Articles by "G"

G etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dokuz Gün - Gilly Macmillan

Dokuz Gün - Gilly Macmillan

-Amazon, Ağustos 2015 Ayın En İyi Çıkış Romanı
-Bookseller, Ağustos 2015 Ayın En İyi Romanı
-Stylist, Ağustos 2015 Ayın En İyi Romanı
-Closer, "Mutlaka Okunmalı" Seçkisi
-Elle, En İyi Ağustos Kitapları Seçkisi
-The Observer, 2015 Yazının En İyi Romanları seçkisi
-National Reading Group Day Newcomer Award 2015 Finalisti
-The Media Eye ve Amazon, 2015'in Rising Star Romanı

İlk baskısının tamamı ön satışta tükenen ve hakları şimdiden 20'den fazla ülkeye satılan Dokuz Gün her ailenin kâbusu olabilecek bir durumu gerçekçi bir anlatımla ele alıyor.

Rachel Jenner bir an için arkasına dönmüştü. Şimdi sekiz yaşındaki oğlu Ben kayıp. Peki ama o talihsiz öğleden sonra gerçekten ne olmuştu?

Kişisel sorunları ve kendisine sırtını dönen insanlar arasında kalan Rachel bir hata yapmıştı ve artık güvenebileceği kimse kalmamıştı. Ya insanlar Rachel'ın anlattıklarına güvenebilir miydi? Saat ilerliyor, Ben'in şansı azalıyordu. Peki, siz kimin tarafındasınız?

"Eğer Kayıp Kız ve Uyuyana Kadar'ı sevdiyseniz, bunu okumalısınız."
-Closer-

"Bu yıl okuduğum en iyi çıkış romanlarından biri; gerçekçi ve duygu yüklü bir hikâye." 
-Daily Mail-

". . . en başından itibaren yüreğiniz ağzınızda okuyacağınız bir çıkış romanı… sizi daha ilk sayfadan etkisi altına alacak ve ikna edecek, kelimenin tam anlamıyla heyecan verici bir gerilim romanı. Mutlaka okunmalı." 
-Sunday Mirror-

"Ne büyüleyici, etkileyici ve harika yazılmış bir roman! Dokuz Gün beni bütün gece uyutmadı ve korkudan ödümü patlattı." 
-Liane Moriarty, Sırrını Derine Göm romanının yazarı-

"Dokuz Gün ender rastlayacağınız türden bir kitap, sizi etkisi altına alıyor ve son sayfaya kadar bırakmıyor." 
-Shotsmag-

"Bu başarılı ve zekice kaleme alınmış çıkış romanı bir uyarı yazısıyla birlikte satılmalı: Kesinlikle bağımlılık yaratıcı! Tırnaklarınızı kemireceğiniz, uykusuz kalacağınız, harika bir kitap." 
-Saskia Sarginson, The Twins romanının çoksatan yazarı-

"Her ailenin kâbusu olan bir durum zekice ve hassasiyetle işlenmiş… Bu roman aldatıcı derecede zekice yazılmış. Kendimi, neler olduğunu öğrenebilmek için sayfaları birbiri ardına çevirirken buldum." -Rosamund Lupton, Kardeşim ve Ardından romanlarının yazarı-

"Gerçekten neler olduğunu öğrenene kadar rahat edemeyeceksiniz." 
-Lisa Ballantyne, Redemption Road romanının ödüllü yazarı-

"Ne heyecan verici bir çıkış romanı! Dokuz Gün, tutku ve öngörüyle yazılmış, gerçekçi ve sürükleyici bir roman. Beni sabahın ilk ışıklarına kadar uyutmadı. Bravo, Gilly Macmillan" 
-Charity Norman, After The Fall romanının yazarı-

"Ustaca yazılmış, gerilimli ve fazlasıyla etkileyici… Dokuz Gün okuyup bitirdikten sonra uzun süre unutamayacağınız türden bir roman." 
-Tim Weaver, Paravan, Ölüm Patikası ve Tünel romanlarının yazarı-

"Bu hızlı, duygusal ve karakterleri ustaca kaleme alınmış romanın, gerilim türünün başarılı örneklerinden olan Trendeki Kız ve Kayıp Kız gibi, çoksatanlar listelerinin üst sıralarında yer alacağı kesin." 
-The Media Eye-

"Güçlü, sürükleyici ve herkesin fikrini dile getirebildiği bir forumun bulunduğu bu internet çağında neler yaşayabileceğimizi son derece etkileyici biçimde anlatan bir roman." 
-Woman's Weekly-
  • Kitap Adı: Dokuz Gün
  • Yazar Adı: Gilly Macmillan
  • Yayınevi: Yabancı
 Dokuz Gün - Gilly Macmillan

Dokuz Gün - Gilly Macmillan

[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

İstanbulun Gizemleri - Giovanni Scogaamillo

İstanbulun Gizemleri - Giovanni Scogaamillo

İstanbul kendi başına bir gizemdir, bir gizem tarihi ve bir gizemler merkezidir her çeşitinden. Ve İstanbul yüzyıllardan beri süregelen bir arayışın buluşma noktasıdır, ölümsüzlerin, gizli ve bilinmeyen üstünlerin, bilgelerin, gizemcilerin ve de şarlatanların uğrağıdır.

Dünyanın tüm büyük ve eski kentleri, Roma, Paris, Londra, Prag vb her zaman bir merkez görev işlevini gördüler. İstanbul da böyledir bir tarih, kültür, sanat ve düşünce merkezi olarak. Ancak İstanbul'un bir farkı ve bir özelliği vardır, her zaman olmuştur. İstanbul bir kültür, medeniyet, ve bunlardan oluşan bir inanışlar potasıdır. Doğu ve Batının değişmeyen bir buluşma, kaynaşma noktası, bir odak noktası ve ola ki manyetik bir alan.
  • Kitap Adı: İstanbulun Gizemleri
  • Yazar Adı: Giovanni Scogaamillo
  • Çevirmen: 
  • Yayınevi: ALTIN KİTAPLAR
 İstanbulun Gizemleri - Giovanni Scogaamillo
İstanbulun Gizemleri - Giovanni Scogaamillo
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Teb Kadim Mısır Uygarlığı - Giorgio A. Livraga

Teb Kadim Mısır Uygarlığı - Giorgio A. Livraga

İnsanlığın geçmişiyle ilgili konulara ihtiyatla yaklaşmamız gerekir, zira geleceğe ait sayısız belirtilere ve olaylardan mantıksal sonuçlar çıkartabilmemize rağmen, ileride olacakları bilmemize engel olan bir sis perdesi bulunduğu gibi, geçmişteki şekilleri kaplayıp onları bulanık ve anlaşılmaz kılan bir diğer örtünün varolduğunun da bilincindeyiz.

