Ekim 2018

Philippe Sollers - Roland Barthesın Dostlugu

Philippe Sollers - Roland Barthesın Dostlugu

Philippe Sollers’in değişik tarihlerde yazdığı Roland Barthes’la ilgili dört yazı ile Barthes’ın 1964-1979 arasında Sollers’e gönderdiği otuz beş mektuptan oluşuyor bu kitap. İki yazarın arasında epeyce yaş farkı vardır. Barthes Sollers’e çok değer verir, yazılarıyla onu hep kollar, Sollers ise Barthes’a hayrandır. Aralarındaki sarsılmaz dostluğun, bu kitapta, Sollers’in yazılarına, Barthes’ın da mektuplarına yansıdığı açıkça görülür. “Barthes öldüğünde o kadar üzülmüştüm ki, ne bir şey söyleyebildim ne de yazabildim… Cenaze törenine de gitmedim.’’ -Sollers- 

Kitaptan Alıntı

Barthes Sollers’i hep kollamış: Sollers’in gençlik dönemi yapıtları “okunmaz” diye eleştiriye uğradığında Barthes onlann “okunabilir”ligini kanıtlamak için yazılar yazmış, 1979’da da Sollers ecrivain (Yazar Sollers) adlı bir kitap yayımlamıştır. Paris’te birlikte akşam yemeği yedikleri ünlü kafelerde yaptıkları sohbetlerde, tartışmalarda (gevezelikler değil, yazınsal-düşünsel tartışmalar) karşılaştıkları, yaşadıkları sorunlar ele alınır. Sözgelimi Barthes’ın bir kitabına vereceği başlık (S/Z) böyle bir ortamda Sollers’ten gelmiştir. Ayrıca Femmes (Kadınlar) romanında Barthes’a “Werth” adı altında yer vermiştir Sollers. Öte yandan, söz konusu akşam yemeklerine katılan, Sollers’in kansı ve Barthes’ın çok sevdiği Julia Kristeva da Les Samourais (Samuraylar) romanında yine Barthes’ı “Armand Brehal” adıyla canlandırmıştır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Giorgio Bassani - Altın Gözlük

Giorgio Bassani - Altın Gözlük

100. Doğum Yıldönümünde YKY'den yeni bir Giorgio Bassani kitabı yayımlanıyor: "Altın Gözlük" ilk kez Türkçede...

"İnsanda fazlasıyla hayvansı bir yan vardır, böyle olmakla beraber insan kendi doğasına teslim olabilir mi? Bir hayvan olduğunu kabul edebilir mi?"

Zengin, büyüleyici ve öte yandan faşizmin baskıladığı Ferrara kentinde, genç bir Yahudi öğrencinin kaderi orta yaşlı, olgun ve oldukça ünlü bir doktor olan Athos Fadigati'yle kesişir. Aralarında gelişen bu dostluk, romanın anlatıcısı gencin, Doktor Fadigati'nin kültürlü ve seçkin kişiliğinin gizlediği eşcinselliği yüzünden içine düştüğü yalnızlık uçurumunu keşfetmesini sağlar. O günlerin İtalya'sında bağışlanabilecekler arasında yer almayan bir günah… Ve bu saygıdeğer meslek sahibinin altın çerçeveli gözlüğü de, böylelikle kolay kolay kabullenilemeyen bir farklılığın -tıpkı anlatıcının Yahudi olması gibi-, sadece trajik bir duygu karmaşasına yol açacak bir çeşitliliğin simgesine dönüşür.

Giorgio Bassani'nin ünlü kitabı Finzi-Contini'lerin Bahçesi'nden sonra Altın Gözlük hem İtalya'nın o dönem siyasi arka planı hem de insan ruhu üzerine yine benzersiz bir roman... Ayrıca roman, 1987 yılında Giuliano Montaldo tarafından aynı adla filme çekildi. Film hem ödüller aldı hem de çeşitli ödüllere aday gösterildi.

Tadımlık
"Fadigati'ye karşı büyük ölçüde hoşgörülü olmalarını, hatta hayranlık duymalarını gerektiren şey aslında onun tarzıydı; tarzı derken öncelikle, dehşet uyandıran ilk panik dalgasından sonra, her zaman hayatında yer verdiği ve de vermeyi sürdürdüğü bu zevklerini bir skandala dönüştürmemek için ortada gün gibi parlayan gizemli kişiliğiyle kendisini çevreye karşı sakınma çabasıydı. Evet -diyorlardı-: Artık sırrı sır olmaktan çıktığına göre, ona nasıl davranacakları da belli olmuştu. Gündüzleri, gün ışığında saygı gösterilecek; akşamları, San Romano Sokağı'nda onunla burun buruna gelindiğinde tanımazdan gelinecekti. Doktor Jekyll filmindeki Fredric March gibi, Doktor Fadigati'nin de iki farklı yaşamı vardı. Kimin yoktu ki? Fazla meraklı olmamayı, 'vazgeçmeyi' bilmek, anlamakla eşdeğerdi." 

