Articles by "Cocuk-Genclik"

Cocuk-Genclik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro

Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı kitabıyla ülkemizde çok sevilen Susanna Tamaro, çocuklar için de kitaplar yazdı. Kitaplardan Korkan Çocuk, onun en sevilen çocuk kitabı. Küçük Leopold, daha sekiz yaşındadır, gerçekten de kitaplardan çok korkmaktadır. Her yıl olduğu gibi sekizinci doğum gününde de, annesiyle babasının getirdikler armağan paketini heyecanla açar, ne yazık ki, o çok sevdiği, sahip olmak için can attığı bir çift koşu ayakkabısı yerine parlak kaplı iki kitapla burun buruna gelir. Hıçkırarak ağlamaya başlar. Kitapları öfkeyle yere fırlatır, gider odasına kapanır. Annenin babanın üzüntüsü büyüktür. Leopold de kendince haklıdır. Çünkü hangi kitabı açsa kara kara harfler, kara kara lekeler havalarda uçuşmakta, çocuğun başı dönmektedir. Oğullarının bu kitap korkusu hastalığını yenmek için annesi babası çareler ararlar, onu doktora götürürler, cezalandırma yoluna başvururlar. Sonunda Leopold, çareyi evden kaçmakta bulur. Kitap okumayı seven çocuklar ona kızmasınlar. Çünkü Leopold de haklı. Ama zaten bu kitabın büyüleyici yanı, onun evden kaçmasıyla başlıyor.
  • Kitap Adı: Kitaplardan Korkan Çocuk
  • Yazar Adı: Susanna Tamaro
  • Çevirmen: Eren Cenöey
  • Yayınevi: Can Yayınları

Kitaptan Alıntı

O sabah evden çıkarken Leopoldo bir daha geri gelmeyeceğini biliyordu. 

Bir önceki gün onun doğum günüydü; sekizinci doğum günü ve gerçekten pek hüzünlü bir gün olmuştu. Armağan olarak, uzun süredir arzu ettiği bir şeyi; bir çift koşu ayakkabısını istemişti. Kentte yaşasa bile koşmaya bayılıyordu. Koşarken havanın yüzüne çarptığını hissediyor, bu onu neşelendiriyordu. Ne yazık ki koşmak için eline pek fırsat geçmiyordu; hatta okuldaki beden eğitimi dersi dışında buna hiç mi hiç olanak bulamıyordu. Aslında o, kırlarda ya da deniz kıyısında koşabilmeyi isterdi.

 Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro
Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jules Verne - On Beş Yaşında Bir Kaptan 2

Jules Verne - On Beş Yaşında Bir Kaptan 2

İnsan ticareti! Konuşma dilinde hiç yer bulamamış bu sözün anlamını herkes bilir. Denizaşırı sömürgeleri olan Avrupalı uluslar yararına yapılan bu iğrenç ticaret, uzun süre geçerli kalmış, yıllar önce yasaklanmıştı. Bu arada, geniş bir alanda, özellikle Orta Afrika'da hâlâ geçerlidir. XIX. Yüzyılda, kendini Hıristiyan sayan bazı devletler, köleliğin kaldırılması antlaşmasına hâlâ imza atmamışlardır.
İnsan ticaretinin artık yapılmadığı düşünülebilir. İnsan alım satımı durdurulmuştur. Oysa işin aslı hiç de öyle değildir. Bu yapıtın ikinci kısmını merak ediyorsa, okurun bu nokta üzerinde durması gerekir. Günümüzde hâlâ insan avının nasıl sürdürüldüğünü, kölelerden oluşan koloniler kurmak amacıyla, yaşayanlarından bütün bir kıtanın nasıl yoksun bırakılmak istendiğini, o barbarca çapulların nasıl ve nerede gerçekleştirildiğini, nasıl kan döküldüğünü, nasıl kundaklama ve yağmalar yapıldığını ve sonuçta bütün bunların, kimin işine yaradığını okurun öğrenmesi gerekir.
Jules Verne - On Beş Yaşında Bir Kaptan 2
Jules Verne - On Beş Yaşında Bir Kaptan 2

Hangi Anne Hangi Babasınız - Aşkım Kapışmak

Hangi Anne Hangi Babasınız - Aşkım Kapışmak

Adımı duyan herkes, “Aşkım Kapışmak senin adın mı gerçek-ten?”diye soruyor. Hemen söylüyorum, evet gerçekten benim adım.
Her insanın önceden yazılmıştır kaderi. Nerede doğup nerede duracağımız ve nereye varacağımız bellidir. Doğum yerim İstanbul olarak belirlenmiş. Bu yüzden anne ve babamı göç ettirmiş kader Elazığ’dan İstanbul’a... 6 mayıs 1979’da sabah saat 11.00 sularında dünyaya gelmişim. Adımı koymak için herkes bir şeyler düşünmüş ama rahmetli anneannemin dediği kabul edilmiş. Rahmetli beni kucağına alıp havaya kaldırmış ve demiş ki, “Adı Aşkım olsun, herkes onu sevsin...”


•Çocuklarınıza ev, araba almayın. Onların ileride ev alma, araba parası kazanma becerilerini yok edersiniz.
•Birden fazla çocuğunuz varsa, ergenliğe kadar hepsine aynı, ergenlikten sonra her birine farklı davranın. Yoksa kardeş arası düşmanlıklar geliştirirler.
• Çocuğunuz size çok kurnaz, hareketli, bazen sevilesi bazen dövülesi geliyorsa, korkun. Eğer böyle giderse, büyük bir şirketi yok edecek becerileri gelişiyordur.
• Çocuklarınız adına sorumluluk alıyorsanız, sizi Tanrı gibi görmeye başlayacaklardır.
•Türkiye’de her anneden 5’i çocuklarının şiddetine maruz kalıyor. Şiddet sadece fiziksel bir saldırıdan ibaret değildir. Eğer istekleri için size kan kusturuyorsa, evde sorumluluk almıyorsa, sizinle iletişim kurmuyorsa, duyguları değişkenlik gösteriyorsa, yanınızda vakit geçirmekten hoşlanmıyorsa şiddet görüyorsunuz.
• Çocuklar istedikleri şeylerin yokluğuna çabuk alışır ama azlığına alışamazlar.
• Bu çocuklar saadet çocukları ve rahatlık tuzağındalar. Bir çocuğun birden fazla özel hocası olması demek, anne babanın tüm hayatı boyunca çocuklarına maddi manevi açık kredi vereceklerinin işaretidir.
Bu kitap ebeveynler için hazırlanmış rehber kitaptır. Bilgiler ve yöntemler tamamen sağlıklı bir aile olmak koşulunu taşır. Doğru anne baba olmak için kendimizi tanımak, ne yaptığımızın ve bu yaptıklarımızın nereye gideceğini bilmek gerekir.
  • Kitap Adı: Hangi Anne Hangi Babasınız
  • Yazar Adı: Aşkım Kapışmak
  • Yayınevi: Esen Kitap
 Hangi Anne Hangi Babasınız - Aşkım Kapışmak
Hangi Anne Hangi Babasınız - Aşkım Kapışmak
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Sadık Yemni - Zaman Tozlar