Tarih ve arkeoloji bilimlerinin genelde kesin olduğuna inanan bir kimse, bu bilimlerin devinimli ve evrimsel süreçlerini tanımadığı gibi, hem kendi hem de zamanının önyargılarının kaçınılmaz baskısı altındaki araştırmacının, karşısına çıkan değişken kavramları büyüleyici ama son derece yorucu bir uğraşmayla devamlı olarak yorumlaması gerekeceğinden de haberdar değildir.
  • Kitap Adı: Teb Kadim Mısır Uygarlığı
  • Yazar Adı: Giorgio A. Livraga
  • Çevirmen: İnci Kut
  • Yayınevi: Eser Matbaacılık

Teb Kadim Mısır Uygarlığı - Giorgio A. Livraga

KRONOLOJİ

"Teb, başka herhangi bir yerden önce vardı; su ve toprak zamanın başlangıcından beri oradaydı ve Dünyanın ve Tanrıların yaradılışı, onun Tanrısı Amon sayesinde Teb'de gerçekleşti."
(U. Ramses devrinden bir papirüs)

İbraniler, Çinliler, Mayalar ya da Yunanlılar olsun her millet, kendilerini Dünyanın en eskisi olarak görür. Mısırlılar da bu konuda bir istisna oluşturmazlar ama zamanın ve jeopolitiğin maskelerinin de ötesinde, tüm İnsanlığın ilk örneği olan bir İlahi İnsan'a ve bu însan'ın beşiği olan bir kente -bu durumda Teb şehrine- atıfta bulunulur; tıpkı Rig Veda'da bahsi geçen ve tahta parçalarıyla samandan yapılmış olup onun dokunmasıyla alev alan bir ahırda doğmuş Hindu miti Agni gibi.
 Teb Kadim Mısır Uygarlığı - Giorgio A. Livraga
Teb Kadim Mısır Uygarlığı - Giorgio A. Livraga
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gizli Dünya Devleti - Gary Allen

Gizli Dünya Devleti - Gary Allen

DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR?

2 Cihan harbinden sonra BM, Dünya Bankası, IMF kuruldu.
♦ Kuvvet zoruyla Filistin’e bir " İs r a il" yerleştirildi. Sözde insanlık huzur, barış ve saadete kavuşacaktı.

Halbuki ne oldu?

1989'da kom ünizm in iflası ve Sovyetlerin dağılm asına kadar s o ğ u k harp devam etti.

D ünya'da E k o n o m ik bakım dan: fakir ülkeler d ah a fakir, zengin ülkeler daha zengin oldu. Gerek ülkeler arasında, gerekse ülkelerin içinde gelir dağılım ları gittikçe bozuldu. A çların, işsizlerin sayısı gittikçe arttı.

M ilyonlarca insan enflasyon ve pahalılıktan dolayı her geçen gün artan geçim sıkıntısı ile ızdırap çekti.

S iy asi bakımdan Filistin, Keşmir, Kore, V ietnam başta olm ak üzere sürekli harpler ve silahlı çatışmalar devam elti.

İnsanlığın üzerine bir kabus gibi çöken bu devir esnasında B alılılar hep:

  • Kitap Adı: Gizli Dünya Devleti
  • Yazar Adı: Gary Allen
  • Çevirmen: Hakkı YAVUZ - İbrahim AKÇA
  • Yayınevi: M İ L L İ G A Z E T E

Gizli Dünya Devleti - Gary Allen

Bir hadisi kutside Cenab-ı Hak bildirmiştir ki:
" B e n gizli b i r hazine id im . B ilin m e y i m u r a d e ttim . B eni b ilsin le r diye mahlûkatı yarattım." {KeşfuVHafu, c.2-5-i32. h .No: 2016)

Bir yerde çok kıymetli bir hazine olsa, ama onu kimse bilmese; diğer yerde ise bir hazine olsa kendisini bilecek bir kainatı yaratsa ve bilinse elbette ikinci hâl birinciye nazaran daha büyük bir "KEMÂL" ifade eder.

Rabbimiz ise sonsuz kemâl sahibidir. Hadis-i Kutside de bildirildiği gibi; işte bu yüzden bu kainat yaratılmıştır. Eğer bu kainat yaratılmasaydı

Rabbimizin Kemal sıfatında noksanlık olurdu.

Yaratılan bu kainatta cemadat var; canlı nebatlar, hayvanlar ve insanlar var. İnsan yaratılanın en mükemmeli, en şereflisidir ( Eşref-i Mahlûkat) ur.

İN SA N N İÇ İN Y A R A T IL D I?

İnsanın bütün diğer yaratılanlardan, nebatlardan ve hayvanlardan üstün olmasının temelinde Cenab-ı Hakkın ona verdiği dört önem li meziyet bulunmakladır.
 Gizli Dünya Devleti - Gary Allen
Gizli Dünya Devleti - Gary Allen
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası'ndan Yüzyıllık Yalnızlık'a, Kolera Günlerinde Aşk'tan Benim Hüzünlü Orospula-rım'a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta "Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır" diyen yazarın yalnızca yaşamöyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.
  • Kitap Adı: Anlatmak İçin Yaşamak
  • Yazar Adı: Gabriel Garcia Marquez
  • Çevirmen: Pınar Savaş
  • Yayınevi: CAN YAYINLARI

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Annem evi satmasında ona yardımcı olmamı istedi. Ailemin yaşadığı o uzak kasabadan sabah gelmiş Barran-

quilla'ya, beni nasıl bulacağı hakkında hiçbir fikri yokmuş. Eşe dosta sora sora aramaya başlamış, Mundo Kitapçısı'na ya da günde iki kez yazar dostlarımla buluşup sohbet etmeye gittiğim kahvelere bakmasını

önermişler, bir de tutup uyarmışlar kadıncağızı: ¦' Dikkatli ol ha! Hepsi kaçık bunların!" Tam öğle vakti geldi yanıma. Kitapların sergilendiği masaların arasında tüy gibi hafif adımlarla ilerledi, önümde dikilip iyi günlerinden kalma delici gülümsemesiyle ta gözlerimin içine baktı, ben daha bir tepki gösteremeden,

"Annenim ben!" dedi.

Öyle bir değişiklik vardı ki halinde tavrında, onu ilk bakışta tanıyamamıştım. Kırk beş yaşındaydı. Tam on bir doğum. Yaşamının on yılını hamile, bir o kadarını da çocuklarını emzirerek geçirmişti. Sözcüğün tam

anlamıyla zamanından önce çökmüştü. Đlk kez taktığı gözlüğün ardındaki gözleri alıştığımdan daha büyük ve şaşkındı, annesinin ölümü nedeniyle tepeden tırnağa simsiyah yas giysilerine bürünmüştü, ama düğün

fotoğrafın-daki, şimdi bir sonbahar halesinin çevrelediği o Romalı güzelliğini koruyordu hâlâ. Her şeyden, hatta bana sarılmadan önce, o bildiğim törensel havasında,
 Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gina L. Maxwell - Aşkta Havlu Atma Sanatı

Gina L. Maxwell - Aşkta Havlu Atma Sanatı

Nefes almak artık bir lüks, onu öpmekse bir gereklilikti.

Kendini bildi bileli başı beladan kurtulmayan Kat MacGregor, yaşadığı yeri terk etmiş ve küçük bir kasabada başka bir isimle garsonluk yapmaya başlamıştır. Bu kez başında mafyaya ödenecek bir borç vardır ve kumar borcu “canla başla” da ödenebilir.

Eski kafes dövüşçüsü Aiden “Irish” O’Brien, ringleri çoktan geride bırakmıştır. Geçmişiyle yüzleşememiş, yaptıklarını bir türlü kendisine yedirememiştir. Pişmanlıklarının getirisi olan “sıfır içki” ve “sıfır dövüş” kuralları son derece katıdır. Ancak hayat insanı en olmadık şeyle sınar; kendisiyle.

Eski bir dostunun ricasıyla Kat’e göz kulak olmaya giden Irish’in önünde iki yol vardır: Ya yeminini bozacak, ya da nedense gözlerini bir türlü alamadığı bu genç kadını kurtlara yem edecektir.

Peki iyi olan her zaman kazanır mı?