Kitaptan Alıntı

“İnsanda fazlasıyla hayvansı bir yan vardır, böyle olmakla beraber insan kendi doğasına teslim olabilir mi? Bir hayvan olduğunu kabul edebilir mi?”

Zengin, büyüleyici ve öte yandan faşizmin baskıladığı Ferrara kentinde, genç bir Yahudi öğrencinin kaderi, orta yaşlı, olgun ve oldukça ünlü bir doktor olan Athos Fadigati’yle kesişir.

Aralarında gelişen bu dostluk, romanın anlatıcısı gencin, Doktor Fadigati’nin kültürlü ve seçkin kişiliğinin gizlediği eşcinselliği yüzünden içine düştüğü yalnızlık uçurumunu keşfetmesini sağlar. O günlerin İtalya’sında bağışlanabilecekler arasında yer almayan bir günah... Ve bu saygıdeğer meslek sahibinin altın çerçeveli gözlüğü de, böylelikle kolay kolay kabullenilemeyen bir farklılığın —tıpkı anlatıcının Yahudi olması gibi—, sadece trajik bir duygu karmaşasına yol açacak bir çeşitliliğin simgesine dönüşür.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Dorothee Elmiger - Cesurlara Davet

Dorothee Elmiger - Cesurlara Davet

“Bilip tanıdığım tek yer burası. Artık tamamen terk edilmişlere ait, terk edilmiş bir arazi. Biz de bu enlemlerde doğmuş ve tüm iyi ruhlar tarafından terk edilmiştik…”

Geçmişini bilmeyen kişi gelecekten ümitli olabilir mi? Meçhul bir arazide, meçhul bir zamanda, sadece kendilerinden haberdar iki kız kardeş: Margarete ve Fritzi. Ve bu meçhul arazinin altında yıllardır için için yanan dev bir kömür madeni; geçmişi, geleceği, her türlü verimliliği ve ümidi yakıp yok ediyor. Günden güne yok olan bu şehrin genç neslinin son temsilcilerinden Margarete ve Fritzi’nin tutundukları tek dal, varlığı tartışmalı eski bir nehir. Nehri bulunca, sanki her şey çözülecek. Oysa bilmedikleri ne çok sır, öğrenemedikleri ne çok bilgi var yıllar öncesine dair...

Köklerinin izini sürmek üzere yola çıkan iki kardeş geçmişin karanlık dehlizlerinde korkunç gerçeklerle yüzleşiyor. Sahte bir güven duygusuyla uyuşturulmaya çalışılan bedenlerini ve zihinlerini ayık tutmaya çabalayan Margarete ve Fritzi'yi ait olmadıkları arazilerin müttefiki kılan tek şeyse yabancılıkları oluyor.

Edebiyat çevrelerinde adından övgüyle bahsedilen İsviçreli genç yazar Dorothee Elmiger’in ezber bozan bir distopik evrende geçen ilk romanı Cesurlara Davet, okurlara karanlık ama umut dolu, deneysel ama tanıdık, karmaşık ama dengeli bir öykü vadediyor.

Kitaptan Alıntı

Dünyanın Dört Bir Yanından Mucizeler, 5. Cilt

Bu çukurlardan yukarıya doğru tırmanıyorduk ve işte dağın tepesindeydik. Mağaraya doğru uzanan ve her iki tarafından da genişleyen alanı, gürgen ağaçlarıyla dolu sevimli bir orman sarıyordu. Ağaçların çoğu kurumuştu, bir kısmı da köklerine tehditkâr bir şekilde yaklaşan ateşi göz ardı ediyor-muşçasına canlı görünen diğerlerinin yanında, solgunca duruyordu.

Alanın üstünde tüten bir sürü yarık vardı, kimisi çoktan yanıp tükenmişti; ve işte dağın yavaş yavaş kuyusunu kazan bu yangın, yaşlı ve yıkık dökük maden yataklarında ve ocaklarında, on yıldır için için sürüyordu.

