Şubat 2019

Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven - Zecharia Sitchin

Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven - Zecharia Sitchin

Kirkus Reviews
“Çok ilginç bir kitap; mutlaka okuyun!
Sitchin’i kutlamak gerek:
Söylemek istediğini söylüyor, hatta iyi söylüyor.”
İngiliz UFO Araştırma Organizasyonu Bülteni
Okurlarımızın büyük beğenisini kazanan 12. Gezegen ve Kozmik Tohum kitaplarının yazarı Zecharia Sitchin’in “Dünya Tarihçesi” dizisinin bu kitabı da büyük araştırma, emek ve sentezlerin ürünüdür.

Eski bilgilerle yeni bilgileri, özellikle de eski kitabeleri, yazıtları, kutsal kitapları ve metinleri çağdaş bilimin tüm verileri ile bağdaştırarak insanı gerek “köken” gerekse “kozmos” ile ilişkilendiren ve tamamen belgelere dayanan tezler ortaya koyabilen ender araştırmacılardan olan Zecharia Sitchin, bizlere bir gerçeği tekrar hatırlatıyor:

Bilgi evrenseldir, her yerde, her şeyde o Tümel Bilgi vardır; yeter ki aransın, o gözle bakılsın.

Zecharia Sitchin’in bu üçüncü kitabını da Türkçemize kazandıran arkadaşımız Yasemin Tokatlı’ya teşekkür ederiz.
  • Kitap Adı: Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven
  • Yazar Adı: Zecharia Sitchin
  • Çevirmen: Yasemin Tokatlı
  • Yayınevi: Ruh ve Madde Yayınları

Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven - Zecharia Sitchin

CENNETİ ARAYIŞ

Bir zamanlar -kadim yazılarımızın bize söylediklerine göre Ölümsüzlük, İnsanoğlunun avucunun içindeydi.
Bu altın bir çağ idi; Adam, Yaratıcısıyla birlikte Aden Bahçesinde yaşıyordu; Adam harikulade bir meyve bahçesine göz kulak oluyor ve Tanrı da öğleden sonra melteminde yürüyüşler yapıyordu. “Ve Rab görünüşü güzel ve yenilmesi iyi olan her ağacı, ve bahçenin ortasında Hayat Ağacını, ve İyilik ve Kötülüğü Bilme ağacını yerden bitirdi. Ve bahçeyi sulamak için Aden’den bir ırmak çıktı; ve oradan bölündü ve dört kol oldu. 

Birinin adı Pişon’dur... ve ikinci ırmağın adı Gihon’dur... ve üçüncü ırmağın adı Dicle’dir... ve dördüncü ırmak Fırat’tır.”

Âdem ve Havva’nın her ağacın meyvesinden yemesine izin vardı;

İyilik ve Kötülüğü Bilme Ağacının meyvesi hariç. Ama (Yılanın baştan çıkarmasıyla) meyveyi ediklerinde; Rab, Ölümsüzlük meselesi hakkında gittikçe kaygılanmaya başladı:

Ve Rab dedi:

“İşte Adam iyiyi ve kötüyü bilmekte bizden biri gibi oldu;

Ve şimdi elini uzatmasın ve Hayat Ağacından almasın, ve yemesin ve ebediyen yaşamasın?”

Böylece Rab onu Aden Bahçesinden... çıkardı.

Ve Hayat Ağacının yolunu korumak için,

Aden Bahçesinin doğusuna Kerubileri, ve her tarafa dönen kılıcın alevini koydu.
 Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven - Zecharia Sitchin
Dünya Tarihçesi 2 - Gökyüzüne Merdiven - Zecharia Sitchin
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Enkinin Kayıp Kitabı - Zecharia Sitchin

Enkinin Kayıp Kitabı - Zecharia Sitchin

ENKİ'NİN KAYIP KİTABI
KADİM SIRLAR, YENİ ANLAMLAR
• Tanrıların sayıları kutsal isimlerdeki gizli anlamların şifresini çözen ipuçları mıdır?
• Sümerlerin günümüze kadar ulaşan gelişmiş genetik bilgi anlayışı hakkında ne biliyoruz?
• Kitabı Mukaddes'in peygamberleri geleceği nasıl önceden bildirebilmişlerdi?
• Kutsal Tapınaktaki platformu, Baalbek'teki İniş Yerini ve Gize' deki büyük piramitlerin altında uzanan platformu ustalıkla inşa edenler kimlerdi?

  • Kitap Adı: Enkinin Kayıp Kitabı
  • Yazar Adı: Zecharia Sitchin
  • Çevirmen: Yasemin Tokatlı
  • Yayınevi: Ruh ve Madde Yayınları

Enkinin Kayıp Kitabı - Zecharia Sitchin

445.000 yıl kadar önce başka bir gezegenin astronotları altın aramak amacıyla Dünya'ya geldiler.

Dünya'nın denizlerinden birine iniş yapıp kıyıya çıktılar ve Eridu'yu, "Uzaklardaki Yuva"yı kurdular. Zaman içinde, bu ilk yerleşim bir uçuş kontrol merkezi, bir uzay limanı, madencilik operasyonları ve hatta Mars' ta kurulan bir ara istasyonla birlikte tam bir Dünya Misyonuna dönüştü.

İş gücü açısından az sayıda olan astronotlar, İlkel İşçiler -Fbmo sapiens- oluşturmak için genetik mühendislik uyguladılar.

Yeryüzünü devasa bir afetle silip süpüren Tufan taze bir başlangıç yapmayı gerektirdi; astronotlar tanrılara dönüşürken insanoğluna uygarlığı bahşedip ona nasıl tapınacağını öğrettiler.

Derken, elde edilen her şey Dünya'ya gelen bu ziyaretçilerin kendi aralarındaki rekabet ve savaşlar sebebiyle ortaya çıkan bir nükleer felaket yüzünden yaklaşık dört bin yıl önce darmadağın oldu.
 Enkinin Kayıp Kitabı - Zecharia Sitchin
Enkinin Kayıp Kitabı - Zecharia Sitchin
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Saklı Seçilmişler - Soner Yalçın

Saklı Seçilmişler - Soner Yalçın

Siz onları değil; onlar sizi seçti
YAZMA AMACIM
Bir film düşün.
İlk sahne sıradan bir olayla başlar.
Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.
Dehşete kapılırsın.
Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.
Korkarsın.
Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.
İşte; ilk sahne:
Altı yıl önceydi ...Bir haber gazetelerde ve onlarca haber sitesinde yer aldı:

"Ankara Hıfzıssıhha Gıda Denetim Bölüm Başkan Yrd. Gönül Özdeğer ve iki asistanı solitin adlı kimyasal ile ilgili çalışmaları ve yayınları dolayısı ile ölüm tehditleri aldıklarını açıkladılar ve savcılığa suç duyurusunda bulundular."
  • Kitap Adı: Saklı Seçilmişler
  • Yazar Adı: Soner Yalçın
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi

Saklı Seçilmişler - Soner Yalçın

Bir anonim Filistin şiiri tohumu şöyle yüceltir.

"Tiranlığl11lzdan korkmam/

Asla umutsuz olmam/

Çünkü bir tohumum var

Bir küçük canlz tohuın/

Onu koruyacağzını

Ve tekrar ekeceğim ... "

Tespit 1)

Başbakan Turgut Özal'ın çıkardığı kararnameyle tohum fiyatları 1983'te serbest bırakıldı.

Tespit 2)

Başbakan Turgut Özal çıkardığı bir başka kararnameyle tohum ithalatını 1984'te serbestleştirdi.