Sadık Yemni - Zaman Tozlar

Zamanı bükmek istiyorsun! Peki, bedel ödemeye hazır mısın?
Metin, genç yaşında ikinci hayatını yaşıyordu. Arkadaşlarıyla geçirdikleri kazadan tek kurtulandı o. Ancak Metin, sanki artık eski Metin değildi. İçinde ona ne yapması gerektiğini söyleyen bir ses vardı. Birgün, o sesin emriyle elini bir bilgisayarın ekranına dokundurdu. Avucunun içinde bir top belirdi. Üzerinde küçük bir düğmesi olan bir top... O top sayesinde zamanı bükmek, zamanı dondurmak mümkün. Hem de 43 saniye... Şu işe bakın ki, zaman dondukça, saatler de tuhaflaşıyor. Topun çevresindeki kişi arttıkça, zamanda sekiyor. İyi, ama bu kayıp yahut yaşanmayan zamanı kim, ne yapıyor? Vakiteri dedikleri şey de neyin nesi? Cânn diye tanımlanın, gerçek dünyayla bağı ne? Önceleri pek keyifli bir mesele olan zamanı dondurma, kısa sürede FBI, Tübitak dahil bilinen ya da bilinmeyen tüm örgütlerin ilgisini çekiyor. Metin'in suçu büyük: zaman çalmak! Hırsızlık hırsızlıktır, ama bu çalınan zaman Metin'in işine yaramıyor ki? Kimin işine yaradığı ise kitapta... Zaman Tozları, Türk fantastik ve bilimkurgu edebiyatının benzersiz kalemi Sadık Yemni'nin üslubuyla zenginleşen, muammalarla dolu bir serüven...
 Sadık Yemni - Zaman Tozlar
İndirmek İçin Tıklayınız

Beth Garrod - Süper Bahtsız

Beth Garrod - Süper Bahtsız

Evet. Artık kesin. Berbat bir hayatım var. Böyle olduğunu tahmin ediyordum zaten, ama şu karavan gezisi duruma resmiyet kazandırdı. Ben, Bella Fisher, Ezikistan a giden tek yönlü yoldayım. Üstelik daha iyi hissetmek için bir benzin istasyonunda durup Haribo alabileceğiniz türden bir yol değil bu.

Hissedilen-utanç/yaşanılan-gün-sayısı oranının bu denli yüksek olması normal mi? Yalnızca on beş buçuk senedir buralardayım, dördünü hatırlayamıyorum bile (üç buçuk yaşındayken dilimi Sainsbury’s'de Calippo kutusuna sıkıştırdığım zaman var bir tek, ama o sayılmaz). Utanç listesinde çok fazla maddeye tik koydum. Okula çoraplarıma sıkışmış bir pantolonla gitmek - tik. Ruh hastası coğrafya öğretmenine yanlışlıkla “anne” diye seslenmek - tik. İki kez. Üstelik o bir erkek. Bir beysbol topunun yüzüme çarparak çenemi morartıp sakalım varmış gibi gözükmeme neden olması - başarıyla tamamlandı, tam da okulun moda defilesinden bir gün önce.

Neden bunlar hep benim başıma geliyor? Hem de. Her. Seferinde. Evet, diğer herkes için eğlenceli bir durum, ama kendinizi benim yerime koyun. Dünya korkutucu bir yer. Bir gün mutfak lavabosunun altındaki çekmeceyi -şu, annemin eski doğum günü kartları, yarısı yanmış tütsüler ve bitmiş pillerle doldurduğu çekmeceyi- açıp annemin benim adıma imzaladığı tuhaf hayat kontratını bulursam hiç şaşırmam.
Ekitap İndir

Derek Landy - İblis Yolu

Derek Landy - İblis Yolu

ANNE BABASININ CANAVAR OLDUĞUNU DÜŞÜNEN HERKESE...

Amber Lamont on altı yaşında, sıradan bir kız. Zeki ama kendine güveni yok. Vaktinin çoğunu güzel ancak ilgisiz ebeveynlerinden ve onların tuhaf arkadaşlarından uzakta, internette geçiriyor.

Günün birinde, şok edici bir aile sırrı ortaya çıkınca Amber her şeyi bırakıp kaçmak zorunda kalıyor. Katil arabalar, vampirler, ölümsüz seri katiller ve kırmızı derili, boynuzlu iblisler, kaçarken Amber'ın hayatını tehlikeden tehlikeye atıyor. Amber'ın tek yardımcısı ise gönülsüz yol arkadaşları. Ancak onlar da hiç göründükleri gibi değil...

Esprili, aksiyonu yüksek, kalbinizi yerinden sökecek hikâyesiyle iblis Yolu, Amerika'nın doğaüstü topraklarında unutulmaz bir macera vadediyor.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Roald Dahl - Carli'nin Cikolata Fabrikası

Roald Dahl - Carlinin Cikolata Fabrikası

Charlie'nin çocukları heyecanlandıran, 
büyükleri gülümseten öyküsü

Charlie; annesi, babası, iki ninesi ve iki dedesiyle, 
büyük bir kentin bitiminde, küçük bir tahta barakada yaşamaktadır.
Yoksuldurlar. Charlie çikolataya bayılır, 
ama alacak parası yoktur. Biriktirilen parayla, yılda bir kez,
küçük bir çikolata girer evlerine. Bu büyük kentte, 
Charlie'lerin evinden bile görülen, kocaman bir çikolata fabrikası vardır; dünyanın en ünlü çikolatalarını üretir. Günlerden bir gün, fabrikanın sahibi Bay Wonka, imparatorluğunu devredeceği bir varis seçmek için yarışma düzenlediğini açıklar; Charlie de adaylardan biridir...

Kitaptan Alıntı

Bu da Charlie. (Yani: Çarli)

Nasılsın Çarli? Daha nasılsın? Daha daha nasılsın?

Sizinle tanıştığına sevinmiş olmalı.

