Articles by "Gunluk Ani"

Gunluk Ani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası'ndan Yüzyıllık Yalnızlık'a, Kolera Günlerinde Aşk'tan Benim Hüzünlü Orospula-rım'a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta "Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır" diyen yazarın yalnızca yaşamöyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.
  • Kitap Adı: Anlatmak İçin Yaşamak
  • Yazar Adı: Gabriel Garcia Marquez
  • Çevirmen: Pınar Savaş
  • Yayınevi: CAN YAYINLARI

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Annem evi satmasında ona yardımcı olmamı istedi. Ailemin yaşadığı o uzak kasabadan sabah gelmiş Barran-

quilla'ya, beni nasıl bulacağı hakkında hiçbir fikri yokmuş. Eşe dosta sora sora aramaya başlamış, Mundo Kitapçısı'na ya da günde iki kez yazar dostlarımla buluşup sohbet etmeye gittiğim kahvelere bakmasını

önermişler, bir de tutup uyarmışlar kadıncağızı: ¦' Dikkatli ol ha! Hepsi kaçık bunların!" Tam öğle vakti geldi yanıma. Kitapların sergilendiği masaların arasında tüy gibi hafif adımlarla ilerledi, önümde dikilip iyi günlerinden kalma delici gülümsemesiyle ta gözlerimin içine baktı, ben daha bir tepki gösteremeden,

"Annenim ben!" dedi.

Öyle bir değişiklik vardı ki halinde tavrında, onu ilk bakışta tanıyamamıştım. Kırk beş yaşındaydı. Tam on bir doğum. Yaşamının on yılını hamile, bir o kadarını da çocuklarını emzirerek geçirmişti. Sözcüğün tam

anlamıyla zamanından önce çökmüştü. Đlk kez taktığı gözlüğün ardındaki gözleri alıştığımdan daha büyük ve şaşkındı, annesinin ölümü nedeniyle tepeden tırnağa simsiyah yas giysilerine bürünmüştü, ama düğün

fotoğrafın-daki, şimdi bir sonbahar halesinin çevrelediği o Romalı güzelliğini koruyordu hâlâ. Her şeyden, hatta bana sarılmadan önce, o bildiğim törensel havasında,
 Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mahmut Memduh Uyan - Ben Bir İnsanım

Mahmut Memduh Uyan - Ben Bir İnsanım

Her yanım titriyor,engelleyemiyorum...
Ama içim gülüyor...
Her türlü işkenceye karşı direnecektim.. 
Ah insanlık... 
Gelin,görün insanlığı nasıl katlediyorlar...
Yirminci yüzyıl sonunda neler yapılıyor insanlara,ah insanlık...
İnsanlığa,topluma sevgim sonsuz artıyor...
İnsanlık için,insan olabilmek için,insanlık onuru için işkenceye direnmek gerek,diyorum...
Ben bir insanım,diyorum...
Ben bir insanım...
Ben bir insanım ey işkenceciler...
Ben bir insanım...

Kitaptan Alıntı

Polisin biri sırtımı yumruklarken, ne uğraşıp duruyorsun anasını s.. çocuğu şimdi boku yedin diyor... Bir stat önünden geçiyoruz; konuşmalardan Galatasaray-Beşiktaş kupa maçı olduğunu anlıyorum. İnsanlar stadyumun önüne yığılmış... İki büklüm bunalmışım... ayaklarım altımda uyuşmuş... evdekileri düşünüyorum, nereye gittiğimi saptamaya çalışıyorum, tam çıkartamıyorum... Nasıl yakalandığım o kadar sorun değil. İşkencelerde nelerle karşılaşacağım, neler yapacağım, sevdiklerim, kaybettiğim insanlar geliyor aklıma, arabalar duruyor... Gayrettepe’deyiz.
Mahmut Memduh Uyan - Ben Bir İnsanım
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Şahin Uruk - Kadıköy Felsefesine Giriş

Şahin Uruk - Kadıköy Felsefesine Giriş

Açık Hava'da Bob Dylan konseri, Akmar Pasajı, Otostop, Fanziler, "uzun saç", Beatles, Pink Floyd, Çubuk Kraker, Bodrum, Moğollar, ölmek, Erol Taş, Zen Kaçıklar, şorşak, ölü atlar, the Doors, şarap, San Francisco, LP, Sultanahmet, proteo, Beyoğlu...
"Çok yürümüştüm. Herhalde yürüyerek gidebileceğimi düşünmüştüm."