“Gina L. Maxwell, Aşkta Havlu Atma Sanatı’nda yine yapacağını yapmış. Ana erkek karakter, sadece dünya yakışıklısı bir adam olmakla kalmıyor, hikâyesi sayfalar boyunca su gibi akıp gidiyor. Nefret ettiğim tek şey “SON” kelimesi oldu. Daha hızlı yaz lütfen, Maxwell.”
-Robin Covington, Amazon çoksatan yazarı-



“Kat tam bir savaşçı. Tüm yaşadıklarına rağmen yıkılmıyor ve insana umut aşılıyor … Çağdaş romans severler için bulunmaz bir okuma deneyimi.”
-Fiction Vixen-
Ekitap İndir

George Orwell - Ümit Çiçeği

George Orwell - Ümit Çiçeği

Olgunlaşma çağında bir genç, hayatta nelerle karşılaşır? Niçin komünist, faşist, kapitalist veya antikapitalist olur?

Çağımızın en ünlü yazarlarından biri olan George orwell, siyasi inançların çok defa hissi meselelerin bir sonucu olduğunu en iyi bilenlerden biridir.

George Orwell, bu romanında, sosyalist düşüncelere sahip bir gencin «Para -Tanrısı» adını verdiği şeyden nefret edişini ve bu nefreti yüzünden sefil bir hayatı seçişini, sonunda «aşk» a mağlûp oluşunu anlatır. Derin bir sezgi gücü, akıcı üslûbu ve eşsiz mizah kabiliyeti ile, olgunlaşma yolundaki bir gencin ibretli macerasını dile getirir.

Kitaptan Alıntı

Saat ondört-otuzu çaldı. Bay McKechnie’nin kitabevindeki küçük yazıhanede oturmakta olan Gordon, uyuşuk bir hareketle masaya doğru uzandı; sigara paketiyle oynamaya başladı. Gordon Comstock, Comstock Ailesinin son ferdiydi ve henüz yirmidokuz yaşında olmasına rağmen oldukça yıpranmıştı.

Daha uzaktan, caddenin karşı tarafından bir yerlerden gelen başka bir saat sesi duyuluyordu şimdi. Gordon güçlükle doğruldu ve sigara paketini iç cebine soktu. Dört tane kalmıştı pakette; canı çok istemesine rağmen şimdilik içmemesi gerekiyordu. Ancak iki gün sonra para alabilecekti. O gece ve ertesi gün sigarasız kalmak istemiyordu.

Bu kadarcık sigara ile nasıl idare edebileceğinin sıkıntısı içinde kalktı, kapıya doğru yürüdü. Ufaktefek, ince yapılı bir adamdı; endişeli bir görünüşe sahipti. Ceketinin sağ kolu, dirsek yerinden yıpranmıştı ve bir düğmesi de eksikti. Yer yer lekeli, boru gibi bir pantolon giymişti. Ayakkaplarının tamire muhtaç olduğu ise hemen göze çarpıyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

George Orwell - Boğulmamak İçin

George Orwell - Boğulmamak İçin

"Orwell'in ironik mizah anlayışı tazeliğini hiç yitirmiyor. Bu, kaçırılmaması gereken bir Orwell yapıtı."
-The Observer-

Göbeğinin çapı giderek genişleyen ve evinin taksitlerini ödemekle uğraşan George Bowling kırk beş yaşında, evli ve çocuklu ve yeni aldığı takma dişleriyle kasvetli hayatından çaresizce kurtulmak isteyen bir sigorta pazarlamacısıdır.1939'da patlak verecek olan savaşın gelişini; yemek kuyruklarını, askerleri, gizli polisi ve zorbalığı görerek modern zamanlardan korkmaktadır.Böylece çocukluğunun dünyasına, huzur ve sükûn dolu bir yer olarak hatırladığı köyüne sığınmaya karar verir.Fakat köyünde aradığını bulabilecek mi, orası şüphelidir.

"Çok komik olmanın yanında hayranlık uyandıracak kadar gerçekçi... Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ü burada nüve haliyle görebiliyoruz. Hayvan Çiftliği'ni de... Hem zengin bir okuma keyfi sunan hem de iki klasiğin tohumlarını birden barındıran romanlara kolay rastlanmaz."
-John Carey, The Sunday Times-
Ekitap İndir

Giorgio Bassani - Altın Gözlük

Giorgio Bassani - Altın Gözlük

100. Doğum Yıldönümünde YKY'den yeni bir Giorgio Bassani kitabı yayımlanıyor: "Altın Gözlük" ilk kez Türkçede...

"İnsanda fazlasıyla hayvansı bir yan vardır, böyle olmakla beraber insan kendi doğasına teslim olabilir mi? Bir hayvan olduğunu kabul edebilir mi?"

Zengin, büyüleyici ve öte yandan faşizmin baskıladığı Ferrara kentinde, genç bir Yahudi öğrencinin kaderi orta yaşlı, olgun ve oldukça ünlü bir doktor olan Athos Fadigati'yle kesişir. Aralarında gelişen bu dostluk, romanın anlatıcısı gencin, Doktor Fadigati'nin kültürlü ve seçkin kişiliğinin gizlediği eşcinselliği yüzünden içine düştüğü yalnızlık uçurumunu keşfetmesini sağlar. O günlerin İtalya'sında bağışlanabilecekler arasında yer almayan bir günah… Ve bu saygıdeğer meslek sahibinin altın çerçeveli gözlüğü de, böylelikle kolay kolay kabullenilemeyen bir farklılığın -tıpkı anlatıcının Yahudi olması gibi-, sadece trajik bir duygu karmaşasına yol açacak bir çeşitliliğin simgesine dönüşür.

Giorgio Bassani'nin ünlü kitabı Finzi-Contini'lerin Bahçesi'nden sonra Altın Gözlük hem İtalya'nın o dönem siyasi arka planı hem de insan ruhu üzerine yine benzersiz bir roman... Ayrıca roman, 1987 yılında Giuliano Montaldo tarafından aynı adla filme çekildi. Film hem ödüller aldı hem de çeşitli ödüllere aday gösterildi.

Tadımlık
"Fadigati'ye karşı büyük ölçüde hoşgörülü olmalarını, hatta hayranlık duymalarını gerektiren şey aslında onun tarzıydı; tarzı derken öncelikle, dehşet uyandıran ilk panik dalgasından sonra, her zaman hayatında yer verdiği ve de vermeyi sürdürdüğü bu zevklerini bir skandala dönüştürmemek için ortada gün gibi parlayan gizemli kişiliğiyle kendisini çevreye karşı sakınma çabasıydı. Evet -diyorlardı-: Artık sırrı sır olmaktan çıktığına göre, ona nasıl davranacakları da belli olmuştu. Gündüzleri, gün ışığında saygı gösterilecek; akşamları, San Romano Sokağı'nda onunla burun buruna gelindiğinde tanımazdan gelinecekti. Doktor Jekyll filmindeki Fredric March gibi, Doktor Fadigati'nin de iki farklı yaşamı vardı. Kimin yoktu ki? Fazla meraklı olmamayı, 'vazgeçmeyi' bilmek, anlamakla eşdeğerdi." 

Kitaptan Alıntı

“İnsanda fazlasıyla hayvansı bir yan vardır, böyle olmakla beraber insan kendi doğasına teslim olabilir mi? Bir hayvan olduğunu kabul edebilir mi?”

Zengin, büyüleyici ve öte yandan faşizmin baskıladığı Ferrara kentinde, genç bir Yahudi öğrencinin kaderi, orta yaşlı, olgun ve oldukça ünlü bir doktor olan Athos Fadigati’yle kesişir.