Tüm aile - altı büyük insan (sayın onları) bir de küçük Charlie Bucket - birarada, büyük bir kentin bitiminde, küçük bir tahta barakada yaşar. Ev, bütün bu insanları barındıracak kadar büyük değil, bu yüzden rahat bir yaşamları olduğu söylenemez.

Evde topu topu iki küçük oda ve yalnızca bir yatak vardı. Dört yaşlı büyük, öylesine yaşlı ve yorgundular ki, bu tek yatak ister istemez onlara verilmişti. O kadar yorgundular ki, yataktan hiç çıkmazlardı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Asa Lind - Ellika Tomsonun Kesif Günlügü

Asa Lind - Ellika Tomsonun Kesif Günlügü

Hayatta keşfedilecek bir şey daima vardır!

En iyi bildiğinizi sandığınız yerde bile!

Ellika’nın hiç keyfi yok çünkü pazartesiye kadar bir ödev yazması gerekiyor; hem de sayfalarca, hem de uzun zaman önce yaşamış bir kâşif hakkında...


Ama komşusu Pampas ona küçücük bir defter, bir kalem ve yepyeni bir fikir verir: Neden Ellika kâşif olup da kendi keşif günlüğünü yazmasın? Keşfetmek için uzak ülkelere gitmek şart mı? İnsan yaşadığı apartmanda da keşfe çıkamaz mı?

İşte Ellika Tomson’un sıradışı ve macera dolu keşif seyahati böyle başladı...

Kitaptan Alıntı

Mayıs sonlarında olağan bir cuma günüydü. Ellika Tomson okuldan eve dönmekteydi. Çok ama çok yavaş yürüyordu.

Başını önüne eğmişti, ne bir şey görüyor ne de işitiyordu.

Neredeyse uyurgezer gibiydi.

Pampas’ı görene kadar böyle yürüdü. Belki de onu görmemiş, sesini duymuştu. Ya da Pampas’m dayandığı uzun süpürgeye ayağı takılmıştı, yani neredeyse takılacaktı.

- Hey Ellika Tomson, dedi Pampas. Ne oldu böyle sana? Ne bu salyangoz hızında yürümeler?

Ellika okul çantasını sırtından çıkarıp pat diye kaldırıma bıraktı.

Başını kaldırıp Pampas’a baktı - yani Clifford Karlsson’a, Pampas’m gerçek adı buydu. Ellika gibi o da mavi, yüksek apartmanda oturuyordu. Ama o en alt kattaydı. Ellika ile karşılaştığında pizzacmm bahçesini temizlemeye gidiyordu. Onun işi buydu, Clifford Pampas Karlsson’un. Süpürür, çare bulur ve hallederdi. Bozulan şeyleri onarırdı. Bir şeylere yardımcı olurdu. Ama durup konuşmaya da her zaman vakti vardı.

Özellikle de Ellika’yla.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ingelin Angerborn - Talih Yıldızı

Ingelin Angerborn - Talih Yıldızı

Yıldız kayarken hiç çook isteyerek bir dilek dilediğiniz oldu mu? Ya gerçekleştiği oldu mu? İşte Astrid annesiyle birlikte yıldızları seyrederken taa içinden hissederek dileğini diledi ve ne oldu biliyor musunuz? Dileği gerçekleşti evet o artık bir "köpek" ti.
Bir köpek olarak daha önce anne-babası olan çiftin evinde yaşayan bir köpek olmak, anlamsızca bu soğukta dışarıya çıkartılıp dolaştırılmak, ya o önüne yesin diye koydukları acayip yiyeceklere ne demeli? Arkadaşı Vera´ya ulaşmanın bir yolunu bulsa belki bir şansı olur eski Astrid olabilmek için...

Kitaptan Alıntı

Bu, kesinlikle gerçek bir öykü. Yıldızlı bir aralık akşamında benim başıma geldi. İnanması zor bir öykü olduğunu biliyorum. Belki gülecek ya da dudak bükerek, bu tür şeylerin gerçekte olamayacağını düşüneceksiniz.

İstediğinizi düşünebilirsiniz. Ama ben her bir kelimesinin doğru olduğunu biliyorum. Ayrıca, siz de başıma gelenlerin gerçek olmadığını ispat edemezsiniz, öyle değil mi? Ve içimden buna asla kalkışmamanızı diliyorum.

Bu tuhaf öykü sıradan bir pazartesi günü evde, koltukta otururken başladı. Belki de biraz daha önce. Olayların tam olarak ne zaman başladığını söylemek pek kolay değil.

Ama sanırım okul arkadaşım Vera ile küstüğüm gündü. Vera en ama en iyi arkadaşımdı. Onunla daha önce hiç küsmemiştik. Ama o gün küsmüştük işte.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jason Wallace - Golgelerden Uzakta

Jason Wallace - Golgelerden Uzakta

Savaşın Gölgesiyle Yaşamak...

Jason Wallace'ın, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı Costa 2010 Çocuk Kitapları Ödüllü Gölgelerden Uzakta adlı romanı, 1983 Zimbabve'sine doğru yürek burkan bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.

Eleştirmenler tarafından "Bir edebiyat klasiği", "Cesur ve çarpıcı bir öykü" gibi pek çok övgü dolu tanımlamaya değer görülen eser, Zimbabve halkının şahit olduğu amansız bir kurtuluş savaşının gölgesinde kurulmuş; ırkçılık, derebeylik, ahlâk ve politika kavramlarını gündeme taşıyan dikkat çekici bir okuma deneyimi sunuyor.

Kanlı savaş nihayet sona ermiş ve bağımsızlığın ilan edilmesiyle Robert Mugabe yönetime getirilmiştir. Dünya kamuoyu, Afrikalı siyahîlerin özgürlüklerine kavuşmaları ve beyazlarla eşit haklara sahip bir yaşam sürmeleri için yükselen vaatlerle çalkalanmaktadır. Afrika halkını devrim niteliğinde bir değişim beklemektedir.

Robert Jacklin'in hayatı da Afrika halkının kaderi gibi yeni bir dönemece girmiştir: Yeni bir kıta, yeni bir ülke ve yeni bir okul. Jacklin'in sınıf arkadaşlarından bazıları, eski ülkelerini geri istemekte ve Afrika'nın yeni siyahî hükümetini reddetmektedir. Herkesin kafalarının içerisinde dinmek bilmeyen silah seslerinin yankılandığı bir kaos ortamı yaşanırken, Robert Jacklin bu yeni hayatına bir an önce ayak uydurmak zorundadır; hem de İvan gibi çocuklarla… Son derece zeki ve kurnaz bir çocuk olan İvan için verilecek son bir mücadele kalmıştır. Bunun üstesinden ya gelecek, ya gelecektir.

