunuyor Michael Foley. En eski yazılardan en son psikolojik araştırmalara, Gılgameş Destanı'ndan Oz Büyücüsü'ne, Buda'dan David Foster Wallace'a uzanan geniş bir kaynak yelpazesinden faydalanan Foley günümüzün kültürel şartlandırmalarının absürd doğasına alaycı bir ışık tutuyor ve çağımızı suçlu ilan edip reddetmek yerine modern yaşamı, içeriğindeki yoğun saçmalığı kavramak suretiyle sadece kabule değil, kucaklamaya da yönelik bir tavır öneriyor.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Carl Gustav Jung - Kırmızı Kitap
Carl Gustav Jung - Kırmızı Kitap
Bu derûnî hayalleri izlediğim yıllar, hayatımın en önemli dönemleriydi. Diğer her şey buradan yola çıktı. (...) Tüm hayatım, bilinçdışından patlak veren gizemli bir çağlayan gibi, bazen beni yıkabilecek kadar güçlü olan bu akıntıyı anlamaya çalışmakla geçti. (…) Sonrası sadece sınıflandırma, bilimsel değerlendirme ve hayata tatbik etme. (…) 
-C.G. Jung-

C.G. Jung'un 1957 yılında, ölümünden beş sene önce dile getirdiği yukarıdaki satırlar, 1914 ile 1930 yılları arasında Kırmızı Kitap üzerinde çalıştığı yılları anlatır. İsmi, Jung'un takipçileri tarafından seksen yılı aşkın bir süredir bilinse de eser, 2009 yılında yayımlanana kadar okuyucunun istifadesine sunulamadı.

Kitabın yayımlanması, psikoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Arketip, kolektif bilinçdışı, persona, anima, animus gibi kavramlardan oluşan temel kuramının nasıl ortaya çıktığını Jung'un kendi kaleminden okuma fırsatı doğdu. Jung'un bu deneyimi psikoterapiyi, hastalıkların tedavisinden ibaret olmaktan çıkarıp kişiliğin yüksek düzeyde gelişmesinin bir vasıtasına dönüştüren "bireyselleşme sürecini" bizzat nasıl yaşadığını anlatıyor.

Modern tarihin hakiki vizyonerlerinden birini yaratan Kırmızı Kitap, ancak "katagoriler ötesi" diye nitelendirilebilir. İnsan olmanın ne anlama geldiğini araştıran bu kitap, psikanaliz tarihinin ötesine geçerek C.G. Jung'u Karl Marx, Georg Orwell ve tabii ki Sigmund Freud gibi devrim yaratan düşünürlerin arasına yerleştiriyor. 
-Sara Corbett, New York Times-
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Sigmund Freud - Düşlerin Yorumu 1
Sigmund Freud - Düşlerin Yorumu 1
"Düşlerin Yorumu" tam metin olarak ilk kez Türkçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşlerin yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görüngüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölümler yer almaktadır. Freud'un kendisinin gördüğü ve hastalarından derlediği pek çok düşün ayrıntılı çözümlemelerinin de yer aldığı bu cildi "Düş-işlemi" ve "Düş Süreçlerinin Ruhbilimi" başlıklarını taşıyan iki kapsamlı bölümden oluşan ikinci cilt izleyecektir.

90 yıl önce yazılmış bu kitabın ruh hekimliği ve ruhbilim uygulayıcıları için güncelliğini koruduğunu düşünüyoruz. Diğer okurlar için düşler hakkında yeni bilgiler edinmek ilginç olacaktır. Her insanın geceleri uykusunda yaptığı simgesel yaratı eylemini meslek haline getirmiş olan sanatçıların da "Düşlerin Yorumu"ndan yeni içgörüler kazanacakları inancındayız.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Nami Baser - Lacan
Nami Baser - Lacan
Farklı Freud okumalarıyla psikanalizi yeniden temellendiren Lacan, 26 yıl boyunca verdiği seminerleriyle ünlüdür. Bu seminerler, öğrencilerin ve katılımcıların notlarından bir araya getirilmiştir. Lacan, bu seminerlerle psikanalizin mevcut algılarını ve sınırlarını pek çok açıdan zorlamış hatta iş Lacan'ın, Uluslararası Psikanaliz Derneği'nden atılmasına kadar varmıştır. Bu da Lacan'ın, fikirlerinin çarpıtılacağından endişe ederek, ölümünden kısa süre önce kapatacağı psikanaliz okulunu kurmasına neden olmuştur. 
Lacancı okulların ve okumaların yoğun bir şekilde devam ettiği günümüzde, Lacan'ın kendisi de farklı okumalara her zaman açık olacaktır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Anna Freud - Ben ve Savunma Mekanizmaları
Anna Freud - Ben ve Savunma Mekanizmaları
Ben ve Savunma Mekanizmaları'nı Anna Freud 1936 yılında babasının 80'inci doğum gününe armağan olarak yayımladı. Yazıldığı yıldan beri güncelliğini yitirmeyen kitap, bugün hala gerek çocuk gerekse erişkin psikanalizini öğrenenler için en etkileyici ve yararlı eserlerden biri olma özelliğini koruyor. Psikanalizin dört okulu -dürtü kuramı, ben psikolojisi, nesne ilişkileri kuramı ve kendilik psikolojisi- içinde Anna Freud'un kitabı ben psikolojisi okulunun kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilir. 
Çocuk analizinin kurucusu sayılan Anna Freud temel eğitiminin öğretmenlik olması nedeniyle ruhsal yapının sağlıklığa nasıl ulaştığıyla yakından ilgilenmiş, bu eserinde de ruhsal sorunlara nasıl yardımcı olunacağıyla birlikte sağlıklı ruh gelişimi için sosyal boyutta hangi önkoşulların gerekli olduğunu tartışmıştır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Robert Levine - Zamanın Coğrafyası
Robert Levine - Zamanın Coğrafyası
Her kültürün kendine ait bir dizi benzersiz zamansal parmak izi mevcuttur. Bir halkı tanımak onun içinde yaşadığı zamansal değerleri bilmektir.
Jeremy Rifkin, Time Wars