Johann Wolfgang von Goethe, Yaşamımdan Şiir ve Hakikat, ikinci kısım, Onuncu kitap.

Hadi ama çocuklar, etrafınıza bakının ve işe yarar bir şeyler bulun.

Johann David Wyss, isviçreli Robinson Ailesi
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ingelin Angerborn - Talih Yıldızı

Ingelin Angerborn - Talih Yıldızı

Yıldız kayarken hiç çook isteyerek bir dilek dilediğiniz oldu mu? Ya gerçekleştiği oldu mu? İşte Astrid annesiyle birlikte yıldızları seyrederken taa içinden hissederek dileğini diledi ve ne oldu biliyor musunuz? Dileği gerçekleşti evet o artık bir "köpek" ti.
Bir köpek olarak daha önce anne-babası olan çiftin evinde yaşayan bir köpek olmak, anlamsızca bu soğukta dışarıya çıkartılıp dolaştırılmak, ya o önüne yesin diye koydukları acayip yiyeceklere ne demeli? Arkadaşı Vera´ya ulaşmanın bir yolunu bulsa belki bir şansı olur eski Astrid olabilmek için...

Kitaptan Alıntı

Bu, kesinlikle gerçek bir öykü. Yıldızlı bir aralık akşamında benim başıma geldi. İnanması zor bir öykü olduğunu biliyorum. Belki gülecek ya da dudak bükerek, bu tür şeylerin gerçekte olamayacağını düşüneceksiniz.

İstediğinizi düşünebilirsiniz. Ama ben her bir kelimesinin doğru olduğunu biliyorum. Ayrıca, siz de başıma gelenlerin gerçek olmadığını ispat edemezsiniz, öyle değil mi? Ve içimden buna asla kalkışmamanızı diliyorum.

Bu tuhaf öykü sıradan bir pazartesi günü evde, koltukta otururken başladı. Belki de biraz daha önce. Olayların tam olarak ne zaman başladığını söylemek pek kolay değil.

Ama sanırım okul arkadaşım Vera ile küstüğüm gündü. Vera en ama en iyi arkadaşımdı. Onunla daha önce hiç küsmemiştik. Ama o gün küsmüştük işte.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Arthur Schopenhauer - Aşkın metafiziği

Arthur Schopenhauer - Aşkın metafiziği

(22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860), Alman Filozof. Felsefe tarihinde bir rasyonalist ve karamsar olarak bilinir. 

Felsefesinin ilkesel bir kavramı irade kavramıdır. Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir. İrade, Schopenhauer felsefesinde kendini bir zorunluluk olarak gösterir ki onun düşüncesindeki kötümserliğin ve karamsarlığın kaynağı da bu iradedir. İnsan, tamamen kurtulamayacak olsa da istencin/iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kurtulabilir. Bu noktada Schopenhauer'ın düşüncelerinin belli bir ölçüde, kaderciliğin ağır bastığı doğu felsefelerine yakınlaştığı iddia edilebilir. Schopenhauer'a göre; birbirlerini en çok tesvir edenler(büyüleyenler) birbirlerini en çok tamamlayanlardır.

İrade kavramı ile içgüdüsel bir anlatıyı ifade eder. İrade kavramı fiziksel ve sosyal yapımızı şekillendiriyor gibi gözükse de doğadan, yani özümüzden gelen bir enerjidir. Bu enerji yaşamı, toplumsalı, adaletsizliği döngüsel olarak sürdüren güçtür. İnsan bu enerjiden kaçamaz, içseldir ve doğanın bir parçası olan insan yaşarken aslında cinsel ve yaşamsal enerjisiyle bir yeni anlamlandırmalar silsilesi ile iradeye hizmet eder. İrade; yaşamı sağlayan bir enerjidir.

İnsanın kontrolsüz biçimde gelişen irade içinde hareketi; uygarlıkları, acıları, kötülüğü doğurmuştur. Çünkü irade hep ister, yaşam için talep eder. Birey iradenin kontrolündeki yaşam problemleri içinde iradenin karşısına merhamet ve acı duygusunu koyaraktan bir nebze de olsa dışına çıkabilir. Böylece birey olarak kendini gerçekleştirebilir.

Dünyanın düzenini sağlayan bu iddia, doğa fenomenleri bütünün enerjinin dışına çıkmak; in-sana acı verir, güçlü bir münzevi yaşam gücü ve karşı direnç ile gerçeğin karşısında yaşanabilinir.
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Danielle Steel - Yıldızlar Sönünceye Dek

Danielle Steel - Yıldızlar Sönünceye Dek

Öldüğümüzde, gökyüzündeki yıldızlardan biri oluruz ve ölmeden gerçek aşkı bulmuşsak eğer, o aşk için tekrar yeryüzüne ineriz; aşkımız sonuza dek sürsün diye...