Tespit 3)

Başbakan Turgut Özal çıkardığı kararnameyle özel sektör to-

humeuluğunu 1985'te teşvik etti.

Ve ... Yıl, 2017 ...

Türkiye sadece ABD' den ...
 Saklı Seçilmişler - Soner Yalçın
Saklı Seçilmişler - Soner Yalçın
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Catherine Doyle - İntikam

Catherine Doyle - İntikam

Konu intikam olunca aşk, işleri çıkmaza sokar.

Beş erkek kardeş mahallelerine taşınınca Sophie Gracewell’in hayatı değişmişti. Nicoli’ye karşı dayanılmaz bir çekim hisseden Sophie, kendini güçlü aileler tarafından yönetilen bir yeraltı suç ağının içinde bulmuştu. Fakat kardeşlerin karanlık sırları ortaya çıktıkça, Sophie de kendi ailesi hakkında acı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktı. Savaş halindeki iki aile arasında seçim yapması gerekiyordu. Seçimini yaptığında ise kan dökülecek ve kalpler kırılacaktı.

“Doyle’ın savaşan aileler ve kavuşamayan âşıklarla dolu bu ilk romanı Romeo ve Juliet ile The Sopranos’un modern bir karışımı.”
-Publishers Weekly-

“Okurlar, Sophie ve Nic’in talihsiz aşkına, kaçamak öpücüklerine ve birbirlerine bakışlarına eriyecekler.”
-Kirkus Review-

“Hikâye çok ilginç bitiyor… İnanılmaz sürükleyici bir kitap. Sophie, Nic ve Luca’nın karakterleri üzerine çok düşünülerek yazılmış.”
-VOYA-

  • Kitap Adı: İntikam
  • Yazar Adı: Catherine Doyle
  • Çevirmen: Pınar Polat
  • Yayınevi:Yabancı

Catherine Doyle - İntikam

Kasa ile bir deste sipariş kâğıdının arasında durduğu için onu ilk başta görmedim. Bir yaz günümü daha Gracewell'in Yeri adlı restoranda sıkıntıdan patlayarak geçirirken, saatlerdir belki de daha uzun bir süredir orada öylece duruyordu.

Bu akşam restoranı kapatmak için sadece iki kişi kalmıştık. Ben kasanın yanında durmuş parmaklarımla tezgâhın üzerinde tempo tutarken, en yakm arkadaşım ve garson partnerim Millie, restoranda bir o yana bir bu yana kayıp süpürgenin sapını mikrofon gibi kullanarak şarkı söylüyordu. Diğer herkes gitmişti. Hiç de sıradışı bir müdür olmayan amcam Jack akşamdan kalma bir halde evdeydi.

Sıra sıra dizili masaların önünde bordo sandalyeler ve bazı yerlerde de plastik bitkiler vardı. Kapı kilitli, ışıklar loştu. Cam kenarındaki barıklı masalar temizdi.

Millie'nin Adele'i mahvedişini dinlememeye çalışırken onu, o bal kavanozunu fark ettim. Elime alıp inceledim.

Millie katlettiği şarkıyı yarıda keserek, restoranın diğer ucun-

dan, "Sanırım zamanla daha da iyiye gidiyorum," diye seslendi. Düzgün yapabildiği tek şey hafif bir İngiliz aksamydı ama onun da tek nedeni İngiliz olmasıydı. "Artık o tiz sesi çıkarabiliyorum."

Başımı kaldırıp bakmadan, "Büyük gelişme Mil," diye yalan söyledim.

 Catherine Doyle - İntikam

Catherine Doyle - İntikam

Cuniçiro Tanizaki - Nazlı Kar

Cuniçiro Tanizaki - Nazlı Kar

Japon şiirinde kiraz çiçeklerine dair yüzlerce, binlerce şiir söylenmişti… Eskiler çiçeklerin açmasını sabırsızlıkla bekler… dalından düşüp giden çiçeklere hüzünlenirdi… defalarca, tekrar tekrar aynı şeyleri dillendiren sayısız şiir yazılmıştı… Sachiko küçük bir kızken, bu şiirler ona çok sıradan gelir, pek duygulanmadan okuyup geçerdi. Yıllar geçip yaşı ilerledikçe eski zamanlarda yaşamış bu insanların sadece hoş ve zarif bir söz söyleme kaygısında olmadığını fark etmişti. Kirazların çiçek açmasını nasıl özlemle beklediklerini… sonra en görkemli zamanlarında dökülüp giden çiçeklerin yarattığı hüznü… Sachiko da ruhunun derinliklerinde hissetmeye başlamıştı.

Nazlı Kar bir döneme, farklı bir coğrafyaya, Japon algısına, kültürüne bir yolculuk gibi... Dört kız kardeşin odağında gelişen bir "kadın romanı". Yazar, satırlarında gelenek ve modernlik, Doğu ve Batı kavramlarını sorgularken okuyucusunu da kendisine katılmaya davet ediyor. Kitap adını, Japon şiirindeki bir söz sanatından alıyor. Kiraz çiçeklerinin baharda dallarından dökülmesini kar zannetmek… Kitabın kurgusu da bu imgeye uygun bir biçimde mevsimlerin döngüsünü aktarıyor, zamanın geçişine duyulan hüznü bize ulaştırıyor.

  • Kitap Adı: Nazlı Kar
  • Yazar Adı: Cuniçiro Tanizaki
  • Çevirmen: Esin Esen
  • Yayınevi: Can YAyınları

Cuniçiro Tanizaki - Nazlı Kar

 Cuniçiro Tanizaki - Nazlı Kar
Cuniçiro Tanizaki - Nazlı Kar

Dünyanın Doğum Günü - Ursula K. Le Guin

Dünyanın Doğum Günü - Ursula K. Le Guin

"Önce farklılığı kurmak -yabancılığı oturtmak- sonra da ateşli bir insani duygu kıvılcımının sıçrayıp bu farkı kapatmasını sağlamak: Hayal gücünün bu akrobasisi beni her şeyden çok büyüleyip tatmin ediyor." 
Ursula K. Le Guin, romanlarından bildiğimiz dünyalarda yeni yolculuklara çıkarıyor bizi. Ağırlıklı olarak cinsiyet meselelerinin, aşkın, cinselliğin, yabancılaşmanın işlendiği bu hikayelerde Ekumen'e ait dünyalara, Gethen, Karhide, Seggri, O ve Werel gezegenlerine dönüyoruz. Son ve neredeyse bir roman kadar uzun "Kaybolan Cennetler" adlı hikayesinde ise Le Guin, yeni bir gezegene ulaşmak için nesiller boyu süren bir yolculuğu anlatıyor.
  • Kitap Adı: Dünyanın Doğum Günü
  • Yazar Adı: Ursula K. Le Guin
  • Çevirmen: Çiğdem Erkal İpek
  • Yayınevi: Metis Yayıncılık

Dünyanın Doğum Günü - Ursula K. Le Guin

Profesör Barry Pennywither soğuk, loş bir tavanarasında oturmuş, önündeki masaya bakıyordu, üstünde bir kitap ve bir parça ekmek duruyordu masanın. Ekmek onun akşam yemeğiydi, kitap da yaşamının yapıtı. İkisi de kuruydu. Dr. Pennywither iç çekti, sonra ürperdi. 
Eski apartmanın alt katlarındaki daireler oldukça şıktı ama kaloriferler, ne olursa olsun 1 Nisandan sonra yanmıyordu; bugün de 2 Nisandı ve dışarısı don yapmıştı. Dr. Pennywither kafasını biraz kaldırırsa pencereden, şafakta biraz biraz belirsiz ama yırtarcasına yükselen, neredeyse dokunulacak kadar yakın olan Notre Dame de Paris'in iki kare kulesini görebiliyordu: onun oturduğu Saint-Louis Adası, Notre Dame'ın olduğu Şehir Adasının ardından çekilen küçük bir sal gibidir.
Ama profesör kafasını kaldırmadı. Çok üşüyordu.
 Dünyanın Doğum Günü - Ursula K. Le Guin
Dünyanın Doğum Günü - Ursula K. Le Guin
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Yağmurlarla Topraklar - Necati Cumalı