Zimbabve'nin savaş sonrasında yaşadığı tüm iç gerginlikleri, korkunun hiç dinmeyen gölgesinden çok uzaklara taşıyarak kâğıda döken Jason Wallace, hem gençlerin hem de yetişkinlerin uzun süre etkisinden kurtulamayacakları dokunaklı bir kitaba imza atmış.

Kitaptan Alıntı

BİR

Hadi yap, çek tetiği, diye geçirdim içimden. O an tek istediğim buydu çünkü henüz on üç yaşındaydım, ümitsizdim ve her şey ama kesinlikle her şey ailemin beni içine sürüklediği yazgıdan daha cazipti. Bir eli, belindeki tabancada olan polis memuru, homurtular çıkaran motosikletinin üstünde, güneş gözlüklerinin arkasından çevreyi gözlüyordu. Yeni Başbakan’m konvoyundaki eskortlardan biriydi, görevi sivil arabaları yoldan temizlemekti. Sürücüler zamanında durmazlarsa, onları vurmaya yetkiliydi. Asfalt yoldan çekilmezlerse ya da dursalar dahi, içindeki yolculardan şüphelendiği ya da kasten oyalandıklarım düşündüğü takdirde onları vurabilirdi. Kendi vatanımdaki polis memurlarına hiç benzemiyordu.

Vatanım, dedim içimden. Eski bir acı mideme saplandı. İngiltere ve Britanya artık çok uzak kaldı. Benim için bu yer yani Afrika, bambaşka bir alemdi. Gözlerini bizden ayırmayan bu motosikletli polise, arabanın içinden bakarken Britanya, başka bir gezegendeymiş kadar uzak geliyordu.

İç çektim.

Babam tamamen yanlış anladı ve bronzlaşmış bileğindeki saatini gözüme soktu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jenny Han - Sensiz Yaz Olmaz

Jenny Han - Sensiz Yaz Olmaz

Güzellik bazı yazların kaderinde var.

BİRİNE İLK AŞKIMI VERDİM. DİĞERİNE İLK ÖPÜCÜĞÜMÜ. ÜÇÜMÜZÜ AYIRMAYA BİR MEVSİMDEN FAZLASI GEREK.

Belly, yaza kadar günleri sayar, Cousins Sahili’ne gidip Conrad ve Jeremiah ile buluşacağı günleri iple çekerdi. Bu yıl hariç. Çünkü bir zamanlar iyi ve doğru olan ne varsa artık altüst oldu. Belly yazın gelmesini hiç istemiyor. Ancak Jeremiah arayıp Conrad’ın ortadan kaybolduğunu söylediğinde, Belly, işleri bir kez daha yoluna koyması gerektiğini anlıyor. Ve bunun tek yolu hep birlikte yazlığa gitmeleri; eskisi gibi. Çünkü bu yaz gerçekten de son yaz olacaksa, başladığı yerde bitmeli. Cousins Sahili’nde...

JENNY HAN, Richmond, Virginia’da doğdu ve University of North Carolina’da yaratıcı yazarlık okudu. New York’ta yaşıyor. Yazarla ilgili ayrıntılı bilgiye yazarın kişisel web sitesi adresinden ulaşabilirsiniz.

Kitaptan Alıntı

Conrad, Jeremiah ve Steven tüm sabahtır sörf yapıyorlardı. Bir gece önce bir fırtına olmuştu. Eve önce Conrad ile Jeremiah geldiler. Onları görmeden önce seslerini duydum. Merdivenlerden çıkarken, şiddetli bir dalganın Stevenin şortunu indirmesine kahkahalarla gülüyorlardı. Conrad bana doğru yürüyüp terden ıslanmış dergiyi yüzümden çekti ve sırıttı. “Yanağında kelimeler var,” dedi.

Gözlerimi kısarak ona baktım. “Ne yazıyor?”

Conrad yanıma çömelerek “Anlaşılmıyor, bir bakayım,” dedi. Ardından o ciddi Conrad ifadesiyle gözlerini yüzüme dikti. Eğilip beni öperken, dudakları okyanustan dolayı soğuk ve tuzluydu.

O esnada Jeremiah, “Sizin bir oda tutmanız lazım,” dedi ama şaka yaptığını biliyordum. Arkadan gelirken bana göz kırptı ve Conrad’ı havaya kaldırıp havuza fırlattı.

Jeremiah da havuza atlarken, “Haydi gel Belly!” diye seslendi.

Elbette ben de atladım. Su iyi gelmişti. İyiden de iyiydi. Cousins, her zamanki gibi, olmak istediğim tek yerdi.

“Hey? Dediğim tek bir şeyi duydun mu?”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ali Çankırılı - Benimle Oynar Mısın Anne!

Ali Çankırılı - Benimle Oynar Mısın Anne!

Oyun, okul öncesi çocuğun en aktif öğrenme mekanizmasıdır. Aynı zamanda eğitimcilerin çok önem verdiği 'deneme-yanılma' aktivitesini de sağladığı için çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesine öncülük eder.

Bu kitap çocuklarınıza el becerileri kazandırmak ve öğrenme yeteneklerini geliştirmek için ne yapmanız gerektiğini oyun örnekleriyle anlatıyor.

Kitaptan Alıntı


BİRİNCİ BÖLÜM / EV İÇİ AKTİVİTELERİ

1. Bozuk Para Temizliği

Gerekli Olanlar
Eski bir diş fırçası,
Sabun
Su
Su kabı
Bozuk paralar
Eski bez parçaları
Tuz

Çocuğunuz eski bir diş fırçası, sabun, tuz ve suyla bozuk paraları parlatabilir. Bir su kabına su, sabun, tuz ve bozuk paraları atın. Çocuğun diş fırçasıyla bozuk paraları temizlerken çok eğlenecektir. Temizleme işlemi bittiğinde elindeki bez parçasıyla paraları kurulasın.

2. Müzikli Bardaklar

Gerekli Olanlar
Su bardakları
Su
Kaşık

Su bardaklarına değişik miktarlarda su doldurun. Yavaşça su bardaklarına kaşığı dokundurarak çıkan melodiyi çocuğunuza dinletin. Basit tonlar deneyip, onun da kendi melodisini oluşturmasını teşvik edin.