Aralarında gelişen bu dostluk, romanın anlatıcısı gencin, Doktor Fadigati’nin kültürlü ve seçkin kişiliğinin gizlediği eşcinselliği yüzünden içine düştüğü yalnızlık uçurumunu keşfetmesini sağlar. O günlerin İtalya’sında bağışlanabilecekler arasında yer almayan bir günah... Ve bu saygıdeğer meslek sahibinin altın çerçeveli gözlüğü de, böylelikle kolay kolay kabullenilemeyen bir farklılığın —tıpkı anlatıcının Yahudi olması gibi—, sadece trajik bir duygu karmaşasına yol açacak bir çeşitliliğin simgesine dönüşür.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Güneş Demirel - Adalet - 26 Yazardan Tek Bir Hikaye

Güneş Demirel - Adalet - 26 Yazardan Tek Bir Hikaye


Yirmi altı usta yazardan tek bir hikâye…

Jeff Abbott - Lori Armstrong - Sandra Brown - Thomas Cook
Jeffery Deaver - Diana Gabaldon - Tess Gerritsen 
Andrew F. Gulli - Peter James - J.A. Jance
Faye Kellerman - Raymond Khoury - John Lescroart
Jeff Lindsay - Gayle Lynds - Phillip Margolin
Alexander Mccall Smith - Michael Palmer - T. Jefferson Parker
Matthew Pearl - Kathy Reichs - Marcus Sakey
Jonathan Santlofer - Lisa Scottoliner - L. Stine 
-Marcia Talley-


Adalet
Sen Uyuyabilirsin ama Vicdanın Asla

Aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz,
sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor 
ve hayatınıza devam ediyorsunuz…


"Kurguyu incelikle işleyen, gerilim unsurlarını ustalıkla kullanan ve yaşam ile ölüm arasındaki geçişi en iyi şekilde yansıtan yirmi altı usta söz sarrafının yetenekleriyle bezenmiş bir romanın tadına varacaksınız."
-DAVID BALDACCI-

YORUMLAR
"Yirmi altı şahane yazar, iyi bir amaç ve karşı konulmaz bir polisiye."
-The New York Times-

"Bu yenilikçi hikâye anlatma biçiminde, yirmi altı çoksatan yazarın her biri kendilerine özgü anlatım biçimleriyle hikâyenin bir bölümüne hayat veriyor ve gerilimi tırmandırıp insanı şoke eden, çarpıcı bir finale imza atıyorlar."
-The Washington Post-

"Muhteşem! Eğer şaşırtmacalı ve usta polisiye romanlarından hoşlanıyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız."
-Booklist-

"Adalet, yalnızca bugünün en iyi yazarlarının ortaya çıkarabileceği nefes kesen ve son derece sürükleyici bir kitap."
-Publishers Weekly-

Kitaptan Alıntı

Giriş

DAVID BALDACCI

Okurlar, alışılagelmiş polisiye hikâyelerinde, yalnızca bir yazann yeteneklerinden ve hayal gücünden büyülenirler, ancak kanunsuz bir suçu konu alan bu romanda kurguyu incelikle işleyen, gerilim unsurlarını ustalıkla kullanan ve yaşamla ölüm arasındaki geçişi en iyi şekilde yansıtan yirmi altı usta söz sarrafının yetenekleriyle bezenmiş bir hikâyenin tadına varacaklar. Aslında bu çok nadir rastlanan bir durum, çünkü gerilim yazarları işleri söz konusu olduğunda herkesin bildiği gibi birer münzevi ve paranoyak haline gelerek pek de dostça olmayan bir tavır takınabilirler. Romanlarına ilişkin son sözü söylemeyi severler, fakat bu kadar mutlak bir güç nadiren elde edilse de sarhoş edicidir; özellikle de hikâyelerini Hollywood’a satmışlarsa, güçlerinin sıfırın altına düştüğünü fark ederler. Ne var ki hikâye dünyasının dışında ve ellerinde bir kadeh içki olduğunda ilginç ve eğlenceli insanıılardır. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Glenn Meade - Brandenburg

Glenn Meade - Brandenburg

80'li yıllarda bir eylemci Berlin'deki sokak ortasında vurulur. Paraguay'da bir arabanın çarpıp kaçtığı çok geçmeden can verir. Yaşlı bir işadamı, Asuncion'daki görkemli malikanesinde kafasına kurşun sıkarak intihar eder. Bu ölümlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna inanan Gazeteci Rudi Hernandz ise olayı çözemeden korkunç bir cinayete kurban gidecektir.

Gazetecinin akrabası Erica, AB'ye bağlı Avrupa Güvenlik İdaresi'nde uzman olarak çalışan Volkmann'ı araştırmayı sürdürmeye ikna eder. Başlangıçta Volkmann'ın elinde işe yarar hiçbir ipucu yoktur. Sadece banda alınmış anlamsız bir konuşma ve yarısı yanmış, eski, siyah beyaz fotoğraf... Bu fotoğraf Avrupa tarihini elli yıl geriye götürecek korkunç bir planı açığa çıkarır: bugün de tekrarlanabileceğini bildiğimiz için, büsbütün korkunçlaşan bir planın... Volkmann'ın artık kendi geçmişinin acılarıyla yüzleşmekten başka çaresi yoktur.

"Gerilim türünün en iyileri arasında yerini alan, soluk soluğa okurken keyif duyacağınız bir eser. İnsanı sarsacak kadar gerçekçi."
- Campbell Armstrong-

"Best-seller kitapların tüm özelliklerini taşıyor. Egzotik mekanlar, müthiş bir kurgu, gerçekçi karakterler ve diyaloglar. Gerçekten çok başarılı."
- Ted Allbeury-

Kitaptan Alıntı

Yazdı, güneş mavi denizin üzerinde parlıyordu, ama kıyı bomboştu. Yazlık evin kapısında bekliyorlardı; genç doktor küçük oğlanın elini tutuyordu. Çocuk korkuyla titriyordu, ama ağlamıyordu. Küçük yeşil Austin toprakla kaplı dar yolda göründüğünde, çocuğun yüreği hızla çarpmaya başladı. Mavi pamuklu elbisesiyle annesi çok güzel görünüyordu, ama arabadan inip koyu renk güneş gözlüklerini çıkardığında, çocuk annesinin kahverengi gözlerinde yaşlar olduğunu gördü. Annesi yaklaşırken, çocuk doktorun elini bıraktı, kadının kollarına atıldı. Annesinin kokusunu duyuyor, onu sarıp sarmalayan sevgiyi hissediyordu; artık daha iyiydi. Annesi öpmek için eğildiğinde pamuklu elbisesine sarıldı.

- Tamam, Joseph, anne burada. Tamam.

Genç doktor yanlarına yaklaştı elini uzattı.

- Mrs. Volkmann, ben Doktor Rhys. Sizinle biraz konuşabilir miyim?

Çocuk annesinin sahilin hemen yakınındaki küçük, beyaz yazlık eve baktığını gördü. Açık pencerenin parlak yeşil perdesi, denizden gelen rüzgârla havalanıyor ve iniyordu, ama babasının uyuduğu yatak odasının penceresi kapalıydı. Küçük bahçedeki çiçeklerin güzelliği göz alıyordu. Çocuk, rüzgârla dalgalanan perdenin ardındaki cilalı Steinway'i ve şöminenin üzerinde duran gümüş çerçeveli fotoğrafları görebiliyordu. 
Ekitap indirmek için logoys tıklayınız
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gabriel Garcia Marquez - Bir Kacirilma Oykusu

Gabriel Garcia Marquez - Bir Kacirilma Oykusu

Yazarlık mesleğine gazete ve haber ajansı muhabirliğiyle başladıktan sonra 1960' lı yıllardan beri Latin Amerika taihini kendine özgü o 'büyülü gerçekçilik' üslubuyla roman ve öykülerinde yeniden anlatmaya koyularak, sanki tüm Latin Amerika için kimlik arayışına giren, Nobel Ödülü sahibi Kolombiyalı büyük yazar Gabriel Garcia Marguez , Kolombiya' yı yıllarca haraca kesen uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escolar 'ın, can düşmanı olan öbür kartellerin elinden kurtulabilmek için bir yandan adalete teslim olma sürecini işletirken, öte yandan da pazarlık gücü kazanabilmek amacıyla tam dokuz kişiyi kaçırmasını anlatan 'Bir Kaçırılma Öyküsü' adlı bu yeni kitabıyla, gazeteciliğe bir tür dönüş yapıyor. Birçok yapıtında gazete haberlerinden yola çıkmış olan Gabriel Garcia Marguez , bu kez haberi romanlaştırırken, hemen hepsi gazeteci olan bu dokuz kişinin, ailelerinin, dostlarının, onları kaçırıp rehin tutanların ve hissettiklerini büyük bir ustalıkla ve bir gazeteci gözüyle ortaya koyuyor; Kolombiya' nın bu karanlık dönemini irdelerken de, ülkesinin gerçeklerine bir başka açıdan ışık tutmuş oluyor. Bir Kaçırılma Öyküsü' nün ilk basımını, yazıldığı dil olan İspanyolca dışında ikinci dilde yayınlayan ilk birkaç ülkeden biri olduğumuzu da övünçle belirtmek istiyoruz.