Yağmurlarla Topraklar - Necati Cumalı

Roman, hikâye, şiir. oyun gibi edebiyatın her dalında verdiği usta işi ürünlerle çağdaş Türk sanatçıları arasında haklı ve büyük bir ün kazanan ve eserleri üst üste yeni baskılar yapan, yabancı dillere çevrilen Necati Cumalı "Tütün Zamanı" genel adı altında "Zeliş", "Yağmurlarla Topraklar", "AcıTütün" üçlüsüyle Ege yöresinin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla, çeşitli toplumsal kesitlerden yansıtarak romanına unutulmaz güzellikte bir Ege destanı kazandırmıştır.

"Yağmurlarla Topraklar"da, Cumalı, ağır ağır doğan ve birden gelişen bir aşkı anlatırken, bir yandan, öğretmen, avukat, doktor olarak Anadolu'nun küçük kentlerinde yaşayan binlerce aydının ortak çilesini, tutucu çevrelerin baskısı altında güvensiz yaşayışlarını, yalnızlıklarını yansıtıyor; bir yandan da somut örneklerle bizdeki toprak mülkiyetinin temellerine inerek toprak reformuna; vakitli vakitsiz yağan yağmurların yol açtığı sevinçler üzüntülerle ekicilerin doğa ile olan ilişkilerine ışık tutuyor Hayatın özünde olduğu gibi değişik olayları iç içe yansıtan, sağlam, usta işi, büyük bir roman bu.
  • Kitap Adı: Yağmurlarla Topraklar
  • Yazar Adı: Necati Cumalı
  • Yayınevi: Cumhuriyet Kitapları

Yağmurlarla Topraklar - Necati Cumalı

Adliye tatilinin sona erdiği 5 Eylül 1951 günü, Avukat Nihat Arda, her duruşma sabahı olduğu gibi, saat sekiz olmadan yazıhanesine geldi. İçeriye girince, kendini karşılamak için ayağa kalkmaya davranan kâtibini bir el işaretiyle yerine oturttu, dip tarafta kalan kendi masasına doğru yürüyüp yerini aldı. Masasının kıyısında duran dosya yığınını önüne çekti. En üstteki dosyayı aldı, şöyle bir bakıp yana bıraktı.

Niyeti iş sahipleri gelip bastırmadan dosyalarına kısa bir göz atmaktı. Belleği kuvvetliydi. Rengi, kalınlığı, yıpranma derecesi ya da üstündeki bir kalem, bir mürekkep lekesi gibi özelliklerinden eski yeni bütün dosyalarını ilk görüşte tanır, duruşmanın nerede kaldığını, o günkü oturumda neler söylemesi gerektiğini hemen ansırdı. O sabah da çoğu dosyalarını eline almasıyla bırakması bir oluyor, bu gidişle önündeki on dokuz dosyayı bir yandan bir yana aktarması uzun sürmeyecek gibi görünüyordu ama, kapı karşı köşede oturan kâtibi gene de onun bir an önce işini bitirmesi için sabırsızlanıyordu.
 Yağmurlarla Topraklar - Necati Cumalı
Yağmurlarla Topraklar - Necati Cumalı
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Yaratık - John Fowles

Yaratık - John Fowles

Maggot (kurtçuk) sözcüğü kanatlı bir yaratığın larva evresini ifade eder; bu satırların yazarı yazılı bir metnin de en azından bu anlama geleceğini umut etmektedir. Ancak sözcüğün bugün kullanımdan düşmüş olan daha eski bir anlamı daha vardır; sözcük gelip geçici ani heves ya da tuhaflık anlamına da gelmektedir. Sözcüğün kapsamı on yedinci yüzyılın sonlarıyla on sekizinci yüzyılın başlarında genişlemiş, özel bir adı bulunmayan dans ezgileri hatta birilerinin tuhaf bulunan düşünceleri için de kullanılır olmuştur: Mr. Beveridge’nin Maggot’ı, Lord Byron’cığımın Maggot’ı, The Carpenter’ların Maggot’ı vb. Elinizdeki bu kurmaca maggot da o dönemin müzik ezgileriyle benzer nedenlerle yazılmıştır: Belli bir temaya duyulan saplantıdan ötürü. Kitabı kaleme alışımdan birkaç yıl önce, yüzleri olmayan ve görünüşte belli bir gerekçeleri de bulunmayan küçük bir seyyah topluluğu, zihnimden öylesine geçip bir olaya doğru yöneldiler. Besbelli ki geçmiş bir zaman söz konusuydu çünkü atlara binmişlerdi ve ıssız bir manzaranın içindeydiler, ancak bu son derece ham imgenin ötesinde, hiçbir şey yoktu. Bu imgenin nereden geldiğini de, bilinçaltımdan niye böyle inatla sürekli yükseldiğini de bilmiyorum. Atlılar belli bir yere doğru asla ilerlemediler. Bir sinema projektörüne takılmış bir film sekansı gibi, ya da, kaybolup gitmiş bir mitten arta kalan son bir şiir dizesi gibi, gök çizgisi boyunca atlarını sürüp durdular sadece.
  • Kitap Adı: Yaratık
  • Yazar Adı: John Fowles
  • Çevirmen: Serdar Rifat Kırkoğlu
  • Yayınevi: AYRINTI YAYINLARI

Yaratık - John Fowles

Yukarı kattaki çok daha gösterişsiz bir odada, bir çatı katı odasında, genç kadın, yatmıştır ve görünüşe bakılırsa uyumaktadır, kahverengi harmanisini üzerine bir battaniye gibi yayıp alçak bir karyolaya uzanmıştır. Tavansız odanın öteki ucunda, küçük çatı penceresinin yanındaki bir masanın üzerine yerleştirilmiş tek bir şamdanın ölgün ışığı, kızın yattığı yeri zar zor aydınlatmaktadır. Genç kadın bir yanına yatmış, dizlerini harmanisinin altında kendine doğru çekmiş ve bir kolunu, yolculuk boyunca yüzünü korumuş olan keten eşarbını yaydığı tıkız yastığın üzerine dolamıştır. Duruşunda ve yüz çizgilerinde -burnu hafif basık, kirpikleri kapalı- çocuksu bir yan vardır. Sol eliyle hâlâ pörsümüş menekşe demetinden kalanları tutmaktadır. Masanın altından, yiyecek bulma umuduyla şuraya buraya koşan bir farenin tıkırtıları işitilir.
 Yaratık - John Fowles
Yaratık - John Fowles
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Gabriel García Márquez çapında bir yazarın anılarını yalnızca hayranları değil, bütün edebiyat dünyası nicedir bekliyordu. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran büyülü gerçekçiliğin büyük ustası, Yaprak Fırtınası'ndan Yüzyıllık Yalnızlık'a, Kolera Günlerinde Aşk'tan Benim Hüzünlü Orospula-rım'a, esin kaynaklarını hep kendi yaşamında, yakın çevresindeki insanlarda aramıştı. O yüzden, yapıtlarıyla yaşamı arasında sık dokunmuş bağlar vardı. García Márquez sonunda anılarını yazdı. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta "Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır" diyen yazarın yalnızca yaşamöyküsünü değil, tüm yapıtlarının izlerini de bulacaksınız.
  • Kitap Adı: Anlatmak İçin Yaşamak
  • Yazar Adı: Gabriel Garcia Marquez
  • Çevirmen: Pınar Savaş
  • Yayınevi: CAN YAYINLARI

Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez

Annem evi satmasında ona yardımcı olmamı istedi. Ailemin yaşadığı o uzak kasabadan sabah gelmiş Barran-

quilla'ya, beni nasıl bulacağı hakkında hiçbir fikri yokmuş. Eşe dosta sora sora aramaya başlamış, Mundo Kitapçısı'na ya da günde iki kez yazar dostlarımla buluşup sohbet etmeye gittiğim kahvelere bakmasını

önermişler, bir de tutup uyarmışlar kadıncağızı: ¦' Dikkatli ol ha! Hepsi kaçık bunların!" Tam öğle vakti geldi yanıma. Kitapların sergilendiği masaların arasında tüy gibi hafif adımlarla ilerledi, önümde dikilip iyi günlerinden kalma delici gülümsemesiyle ta gözlerimin içine baktı, ben daha bir tepki gösteremeden,

"Annenim ben!" dedi.

Öyle bir değişiklik vardı ki halinde tavrında, onu ilk bakışta tanıyamamıştım. Kırk beş yaşındaydı. Tam on bir doğum. Yaşamının on yılını hamile, bir o kadarını da çocuklarını emzirerek geçirmişti. Sözcüğün tam

anlamıyla zamanından önce çökmüştü. Đlk kez taktığı gözlüğün ardındaki gözleri alıştığımdan daha büyük ve şaşkındı, annesinin ölümü nedeniyle tepeden tırnağa simsiyah yas giysilerine bürünmüştü, ama düğün

fotoğrafın-daki, şimdi bir sonbahar halesinin çevrelediği o Romalı güzelliğini koruyordu hâlâ. Her şeyden, hatta bana sarılmadan önce, o bildiğim törensel havasında,
 Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
Anlatmak İçin Yaşamak - Gabriel Garcia Marquez
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Sabah Denizi - Margaret Mazzantini

Sabah Denizi - Margaret Mazzantini

İNSANIN DOĞDUĞU YERDE BİR ŞEYLER YARDIR. HERKES BİLMEZ BUNU.

ANCAK ORADAN ZORLA KOPARILAN BİLİR.

Libya'da, Sahra’nın son vahalarından birinde yaşayan Bedevi kadını Cemile ile oğlu Ferid, onlardan daha hızlı yol alan bir savaştan kaçıyorlar.

Trablus’ta doğan, 11 yaşına kadar Arap gibi yaşayan Angelina, Kaddafi tarafından zorla gönderildiği anayurdu İtalya'da, oğlu Vito’ya her ülkede fırtınalar kopabileceğini öğretmeye çalışıyor.

Aynı denizin iki kıyısında iki ana-oğul, iki ayrı dünya.

Onları hem ayıran hem birleştiren Akdeniz, bir uçan halı ya da her şeyin üstünü örten bir kristal tabaka gibi. Ama karaya çıkıldığında, ister gidiş olsun ister dönüş, her geçişin izi kalıyor, ıslak kile yazılan yazılar gibi...

Margaret Mazzantini’den, vaatler ve feragatlerle dolu, masal gibi güçlü ve pırıltılı bir roman...

  • Kitap Adı: Sabah Denizi
  • Yazar Adı: Margaret Mazzantini
  • Çevirmen: ivon Cerrahoğlu
  • Yayınevi: DOĞAN KİTAP

Sabah Denizi - Margaret Mazzantini

Bir kervan geçiyordu ara sıra oralardan. Kara Afrika’dan denize giderken çölü geçen tacirlerin güzergâhı üzerindeydiler. Fildişi, reçine, değerli taşlar götürüyor, esir olarak satılmak üzere bağlanmış insanları Sirenayka’nm ve Trablus’un limanlarına taşıyorlardı.

Tacirler vahada yiyor, içiyor, dinleniyorlardı. Bir şehir doğmuştu burada. Halat örgüsüne benzer kilden duvarları, palmiyeden damları vardı. Kadınlar üst katta, erkeklerden ayrı kalıyor, damlarda yalınayak dolaşıyorlardı. Başlarının üstünde toprak testilerle kuyuya doğru yürüyorlardı. Koyun işkembeli kuskusla haşlanmış unu karıştırıyorlardı. Derviş mezarlarında dua ediyorlardı. Günbatımında damların üstünde ney eşliğinde, mahmur yılanlar gibi göbeklerini kıvırarak raks ediyorlardı. Alt katta erkekler tuğla harcı yoğurup ticaret yapıyor, nargile içerek tavla oynuyorlardı.

O şehirden eser yok artık. Geri kalan bir resim, kum rüzgârının yiyip bitirdiği bir mabet. Onun yanında Albay’m isteğiyle Doğulu yabancı mimarlar tarafından yapılan yeni şehir kurulmuş. Betondan ve antenlerden oluşan binalar.

Yol boyunca üzerinde her yerde Reis’in çöl kıyafetleriyle, Müslümanlara ve subaylara özgü giysileriyle resimleri var. Kiminde çalımlı ve ciddi, kiminde ise kollarını açmış gülümsüyor.

İnsanlar boş benzin bidonlarının üstüne oturmuş, çocukların kemikleri çıkmış, yaşlılar ağızlarını ıslatmak için kökleri emiyorlar. Işıkların kabloları bir binadan diğerine bitkin bir halde uzanıyor. Sıcak kıble rüzgârı turistlerin çölde bıraktıkları naylon torbaları ve çöpleri sürüklüyor.
 Sabah Denizi - Margaret Mazzantini
Sabah Denizi - Margaret Mazzantini
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Bir Muadele-i Sevda - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bir Muadele-i Sevda - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi nin annesi de babası da okumuş insanlardı. Babasının divan şiiri yolunda şiirler yazdığı da bilinmektedir. Kendisinin yeteneği de küçük yaşta ortaya çıkmıştır; 1887'de yayımlanan ilk yazısı, İstanbul'da Bir Frenk adını taşır. Bu öykü, hayli de beğeni toplar.

Bu yıllar, Tanzimat ikinci kuşak yazar ve şairlerinin, edebiyat dünyasına egemen olduğu, Servet-i Fünun kuşağınınsa yazı alanına çıkmaya hazırlandığı yıllardır. Şiirde, coşumculuk (romantizm) kendisini duyururken, roman ve öyküde, Samipaşazade'nin Sergüzeşt romanıyla Küçük Şeyler adlı öykü kitabı, Nabizade Nazım'ın Zehra romanıyla Karabibik adlı ilk doğalcı (natüralist) uzun öyküsü, Recaizade Ekrem'in Araba Sevdası romanı edebiyatımıza büyük açılımlar getirmiş, dilde, anlatımda, anlatı estetiğinde büyük bir gelişme sağlanmıştır. Bunların yanı sıra, ama bambaşka bir yolda yazan, dönemin basın ve yazın alanındaki devi Ahmet Mithat Efendinin her türden yazdığı romanları, okuru hem anlatı türünü okumaya alıştırmış, hem de romanlarıyla geçinebilmesi, genç yazarları yüreklendirmiştir.