Kitaptan Alıntı

Yılanbalığı avı


Dedemin köyde bayağı arazisi vardı. Kocaman bir meşe ormanı ve bostanı vardı. Bostanda bir sürü meyve vardı. İncir, elma, üzüm, en çok da nar ağaçları vardı. Narları çok ekşiydi, bir de nar ağaçları o kadar nar tutardı ki ağaçlar eğiliyordu. Narların başka bir özelliği daha vardı, çoğu çatlıyordu. Ağaçlar kıpkırmızı görünüyordu.

Köyün biraz aşağısında nehir ve nehre inen bir yokuş vardı. Nehrin bazı yerleri akıntılı bazı yerleri de durgundu. Köy çocukları akıntılı yerlerde arabanın iç tekerleklerini şişirip üzerine binip akıntıya kapılır aşağıya kadar gelirlerdi. Nehir çok büyüktü, iki nehirden oluşmuştu. Başka bir nehirin kolu bizim nehirle birleşiyordu.

Ekitap İndir

[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mehmet Kartal - Suçun Piçi

Mehmet Kartal - Suçun Piçi

Hayatımın on iki yılı sokaklarda geçti. Bir zamanlar İstanbul karakollarının yarısını gezmişimdir. Ama seyahat olsun diye değil, tutuklu olarak. Hatırladığım kadarıyla da cezaevine giriş sayımın yedi olması lazım. Ama beraat ettiğim ve yakalanmadıklarımı da saysaydım yukarıda yazmış olduğum rakam tabii ki çok daha yüksek olurdu. Zaten hep yakalanınca da işin zevki kalmazdı ki.

Kitaptan Alıntı

Maddi sıkıntılar çeken ailenin artık büyümüş olan erkek çocuğu çaresiz bir iş edinir ve çalışmaya başlar. Kazanç doğal olarak azdır. Ama sigara, meyhane, kızı pastaneye götürme derken haftalık bitiverir. Eve para veremeyince de, ‘oğlum, burası otel mi lan,’ azarıyla genç kendisini iyice dışlanmış ve zayıf görmeye başlar. Bu işe çare bulmak zorunda olduğunun bilincine varır varmasına ama ... Orta tabakanın üzerindeki ailelerin çocukları gibi özgürce yaşayabilmesi için de gerekli olan tek vize, paradır, para. Ve sonunda bir gün karar vermek için yine meyhaneye oturuverir. Çünkü ona göre birkaç kadeh içtiğinde çok daha rahat düşünebilecektir. Ayakta bile duramadığı bir anda karar verdiğine inanmaktadır. Ve o genç, artık her şeyi göze almıştır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ricardo Coler - Kadın Krallığı

Ricardo Coler - Kadın Krallığı

Burada evlilik denen bir kurum yok. Bu kadınlara göre gayet gereksiz bir kurum. Neden bütün ömürlerini tek bir erkekle geçirsinler ki? Toplumda erkek ast ve yetkisiz. Erkekler, ne yaşadıkları evin ne de bölgedeki herhangi bir malın sahibi olamazlar. Sadece kadınlar için çalışabilirler. Kadınlar, kalacakları yer ile beslenmeleri için gereken yiyeceklerin temininden ve çocuklarının eğitiminden sorumlular. Ekonominin bekçileri onlar. Ailenin bütün mal varlığı sadece kadınlarda. Yasal olarak kadınlar her türlü avantaja sahipler: Soyadı vermek, miras almak gibi haklar kadınlara ait. Kız çocukları anaerkil bu toplumda çok önemli çünkü soyun devamı kız çocuklarla sağlanabilir. Bilinmedik ve şaşırtıcı bir dünyaya yolculuk yapan Arjantinli gazeteci Ricardo Coler, Çin'in güneyine giderek Mosuolar ile birlikte yaşadığı iki ayı anlatıyor. Son anaerkil toplum olarak adlandırılan Mosuolar'ın kadın egemen dünyasını tanımaya hazır mısınız?