New York'taki prestijli aile şirketinde genç bir avukat olan Bill, bütün eğitimini ve ailesinin beklentilerini bir kenara bırakıp hayallerinin peşinden gider. Karısı Jenny ise varını yoğunu modaya adamış bir stilisttir. Eşi Bill'le beraber olmak için eski yaşamını terk eder. Birbirlerini çok seven Bill ve Jenny, her ne olursa olsun aşklarının yaşayacağına inanır. 

Kırk yıl sonra...
Yayıncı olan Robert, büyük ses getirecek o eşsiz romanı aramaktadır. Gelen dosyalar arasında Lillibet'in dosyası dikkatini çeker. Fakat kitabı yayımlaması düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. Diğer taraftan Lillibet de onu tanıyormuş gibi görünen bu adama karşı engelleyemediği bir çekim hisseder. 

Danielle Steel, Yıldızlar Sönünceye Dek'te gerçek aşkın sonsuza dek sürdüğünü ve eğer gerçekten seviyorsanız, asla o aşktan vazgeçmeyeceğinizi anlatıyor. İki ayrı zamanda yaşayan farklı iki çift üzerinden etkileyici, hatta zaman zaman sarsıcı bir üslupla ölümsüz aşkın öyküsünü dillendiriyor . 

"İki farklı aşk hikâyesi reenkarnatif bir yolculukta bir araya gelerek okurları 'ebediyen' sözcüğüne inandıracak çarpıcı, tutkulu, zamansız tek bir aşk hikâyesine dönüşüyor."
-Publishers Weekly-

"Çetrefilli engelleri aşan ve yıllara yayılan bu romantik hikâye spiritüel bir cazibeye sahip."
-Kirkus-

"Steel'in reenkarnasyon ve ölümsüz aşk hakkındaki iki bölümlük hikâyesi tam da romans severlerin beğenisine hitap ediyor."
-Booklist-

Kitaptan Alıntı

Uzun boylu, sıfır beden, küçük göğüslü kırk beş manken bir yandan saçıyla makyajını yaptırıp bir yandan da son dakika değişiklikleri nedeniyle ayakkabılarla elbiseleri denerken, New York merkezindeki Hotel Pierre’in balo salonunda odanın atmosferi heyecan doluydu. Bir kameraman Moda Haftası üzerine bir belgesel için onu çekerken, David Field-ston mankenleri dikkatle inceliyor, kış koleksiyonu için nelerden ilham aldığını anlatıyordu. Kırklarının sonunda, kır saçlı, şık bir adamdı ve yirmi yıldır moda dünyasının önemli isimlerinden biriydi. İki yıl önce iflasın eşiğinden dönmüştü; moda basını tasarımlarının enerjiden yoksun olduğunu, işlerinin hep birbirini tekrar ettiğini ve artık pilinin bittiğini yazıp çizmişti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jason Wallace - Golgelerden Uzakta

Jason Wallace - Golgelerden Uzakta

Savaşın Gölgesiyle Yaşamak...

Jason Wallace'ın, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı Costa 2010 Çocuk Kitapları Ödüllü Gölgelerden Uzakta adlı romanı, 1983 Zimbabve'sine doğru yürek burkan bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.

Eleştirmenler tarafından "Bir edebiyat klasiği", "Cesur ve çarpıcı bir öykü" gibi pek çok övgü dolu tanımlamaya değer görülen eser, Zimbabve halkının şahit olduğu amansız bir kurtuluş savaşının gölgesinde kurulmuş; ırkçılık, derebeylik, ahlâk ve politika kavramlarını gündeme taşıyan dikkat çekici bir okuma deneyimi sunuyor.

Kanlı savaş nihayet sona ermiş ve bağımsızlığın ilan edilmesiyle Robert Mugabe yönetime getirilmiştir. Dünya kamuoyu, Afrikalı siyahîlerin özgürlüklerine kavuşmaları ve beyazlarla eşit haklara sahip bir yaşam sürmeleri için yükselen vaatlerle çalkalanmaktadır. Afrika halkını devrim niteliğinde bir değişim beklemektedir.