Kitaptan Alıntı

Arabaya binmeden önce, kendisini kimsenin gözlemediğinden emin olmak için omzunun üzerinden geriye baktı. Bogota'da saat Aakşamın yedi buçuğuydu. Hava bir saat önce kararmıştı; Ulusal Park iyi aydınlatılmış değildi; yapraksız ağaçlar, bulanık, hüzünlü gökyüzünün üzerine hayaletleri andıran siluetler çiziyorlardı, ama görünürde korkulacak bir şey yoktu. Maruja, mevkiine rağmen şoförün arkasına oturdu, çünkü orası ona hep en rahat yer gibi görünmüştü. Beatriz de öteki kapıdan binip onun sağına oturdu. Her günkü işlerinde neredeyse bir saat gecikmişlerdi; üç yönetim toplantısının yapıldığı, insana ağırlık veren bir öğle sonrasının ardından her ikisi de kendini yorgun hissediyordu. Özellikle de bir gece önce evinde verdiği bir parti yüzünden üç saatten fazla uyuyamamış olan Maruja. Uyuşmuş olan bacaklarını uzattı, gözlerini yumup başını koltuğun arkasına dayayarak, her zamanki emri yineledi:

— Eve, lütfen.

Her günkü gibi, güvenlik nedenleriyle olduğu kadar trafikteki kördüğümler yüzünden, kâh bir yoldan, kâh bir başkasından dönüyorlardı eve. Bindikleri Renault 21 yepyeni, rahat bir arabaydı, şoför de onu dikkatli bir ustalıkla kullanıyordu. O akşamki en iyi seçenek, kuzeye doğru uzanan çevre yoluydu. Üç trafik ışığını da yeşilde yakalamışlardı; akşam trafiği her zamankinden daha az sıkışıktı. Daha kötü günlerde bile bürodan Maruja'nın evine kadar, 84A-42 numaralı Üçüncü Yanyolu yarım saatte geçerler, daha sonra şoför, Beatriz'i, yedi blok kadar ötede olan evine götürürdü.

Maruja, aralarında birkaç kuşaktan beri gazeteciler bulunan, tanınmış bir entellektüel aileden geliyordu. Kendisi de gazeteciydi, pek çok kez de ödül almıştı. İki aydan beri, sinemaya destek veren bir devlet kuruluşu olan Focine'nin başındaydı. Görümcesi ve yardımcısı olan Beatriz, bir süre için değişiklik olsun diye işine ara vermiş, uzun yıllar deneyimli bir fizik tedavi uzmanıydı. Maru-ja'nın 

Focine'deki başlıca sorumluluğu, basınla ilgili her şeyle ilgilenmekti. Her ikisinin de korkacak birşeyleri yoktu, ama Maruja, uyuşturucu mayfasının, bir önceki Ağustos ayında, hiç umulmadık bir esintiyle gazetecileri kaçırmaya başlamasından beri, neredeyse bilinçaltı bir hareketle omzunun üzerinden geriye bakma alışkanlığını edinmişti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gabriiel Garcia Marquez - Benim Hüzünlü Orospularım

Gabriiel Garcia Marquez - Benim Hüzünlü Orospularım

1982 Nobel Edebiyat Ödülü'nü de almış olan Gabriel Garcia Marquez'in, dünyanın en büyük yazarlarından biri olduğunu herkes biliyor. Yazdığı son romanı Benim Hüzünlü Orospularım'la yine dünya kitap dünyasının doruğuna oturdu. Yazar, bu kez, doksanını bulmuş çok yaşlı bir gazete köşe yazarının ağzından müthiş bir aşk serüvenini dile getiriyor. Son yılların en güzel aşk romanlarından biri. Büyülü Gerçekçilik akımının yaratıcısı bu büyük ustadan büyüleyici bir roman daha. Kolombiyalı yazar, bu kitapta 90 yaşındaki bir adamla 14 yaşında bir yeniyetmenin ilişkisini anlatıyor...

"Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. Aklıma Rosa Cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline bir yenilik geçtiğinde hatırlı müşterilerine haber veren kadın. Daha önce öyle şeylere ya da onun baştan çıkarıcı müstehcen önerilerinin hiçbirine asla kapılmamıştım ama benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. Ahlâk da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzır bir gülümsemeyle, görürsün bak...

Kitaptan Alıntı

Doksanıncı yaş gününü kutlayan yaşlı gazeteci o güne kadar parasını vermeden hiçbir kadınla birlikte olmamıştır. Aşk denilen kavramdan çok çok uzaktır. Kendi yaşantısından, o zamana kadar sürdürmüş olduğu hayattan pek de memnun değildir. Kendini şu şekilde tanımlar hatta:

“Çirkinim, çekingenim, çağdışıyım.

Böyle olmak istemediğim için tam tersiymişim gibi davranmışımdır hep.…

Hayatta hiçbir becerisi, parlak hiçbir yanı olmayan, soyu tükenmiş biriyim…”

Doğum gününde pek fazla vakti kalmadığının bilinciyle kendine bir ödül vermek ister. Fakat Delgadina adını verdiği kızı sadece izlemekle yetinir. Uyanıkken hiç görmez onu, bir kez bile konuşmazlar. O uyurken ona hikaye okur, saçlarını okşar, hayal kurar. Güzelliği ve saflığı karşısında elinden başka hiçbir şey gelmez. Zamanla onu yalnızca izlemeye ve kendi hayatında geriye giderek yaşadıklarını hatırlamaya, kendi geçmişiyle ve şimdisiyle çekişmeye başlar. Bu sırada doksan yaşında kendini tanır, o zamana kadar fark etmediği pek çok şeyin farkına varır.

“Her şeyin yerli yerinde olması, her işin zamanında yapılması, her sözün yakışık aldığı gibi söylenmesi gerektiği şeklindeki saplantımın düzenli bir kafaya yaraşır bir ödül olmadığını, tam tersine doğamdaki düzensizliği gizlemek için kendi uydurduğum bir yapmacıklık gösterisi olduğunu keşfetmiştim; cimriliğimi örtbas etmek için cömert gibi göründüğümü, akılsız olduğum halde ihtiyarlık tasladığımı, içimde bastırdığım öfkelerime yenik düşmemek için uzlaşıcı olduğumu, sırf başkalarının vaktini ne kadar az umursadığım anlaşılmasın diye dakik davrandığımı anlamıştım. En sonunda aşkın ruhsal bir durum değil, bir burç işareti olduğunu keşfettim.”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gina L. Maxwell - Gardını Asla Düşürme

Gina L. Maxwell - Gardını Asla Düşürme

Tatlı kekler, sıkı yumruklar ve beklenmedik bir aşk.