  • Kitap Adı: Bir Muadele-i Sevda
  • Yazar Adı: Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Bir Muadele-i Sevda - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Gece, saat bir buçuk var. Akşam yemeğinden henüz kalktım. Mevsim Ocak... Dışarıda öyle bir bora ile kar yağıyor ki, coşkun rüzgârın amansız şiddeti önüne düşen yapraklar düşecekleri yönü şaşırmış, başıboş bir inişle kasırga harmanı içinde dönüp duruyor. Rüzgârın sokaklardan, damlardan süpürüp beyaz bir duman gibi havaya kaldırdığı karlar yukardan inenlerle çarpışıyor. Karın gökten mi yere, yerden mi gökyüzüne yağdığı fark olunamıyor.

Koltuğu sobanın yannıa çektim. Bir elimde kahve, ötekinde sigara, pencereleri sarsan boranın tiz perdelerden çok şaşırtıcı bir hızla çıkardığı gamları, o keskin ıslıkları dinleyerek gökyüzünün bu şiddetine karşı kızıl pırıltılarından, tatlı çıtırtılarından teselli bekler gibi ateşe bakıyorum. Baktıkça da kürkün içine gömülüp büzülüyorum.
 Bir Muadele-i Sevda - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bir Muadele-i Sevda - Hüseyin Rahmi Gürpınar
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mo Yan - Saydam Turp

Mo Yan - Saydam Turp

1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon yazar Kenzaburo Oe’nin, “Ben Nobel Ödülü’nü vermek için birini seçecek olsam Mo Yan’ı seçerdim,” sözleriyle değerlendirdiği Mo Yan, 2012’de bu değerlendirmeyi gerçeğe dönüştürerek Nobel Edebiyat Ödülü kazanan ilk Çinli yazar oldu.

Kimi eleştirmenlerin, dilini Gorki ve Soljenitsin’in şiirsel ve çarpıcı anlatımlarına benzettiği Mo Yan, Çin taşrasını anlatan yapıtlarında fanteziyle lirizmi kaynaştırırken bürokrasiyi taşlama ortamında irdeliyor, kara mizaha, hatta yer yer doğaüstü unsurlara yer veriyor. Buğday ve darı başaklarının arasından bir halkın acıları ve sevinçleri yükseliyor. Mo Yan, taşra yaşamını aktarmanın yanı sıra modern Çin’in kısa zamanda köşeyi dönen görgüsüz yeni zenginleriyle de okurlarını tanıştırıyor.

Mo Yan, Saydam Turp’un kahramanlarından Kara Çocuk’u ve kendi yapıtlarını şöyle tanımlıyor: “İnsanüstü bir yetenekle acıya katlanabilen ve insanüstü bir duyarlılığa sahip olan o kara tenli çocuk, bütün yazdıklarımın ruhunu simgeliyor.”

  • Kitap Adı: Saydam Turp
  • Yazar Adı: Mo Yan
  • Çevirmen: Erdem Kurtuldu
  • Yayın Evi: Can Yayınları

Mo Yan - Saydam Turp


 Mo Yan - Saydam Turp

Mo Yan - Saydam Turp
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ekonomi Politikası - Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu

Ekonomi Politikası - Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu

Ekonomi Politikası ilk kez 2002 yılında basıldı. Üniversitede aynı adla son sınıflara okuttuğumuz ders için hazırladığımız notların geliştirilmiş haliydi ilk baskı. Zaman içinde bu ilk baskıyı defalarca revize ettik. Kitap, çeşitli üniversite ve yüksekokullarda ders kitabı olarak okutuldu ya da referans kitap olarak kullanıldı. Birçok sınavda temel kitaplardan biri oldu. Pek çok sınav sorusu bu kitaptan çıktı. Her kesimden olumlu eleştiriler aldık. 10 yıl içinde 18 kez basılıyor olması, kitabın ne kadar benimsendiğinin en önemli göstergesidir.

Son olarak 17’nci baskının ardından kitabı baştan aşağıya ele alıp yeniden hazırlamaya karar verdik. Bunun temel nedeni birçok alanda yeni tartışmaların gelişmiş ve daha da önemlisi çeşitli alanlarda uygulanan politika araçlarında çeşitlilikler ortaya çıkmış olmasıydı.

  • Kitap Adı: Ekonomi Politikası
  • Yazar Adı: Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu
  • Yayınevi: Remzi Kitapevi

Ekonomi Politikası - Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu


osyal bilimler arasında yer alan ekonomi biliminin temel konusunu, kıt kaynakların en yüksek tatmini sağlayacak şekilde tahsis edilmesi oluşturur. Bütün sosyal bilimler gibi ekonomi de fizik bilimlerden pek çok yönden ayrılır. Buna karşılık özellikle pozitif ekonominin kullandığı niceliksel yöntemlere ve ele aldığı modellere bakıldığında fizik bilimlere en yakın sosyal bilim olduğunu ileri sürmek yanlış olmaz.

Ekonomi bilimini çeşitli alt başlıklar altında toplayıp sınıflandırmak gelenek olmuştur. Bunlar arasında makro ve mikroekonomi ayrımı ile pozitif ve normatif (arzu edilen) ekonomi ayrımları üzerinde durmakta yarar var. Makroekonomi denildiğinde, küresel ya da ulusal büyüklüklerle uğraşan ekonomi bilimi alt dalı anlaşılır. Örneğin milli gelir, para arzı, enflasyon, işsizlik, cari işlemler dengesi, toplam arz ve toplam talep gibi ekonominin tümünü ilgilendiren konular makroekonominin ilgi alanına girer. Mikroekonomi denildiğinde ise toplumu oluşturan tek tek bireylerin ve tek tek firmaların ekonomik sorunlarıyla ilgili alt bilim dalı anlaşılır. Örneğin tüketici dengesi, firma dengesi, bireysel talep, firma arzı gibi konular mikroekonominin ilgi alanına girer. Bir başka deyişle, mikroekonomi tek tek ağaçlarla ilgilenirken,makroekonominin ilgi alanı ormandır.
 Ekonomi Politikası - Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu
Ekonomi Politikası - Mahfi Eğilmez - Ercan Kumcu
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Abum Rabum - İskender PALA

Abum Rabum - İskender PALA

Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak, adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16).

İbrahim’in biri köle, biri de özgür kadından iki oğlu vardır. (…)

Bu kadınlar iki antlaşmayı simgelemektedir. Biri Sina Dağı’ndandır, köle olacak çocuklar doğurur; bu Hacer’dir. Oysa göksel Yeruşelim özgürdür, annemiz odur.(…) İşte böyle kardeşler, bizler cariyenin değil, özgür kadının (Sara’nın) çocuklarıyız (İncil, Galatyalılar 4/21-31).

Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Ortadoğu… İnsanlığın beşiği ve Hz. İbrahim’in ayak izlerini taşıyan yurtlar… Ve Müslümanlar üzerinden süregiden savaşlar… Bir bakıma Hz. İbrahim’in mirası peşindeki evlatlarının amansız mücadelesi…

Ortadoğu’da yalnızca fikirler, inanışlar, canlar değil, tarih de bir katliamın pençesinde. Artık hakikati görenler, Irak ve Suriye’de birinin kanı toprağa akarken uzaklarda kanı bitlenen birilerini, burada bir kurşun namludan fırladığında meçhul ülkelerde kabaran cüzdanları, burada annelerin ağıtları gözyaşlarına karışırken bir yerlere gizlice kaçırılan tarihi mirası fark edebiliyorlar. Oynanan oyuna insanlığın geçmişiyle hesaplaşması deniyor ama hakikatte geleceğini belirleme potansiyeline sahip.