Kitaptan Alıntı

Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Werner Herzog - Buzda Yürüyüş

Werner Herzog - Buzda Yürüyüş

Sadece kült filmleriyle değil, yaşamı ve düşünceleriyle de sıra dışı bir isim olan Werner Herzog'dan benzersiz bir tecrübenin kitabı: Buzda Yürüyüş.

1974 yılının kasım ayında, geçen yüzyılın en önemli sinema eleştirmenlerinden yakın arkadaşı Lotte Eisner'in Paris'te hasta yatağında ölmek üzere olduğu haberini alınca şöyle der Herzog: Olamaz, dedim, şimdi ölemez, Alman sineması şu an onsuz yapamaz, bu önemli kadının ölmesine izin veremeyiz. Herzog, oraya yürüyerek giderse Eisner'in ölmeyeceğine, iyileşeceğine dair çılgınca bir inançla Münih'ten yola koyulur. Bir sırt çantası ile çıktığı bu yolculukta köylerden, tarlalardan, dağ yollarından kar buz içinde geçerken karşılaştıklarını kendisine has üslubu ile kâğıda aktarır. Yolda gördüklerini anlatırken aslında yaşam, ölüm ve dünya hakkında âdeta kısa ve kesik, ama derin bir konuşma yapar kendisiyle. 1982 yılında Lotte Eisner'in Helmut Kautner Ödülü alması üzerine yaptığı konuşmayı da sonuna eklediğimiz Buzda Yürüyüş, iyi bir yönetmenin gözünden, buz üstünde bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.

"Brienne'e varır varmaz insanlar birden saklanmaya başladılar, sadece ufak bir bakkal yanlışlıkla açık kaldı. Sonra o da kapandı ve o zamandan beri kasaba ölüme terkedildi. Bu kasabanın üstünde işlenmiş demir parmaklıklarla heybetli bir kale duruyor: Tımarhane. Bugün kendi kendime "Orman," dedim sık sık, hakikat bizzat ormanın içinde geziniyor."

Kitaptan Alıntı


Delft, Hollanda, 24 Mayıs 1978

Cumartesi, 23 Kasım 1974

500 metre kadar yürüdükten sonra, batıya doğru yöneleceğim Pasinger Hastanesi yakınlarında ilk molamı verdim. Pusulamla Paris yönünü tayin ettim,artık hedefime kilitlenmiştim. Seyir hâlindeki bir Volkswagen minibüsten atlayıp hiç yara almayan Achtembusch hemen ardından yeniden denemiş ve bacağını kırmıştı; şimdi 5. koğuşta yatıyor.

Lech Nehri, dedim ona, asıl mesele orası, üzerinde çok az sayıda köprü var. Acaba köyün sakinlerinden biri sandalla beni karşı yakaya geçirir mi? Herbert, her birinde beş kartın olduğu iki sıra ufak boy kartla falıma bakıyor ama onları nasıl yorumlayacağım bilemiyor çünkü yorumların yazılı olduğu kâğıdı bulamıyor. Açtığı kartlarda Şeytan ve ikinci sırada baş aşağı duran Asılı Adam var.

Hava bir bahar günü gibi güneşli, işte bu gerçek bir sürpriz. Münih’ten nasıl çıkmalıyım? İnsanların kafasından neler geçiyordur? Karavanlar mı? Toptan satın alınan hurda arabalar mı? Araba yıkamak mı? Kendime dair derin düşüncelere dalmak dünyanın geri kalanının uyum içinde olduğunu açığa çıkarıyor.