Robert Jacklin'in hayatı da Afrika halkının kaderi gibi yeni bir dönemece girmiştir: Yeni bir kıta, yeni bir ülke ve yeni bir okul. Jacklin'in sınıf arkadaşlarından bazıları, eski ülkelerini geri istemekte ve Afrika'nın yeni siyahî hükümetini reddetmektedir. Herkesin kafalarının içerisinde dinmek bilmeyen silah seslerinin yankılandığı bir kaos ortamı yaşanırken, Robert Jacklin bu yeni hayatına bir an önce ayak uydurmak zorundadır; hem de İvan gibi çocuklarla… Son derece zeki ve kurnaz bir çocuk olan İvan için verilecek son bir mücadele kalmıştır. Bunun üstesinden ya gelecek, ya gelecektir.

Zimbabve'nin savaş sonrasında yaşadığı tüm iç gerginlikleri, korkunun hiç dinmeyen gölgesinden çok uzaklara taşıyarak kâğıda döken Jason Wallace, hem gençlerin hem de yetişkinlerin uzun süre etkisinden kurtulamayacakları dokunaklı bir kitaba imza atmış.

Kitaptan Alıntı

BİR

Hadi yap, çek tetiği, diye geçirdim içimden. O an tek istediğim buydu çünkü henüz on üç yaşındaydım, ümitsizdim ve her şey ama kesinlikle her şey ailemin beni içine sürüklediği yazgıdan daha cazipti. Bir eli, belindeki tabancada olan polis memuru, homurtular çıkaran motosikletinin üstünde, güneş gözlüklerinin arkasından çevreyi gözlüyordu. Yeni Başbakan’m konvoyundaki eskortlardan biriydi, görevi sivil arabaları yoldan temizlemekti. Sürücüler zamanında durmazlarsa, onları vurmaya yetkiliydi. Asfalt yoldan çekilmezlerse ya da dursalar dahi, içindeki yolculardan şüphelendiği ya da kasten oyalandıklarım düşündüğü takdirde onları vurabilirdi. Kendi vatanımdaki polis memurlarına hiç benzemiyordu.

Vatanım, dedim içimden. Eski bir acı mideme saplandı. İngiltere ve Britanya artık çok uzak kaldı. Benim için bu yer yani Afrika, bambaşka bir alemdi. Gözlerini bizden ayırmayan bu motosikletli polise, arabanın içinden bakarken Britanya, başka bir gezegendeymiş kadar uzak geliyordu.

İç çektim.

Babam tamamen yanlış anladı ve bronzlaşmış bileğindeki saatini gözüme soktu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Jenny Han - Sensiz Yaz Olmaz

Jenny Han - Sensiz Yaz Olmaz

Güzellik bazı yazların kaderinde var.

BİRİNE İLK AŞKIMI VERDİM. DİĞERİNE İLK ÖPÜCÜĞÜMÜ. ÜÇÜMÜZÜ AYIRMAYA BİR MEVSİMDEN FAZLASI GEREK.

Belly, yaza kadar günleri sayar, Cousins Sahili’ne gidip Conrad ve Jeremiah ile buluşacağı günleri iple çekerdi. Bu yıl hariç. Çünkü bir zamanlar iyi ve doğru olan ne varsa artık altüst oldu. Belly yazın gelmesini hiç istemiyor. Ancak Jeremiah arayıp Conrad’ın ortadan kaybolduğunu söylediğinde, Belly, işleri bir kez daha yoluna koyması gerektiğini anlıyor. Ve bunun tek yolu hep birlikte yazlığa gitmeleri; eskisi gibi. Çünkü bu yaz gerçekten de son yaz olacaksa, başladığı yerde bitmeli. Cousins Sahili’nde...

JENNY HAN, Richmond, Virginia’da doğdu ve University of North Carolina’da yaratıcı yazarlık okudu. New York’ta yaşıyor. Yazarla ilgili ayrıntılı bilgiye yazarın kişisel web sitesi adresinden ulaşabilirsiniz.

Kitaptan Alıntı

Conrad, Jeremiah ve Steven tüm sabahtır sörf yapıyorlardı. Bir gece önce bir fırtına olmuştu. Eve önce Conrad ile Jeremiah geldiler. Onları görmeden önce seslerini duydum. Merdivenlerden çıkarken, şiddetli bir dalganın Stevenin şortunu indirmesine kahkahalarla gülüyorlardı. Conrad bana doğru yürüyüp terden ıslanmış dergiyi yüzümden çekti ve sırıttı. “Yanağında kelimeler var,” dedi.

Gözlerimi kısarak ona baktım. “Ne yazıyor?”