Elinizdeki kitabı yalnızca Roma, Kudüs ve İstanbul ekseninde

bir casusluk romanı olarak değil, aynı zamanda Mezopotamya’nın sosyal, siyasi ve sanatsal tarihi gibi de okuyacaksınız. İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden nefes nefese bir polisiye...
Kitap Adı: Abum Rabum
Yazar Adı: İskender PALA
Yayınevi: Kapı Yayınları

Abum Rabum - İskender PALA

 Abum Rabum - İskender PALA
Abum Rabum - İskender PALA Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Abdülhamidin Cinci Hocası - Süleyman Tevfik Özzorluoğlu

Abdülhamidin Cinci Hocası - Süleyman Tevfik Özzorluoğlu

II. Abdülhamid tarikatlara özel bir önem vermiş, bunların yemek ve aydınlanma gibi masraflarını bizzat kendi karşılamış, harap halde olan tekkelerin onarımlarını yaptırıp, tarikat büyüklerinin türbelerini tamir ettirmişti. Arap vilayetleri ve Afrika'daki nüfuzlu tarikat şeyhlerine nişan ve rütbeler ihsan etmenin yanında maaşlar da bağlayan Padişah, Ebü'l-Hüda Efendi, Zafir Efendi gibi şeyhleri yanında tutarak onların nüfuzlarını kullanmıştı. 
Abdülhamid sarayda, çeşitli tarikatları ve bu müesseselerin temsilcilerini yakın ilişkiler kurarak kendisine yaklaştırmıştır. Öyle ki Abdülhamid'in neredeyse o dönem için mevcut hemen her tarikata üye olduğu düşüncesi yaygınlık kazanmıştır. İstanbul'daki, Osmanlı coğrafyasındaki büyük tarikat kollarının hemen hepsiyle yakından ilgilenilmiş, pek çok maddi ihtiyaçları karşılanmış, devlete karşı yükümlülük olarak algılanabilecek pek çok işlemden muaf tutulmuşlardır. Müslümanların yoğun yaşadığı yerlerdeki günlük yaşantının İslami şartlara çok daha uygun olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler, cami çevrelerinin düzenlenmesi gibi, din kitaplarının devlet matbaasında çok sayıda bastırılıp dünyanın her tarafına dağıtılması gibi uygulamalar devletin bu yönünü veya halifenin bu yönünü çok daha fazla ön plana çıkarmıştır. II. Abdülhamid döneminde, özellikle ilk ve orta öğretimde müfredatta din derslerinin sayısını arttırmaya yönelik düzenlemeler de yapılmıştır.
Kitap Adı: Abdülhamidin Cinci Hocası
Yazar Adı: Süleyman Tevfik Özzorluoğlu
Yayınevi: İthaki Yayınevi
 Abdülhamidin Cinci Hocas
Abdülhamidin Cinci Hocası - Süleyman Tevfik Özzorluoğlu Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Kıyamet Gösterisi - Neil Gaiman - Terry Pratchett

Kıyamet Gösterisi - Neil Gaiman - Terry Pratchett

1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan Cadı Agnes Çatlak'ın Dakîk ve Kat'î Kehanetleri'ne göre, cumartesi günü dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.

İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan'a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.

"Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı."
Clive Barker

"Thomas Pynchon, Tom Robbins ve Don DeLillo işbirliği yapsaydı, ancak bu kadar olurdu... İnanılmaz."
Washington Post

"Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin soyundan geliyor..." 
New York Times

"Monty Python Uçan Sirk'in kaleme aldığı Vahiy Kitabı gibi adeta."
Phoenix New Times
  • Kitap Adı:Kıyamet Gösterisi
  • Yazar Adı: Neil Gaiman - Terry Pratchett
  • Çevirmen: Niran Elçi
  • Yayınevi: İthaki Yayınları

Kıyamet Gösterisi - Neil Gaiman - Terry Pratchett

 Kıyamet Gösterisi - Neil Gaiman - Terry Pratchett
Kıyamet Gösterisi - Neil Gaiman - Terry Pratchett Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

10 Numaralı Kamara - Ruth Ware

10 Numaralı Kamara - Ruth Ware

Rüyamda kızın alçalıp yükselen dalgaların çok çok uzağına sürüklendiğini gördüm. Martılar, Kuzey Denizi’nin soğuk ve güneş görmeyen derinliklerinde çığlık çığlığa bağırıyordu. Kızın gülen gözleri bembeyaz olmuş, tuzlu suyun etkisiyle şişmişti. Solgun teni kırış kırıştı ve giysileri pürüzlü kayalara takılıp yırtılmış, parçalanmıştı.

Geriye kalan tek şey uzun, siyah saçlarıydı. Suyun içinde karanlık yosunlar gibi yüzüyor, kabuklara ve balık ağlanna dolanıyor, aşınmış bir halat gibi kıyıya kıvrılarak vuruyor ve orada öylece kalıyordu. Çakıl taşlarını döven dalgaların homurtusu kulaklarıma doluyordu.

Dehşet içinde uyandım. Nerede olduğumu hatırlamam biraz zaman aldı, kulaklarımı dolduran homurtunun rüyanın bir parçası değil, tamamen gerçek olduğunu fark etmem ise daha fazla sürdü.

Oda karanlıktı ve rüyamda hissettiğim nemle doluydu. Doğrulmaya çalıştığım sırada yanaklarımda serin bir esinti hissettim. Gürültü banyodan geliyor gibiydi.

Hafifçe ürpererek yataktan çıktım. Kapı kapalıydı ama yaklaştıkça homurtunun da yükseldiğini fark ettim. Kalbim daha da hızlı atmaya başladı.

Cesaretimi toplayarak kapıyı açtım. El yordamıyla düğmeyi ararken duşun gürültüsü küçücük banyoyu doldurdu.

Banyo apaydınlık oldu ve işte her şeyi o zaman gördüm.

Buharla kaplanan aynaya, tahminen on beş santim uzunluğunda harflerle şöyle yazılmıştı: “EŞELEMEYİ KES”.
  • Kitap Adı: 10 Numaralı Kamara
  • Yazar Adı: Ruth Ware
  • Çevirmen: Aslıhan Kuzucan
  • Yayınevi: İthaki yayınları

10 Numaralı Kamara - Ruth Ware

Koridordan bir çarpma sesi daha geldi; bardak kırılmış olmalıydı. Kapının kolunu aceleyle tutup kendimi hazırladım. Çıplak ayak parmaklarımı eski, eksilmiş döşemelerin arasına koydum. Kapıyı elimden geldiğince kapalı tutmaya hazırdım. Yere çömeldim, dizlerimi göğsüme doğru çektim, hıçkırıklarımı sabahlığıma gömmeye çalıştım. Bir yandan da adamın evin altını üstüne getirişini dinliyordum ve Delilah’nın zarar görmeden bahçeye kaçması için dua ediyordum.

En sonunda, çok, çok uzun bir zaman sonra ön kapının açılıp kapandığını duydum. Oturup dizlerimi kendime doğru çekerek ağlamaya başladım. Gerçekten gittiğine bir türlü inanmıyordum. Geri dönüp bana zarar vermeyeceğine inanmıyordum. Ellerim uyuşup gerildi ama kapının kolunu bırakmaya cesaret edemiyordum.

Soluk, lateks eldivenlerin içindeki o elleri yeniden gördüm.

Bir sonraki adım ne olacaktı, bilmiyordum. Bütün gece orada hareketsiz kalabilirdim. Ama Delilah’nın miyavladığını ve kapının öteki tarafını tırmaladığını duydum.