Her şeye ağır basan tek bir düşünce var: Buradan uzaklaşmak. İnsanlar beni korkutuyor. Eisner’imiz ölmemeli, ölmeyecek, buna izin vermeyeceğim.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Önder Şuşoğlu - Emrullah Erdinç - Etiler Koğuşu

Önder Şuşoğlu - Emrullah Erdinç - Etiler Koğuşu

Ünlülerin dünyasına bomba gibi düşecek!

"Gazeteciliğin en heyecanlı alanı magazin ve polis muhabirliğinin kesişme noktasında yaşanır. Önder Şuşoğlu ve Emrullah Erdinç o heyecanı okuyucusunun dikkatine sunan gerçek olayların peşine düşmüş. Şov dünyasından çok öğretici dersler var. İki meslektaşım özellikle gençlere bir solukta okunacak bir yüzü renkli, diğer yüzü karanlık ama tamamı gerçek hikâyeler yakalamış. Kitap bitince bir tek şeyi anlıyorsunuz: Yıldız olmak çok zor, ama asıl önemlisi yıldız kalabilmek."
- İsmail Küçükkaya, Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

İyi bir muhabir oarak Önder Şuşoğlu ve Emrullah Erdinç, sadece olup bitenlere tanık olup, onları günlük olarak izleyici ve okuyucuya aktarmakla kalmamış, bu kitapla tarihe de not düşmeyi başarmışlar. Okuyacağınız her satır hem bir haber hem de herkes için bir ibretlik öykü. Bir polisiye roman tadında, ama her şey gerçek ve yaşanmış. Bu yüzden Etiler Koğuşu 2 o kadar sürükleyici ki, 'Etiler İkonu'na takılıp kendini kaybedenlerin nerelere sürüklendiğini de görüyoruz."
- Erdoğan Aktaş, ATV Haber Genel Yayın Yönetmeni

Kitaptan Alıntı

İki meslektaşımdan gelen “önsöz yazma” teklifi aslında beni onurlandıran bir öneriydi. Zira aynı televizyon kanalında birlikte çalışma olanağı da bulduğum bu arkadaşlarımın özverili, titiz ve haberci özelliklerini bizzat tanıma olanağı bulmuştum. Gazetecilik mesleğinin en meşakkatli sektörlerinden polis muhabirliğinin bu iki usta ismi şimdi benim yabancısı olduğum bir alanda kalem oynatmamı istiyordu.

1984 yılında gazetecilik mesleğine başladığımda beni de polis muhabirliğinde sınamışlar, Sirkeci’de Sansaryan Han’da uğradığım mesleki bozgun sonrası yeniden istihbarat servisine dönmeme izin vererek, ikinci bir şans tanımışlardı. Bozguna uğramıştım, zira polis muhabirliğinin haber kaynaklarıyla kurulacak ilişkiler ve habere konu olan insanların yaşadıklarına karşı korumaları gereken soğukkanlı mesafeyi kuramamıştım. Dolayısıyla iyi bir çaylak bile olamadan polis muhabirliği maceram sona ermişti.

Şimdi, iki meslektaşımın kitabını siz okurlardan önce okuma şansım oldu.
Ekitap indir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jose Saramago - Küçük Anılar Çocukluk ve İlkgençlik Anıları

Jose Saramago - Küçük Anılar Çocukluk ve İlkgençlik Anıları

Küçük Anılar, 1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen José Saramago’nun çocukluk ve ilkgençlik anılarından oluşuyor. Saramago, o kendine özgü şiirsel anlatımıyla ve hiç yakınmadan, büyük bir yoksulluk içinde geçen çocukluk çağını anlatıyor. Hayal gücünün genişliği dışında yazar Saramago’ya hiçbir gönderme yapmadan, yoksul bir çocuğun önce köyünde, sonra büyük kentin kenar mahallesindeki yaşamını betimliyor. Ama yine de, Küçük Anılar, sıkıntıları ve büyülü anlarıyla, Saramago’yu büyük bir yazar olmaya götüren kişisel zenginliği gözler önüne seriyor. Daha önce Umut Tarlaları, Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl, Ressamın Elkitabı, Körlük ve Görmek adlı romanlarını yayınladığımız Saramago’yu, kısa bir süre önce yayınlanan bu otobiyografisiyle daha yakından ve içeriden tanıyacaksınız. Saramago’nun Küçük Anılar adını verdiği bu çok özel kitabını, İnci Kut’un Portekizce aslından yaptığı çeviriyle sunuyoruz.