3. Suda Gökkuşağı

Gerekli Olanlar
Göz damlası (temiz olmasına dikkat ediniz)
Minik su kapları veya boya paleti
Gök kuşağı renklerinde gıda boyası
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Samed Behrengi - Küçük Kara Balık

Samed Behrengi - Küçük Kara Balık


Kış ortasında bir akşam vaktiydi. Denizin en derin yerinde, yaşlı mı yaşlı bir balık nine sayıları on iki bini bulan çocuklarıyla torunlarını çevresine toplamış, onlara bir masal anlatıyordu...


Kitaptan Alıntı

Ekitap İndirmek için logoya tıklayınız
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Robin Roe - Kafeslerimin Listesi

Robin Roe - Kafeslerimin Listesi

Hep kitap’tan, okuduktan sonra kahramanlarını aklınızdan bir an olsun çıkaramayacağınız, dostluğun gücüne, birini olduğu gibi kabullenmenin önemine dair sımsıcak bir genç roman: Kafeslerimin Listesi.

Dokuz yaşında anne babasını kaybeden Julian, önce kendisinden dört yaş büyük Adam ve annesinin yanına verilir. Fakat eniştesi bir süre sonra onu yanına alır. Ve beş yıl boyunca Adam’ı hiç görmez. Sonra bir gün yeni başladığı lisede karşılaşır Adam’la.

Aralarında yeniden kurulan güçlü bağ Julian için yalnızlığının sonudur bir nevi. Mutsuzlukları, acıları dinmese de onu koruyup kollayan, onunla dost olan biri vardır hayatında yeniden. Ürkek, çekingen, hayal kurarak korkularından sıyrılmaya çalışan Julian ve hiperaktif, etrafına neşe saçan Adam’ın kurduğu güçlü bağ, sadece gençlerin değil yetişkinlerin de hayatına dokunacak!

Bunu ekleyebiliriz: “Çok etkileyici… Robin Roe’nin kahramanlarının iyiliği karşısında hiçbir kötülük duramıyor. Kitaptaki asıl ders ise şu: Her iyilik önemli ve her zaman iyiliği seçme şansımız var!”
-The New York Times-

Kitaptan Alıntı


julian

Bu okulda benden başka kimsenin bilmediği bir oda var. Işınlanabilseydim, şu an orada olurdum. Belki biraz konsantre olabilirsem...

"Julian.” Bay Pearce adımı o kadar sert söylüyor ki irkiliyorum. "Liseye başlayalı daha bir ay olmadı ama tam altı edebiyat dersine girmemişsin."

Daha fazlasına girmediğime eminim ama sanırım kimse yokluğumu fark etmemiş.

Müdür öne eğiliyor; iki eliyle uzun, burgulu bastonuna tutunuyor. Bastonun tepesinde küçük bir yaratık figürü var; diğer çocukların bununla ilgili konuştuğunu duymuştum, bir cüce mi, bir troll mü yoksa Bay Pearce’m kendisinin küçük bir kopyası mı olduğunu merak ediyorlar. Bu kadar yakından Bay Pearce’la benzerliğini görebiliyorum.

“Bana bak!” diye bağırıyor.

İnsanlar birine kızarken neden yüzlerine bakılmasını isterler anlamıyorum. En çok o zamanlarda gözünüzü kaçırmak istersiniz. Söylediğini yaptığımda penceresiz ofisi de ben de bir anda küçülüyoruz. Bay Pearce’ın bakışlarının altında minicik bir çocuğum.

“Saçlarını kestirirsen insanların yüzüne daha rahat bakarsın.” Ben saçları yüzümden çekmeye çalışınca bakışları daha da sertleşiyor. “Neden derslerine girmiyorsun?”

“Ben...” Boğazımı temizliyorum. "Hoşuma gitmiyor."

"Ne dedin?”

İnsanlar benden her zaman söylediğimi tekrarlamamı ya

da sesimi yükseltmemi ister. Edebiyat dersini sevmememin en büyük nedeni Bayan Cross’un herkese yüksek sesle bir şeyler okutması ve sıra bana gelip kelimeleri gevelediğim her defa sesimin çıkmadığını söylemesi.

Bunu bildiğim için sesimi biraz yükseltiyorum. "Hoşuma gitmiyor."

Bay Pearce gri kaşlarını kaldırıyor, çok şaşırmış gibi bir hali var. "Gerçekten hoşlanmamanın derse girmemek için bir sebep olduğunu mu düşünüyorsun?”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Joan Aiken - Uyurgezer Ayı

Joan Aiken - Uyurgezer Ayı

Yağmur Damlalarından Kolye ve Denizin Dibindeki Krallık kitaplarından tanıdığımız dünyaca ünlü İngiliz yazar Joan Aiken ile Hans Christian Andersen İllüstrasyon Ödülü, Kate Greenaway Madalyası gibi pek çok ödüle değer görülen yetenekli çizer Quentin Blake'ten hayallerinizin sınırlarını zorlayacak esrarengiz masallar…

Okumaktan büyük keyif alacağınız bu modern masal kitabında, denizler tanrısı Poseidon'dan Âdem ile Havva'ya kadar fantastik dünyanın birçok dokunulmaz karakteri birer masal kahramanına dönüşüyor.

Özgün metinleri ve göz alıcı resimleriyle çağdaş bir klasik olarak tanımlanan Uyurgezer Ayı, her yaştan masalseverin ilgisini çekerek, sihir ve gizemle örülü olağanüstü serüvenlere çıkarıyor okurlarını.

Kralları, cadıları, Marslıları, hatta şarkı söyleyen mavi çizmeleri dünyamıza konuk eden bu eşsiz kitap, zamansız ve mekânsız, sırtını bilgeliğe dayayan toplam sekiz masaldan oluşuyor.

Kitaptan Alıntı

Sisli Dağların Tepesi

Teb ile Scilla, Tahyr ülkesinin ikizleri, Prensi ve Prensesiydiler. Pembe bir sarayda yaşıyorlardı, ama pek mutlu sayılmazlardı.

Bunun sebebi Kraliçe’nin gitmiş olmasıydı. Anneleri bir yıl önce aniden ortadan kaybolmuştu ve hiç kimse nereye gittiğini bilmiyordu. Beyaz bir roket gibi havaya fırlamış ve mavi gökyüzünde gittikçe küçülerek gözden kaybolmuş, mavi çizmeleri ise çimlerin üstünde kalmıştı. Geride bir not bırakmıştı Kraliçe. “Teb ve Scilla,” yazıyordu notta, “çizmelerimin birer tekini alın. Sizi tehlikelerden koruyacaklardır.”

Teb; annesinin sözünü dinlemedi, çünkü çizme maviydi ve burnunda kocaman, pırıl pırıl parlayan bir ay taşı vardı. Bunların kız ayakkabısı olduğunu söylüyordu. Scilla ise bazen, birkaç dakikalığına, ikisini birden giyiyordu. Giymediği zamanlarda da onları yatağının yanında tutuyordu. Çizmeler geceleri ona güzel tavsiyeler veriyorlardı.