Conrad yanıma çömelerek “Anlaşılmıyor, bir bakayım,” dedi. Ardından o ciddi Conrad ifadesiyle gözlerini yüzüme dikti. Eğilip beni öperken, dudakları okyanustan dolayı soğuk ve tuzluydu.

O esnada Jeremiah, “Sizin bir oda tutmanız lazım,” dedi ama şaka yaptığını biliyordum. Arkadan gelirken bana göz kırptı ve Conrad’ı havaya kaldırıp havuza fırlattı.

Jeremiah da havuza atlarken, “Haydi gel Belly!” diye seslendi.

Elbette ben de atladım. Su iyi gelmişti. İyiden de iyiydi. Cousins, her zamanki gibi, olmak istediğim tek yerdi.

“Hey? Dediğim tek bir şeyi duydun mu?”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ali Çankırılı - Benimle Oynar Mısın Anne!

Ali Çankırılı - Benimle Oynar Mısın Anne!

Oyun, okul öncesi çocuğun en aktif öğrenme mekanizmasıdır. Aynı zamanda eğitimcilerin çok önem verdiği 'deneme-yanılma' aktivitesini de sağladığı için çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesine öncülük eder.

Bu kitap çocuklarınıza el becerileri kazandırmak ve öğrenme yeteneklerini geliştirmek için ne yapmanız gerektiğini oyun örnekleriyle anlatıyor.

Kitaptan Alıntı


BİRİNCİ BÖLÜM / EV İÇİ AKTİVİTELERİ

1. Bozuk Para Temizliği

Gerekli Olanlar
Eski bir diş fırçası,
Sabun
Su
Su kabı
Bozuk paralar
Eski bez parçaları
Tuz

Çocuğunuz eski bir diş fırçası, sabun, tuz ve suyla bozuk paraları parlatabilir. Bir su kabına su, sabun, tuz ve bozuk paraları atın. Çocuğun diş fırçasıyla bozuk paraları temizlerken çok eğlenecektir. Temizleme işlemi bittiğinde elindeki bez parçasıyla paraları kurulasın.

2. Müzikli Bardaklar

Gerekli Olanlar
Su bardakları
Su
Kaşık

Su bardaklarına değişik miktarlarda su doldurun. Yavaşça su bardaklarına kaşığı dokundurarak çıkan melodiyi çocuğunuza dinletin. Basit tonlar deneyip, onun da kendi melodisini oluşturmasını teşvik edin.

3. Suda Gökkuşağı

Gerekli Olanlar
Göz damlası (temiz olmasına dikkat ediniz)
Minik su kapları veya boya paleti
Gök kuşağı renklerinde gıda boyası
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Güneş Demirel - Adalet - 26 Yazardan Tek Bir Hikaye

Güneş Demirel - Adalet - 26 Yazardan Tek Bir Hikaye


Yirmi altı usta yazardan tek bir hikâye…

Jeff Abbott - Lori Armstrong - Sandra Brown - Thomas Cook
Jeffery Deaver - Diana Gabaldon - Tess Gerritsen 
Andrew F. Gulli - Peter James - J.A. Jance
Faye Kellerman - Raymond Khoury - John Lescroart
Jeff Lindsay - Gayle Lynds - Phillip Margolin
Alexander Mccall Smith - Michael Palmer - T. Jefferson Parker
Matthew Pearl - Kathy Reichs - Marcus Sakey
Jonathan Santlofer - Lisa Scottoliner - L. Stine 
-Marcia Talley-


Adalet
Sen Uyuyabilirsin ama Vicdanın Asla

Aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz,
sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor 
ve hayatınıza devam ediyorsunuz…


"Kurguyu incelikle işleyen, gerilim unsurlarını ustalıkla kullanan ve yaşam ile ölüm arasındaki geçişi en iyi şekilde yansıtan yirmi altı usta söz sarrafının yetenekleriyle bezenmiş bir romanın tadına varacaksınız."
-DAVID BALDACCI-

YORUMLAR
"Yirmi altı şahane yazar, iyi bir amaç ve karşı konulmaz bir polisiye."
-The New York Times-

"Bu yenilikçi hikâye anlatma biçiminde, yirmi altı çoksatan yazarın her biri kendilerine özgü anlatım biçimleriyle hikâyenin bir bölümüne hayat veriyor ve gerilimi tırmandırıp insanı şoke eden, çarpıcı bir finale imza atıyorlar."
-The Washington Post-

"Muhteşem! Eğer şaşırtmacalı ve usta polisiye romanlarından hoşlanıyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız."
-Booklist-