Zaman kendimi bildim bileli ilgimi çekmiştir. Çoğu genç Amerikalı gibi bana da ilk önce zamanın sadece saatle (saniyeler ve dakikalarla, saatler, günler, aylar ve yıllarla) ölçülebildiği öğretilmişti. Ama etrafımdaki büyüklere bakınca, sayıların asla aynı biçimde iki kez toplanamadığını anladım. Merak ettiğim şuydu; neden bazı yetişkinler gündüz saatlerinde sürekli iki ayakları bir pabuca girmiş görünürken, diğerleri dünya kadar vakitleri varmış gibi davranıyorlardı? Bu ikinci gruptaki insanların -şu mesai vaktinin ortasında sinemaya gidenlerin ya da altı aylık ücretli izinlerinde ailesini Güney Pasifik’e götürenlerin- zaman milyonerleri olduklarını düşünüyor ve ben de onlardan biri olmaya can atıyordum.

Meslek yaşantımı planlarken akranlarımın bir işten ne kadar kazanacaklarına dair değişmez kaygısını göz ardı ediyor ve onun yerine işin sunduğu yaşam tarzının zamansallığına odaklanıyordum. Kendi hızımı ayarlayabilmem ne ölçüde mümkün olabilirdi? Kendi zamanım üzerinde ne kadar söz sahibi olabilirdim? Gün içinde bisiklete binebilir miydim mesela? Thoreau, şu gözlemini aktarırken bana sesleniyordu sanki: “Günün niteliğine etki edebilmek sanatların en yücesidir.” Bana aradığım zamansal devinim imkânını sunan bir meslek (üniversitede öğretim üyeliği) seçtim. Büyük bir şans eseri, beni çocukluğumdan beri büyüleyen zaman kavramının izini sürmeme olanak sağlayan bir uzmanlık dalı -sosyal psikoloji- ile karşılaştım.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Daniel Goleman - Hayati Yalanlar Basit Gercekler
Daniel Goleman - Hayati Yalanlar Basit Gercekler
1978 ilkbaharında Gregory Bateson'u ziyaret etmenin zevkini tattım. Bateson birkaç ay sonra hayatını sona erdirecek olan akciğer kanseri nedeniyle kötü bir biçimde hırıltıyla soluduğu halde keyfi yerindeydi ve aklı da pekala başındaydı.

Bateson maceralarla dolu uzun ve entelektüel yolculuğunu gözden geçiriyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Macy Vakfı konferanslarında, üzerinde çalıştığı projede bir adım daha ilerledi. Bu konferanslarda Norbert Wiener'in grubu sibernetiği geliştirmişti. "Sonra," demişti Bateson, "doğru yolu buldum: bütün sistemlerin, olayları birbirine bağlayan bağlantılı modellerin özelliklerini daha açık olarak görebilirdim."

Bateson o zaman moda olan davranış tarzına kendini kaptırdı: "İnsanoğlunun, onun en hayvansı, en ilkel ve en çılgınca psikolojisinden başlayan teoriler, Davut peygamberin "Tanrım, insan nedir?" sorusuna başvurulacak umulmayan ilk önermeler haline geldiler. Bu dar görüşlülük, olayları birbirine bağlayan modeli anlamda başarısız olmamıza neden oldu.

Bateson'a şu soruyu sordum: "Olaylan birbirine bağlayan model nedir?"
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.