Kaybetmeyi bilmeyen eski kafes dövüşçüsü Xander James, eski formunu yakalayıp tekrar şampiyon olmak istiyor. Ama inatçı Xander tam işleri yoluna koydum derken, spor salonu kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Şampiyonluk maçından önce, hayatın Xander’ın karşısına çıkardığı başka bir mücadele var.

Sophie Caldwell’in ise tek istediği, keklerinin kabarması. Tabii bir de büyükannesinden kalan pastane. Ancak pastanenin onun olabilmesi için küçük bir engel var: Bekârlık. Mavi saçları, her yerini kaplayan dövmeleri ve topuklu ayakkabılarıyla mutfakta harikalar yaratan bu kadının zor bir karar verme zamanı geldi.

Hayatın hamuruna hangi malzemeleri katacağını bazen bilemezsin. Ya da ringe çıktığında her zaman rakibini seçemezsin. Tıpkı âşık olacağın kişi gibi…

Kitaptan Alıntı

Xander James üç yüz kiloluk traktör lastiğinin tırtıklı kauçuk kısmına parmaklarını geçirdi. Ter damlaları gözlerini yakıyordu. Dişlerini sıkıp bacaklarını düzleştirerek döndü ve tekerleğin üzerinden geçene dek kaldırdı, nefesini boşaltırken adeta kükrüyordu.

“Hadi devam dostum, yarısını hallettin. Bu seti tamamladıktan sonra beş dakika ip atlayacaksın, sonra da beş dakika molan olacak. ”

Xan, bir sonraki yarı profesyonel MMA dövüşüne hazırlanmak için koç olarak tuttuğu dostu Reid Andrews’a ters ters baktı. “Beş dakika mı? Gerçekten acımasız pisliğin tekisin Andrews, biliyorsun değil mi?”

“Bana bu yüzden o kadar para dökülüyorsun, İngiliz.” Bu cehennem azabı için bir şeyler ödediği doğruydu ama bunun bedeli para değil, tutulan kasları ve ağrıyan eklemleriydi. Yine de fazlasıyla değerdi. Onun için, profesyonel MMA dövüş organizasyonu UFC’deki yerini geri kazanmaktan daha önemli bir şey yoktu. Bu önündeki dövüşü kaybederse UFC kariyerine sahip olma hayallerine elveda diyebilirdi. Bu yüzden de Reid’i her gün buna pişman ederdi.

Xan, ön koluyla alnım silerek “Çok paraymış. Sana ödeme yapmama izin versen en azından biraz merhametli davranmanı talep etme hakkım olurdu. Ama bana gönüllü olarak işkence yaptığın için acayip sıçmış haldeyim,” dedi.

Reid dövmeli kollarını göğsünde kavuşturup Xan’a şeytanca sırıttı. “Dostlar ne içindir, İngiliz? Hadi artık az laf, çok dönüş.”

“Hay hay, Koç.” Dostuna orta parmak gösterdikten sonra yine lastiğe uzandı.

Xander’ın İngiltereli olduğu düşünülünce Reid’in kendisine taktığı lakap pek de özgün sayılmazdı ama spor salonundaki dövüşçülerin ağzında dolaşanlardan daha iyiydi.

Xan, ön kapıya baktığı için yaşlı bir işadamının lobiye doğru ilerlediğini gördü. Bölmesiz, tek kattan oluşan spor salonunun çeşitli yerlerinde homurdanarak antrenman yapan tişörtsüz adamların arasında, şık pantolonu ve kravatıyla çok alakasız görünüyordu. Adamın yüzündeki resmiyet, bembeyaz gömleğiyle daha da pekişiyordu.

Seti tamamladığı sırada derin nefesler alırken, “Hay içine edeyim,” diye mırıldandı Xan. O en son görmek istediği kişi olan Richard Caldwell’di. Adam, Vegas banliyösü olan Rose Valley’deki binanın sahibiydi; Xan de burayı MMA spor salonu TLP2 olarak kiralamıştı. Dostları Irish ve Jax’in Oahu adasında açtıkları LP’nin ikinci merkeziydi. Caldwell’in ofisini ona, adamın kendisiyle görüşmek istediğine dair birkaç mektup göndermişti ama Xan bunu erteleyip durmuştu. Mekânı işletme, müşterilere idman yaptırma ve Reid’le birlikte kendi antrenmanına çalışma işleriyle deli gibi yoğundu. Çok büyük ihtimalle kirasını yükseltmek isteyen bu fiyakacı hergeleyle buluşmak önceliklerinin arasında en sonda geliyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Geneva Lee - Aşk

Geneva Lee - Aşk

Clara, dünyanın en mutlu kadını olmalıydı. Bir kaç hafta içinde sevdiği adamla evlenecekti. O, bedenen, kalben ve ruhen bağımlı olduğu kişiydi. Ancak Alexander’ın babası, Clara’yı sınıfsal olarak reddetmekteydi.

Clara tüm yaşadıklarından sonra Alexander’ın hâlâ ondan gizlediği sırları olduğunu ve onu takip ettirdiğini öğrenir.

Clara, Alexander’a güvenebilir mi? Ona duyduğu aşk, bağımsızlığını ve kendi yaşamını, kraliyet evi için feda edecek kadar güçlü müdür?

Kitaptan Alıntı

Misten İçyüz

Benim çok da hanımefendi olmayan saraylı kadınlarıma: Smexy kalın, canlarım.

Soluk kış güneşi, mutfak penceresinden içeriye doğru parlıyordu. Gökyüzünde dolaşan tek tük mor bulutlar, Nothing HilTdeki sessiz konut sokaklarını sıra dışı pembe bir ışığa boğmaktaydı. Sakin Londra sabahının güzelliğine rağmen, gözlerim sadece mutfaktaki adamı görüyordu. Üzerinde, ince beline rahat bir şekilde oturan, siyah ipekten bir pijama alt vardı. Bakışlarımı onun bariz bir şekilde belli olan karın kaslarında gezdirdim ve Alexander kahve doldurmak için tezgâha döndüğünde, bol bol sırtının V şekline, parmaklarımla keşfetmeyi sevdiğim yere hayranlıkla baktım. Siyah saçları, sabahki aşk oyunlarımızdan dolayı hâlâ karışıktı. Bana iki kere, fantastik, her şeyimi tüketen bir orgazm bah-şetmişti. Alexander'in vücudu her ne kadar muhteşem olsa da, beni fırtına gibi fethetmiş olan yine de kalbiydi. Bir kez daha inanılmaz güzellikteki bu adamın bana ait olduğunu fark edince nefesim kesildi. Her ne kadar inanılmaz görünse bile.

Alexander bana bir kupa uzattığı esnada, şehvetli dudakları, her şeyi bilen bir sırıtma ifadesine dönüştü. "Senin için, tatlım."

Dikkatlice biryudum aldım ve tadını çıkarırcasına başımı salladım.

"Ee? Yavaş, yavaş kahve yapmasını öğrenmiş miyim?" diye sordu Alexander.

"Fena değil." diye doğruladım ve bir yudum daha içtim.

"Dün akşamdan sonra, yapabileceğim en fazla şey seni kışkırtmaktır, hatta bunun anlamı sana kahve yapmak zorunda olsam bile."
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Georges Simenon - Bellanın Ölümü

Georges Simenon - Bellanın Ölümü

Kişinin evine gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketleri yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için gerildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.