Kitaptan Alıntı

TAVSİYELER KİTABI

Bizim köye Azinhaga derler, hani sözgelimi ta ulusalcılık hareketlerinin başlangıcından bu yana (XIII. yüzyılda çoktan belediye sınırları içindeymiş) hep o aynı yerdedir, ama o eski şanından geriye hiçbir şey kalmamış; hemen yanı başından (herhalde dünya yaratıldığından beri) geçen ve, az da olsa bildiğim kadarıyla, sayısız kereler yatağının dışına taşmış olsa da yönünü hiç değiştirmemiş olan ırmağın dışında hiçbir şey. 

Köydeki en son evlerle arasında bir kilometre bile bulunmayan Almonda, -yani bizim köydeki ırmak- Tejo Irmağıyla birleşir; bir zamanlar, kış aylarında sel gibi yağan yağmurlarla bulutlar boşaldığında, bizim Almonda, kısıtlı su miktarının elverdiği ölçüde, Tejo'nun tarlaları kaplamasına yardım eder, ırmağın yukarılarında lebalep dolan barajlar da biriken fazla sularını boşaltmak zorunda kalırlardı. Burada arazi basıktır, adına yaraşır hiçbir orografik engebeye sahip olmaksızın, tıpkı avuç içi gibi dümdüz uzanır; orada burada yükselen birkaç bent ise, sellerin coşkulu akışını zapt etmekten çok, ırmağı daha az zarar verebileceği yerlere doğru yönlendirmeye yarar. 

Bizim köyde doğmuş ve yaşamış olan insanlar, çok eski zamanlardan beri, köyün kişiliğini şekillendirmiş olan bu iki ırmakla haşır neşir olmayı öğrenmişlerdir: ayaklarının dibinde akıp gitmekte olan Almonda ve biraz daha ötede, yol boyunca ona eşlik eden karakavak, dişbudak ve söğütlerden örülü bir duvarın ardına yarı gizlenmiş olan Tejo ırmakları; her ikisi de, şu ya da bu nedenle, ailelerin belleklerinde de sohbetlerinde de hiçbir zaman eksik olmaz, işte ben bu yerlerde dünyaya gelmişim ve daha iki yaşıma varmadan, ihtiyaçlar yüzünden göç etmek zorunda kalan annemle babam, beni buralardan alıp başka tarz duygular, başka tarz düşünceler, başka tarz yaşamlar içinde olan Lizbon'a götürmüşler, sanki benim doğduğum yerde doğmak kaderin bir yanılgısının sonucuymuş, talihin umulmadık bir dalgınlığından kaynaklanmış da, bu yanılgıyı onarmak hâlâ onların ellerindeymiş gibi. Ama öyle olmadı. 

O çocuk, kimsecikler farkına varmadan, toprağa kol atıp kök salmış, o zamanki ben olan o kırılgan tohum, güvensiz minicik ayaklarıyla yerdeki çamura basarak (o uçsuz bucaksız hava okyanusunun oynak zeminine, bitkisel ve hayvansal artıklardan, her şeyin ve herkesin kalıntısından, ufalanıp toz haline gelmiş kayalardan, tıpkı durmadan geri dönen güneşler ve aylar, seller ve kuraklıklar, soğuklar ve sıcaklar, rüzgârlı ve sakin havalar, acılar ve neşeler, varlıklar ve hiçlikler gibi hayatın içinden geçip gittikten sonra hayata geri dönmüş olan ve kaleydoskopun içindeki gibi sayısız maddelerden oluşan, kâh kuru, kâh nemli o çamura basarak) toprağın o özgün damgasını bir daha silinmemek üzere ondan alacak zamanı bulmuştu. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Küçük İskender - Galileonun Pergeli

Küçük İskender - Galileonun Pergeli

Galileo'ya göre dünya dönüyordu, herkes için dururken. Küçük İskender ise onun pergelini almış, bu yüzyıla taşımış; bazen ölçüp biçiyor, bazen olmadık anda saplıyor! Çünkü Küçük İskender'in çok-yan-anlamlı cümleleri okşayıcı olduğu kadar delici, ferahlatıcı olduğu kadar yakıcı da... 