“Delilah,” dedim boğuk bir sesle. Sesim öylesine titriyordu ki kendim bile tanıyamıyordum. “Ah, Delilah.”

Kapının ardından mırladığını duydum. Bu tanıdık, bu derinden gelen ve testereyi andıran hırıltısı sanki büyünün bir anda bozulmasına neden olmuştu.
 10 Numaralı Kamara - Ruth Ware
10 Numaralı Kamara - Ruth Ware Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

İtaatkar - Tara Sue Me

İtaatkar - Tara Sue Me

UYARI:
Kitabın içeriği yetişkin okurlara uygundur. Cinsel sahneler barındırır.

Aşk en renkli fantezidir.

Abby King kütüphanede çalışan ve hayatı monoton olan genç bir kadındır. Onu diğer kadınlardan ayıran şey, zengin ve yakışıklı CEO Nathaniel West hakkında kurduğu çılgın ve karanlık fantezilerdir. Nathaniel ise hayatını bir dizi kurala göre yaşamaktadır: Hem ofiste hem yatak odasında kendisine itaat edilmesini ister ve onunla beraber olmak isteyen bir kadın öncelikle onun boyunduruğu altına girmelidir. 

Abby bir arkadaşından Nathaniel'ın yeni bir partner aradığını öğrendiğinde hiç düşünmeden Nathaniel'ın itaatkârı olmak için başvurur. Birlikte geçirdikleri tek bir hafta sonu bile Abby'ye artık Nathaniel'sız yapamayacağını göstermiştir. Nathaniel onun için daha önce varlığından bile haberdar olmadığı bir haz dünyasının kapılarını açmıştır. 

Kısa sürede Abby daha fazlasını istediğine karar verir ama koyduğu kurallarla etrafına duvarlar örmüş Nathaniel'a sevmeyi yeniden öğretmesi o kadar da kolay olmayacaktır. Yine de duygular kural tanımayacak ve aşk, fantezilerin en renklisi haline dönüşecektir.

"İnsanı etkisi altına alan, zeki ve gerçek kahramanları ile ateşli aşk sahneleri olan bir roman. Çok başarılı bir aşk hikâyesi."
-Christina Lauren, Harika serisinin yazarı-

"Bu kitap size Grinin Elli Tonu'nu unutturacak. Tara Sue Me çok yaratıcı ve İtaatkâr sizi esir alacak."
-Southern Fiction Review-

"Yeni bir erotik seriye seksi ve davetkâr bir başlangıç. İtaatkâr'ı kaçırmayın."
-Romance Reviews Today
  • Kitap Adı: İtaatkar
  • Yazar Adı: Tara Sue Me
  • Çevirmen: Lale Baydal
  • Yayınevi: Pegasus

İtaatkar - Tara Sue Me

Daha önce fotoğraflarını görmüştüm. Herkes West Industries’in CEO’su ve sahibi olan Nathaniel VVest’i tanırdı.

Fotoğraflarda gerçekte olduğu kadar yakışıklı çıkmıyordu. Hafif yanık teni, gözlerinin insanın içine işleyen yeşil rengini ortaya çıkarıyordu. Kalın telli koyu saçları, aralarından parmaklarınızı sokup kendinize çekerek onu dudaklarından öpme isteği uyandırıyordu.

O uzun, güçlü parmaklarını ritmik olarak masaya vuruyordu. O parmakların neler yapabileceğini düşündükçe dizlerimin bağının çözülmeye başladığını hissediyordum. Nathaniel tam karşımda, yüzünde belli belirsiz bir gülümseme ile bana nerede olduğumu ve neden burada bulunduğumu hatırlattı.

Tekrar konuştu. “Başvuru yapmaya neden karar verdiğin beni ilgilendirmez. Eğer seni seçersem ve koşullarda anlaşırsak geçmişin de beni ilgilendirmeyecek.” Aralarında başvuru belgemin de olduğunu gördüğüm kâğıtları tutup salladı. “Ben neye ihtiyacım olduğunu biliyorum.”

Başvuru formunu dolduruşumu hatırladım: işaretlemem gereken liste, istediği kan testleri, kullandığım doğum kontrol yöntemleri. Aynı şekilde bugünkü toplantıdan önce, bana da onun bilgileri gönderilmişti. Kan grubunu, test sonuçlarını, sınırlarını, partnerleriyle yapmayı sevdiği ve onlara yapmayı sevdiği şeyleri biliyordum.

Birkaç dakika boyunca sessizce durduk.
 İtaatkar - Tara Sue Me
İtaatkar - Tara Sue Me Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Parafili - Jane Casey

Parafili - Jane Casey

DOKTOR, AVOKAT, POLİS MEMORÜ, SERİ KATİL» KAPIYI AÇMAK İÇİN HANGİSİNE DAHA ÇDK GÜVENİRDİNİZ?

Mae ve Kerrigan, üç kadını kendi evlerinde boğarak öldüren bir seri katilin izini sürüyor. İçeriye zorla girildiğine dair hiçbir iz yok; bütün işaretler onu kurbanların kendilerinin içeri aldığını gösteriyor.

Üçüncü cinayette katilin bıraktığı delil, Maeve’in eline onu şaşkına çeviren bir şüpheli verir; Meave’in ortağı Komiser Josh Derwent. Maeve onun bu işle bir ilgisi olduğuna inanmayı önce reddeder, acaba onu ne kadar iyi tanımaktadır? Çünkü bu, Derwent’m cinayetle suçlandığı ilk olay değildir.

“Zekice, karmaşık ve şaşırtıcı.
Bu romanın etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız.”
Lee , j

OLIMPOS

Kerry Holland’a

Bazıları bir şeyden korkup kaçar Bazıları onların korktuklarını arzular...
...Ve diğerleri kasvet içinde kederle Yürürler adına ölüm denen, kendi gölgeleriyle...
‘Yaşamın Zaferi Percy Bysshe Shelly

  • Kitap Adı: Parafili
  • Yazar Adı: Jane Casey
  • Çevirmen:Alp Ege
  • Yayınevi: OLİMPOS YAYINLARI

Parafili - Jane Casey

Huzurlu görünebildiklerini bilecek kadar çok ceset görmüştüm. Hatta sakin. Rahat.

Princess Gordon bu türden bir ceset değildi.

Bu onun hatası değildi. Ölene kadar dövülen, ardından bir Nissan Micra’nın bagajına sokulan ve öldükten sonra vücutları tamamen katılaşana kadar sertleşmeye bırakılan herkes sakin görünmek için mücadele edemezdi..

“Size ölüm nedenini söylemek için onu çıkartmam gerekiyor. Ancak yaptığım ön incelemeden anladığım kadarıyla, son yirmi dört saat içinde sopa gibi sert ama yuvarlak bir şeyle vurulmuş.” Patolog eldivenli elinin tersiyle alnına dokunarak yeniden ayağa kalktı. “Henüz size daha net bir şey söyleyemem. Ancak otopside midesinin içindekilere baktıktan sonra yüksek bir doğrulukla tahmin edebilirim.”
 Parafili - Jane Casey
Parafili - Jane Casey Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Yasak Meyve - Jojo Moyes

Yasak Meyve - Jojo Moyes

“Herkesin bir geçmişi vardır, tıpkı sayfalarını ezbere bildikleri bir kitap gibi içlerinde duran, arkadaşlarınınsa kitabın ancak ismini okuyabildiği.”
Virginia Woolf

Annem bir keresinde bana bir elma soyup kabuğunu tek parça halinde omzumun üstünden geriye atarsam evleneceğim erkeğin ismini bulabileceğimi söylemişti. “Kabuğu omzunun üstünden atınca bir harf belirir; anladın mı?” demişti. En azından bazen belirirdi. Annem her şeyin yoluna girmesini öylesine çaresizce isterdi ki kabuğun yedi ya da iki gibi bir rakama benzediğini reddeder; B'lerin ve D’lerin her türünü eşeleyip ortaya çıkarmaya çalışırdı. İsmi B ya da D’yle başlayan birini tanımasam bile.