Spenser Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş, ilgilenmemişti. İstediği gibi bir yalnızlığa kavuşmuştu; yorgan gibi kalın, dışarıdan tek bir gürültüyü olsun içeri sızdırmayan bir yalnızlığa... Üstelik lapa lapa yağmaya başlayan kar, sessizliğin daha bir gözle görülür, elle tutulur hale gelmesini sağlıyordu. O gecenin daha sonra bir büyüteç tutularak inceleneceğini, kendisine yeniden yaşatılacağını, büyütecin altında duran kendisi değil de bir böcekmiş gibi davranılacağını, Spencer değil, kim olursa olsun, aklının köşesinden geçebilir miydi ?

Kitaptan Alıntı

Kişinin, evinde gidip geldiği, yalnız kalmanın rahatlığı içinde gevşemiş, alışageldiğince devindiği, her günkü gibi davrandığı, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.

Spencer Ashby de, biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş, ilgilenmemişti, istediği gibi bir yalnızlığa kavuşmuştu; yorgan gibi kalın, dışarıdan tek bir gürültüyü olsun içeri sızdırmayan bir yalnızlığa... Üstelik, lapa lapa yağmaya başlayan kar, sessizliğin daha bir gözle görülür, elle tutulur hale gelmesini sağlıyordu.

O gecenin, daha sonra, bir büyüteç tutularak inceleneceğini, kendisine yeniden yaşatılacağını, büyütecin altında duran kendi değil de bir böcekmiş gibi davranılacağını, Spencer değil, kim olursa olsun, usunun köşesinden geçirebilir miydi?

Akşam yemeğinde ne yemişlerdi? Çorba yoktu o akşam, yumurta yenmemişti, hamburger de yoktu; Christine'in, çeşitli yemek artıklarıyla hazırladığı, arkadaşlarının da kendisini sevindirmek için nasıl pişirdiğini sordukları yemeklerden birini yemişlerdi. Bu kez, fınhda pişmiş bir kat makarnanın altında çeşitli etlerden artmış parçalar, hattâ birkaç parça jambonla birkaç bezelye tanesi göze çarpıyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gün Zileli - Ev (1946-1954)

Gün Zileli - Ev (1946-1954)

İnsanlar da kediler gibidir, evlerine bağlanırlar. Ama hayat çoğunlukla bu bağlanmaya izin vermez. Üstelik insan ömrü, kedi ömründen çok uzundur. Bir eve taşıdığınızda, hemen yerleşmeye girişirsiniz, sanki bir daha hiç taşmmayacakmış gibi. Sonra "göç" gelip yine kapınıza dayanır. Üzüntüyle toplanmaya başlarsınız. Ayrıldığınız, basit bir mekân değildir. Ömrünüzden bir şeyler bırakırsınız o evde.

Filistinli Ebu Suut el Haravi, "evinden kaçmaya zorlandığın için utanma" diyor. Türkçede tam öyle değil ama birçok dilde "ev", yaşanan yurdu da temsil ediyor. Gittikçe azalan aile fertlerinin birlikte yaşadığı aile ocağını terk edeli yaklaşık otuz beş yıl oluyor. Neredeyse on beş yıl geçecek, "yurt" anlamındaki "ev"den kaçmak zorunda kalışımın üzerinden. Utanmıyorum. Kader de utanmasın. Utanması gereken başkaları var.

Kitaptan Alıntı

24 Ekim 1946’da, Ankara’da, anneannem (Nazire Kızılkaya), dedem (Fuat Kızılkaya), “Hala” dediğimiz, ismini hiçbir zaman ögrenemedigim, dedemin kız kardeşi ve küçük dayımın (Semin Kızılkaya) oturdukları, Demirtepe-Sümer Sokağındaki, balkonları yuvarlak sûtunlu üç katlı evin birinci katında dünyaya gelmişim. Bir yıl önceki, Birleşmiş Milletler adlı ucubenin kuruluşuyla aynı güne rastlaması dışında bir şikâyetim yok doğum günümden. Metin (Kızıl-kaya) dayımın koyduğu adımdan da. Hem adımı severim, hem de adıma uygun olarak, gündüzleri.

Doğduğum evin yerinde yeller estiğini, Türkiye’den ayrıldıktan on üç yıl sonra, 2002 yılında, Ankara’ya ilk kez gidip, bu evi görmek gibi safdilce heveslere kapıldığım zaman anladım. Bırakın evi, sokağın bile aynı sokak olduğuna bin şahit islerdi. Burasının gerçekten Sümer Sokağı olup olmadığından kuşkuya düştüğümden, birkaç kişiye sormak zorunda kaldım. Ne eski Yargıtay Başkanı İmran Öktem’in, duvarları kanun kitaplarıyla dolu evi; ne İsmet hanımın, anneannemlerin evinin hemen karşısına düşen, çamlarla kaplı, kuş sesleri içindeki bahçesi; ne Tapu Kadastro Okulumun. yanı başındaki evin alt katında bulunan dükkânda icrayı sanat eden, pantolonlarımı diktirdiğim terzi; ne de daha sonraki yıllarda osurduğumuz, Aziz Kalfa'nın evi dire-nebilmişti mega kent canavarının önüne gelen her şeyi ezip geçen dev ayaklarına. 
Her şey iz bırakmamacasına yok edilmiş, kuşlar ötmez olmuş, bunların yerini, hiçbir özellikleri olmadığı için insanın belleğinde bir iz bile bırakmayan kişiliksiz apartmanlar almıştı. Sadece, sokağın, Demirtepe tarafına bakan köşesindeki Tapu Kadastro Okulu'nun açık güneş kahverengisine çalan yaşlanmış duvarları gülümsüyordu bana, eski günlerden bir tanıdık olarak.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Georges Simenon - Küçük Köpekli Adam

Georges Simenon - Küçük Köpekli Adam

Kitaptan Alıntı

Mavi Defter

13 Kasım Çarşamba

Acaba pazar günkü olay ona atfetmeye kalkıştığım öneme sahip mi? Abartmaya kaçmadan, olay bile denemez buna. Sokakta rasgele bir karşılaşma. Paris kalabalığında meçhul bir çift. Bir bakışma.

Yine de, üç günden beri, ruh halim değişti ve kesin olduğunu sandığım kararlar artık gözüme o kadar kesin görünmüyor. Bu kararlan ne dramatik ne de duygusal bir şekilde hatırlıyorum. Ben diğerleri arasında, diğer milyonlarca, milyarlarca insan arasında, yaşayanlar, yazdığım şu anda doğanlar ve ölenler arasında herhangi bir insanım yalnızca; aynı toprağa basmış, aynı havayı teneffüs etmiş, mevsimlerin aynı akışını yaşamış, az çok bana benzeyen yüz milyarlarca varlık da cabası.

Her halükârda yazacaktım, ancak, bu son pazar gününden önce, düşündüğüm sadece bir mektup yazmaktı; belki hayli uzun, kimseye hitaben yazılmamış bir mektup, gönderecek kimsem yok çünkü.

Ne var ki dün, dükkânı kapattıktan sonra, bir okul defteri almak için karşıdaki kırtasiye dükkânına gittim. Bana mavi, pembe, yeşil ve sarı defterler gösterdiler. Mavi olanını seçtim; pazar günü, öğleden sonra saat üçe doğru Pantheon'un üzerinde bulutların arasından beliren mavi gökyüzü parçası yüzünden şüphesiz.

Mektubumun üslubu, şu anda yazmayı tasarladığım şeyin üslubundan çok farklı olacaktı. Yarın, ertesi günler, gelecek haftalarda nasıl bir üslup tutturacağımı doğrusu bilmiyorum, zira bunun uzun sürebileceğini ve kendime tanıdığım süreyi uzatacağımı sezinler gibi oluyorum.

Cumartesi günü kararımı vermiştim. Sakin ve huzurluydum, sonun yaklaştığını bir çeşit alaycılıkla görüyordum; bu alaycılığı da mektubumda hissettirecektim. Nasıl başlayacağım konusunda tereddüt ediyordum.