Galileo'nun Pergeli, Küçük İskender'in aforizma-deneme üçlemesinin üçüncü kitabı. Dizinin önceki iki kitabı Medusa'nın Makası ile Lucifer'in Bisikleti'ydi. Okurlar önceki iki kitaptaki kıyameti çok sevdi...

Kitaptan Alıntı

Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Tarık Akan - Anne Kafamda Bit Var
Tarık Akan - Anne Kafamda Bit Var
Bir dakika, beni nereye götürüyorsunuz?

“Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolunu sallayarak dışarı çıkacaksın.”

Uçak havaalanına yaklaşırken Müjdat (Gezen) beni yatıştırmaya çalışıyordu. Onu duymuyor gibiydim. Tutuklanacak olursam onun neler yapması gerektiğini düşünmeye çalıştım; tanıdık birkaç kişinin adını saydım.

“Onları hemen ara, avukatımı devreye sok,” dedim; bir de bütün gazeteleri aramasını tembihledim.

Pencere kenarında oturuyordum, Müjdat yanımdaydı. Almanya’dan birlikte döndüğümüz kafilenin öbür elemanları da uçaktaydı. Üst üste viski içtiğimi anımsıyorum. Sık sık dışarı bakıyordum. Heyecanlıydım. Yerde beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Uçak inişe geçti. Arkama dönüp baktım. Halit (Kıvanç) Ağabey’le işaretleşerek selamlaştık. Perran (Kutman), “Güçlü ol, telaşlanma, arkandayız,” anlamında yumruğunu sıkıp öpücük yolladı. Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü de bizimle birlikte uçaktaydı.

Durduk. Herkes hareketlendi, ben bir türlü yerimden kalkmak istemiyordum. Gönülsüzce, ağır ağır hareket ediyordum. Müjdat’a döndüm, “Beni götürürlerse bavulumu sen al,” dedim. “Bavulla şubeye gitmek istemiyorum. Yan ceplerinden birinde telefon defterim var, onu yok et.”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Orhan Pamuk - İstanbul Hatıralar ve Şehir
Orhan Pamuk - İstanbul Hatıralar ve Şehir
Orhan Pamuk İstanbul'da, hayatının ilk yirmi iki senesini bir büyüme ve olgunlaşma romanına dönüştürüyor. Yazarın çocukluğu ve ilkgençliğinin hikâyesi ve aile tarihiyle İstanbul'un bir imparatorluk başkentinden 20. yüzyıl başlarında yıkıntılarla ve hüzünle dolu bir şehre dönüşmesinin hikayesi olan İstanbul - Hatıralar ve Şehir, yalnızca Pamuk'un bir İstanbul yazarı olarak ününü sağlamlaştıran kitabı değil, aynı zamanda tüm dünya edebiyatında bir şehrin ruhu hakkında yazılmış en derin kitaplardan biri. 

Pamuk çocukluk ve gençliğini anlatıyor...
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Oliver Sacks - Karısını Şapka Sanan Adam
Oliver Sacks - Karısını Şapka Sanan Adam
Somut zamanda "kayıp" olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş "ciddi" bir kitap.
Sıradan her insan için "zihinsel" bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz bir kitap
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. MOBİL SİTEMİZDEN "GOGGLE CROME" TARAYICISI KULLANINIZ. Kitap linkine otomatik indirmelere karşı aşamalı güvenlik kontrolü vardır. Ekitaplist "LOGO"suna tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz, ardından "Robot Değilim" işaretleyerek kitap linkine ulaşabilirsiniz. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Tamer Şahin - Hacker'ın Aklı
Tamer Şahin - Hacker'ın Aklı
Türkiye'nin ilk bilgisayar korsanının anıları...