Bir elma ye, şarkı söylemeyi de unutma,

Kıvrılarak yoluna giden bir yılana sakın dokunma.

Bir saat koş, gün boyu yürü,

Kuşlara kulak ver, dedikleri hep doğru.

Rüzgârı izle,

Ay’ı dinle,

Kulak ver yağmura,

Melodisini unutma.

Bir sepet su,

Uzak tutar kurdu.

Yepyeni, gümüş bir Yok,

Bir saatlik oyundan bile Çok.

Çizmeler her gece bunun gibi küçük şarkılar söylüyorlardı. Şarkılardan bazıları çok saçma bazıları değildi. En sık söyledikleri şarkı ise şuydu:

Sisli dağların içinden Okula giden yol geçer Bu yoldan geçmeyen kişi Aptal gelir, aptal gider.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Joan Aiken - Denizin Dibindeki Krallık

Joan Aiken - Denizin Dibindeki Krallık

Büyük beğeni toplayan Yağmur Damlalarından Kolye kitabının yaratıcıları Joan Aiken ve Jan Pie?kowski'den her satırı sihirle örülü büyüleyici bir masal dünyası: Denizin Dibindeki Krallık.

Jan Pie?kowski'nin göz kamaştıran çizimleriyle 1971 yılında illüstrasyon dalında Kate Greenaway Ödülü'yle taçlandırılan Denizin Dibindeki Krallık, klasikleşmiş İngiliz çocuk kitapları yazarı Joan Aiken'ın eşsiz hayal gücü ve yaratıcı kalemi ile yoğurduğu efsanelerle dolu on bir Avrupa masalından oluşuyor.

Doğaüstü güçlere sahip insanüstü varlıkların, daha önce eşi benzeri görülmemiş mimari yapıların, kana susamış vahşi hayvanların, korkunç ejderhaların boy gösterdiği Denizin Dibindeki Krallık, masal geleneğinin alışagelmiş alametifarikalarına özgün bir yorum ve zenginlik kazandıran renkli bir dünyaya açılıyor: Denizin dibinde yatan gizli krallığın hazinelerinin peşine düşen bir balıkçı, yeni bir şehir kurabilmek için kraliçelerinden birini tutsak eden üç kral, Güneş Tanrısı'nın sözlerini unutturmakla görevlendirilmiş cincüceler, bir armut ağacının kehaneti ve sazlıkta yaşayan dünyanın en güzel kızı...

Dostluk ve aile kavramlarının öne çıkarıldığı, sevginin, iyiliğin ve cesaretin yüceltildiği Denizin Dibindeki Krallık, yediden yetmişe her yaştan masal severin rüyalarını süsleyecek doyumsuz bir öykü şöleni vadediyor...

Kitaptan Alıntı

Denizin Dibindeki
Krallık

ir zamanlar, ıssız bir sahilde bir balıkçı yaşarmış. Her gün küçük kayığıyla denize açılıp balık yakalar, her akşam da bu balıkları pişirip karnını doyururmuş. Günleri böyle geçermiş.

Sonunda dayanamayıp kendi kendine, “Havadaki kuşların ve denizdeki balıkların bile hayatı benimkinden daha iyi, çünkü onların eşleri var,” demiş. “Bana daha rahat bir hayat vermesi için Şafak Kızı Zora’ya dua edeceğim.”

Böyle dedikten sonra küçük kayığına atlayıp denize açılmış. Üç gün boyunca hiç yemek yemeden ve hiç balık avlamadan, akıntı onu nereye sürüklerse oraya gitmiş. Üçüncü günün sabahında, Güneş’in sevgili kızı Zora’nm gümüş bir kayık içinde kendisine doğru hızla yol aldığını görmüş. Şefkat dolu gözlerle balıkçıya bakmış Zora.

“Canını sıkan nedir balıkçı?” diye sormuş. “Neden böyle üzgün görünüyorsun?”

“Ah, Zora, güzel Şafak Kızı! Hayatıma biraz refah ve mutluluk katamaz mısın?”

“Madem üç gündür benim balıklarımı tutmuyorsun,” demiş Şafak Kızı, “ben de sana yardım edeceğim. Issız sahildeki kulübene dön ve başına konacak talih kuşunu bekle.”

Bunu söyledikten sonra, gümüş kayığıyla dalgaların altına dalmış. Balıkçı da küreklere asılıp evine dönmüş. Issız sahildeki kulübesine vardığında, kapı önünde üstü başı yırtık pırtık, yoksul mu yoksul bir kızın oturduğunu görmüş.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Eriman Topbaş -Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi

Eriman Topbaş -Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi

Ailelerin ev ortamında çocuklarının gelişimine katkı sağlamak için bir dolu imkânları bulunmaktadır. Yapacakları tek şey, her türlü ev içi düzenlemede evde çocukların da yaşadıklarını bilmektir. Onların ihtiyaçlarını dikkate almak ve bu ihtiyaçlara saygı duymak yeterli olacaktır. Bu hassasiyet kesinlikle ek bir masraf getirmemektedir. Sadece biraz zaman ayırmak yeterli olacaktır. Aslında çocuğun varlığına gösterilecek özen, önce kendimize, toplumumuza ve insanlığa en güzel sonuç olarak geri dönecektir. Çünkü, "bardak ne ile dolu olursa içinden o dökülür."

Kitaptan Alıntı

ÇOCUK:

TOPLUMSAL BİR SORUN

Son yıllarda çocuğa yoğun bir toplumsal ilgi gösterilmeye başlandı. Diğer önemli toplum hareketleri gibi bu da tek bir kişinin ya da örgütün başlatmasıyla değil, çeşitli yer ve yönlerden birbirini izleyen patlamalar biçiminde ortaya çıktı. Bilim, çocuk ölümlerinin oranında görülmedik bir düşüş sağlamakla bu harekete bir zemin hazırladı. Ardından okullarda çocuklara yüklenen derslerin ağırlığı dikkati çekti. Çocuk sağlığı konusunda yapılan araştırmalar onların mutsuz, yorgun; omuzlarının çökmüş, ciğerlerinin her an vereme dönüşebilecek zayıflıkta olduğunu ortaya koydu.