"Ben, Paris III. Bölge, Arquebusiers Sokağı 3 numarada oturan, kırk sekiz yaşında, Felix Allard. ."

Vasiyetnamelerde olduğu gibi, "aklen ve bedenen sağlam olarak. ." diye ekleyecek miydim?

Başkalarının beyninde neler olup bittiğini bilmesem de, dolayısıyla neyin normal olup olmadığı konusunda karar vermem güç olsa da, aklen sağlam olduğuma yemin ederdim.

Tutturmayı düşündüğüm üslup buydu. Hafif bir üslup, şurasında burasında azıcık acı alay olacaktı; başkasını değil beni, kendimi hedefleyen bir acı alay.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Giovanna Fletcher - Yıldız Öpücüğü

Giovanna Fletcher - Yıldız Öpücüğü

Mizah ve zekâyla örülmüş Yıldız Öpücüğü, hayat ve aşk üzerine şansını denemekten kaçınmayanların sıcak hikâyesi.

Gözlerini kapat ve İngiltere'nin uzak bir kasabasında dört bir yanı kekler ve türlü ikramlıklarla çevrili olan bir kafede çalıştığını hayal et. Şimdi, dönemin en ünlü aktörlerinden birinin ünlü bir aşk romanının filmini çekmek üzere kasabana geldiğini ve çay içmek için o kafeye uğradığını düşün. Unutma o, senin en sevdiğin roman.

Kitaptan Alıntı

Ben

Dört yaşındayken tek istediğim, küçük bir ağlayan bebeğe sahip olmaktı. Aslında bebekler hiçbir zaman ilgimi çekmemişti ama en sevdiğim arkadaşıma doğum günü hediyesi olarak ağlayan bebek aldıklarında, hayatımdaki tek eksiğin zırıl zırıl ağlayan bir bebek olduğuna kanaat getirdim. Birkaç hafta annemle babamın başının etini yiyerek en sonunda onları pes ettirmeyi başardım. Doğrusunu söylemek gerekirse, bir hafta kadar ilgi odağım olduktan sonra garibim kendini bir köşeye atılmış buluverdi. Off yani! Daha sonra başına ne geldi bilmiyorum ama galiba annem onu bir kermeste falan sattı.

Sekiz yaşımdayken tek istediğim, Canlı Performans7 programına katılıp Bay Blobby ile dans etmekti. Saatlerce beni benden alan o sarı benekli koca pembe yaratıkta garip bir şeyler vardı. Maalesef bu arzum hiç gerçekleşmedi. Ama pofuduk Bay Blobby oyuncağım hâlâ sahip olduğum en değerli şeylerden biridir ve tek gözü kopuk olsa da her gece mutlu mesut yanımda yatar.

On yaşındayken tek istediğim, bir Baharat Kız1 olmaktı. Evin içinde kendi uydurduğum dans eşliğinde döne döne Wannabe şarkısının sözlerini haykırarak annemle babamı

deli ettiğim çok olmuştur. Elimi kalçama koyup kıvırtıyor, bir yandan da diğer elimle barış işareti yapıp avazım çıktığı kadar “Kızların Gücüüü!”diye bağırıyordum. Onlara o kadar hayrandım ki favori Baharat Kız’ım Geri’den esinlenip balığıma Ginger adını vermiştim. Geri gruptan ayrılmaya karar verdiğinde dünya başıma yıkılmıştı. Onsuz bir Spice Girls asla aynı olamazdı. Böylece Baharat Kız olma hayalim saatlerce salya sümük ağlayarak sona ermişti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Gena Showalter - Karmasik

Gena Showalter - Karmasik

ADEN’IN HAYATI YOLUNA GİRMİŞTİR. EV. ARKADAŞLAR. HAYALLERİNDEKİ KIZ. 
TABİİ UFAK BİR SORUN DIŞINDA: KISA ZAMAN İÇİNDE ÖLECEĞİ KESİNDİR…

Topluma bir türlü ayak uyduramayan asi Aden Stone, Crossroads, Oklahoma’ya geldiğinden beri güzel bir hayat yaşamaktadır. Tabii en iyi arkadaşlarından birinin kurtadam, kız arkadaşının kana susamış bir vampir prenses ve Aden’ın vampirlerin yeni kralı olduğunu saymazsak… Hem de hâlâ insanken! Yani neredeyse insanken.

Kafasının içindeki ruhlar yüzünden Aden her zaman “farklı” olmuştur. Bu ruhlar zamanda yolculuk yapabiliyor, ölüleri diriltebiliyor, bir başkasının zihnini ele geçirebiliyor ve bugünlerde Aden’ın en nefret ettiği özellik olarak, geleceği öngörebiliyordur.
Peki Aden’ı gelecekte ne beklemektedir? Kalbine saplanacak bir bıçak!

Çünkü karanlığın yaratıkları savaş hazırlığındadır ve her şeyin merkezinde Aden yer almaktadır. Fakat Aden’ın savaşmadan kaderini kabullenmeye niyeti yoktur… Arkadaşları ona arka çıkar ve Victoria onunla birlikte olabilmek için kendi geleceğini riske atarken ilk defa Aden’ın hayatında yaşamak için bir nedeni vardır!

“Elinizden düşüremeyeceksiniz. Kitapta okurun her an karşısına çıkan cesaret, kurulan ilişkiler ve aidiyet hissi sayesinde gençler kendilerini karakterlerle özdeşleştirecek.” 
School Library Journal

“Kitabı okumaya başladıktan sonra bir daha bırakamadım. Muhteşem!” 
Kristin Cast

Kitaptan Alıntı

Çarşaflan yere düşerken Aden Stone yatağında kıvrandı. Çok sıcak.

Üzerinden ter fişkınyor, giydiği tek şey olan boxer üstüne yapışıyordu. Çok fazla. Aklı... ah, zavallı, mahvolmuş aklı. Titreşen pek çok görüntü yok edici bir karanlık, korkunç kargaşa ve gaddar bir acıyla düğüm düğüm olmuştu.
Daha fazlasını... kaldıramam. .. O bir insandı fakat yakıcı vampir kanı şimdi damarlannda akıyordu. Bu kanı verenin gözlerinden kısa bir süreliğine de olsa dünyayı görmesini sağlayan güçlü vampir kanı. Bu o kadar da korkunç olmazdı -b u n u daha önce tecrübe etm işti ancak bir gece önce kanı iki ayrı kaynaktan içmişti. Elbette kazara olmuştu ama bunun karman çorman beyni için bir önemi yoktu.

Bir kaynak kız arkadaşı, Prenses Victoria’ydı. Diğeri ise Victoria’nın ölü nişanlısı Dimitri. Ya da sözlüsü. H er neyse. Şimdi onların kanlan Aden’in dikkatini çekmek için hırçın bir
şekilde çekişiyordu. Zehirli bir atışma. Çok da büyük bir mesele değildi, öyle değil mi? Yıllar boyunca Aden zombilerle savaşmış, zamanda yolculuk etmiş ve hayaletlerle konuşmuştu; ufak bir dikkat eksikliği karşısında gülebilmeliydi. Yanlış! Kendini bir şişe asit içmiş, üzerine de km k cam yemiş gibi hissediyordu. 
Biri onu yakarken diğeri onu lime lime ediyordu.

Ve şimdi de... 
Odak noktası yine değişiyordu.
Aniden Victoria’nın, “Ah, baba,” diye fısıldadığım duydu.
Aden irkildi. Victoria fısıldamıştı, evet ama çok yüksek sesle.
Kulaklan da, geri kalan her yeri gibi hassastı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.