Her şey, küçük çocuğa taksitle alınan bilgisayarla başladı... 1981 doğumlu Tamer Şahin, henüz 18 yaşındayken Türkiye'nin en büyük internet servis sağlayıcısının bilgisayar sistemlerine girmekle suçlandı, yargılama sonucunda ceza alan ilk hacker'ımız olarak literatüre geçti, 1 yıl 8 aylık cezası ertelendi ve Şahin hukuk kitaplarında yer aldı, ders konusu olarak işlendi. 20 yaşındayken ülkemizin en eski bankasının internet sitesine imza attığı gerekçesiyle tekrar yargılandı, kanıt yokluğundan beraat etti. Sonrası, Bill Gates'in e-posta yazışmalarını internette yayınlamasıyla geldi... Hakkında belgesel yapıldı, Kurtlar Vadisi ve Deli Yürek gibi aksiyon dizilerinde "Hacker Tamer" karakteriyle yer aldı. Tamer Şahin sektöründe öncü kuruluşlara, kurucusu olduğu TerraMedusa firması çatısı altında bilgi güvenliği hakkında çözümler hazırlamaya devam ediyor.

Türkiye'nin ilk hacker'ı unvanına sahip Tamer Şahin'in "sırf meraktan" ve biraz da "inat"tan başlayan şaşırtıcı, aynı zamanda da son derece renkli serüveni, kendi kaleminden, büyük bir açık sözlülükle anlatılıyor Hacker'ın Aklı'nda. Rus gizli servisi dosyalarından lüks plazalardaki görüşmelere, MİT ve JİTEM'in Şahin'e gösterdiği ilgiden Jullian Assange ve Wikileaks olayına, "etik hacker'lık" felsefesinden "taşeron hacker'lık"a kadar geniş bir yelpazede, bilgisayar korsanlığına dair her şeyi anlatan, benzersiz bir insan öyküsü. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Frank McCount - Angela'nın Külleri
Frank McCount - Angela'nın Külleri

Annemle babam New York'ta tanışıp evlenmişler. Ben de orada doğdum. İrlanda'ya geri döndüklerinde dört yaşındaydım. Malachy üç, ikizler (Oliver ile Eugene) henüz bir yaşındaydı-lar. Kız kardeşimiz Margaret öleli çok oluyordu. İrlanda'ya dönmek büyük hataydı. 

Bunun bedelini hepimiz çok ağır ödedik.

Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hâlâ şaşarım. Kötü bir çocukluk geçirdim, mutlu bir çocukluğun pek kayda değer bir yanı yoktur zaten. Sadece mutsuz bir çocukluk geçirmiş olmak da, mutsuz bir İrlandalı çocuk olmak kadar kötü değildir. Bundan da kötüsü, mutsuz bir İrlandalı

Katolik çocuk olmaktır.

Dünyanın her tarafında insanlar açılarıyla övünür ya da sızlanırlar. Ama hiçbirinin çektikleri, İrlanda'da yaşananlarla kıyaslanamaz: yoksul uk, boş konuşup atıp tutan, ama hiçbir işi beceremeyen alkolik bir baba, ateşin başında sürekli sızlanan dindar ve ezik bir anne, sahtekâr rahipler, zorba okul müdürleri, İngilizler ve onların sekiz yüz yıldır bize yaptıkları.

Bunlar yetmezmiş gibi, bir de sürekli rutubet vardı.

Atlantik Okyanusu'nun ortasındaki yağmur bulutları sanki dolup dolup Shannon Nehri'nin üstünde toplanır,
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ali Jean Çorakçı - Eski Bir Alkoliğin Günlüğü
Ali Jean Çorakçı - Eski Bir Alkoliğin Günlüğü
Bu kitapta, alkol bağımlısı olduğunu kabul etmeyen,

“blackout” yaşayıp etrafına zarar verenlerin yaşadığı zor dönemler anlatılmakta olup şahsi fikirler ile yaşanmışlıklarkaleme alınmıştır.