Ve şimdi, yarım yüzyıllık araştırmalara sırtımızı dayayarak, çocukları, onlara hayat veren ve yaşatan bir yetişkinler toplumunca ezilen insancıklar olarak görmekteyiz. Aslında nedir çocuk? İşi başından aşkın bir yetişkin için sadece bir başbelasıdır. Çağdaş şehirlerdeki iç içe yaşantıda çocuklara yer yoktur. Otomobillerin sel gibi akıp geçtiği sokaklarda, acelesi olan yetişkinlerin koşuşturdukları kaldırımlarda nasıl yer olabilir onlar için?

Kendi işlerini tamamlamaya vakit bulamayan yetişkinlerin, çocuklara ayıracak zamanlan da yoktur. Genellikle hem baba hem de ananın çalışması gerekmektedir. Aksi halde, çocuklar da onlarla birlikte yoksulluk çekeceklerdir. Daha iyi koşullarda yaşayan çocukların hayatları bile dört duvar arasında geçer, bakımlarını yabancılar üstlerine almışlardır. Evin ana babaya ait bölümüne geçmelerine izin verilmediği bile olur. Ne onları anlayan biri vardır, ne de kendilerine özgü faaliyetlerini sürdürebilecekleri bir köşeleri. Sessiz olmalı, hiçbir şeye el sürme-melidirler. Çünkü hiçbir şey onların değildir, her şey yetişkinlerin malıdır. Çok yakın zamanlara kadar çocukların benim diyebilecekleri bir iskemleleri bile olmamıştır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

David Henry Wilson - Ters Yüz Şatosu

David Henry Wilson - Ters Yüz Şatosu

Okul için bir ödev yazması gereken küçük Lorina, siyah bir tavşanın yardımıyla, ormanın içinden sihirli bir dünyaya gider. Oraya vardığında çok çalıştırılan, aç bırakılan ve yakındaki şatodan çıkan zehirli dumanlara maruz kalan yeşil insan insanlarla tanışır. Lorina, şatoya girip yardım istemeye karar verir. Fakat şatoda içeridekilerle tanıştığında onların, bütün yemekleri kendilerine saklayan ve dışarıdakileri köle olarak gören bencil kişiler olduğunu anlar. Lorina’nın macerası onu bürokrat sıçan, denetlemeci yılan, çiftçi armadillo ve en sonunda da Başkan Domuz’la tanıştıracaktır.

Kitaptan Alıntı

SİYAH TAVŞAN

"Bilmen gerekir ki/' dedi siyah tavşan, "Şato'da yaşayan iki tür insan vardır. İçeridekiler, içeride yaşarlar, çok hoşturlar. Terbiyeli, kibar, düzgün eğitim almış ve medenidirler. İçeridekiler iyidir. Bir de dışarıdakiler vardır. Onlar dışarıda yaşarlar. Korkunçturlar. Öf! Dışarıdakiler iğrençtirler; gürültücü, ilkel, kaba saba ve görgüsüzdürler. Bir de yeşildirler. O yeşil insanlar beni yakalarsa ne yaparlar biliyor musun? Biliyor musun, ha?"

"Hayır," dedi Lorina.

"Beni yerler. Yapacakları şey budur."

"Ne kadar korkunç!" dedi Lorina.

"Bir de bana sor," dedi siyah tavşan.

"Ne kadar korkunçtu?" dedi Lorina yeniden.

"İşte bu yüzden," dedi siyah tavşan, "ormanın dışına adımımı bile atmıyorum. Sana yolu göstereceğim ama sakın seni oraya götürmemi bekleme."

Tavşan dökülmüş yaprakların arasından ağır ağır ilerledi ve yeşil insanları düşünmekte olan Lorina da birkaç adım geriden onu takip etti. Şato'yu ve içeridekileri görmek çok hoş olurdu ama dışarı-dakilere rastlamak çok da güzel olmazdı.

"Eğer yeşil insanlar seni yerse," dedi Lorina, "belki beni de yerler."

"Buna şaşırmazdım doğrusu," dedi siyah tavşan. "Onlar her şeyi yerler. Ve herkesi."

"Sen ormandan hiç çıkmadın mı?"

"Asla," dedi siyah tavşan. "Ormanda doğdum, ormanda yetiştim. Ancak öldüğümde ormanı terk edeceğim."
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Joan Aiken - Yagmur Damlalarından Kolye

Joan Aiken - Yagmur Damlalarından Kolye

Geç Bulunmuş Bir Hazine İngiliz çocuk ve gençlik edebiyatının 20. yüzyıldaki en değerli kalemlerinden biri olan Joan Aiken'in, 1969 tarihli "Yağmur Damlalarından Kolye" adlı klasikleşmiş eseri nihayet Türkçede! Aiken, uçsuz bucaksız detaylarla süslediği düşlerini, sekiz ayrı masal ile büyülü bir tepsi üzerinde sunmuş okurlarına... Türkiyeli okurlar icin geç bulunmuş bir hazine, hatta bir cevher değerini taşıyacak olan "Yağmur Damlalarından Kolye", sınırları olmayan muhteşem bir hayal dünyasına doğru çıkılacak sıra dışı yolculuklar vaat ediyor. Yazarın anlattığı masallarda her şey olağan, her şey sanki olması gerektiği gibi... Onun için kitaptaki tüm doğaüstü olaylar-varlıklar, büyülü anlatılar adeta gerçekmiş ve gerçek olabilirmiş gibi algılanıyor. "Yağmur Damlalarından Kolye" çocukların her gece dinlemekten bıkmayacakları türden masallar içeriyor. Öyle ki her dinleyişte farklı detaylar üzerine düşünerek değişik rüyalara dalmak da mümkün. Aiken'in büyülü kalemi ve kitabın çizeri Jan Pienkowski'nin muhteşem görselleri ile okurları sanatsal bir şölen bekliyor. Kitaba adını da veren bir doğum günü masalı ile başlayan "Yağmur Damlalarından Kolye", yine bir doğum günü masalı ile sonlanıyor. Her masal birbirinden güzel ve özgün. Kitabı özel kılan bir diğer yönü ise evrenselliği. Zaten dünya çapında bir klasik haline dönüşmesi de bunun en belirgin kanıtı. "Yağmur Damlalarından Kolye"de, Kuzey Ruzgarının Laura'ya armağan ettiği yağmur damlalarından yapılmış kolyenin Arabistanlı bir kralın eline geçmesi ile yaşananları görünce şaşıracak; elbiseleri küçük gelen Emma'nın, çamaşır ipine asılıyken kiminle karşılaştığını öğrenince hayrete kapılacak; elmalı turtasını bir parça gökyüzüyle pişiren yaşlı kadının, kocası ve kedisi ile çıktıkları macera dolu yolculuğa eşlik edecek; doğum günü gecesi evde yalnızlık çekmesin diye Janet'e gelen misafirler ile birdirbir oynayacaksınız. Bunlarla da yetinmeyip, bazı geceler, çölün tam ortasındaki bir tren istasyonunda yaşayan üç adamın düşünü kurdukları gezilere can yoldaşı olacak; Bayan Jones'un mayalı süt içirerek devleştirdiği tatlı ve nazik kedisi Mog'un başına nasıl büyük bir bela geldiğine kahkahalarla gülecek; kendilerine Pamukkurdu adını veren dört kafadarın bir gecelik yatacak yer bulmak için neler yaptıklarına inanamayacak ve Nils'in binlerce yıldızdan yapılmış kırkyama yorganının çöl büyücüsü Ali Bey tarafından nasıl çalındığını görüp öfkeleneceksiniz. "Yağmur Damlalarından Kolye", masalları seven çocukların dinlemekten bıkmayacakları, okumayı seven çocukların tekrar tekrar okumaktan sıkılmayacakları, bir yanı hala cocuk kalmış yetişkinlerin de hayal dünyalarına doğru eğlenceli bir yolculuğa çıkacakları benzersiz bir kitap. Joan Aiken'in ve Jan Pienkowski'nin yarattıkları bu büyülü dünyaya hepiniz hoş geldiniz! Okumak için ne bekliyorsunuz?..