Ama Guy konusunda elmaya ihtiyacım yoktu. Onu gördüğüm anda anlamıştım; yüzü kendi adım gibi zihnime kazınmıştı. Beni ailemden kurtaracak, beni sevecek, bana tapacak, benimle güzel, küçük bebekler yapacak bir yüzdü onunki. O evlilik yeminini ederken hiçbir şey söylemeden, hiç sıkılmadan izleyeceğim yüz. Onun yüzü sabah gözümü açar açmaz ilk, gecenin ılık nefesinde son göreceğim şeydi.

  • Kitap Adı: Yasak Meyve
  • Yazar Adı: Jojo Moyes
  • Çevirmen: SOLİNA SİLAHLI
  • Yayınevi: PEGASUS YAYINLARI

Yasak Meyve - Jojo Moyes

Bayan Holden gözlüğünü alıp yavaşça burnunun üstüne yerleştirdi. Karada olduğuna dair onca kanıta rağmen ısrarla dalgalı denizlerde yüzdüğünü iddia eden birinin ifadesiyle onlara bakıyordu. “Freddie, git de Virginia’ya bir bez getirmesini söyle, olur mu? Aferin oğluma. Celia, tatlım, lütfen kabalaşma. Lottie, bluzunu düzelt tatlım. Sana bir haller oldu son zamanlarda. Evet kızlar, konuğumuz geldiğinde onu aval aval izlemeyeceksiniz, değil mi? Merham sakinlerinin ağızları bir karış açık andavallar takımı olduğunu düşünmesini kim ister?” Ardından gelen kısa sessizlikte Lottie, Celianın kulaklarının hafifçe kızardığını gördü. Kendi kulaklarındaysa sıcaklık bile hissetmemişti; yıllar içinde yalan söyleme alışkanlığını iyice geliştirmiş, en zorlu sorgulamalara bile karşı koymayı öğrenmişti. “Kafeden sonra hemen eve döneceğiz Bayan Holden,” dedi Lottie kararlı bir şekilde. Ama bu da aslında hiçbir anlam ifade etmeyebilirdi.
 Yasak Meyve - Jojo Moyes
Yasak Meyve - Jojo Moyes
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Mahzen - Jeff Abbott

Mahzen - Jeff Abbott

Uluslararası Bir Başarı
On Beş Ayrı Dilde Çeviri
Aksiyon Dolu, Şaşırtıcı, Sıra dışı

"Mahzen, Jeff Abbott'un günümüzün en iyi yazarlarından biri olduğunun kanıtı. Çok etkili aksiyona ve şaşırtıcı bir kurguya sahip. Elimden bırakamadığım kesinlikle kaçırılmaması gereken bir kitap."
Harlen Coben - Asla Vazgeçme kitabının yazarı

"Mahzen, iyi ile kötünün zamana karşı yarışının anlatıldığı güçlü bir konu, jeff romanda aksiyon çılgınlığı yaratmış ve yaşatmış."
Lisa Gardner - Tek Başına ve Saklambaç kitaplarının yazarı

"Kaya gibi sert. Hayatta kalmak için öldürmek zorunda kalmanın şok edici gerçeği aksiyonu hızla ilerletiyor."
Publisher Weekly

"Abbott'un son romanında iki adamın hayatı kelimenin tam anlamıyla birbiriyle çarpışıyor. Quentin Tarantino'nun Zor Ölüm serisiyle birleşmesi gibi bir çarpışma düşünün….karakterler başarılması imkansız gibi görünen bir işin peşinde ve heyecan asla durmuyor. Abbott her zaman muhteşem bir yazar olmuştur ama bu şu ana kadar ki en güzel romanı. Şaşırtıcı dönüşler, muhteşem bir olay örgüsü ve son derece gerçekçi karakterler."
Library Journal

"Jeff Abbott en sevdiğim gerilim romanı yazarlarından biri. Mahzen'de ulaştığı tempo Harlan Coben ve Lee Child'in yazdıkları romanlardan daha hızlı. Acımasız, zekice ve çarpıcı haliyle Mahzen bu senenin en iyi macera kitabı."
Joseph Finder
  • Kitap Adı: Mahzen
  • Yazar Adı: Jeff Abbott
  • Çevirmen: Dilek Çorbacıoğlu
  • Yayınevi: Martı Yayınları

Mahzen - Jeff Abbott

 Mahzen - Jeff Abbott
Mahzen - Jeff Abbott
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Bilinmeyen Bir Tanriya - John Steinbeck

Bilinmeyen Bir Tanriya - John Steinbeck

O’dur insana nefes veren, güç O’nun armağanıdır bize.
En büyük Tanrılar bile boyun eğer O’nun emirlerine.
Yaşamdır O’nun gölgesi, ölümdür O’nun gölgesi;
Uğruna kurbanlar sunacağımız bu Tanrı kim?

Gücüyle efendisi oldu tüm canlıların
ve parıldayan bu dünyanın
Dünyanın, insanların ve hayvanların hakimi O
Uğruna kurbanlar sunacağımız bu Tanrı kim?
  • Kitap Adı: Bilinmeyen Bir Tanriya
  • Yazar Adı:John Steinbeck
  • Çevirmen: Ayşe BAŞÇI
  • Yayınevi: Remzi Kitabevi

Bilinmeyen Bir Tanriya - John Steinbeck

Gökyüzünde küçük küçük bulutlar kümeleniyordu; içlerinden bir alay, tepenin hizasında oluşmaya başlayan orduya katılmak üzere aceleyle doğuya hareket etti. Batıdaki dağların üzerinden incecik gri okyanus bulutları yarışırcasına geldi. Rüzgâr nefes nefese ortaya çıktı; ağaçların dalları arasından iç çekerek ilerledi. Joseph’ın atı hafif adımlarla bayırdan inerek yine nehre yöneldi; sık sık başını kaldırıyor, yaklaşmakta olan yağmurun taze ve tatlı kokusunu içine çekiyordu. Bulutların süvari birliği geçip gitmiş, mızrak ve kalkan kuşanmış askerlere benzeyen dev kara bulutlar, gökgürültüsüyle birlikte denizden içeri doğru yavaş yavaş ve uygun adım ilerlemeye başlamıştı. Joseph, yaklaşmakta olan bu şiddet sahnesi karşısında zevkten titredi. Nehir âdeta yatağında coşuyor, yoluna çıkan taşların üzerinden heyecanlı bir gevezelikle geçiyordu. Sonra, yaprakların üstüne düşen iri ve tembel damlalarla yağmur başladı. Gök, patlayan cephane sandıkları gibi gürlüyordu. Küçülüp sertleşen yağmur damlaları havayı yararak ağaçların arasından ıslık çalar gibi geçiyordu. Joseph’ın giysileri anında sırılsıklam olmuştu; atı da suyun içinde pırıl pırıl parlıyordu. Nehirdeki alabalıklar yuvarlanan böceklere saldırıyor, bütün ağaç gövdeleri ıslaklığın koyu rengiyle parlıyordu.
 Bilinmeyen Bir Tanriya - John Steinbeck
Bilinmeyen Bir Tanriya - John Steinbeck
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.