Alkolle ilk tanıştığım günden bugüne kadar yaşadığım hayatı, gündüz, gece ve sabah olarak 3’e ayırdım ben. Gündüz, benim alkolle yaşadığım “aşk”ı; gece, aşk ızdıraplarımı; sabah ise alkolden ebediyen ayrılma kararımı temsil ediyor.

Aşk acısı çekenler iyi bilir: Acısı dinince ayrılığın, yeniden başlamak her şeye güneşin doğuşuyla eş değerdir.

Sabahları sabah yapan aileme ve artık bir melek olan sevgili kedim Bijou’ya sevgilerimle,
Ekitap İndir

[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Burcak Çerezcioğlu - Mavi Saçlı Kız


Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yakıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır. Burçak Çerezcioğlu, 16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu.Bu kitapta, kısa bir yaşamın kederini, güzelliğini, acısını, bir savaşı okuyacaksınız. Ne yazık ki kurmaca olmayan bir hayatın öyküsünü. Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın. Sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir.
Ekitap İndir

Ümit Zileli - Vur Emri
Ümit Zileli - Vur Emri
Cumhuriyet gazetesi yazarı Ümit Zileli askerliğini 1985-86 yıllarında Tunceli'de Jandarma Komando Asteğmen olarak yaptı.
Tanık olduğu acıları, öfkeleri, hüzünleri daha Tunceli'deyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap, üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor.

Vur Emri, gelecek için tarihe not düşüyor…Ümit Zileli'nin yürekten dileği ise şu: 'Topun, tüfeğin ve hatta askerliğin olmadığı, bir baştan diğerine sevda türkülerinin söylendiği bir dünya…'
İndirmek İçin Tıklayınız

Patti Smith - Hayalperestler
Patti Smith - Hayalperestler
"Bu kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım bir ölçüde okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır." 
Patti Smith

Çoluk Çocuk ile gönülleri fetheden Patti Smith, bu küçük, adeta ışık saçan anı kitabında çocukluk yıllarına dönüyor ve yaşamının ilk kutsal deneyimlerini yeniden ziyaret ediyor. Anıları o denli canlı, o denli renkli, o denli parlak ki, çoğu kez gerçeküstünün eşiğinde dolanıyor. Hayalperestler, küçük bir kız çocuğunun hayalperestliğin anlamını ve uçuşan düşünceleri yakalayıp kurtarmanın sırrını keşfederek kendini bulma öyküsü. Çoluk Çocuk hiç bitmeseydi diyenler için...

"Çocukken ne mutluyuzdur. Işık, mantığın sesiyle nasıl da körelir. Bu hayatta taşı düşmüş yüzükler gibi dolanıyoruz." 
Hayalperestler syf.75
Ekitap

Melissa Panarello - Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi
Melissa Panarello - Yatmadan Önce 1OO Fırça Darbesi - Ekitaplist

Melissa: genç bir kız ve günlüğü.

Sevgi, aşk, kendine güven, arkadaşlık, cinselliğin keşfi, duygusal gel gitler, arayışlar ve kayboluşlar... Dürüst, açık, çekici, düşündürücü, insanın içine işleyen ve herşeyden öte cesur itiraflar...
İtalyada Susanna Tamaro'nun kitabı kadar satan bu kitap ailelerin çocuklarıyla konuşmadıkları, öğretmedikleri tek konudan bahsediyor:cinsellik

"Gözalıcı bir şekilde kendinden emin olan bu lise öğrencisinin itiraflarının yarattığı şok dalgaları hala gündemde."
The Times

" Çaresizliği açığa vuran, aslında acı dolu bir kitap bu; Melissanın neden kendini böylesine bıraktığını anlamak, derinliğini çözmek benim için kolay olmadı ancak beni yüreğimden yakaladı."
IlNuavo

" Çok büyük bir etkisi olan küçük kitap."
New York Times 
Ekitap

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.