Kitaptan Alıntı

Bay Jones adındaki bir adamla karısı deniz kenarında yaşıyordu. Bay Jones fırtınalı bir gecede bahçedeyken, bahçe kapısının yanındaki çobanpüskülünün sallanıp silkinmeye başladığını gördü.

Bir ses, “Bana yardım edin! Ağacın içine sıkıştım! Bana yardım edin, yoksa fırtına bütün gece sürecek,” diye bağırdı.

Çok şaşıran Bay Jones ağacın yanma gitti. Ağacın ortasında, uzun gri pelerinli, uzun gri sakallı ve görüp göreceğiniz en parlak gözlere sahip uzun boylu bir adam vardı.

“Kimsiniz siz?” diye sordu Bay Jones. “Benim çobanpüs-külümde ne işiniz var?”

“Buraya sıkıştım, görmüyor musunuz? Dışarı çıkmama yardım edin, yoksa fırtına bütün gece sürecek. Ben Kuzey Rüzgân’yım ve fırtınayı savuşturmak benim işim.”

Bunun üzerine Bay Jones, Kuzey Rüzgân’mn ağaçtan çıkmasına yardım etti. Kuzey Rüzgân’mn elleri buz gibiydi.

“Teşekkür ederim,” dedi Kuzey Rüzgârı. “Pelerinim yırtılmış, ama önemli değil. Bana yardım ettiniz, karşılığında ben de sizin için bir şey yapacağım.”

“Hiçbir şeye ihtiyacım yok,” dedi Bay Jones. “Daha yeni bir kızımız oldu ve bir çift dünyada ne kadar mutlu olabilirse o kadar mutluyuz.”

“Bu durumda,” dedi Kuzey Rüzgârı, “bebeğin vaftiz babası olacağım. Bu yağmur damlasından kolye kızınıza doğum günü hediyem olacak.”

Gri pelerininin altından çok güzel, incecik bir gümüş zincir çıkardı. Zincirin ucunda üç tane ışıldayan, parlak damla vardı.

“Bunu bebeğin boynuna takın,” dedi Kuzey Rüzgân. “Yağmur damlaları onu ıslatmaz. Her yıl doğum gününde ona bir başka damla getireceğim. Dört tane damlaya sahip olduğunda, en şiddetli sağanaklarda bile ıslanmayacak. Beş tane damlası olduğunda, hiçbir şimşek ya da yıldırım ona zarar veremeyecek. Altı tane damlası olduğunda, en güçlü rüzgâr bile onu sürükleyemeyecek. Yedi tane yağmur damlası olduğunda, en derin nehirde yüzebilecek. Sekiz tane yağmur damlası olduğunda, en açık denizlerde yüzebilecek. Dokuz tane yağmur damlası olduğunda, ellerini çırparak yağmuru durdurabilecek. On tane yağmur damlası olduğunda, burnunu çektiğinde yağmur yağdırabilecek.”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jaap Ter Haar - Hayatı Sevmeye Devam Et

Jaap Ter Haar - Hayatı Sevmeye Devam Et

Yaşamın akışı değiştiğinde...

Beer bir kazada görme yeteneğini kaybeder. Yeni durumuna uyum sağlamaya çalışırken başına gelen felaketin, felaketlerin en büyüğü olmadığını kavramaya başlar.

Kitaptan Alıntı

Korku ve şiddetli acıyla dolu ürkütücü bir çığlık... Tekrar tekrar yankılandı.

"Berend!"

"Beer!" (Onu böyle çağırdıkları da olurdu.)

Bennie'yle Goof'un sesleri çok yakında ama boş bir kilisedeki fısıltılar kadar da gerçekdışı. Telaşlı adımlar. Uzaklardan gelen rahatsız edici mobilet uğultusu. Sonra o acı. Aman Tanrım, o acı!

Berend, düşerken bağırdığının farkına varmıştı. Korkunç bir acı kapladı bedenini; çevresinde her şey yitip gitmişti sanki.

"Doktor! Doktor çağırın!"

Başka bir dünyadan kulağına gelen uçucu ve belirsiz sesleri alıp götürüyordu rüzgâr. Siren sesi duyuldu.

Sonra bir şey patlıyor aniden. Balta girmemiş orman karanlığı egemen oluyor her yere... Renklerle dolu bir dünya. Sonrası hiç.

Berend, giderek büyüyen tuhaf bir dünyada yapayalnızmış gibi bir duyguya kapılmıştı. Bedeni yoktu; sanki artık sadece çekiç darbelerinin gümbürdediği, havai fişeklerin atıldığı, trenlerin çarpıştığı, davulların çalındığı kafasının içinde kocaman bir boşluk vardı. Görüntü ve renk kargaşası yavaş yavaş açıldı. Şimdi kolalı bir önlüğün hışırtısını duyuyor, hastaneye özgü o özel, sert havayı kokluyordu. Bir el saçını mı okşuyor? Karanlıktı. Berend gözlerini açmaya çalıştı ama karanlık hâlâ sürüyordu. Delici, kör edici bir acı hissetti. Derisi bayağı sıyrılmış sağ eli, çarşafın üstünde kaydı huzursuzca.


Jaap Ter Haar HAYATI SEVMEYE DEVAM ET
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.