"Adalet, yalnızca bugünün en iyi yazarlarının ortaya çıkarabileceği nefes kesen ve son derece sürükleyici bir kitap."
-Publishers Weekly-

Kitaptan Alıntı

Giriş

DAVID BALDACCI

Okurlar, alışılagelmiş polisiye hikâyelerinde, yalnızca bir yazann yeteneklerinden ve hayal gücünden büyülenirler, ancak kanunsuz bir suçu konu alan bu romanda kurguyu incelikle işleyen, gerilim unsurlarını ustalıkla kullanan ve yaşamla ölüm arasındaki geçişi en iyi şekilde yansıtan yirmi altı usta söz sarrafının yetenekleriyle bezenmiş bir hikâyenin tadına varacaklar. Aslında bu çok nadir rastlanan bir durum, çünkü gerilim yazarları işleri söz konusu olduğunda herkesin bildiği gibi birer münzevi ve paranoyak haline gelerek pek de dostça olmayan bir tavır takınabilirler. Romanlarına ilişkin son sözü söylemeyi severler, fakat bu kadar mutlak bir güç nadiren elde edilse de sarhoş edicidir; özellikle de hikâyelerini Hollywood’a satmışlarsa, güçlerinin sıfırın altına düştüğünü fark ederler. Ne var ki hikâye dünyasının dışında ve ellerinde bir kadeh içki olduğunda ilginç ve eğlenceli insanıılardır. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Kevin Hogan - İsted,iğiniz kişiye 8 dakikada nasıl evet dedirtirsiniz

Kevin Hogan - İsted,iğiniz kişiye 8 dakikada nasıl evet dedirtirsiniz

İstediğiniz Kişiye 8 Dakikada Nasıl Evet Dedirtirsiniz? HAZIR OLUN! Düşünme biçiminizi, iş hayatınızı, aileniz ve dostlarınızla iletişim kurma yönteminizi, yani hayatınızı değiştirecek bir kitapla karşı karşıyasınız. Satış görevlilerinin, pazarlama uzmanlarının ve geçimini çevresindekileri ikna ederek sağlayanların, en yeni ve en etkili teknikleri bilmemelerinin mazereti olamaz. Etkileme sanatının duayeni Kevin Hogan, bu teknikleri kullanarak herhangi bir kişiye en fazla 8 dakika içersinde evet dedirtmenizin yöntemlerini ve şimdiye dek duymadığınız etkileme sanatına ait sırlarını sizinle bu kitapta paylaştı!.. Heyecanlanın. Daha önce böyle bir şey okumadınız. Tadını çıkarın; eğlenceli olacak! Kötü amaçlı bir insanın bu kitaptaki ikna sırlarını kullanarak neler yapabileceğini düşününce ürperiyorum, iyi insanların elinde yaratabileceği harikaları düşününce ise seviniyorum. Şaşırtıcı, şok edici, heyecan verici bir kitap. Joe Vitale The Attractor Factor kitabının yazarı.

Kitaptan Alıntı


Diğerlerini .

Değişime Ikna Etmek

Bu kitap insarıların bir şeyi, herhangi bir şeyi -bir hareketi, bir tavrı, bir ürünü, bir hizmeti- değiştirmeleri için ikna etmek üzerine ...
 
Bir kişinin bir şeyi birkaç dakika öncesine göre farklı yapmasını istiyorsunuz. Karşınızdaki kişinin size "evet!" demesini ve bunu şimdi söylemesini istiyorsunuz. Bu etkileşimi sürekli yapabilmek için insanları neyin etkilediğini, tetiklediğini bilmek iyi bir fikir olabilir.

Yalnızca insanların neden "evet!" dediğini bilmenizi değil, daima "evet!" demelerini neyin sağladığını bilmenizi istiyorum!

Hayatırnın amacı insanları değiştirmek ve onların başkalarını değiştirmelerini sağlamak oldu. Bu heyecanlı, eğlenceli bir iş ve ben etkilerne konusunda çalışan birçok meslektaşırnın göz ardı ettiği anahtarları keşfedeeek kadar şanslıydım. Değişmeye başlamak, insanları statükoyu sorgulamaya itmek ve bir başka kişinin beynindeki değişimi yönetmek çok heyecanlı bir süreç.

Kısa dönemli "evet" ya da "hayır" sonuçlarına ulaşmak, uzun dönemli değişimi sağlamaktan çok daha kolaydır. Kalıcı değişim zordur. Her hafta aynı marketten alışveriş ediyorsunuz, aynı benzinciden benzin alıyor, aynı camide ibadet ediyor, günlük yürüyüşünüzü hep aynı yolda yapıyor, hep aynı spor merkezine gidiyorsunuz ... 

Mesajı aldınız: Her gün aynı şeyleri yapıyorsunuz ve bunda ters olan bir şey yok. Aksine, bu hareketlerin tutarlılığı çok da olumlu olabilir. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Uğur Mumcu - 12 Eylül Adaleti

Uğur Mumcu - 12 Eylül Adaleti

12 Eylül, bir metamorfozun adıdır. Eğitimden hukuka, herşeyin tümüyle değiştiği bu dönemden sonra artık hangi taşı kaldırsanız altında 12 Eylül var. Bugün yaşadıklarımız, öncesiz sonrasız, hep var olan şeyler değil. 12 Eylül ile birlikte topluma zorla giydirilen bir deli gömleği.Bu yapının oturabilmesi için hukuk da amansızca kullanıldı. Ancak, hukuktan önce adalet kavramı var. Adalet, bir ideal durumun, özlemin adı. Hukuksa, adalete ulaşmanın yollarından sadece biri. Hukuku kullanarak, adaletsizlik de yaratabilirsiniz. Parlamentodan çıkan metin, hukuktur ama mutlaka adalet değildir. İşte 1982 Anayasası, işte 141-142 ve benzerleri...Bu kitabın adı, bu nedenle 12 Eylül Adaleti. Çünkü okuyunca, hukuk diye değil, adalet diye sızlayacak vicdanınız.

Kitaptan Alıntı

Ecevit in Açıklaması: Evren, Ergun un Görevden Alınmasını Önermişti Üruğ, 12 Eylül İçin Konuştu: Sırlarımla Öleceğim Türkeş in Açıklaması Soyer in Türkeş e Yanıtı.....

Mumcu nun Türkeş e Yanıtı.......

Ergun un Açıklaması.........

Ünsal ın Türkeş e Yanıtı.....

Soyer in Ergun a Yanıtı......

Alpaslan Türkeş in Nurettin Soyer e Yanıtı ...

Türkeş in Ünsal a Yanıtı.....

Uğur Mumcu nun Alpaslan Türkeş e Yanıtı ...

MSP Davasının Mahkeme Başkanı Albay Çağın: Recep Ergun Baskı Yap tı Dedi ....

Belgeler.............

5 SUNUŞ İstanbul Barosu Başkanı Orhan Apaydın, 27 Mayıs I960; Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 dönemlerinde avukat olarak görev yapmıştı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Susan Hubbard - Kayıplar Yılı

Susan Hubbard - Kayıplar Yılı

Doğanın büyük bir kısmı mahvedildi. Ağaçların ve taşların ruhları yerlerinden sökülüp alındı, bu ruhlar daha sonra insanların peşine düştü. Çünkü gidecek başka yerleri yoktu.

"...Dışarıdaki ayak sesleri önce yavaşladı, sonra hızlandı. Bir hayvana ait olmazlardı, çünkü çok gürültülüydüler. Bir insana ait olmak içinse fazla hızlılardı. O tuhaf hışırtı eşliğinde çadırın etrafında dönüp durdular. "Korkuyorum," diye fısıldadım, sesimdeki şaşkınlık fark edilmeyecek gibi değildi. Korku titreşti, kalp atışlarımla birlikte damarlarıma yayıldı. Jacey omzumu kavradı, ben de onun elini tuttum. Ne kadar süre öylece, uyku tulumlarımıza sarılı, birbirimize kenetlenmiş halde durup karanlığın içinden gelen ağıtı dinlediğimizi bilemiyorum. Jacey'nin düşüncelerini duyabiliyordum:
Ve yarın bu çadırda ölü bedenlerimizi bulacaklar."

Kitaptan Alıntı

Biri odamın kapı eşiğinde durmuş, uyuyuşumu, hemen ardından gözlerimi açışımı izliyor. Orada, loş ışıkta orada ayakta duruyorum, bana bakanın kim olduğunu seçemiyorum.

Ancak bir süre sonra seyircimle yan yanayım. Kapımı kapatıp koridorda babamın odasına doğru ilerliyoruz. Kapıyı açmıyoruz, ama onun içeride uyuduğunu biliyoruz.

Duman kokusu alıyoruz. Mutfağa doğru ilerleyince dumanı görüyoruz; koridorda döne döne ilerleyen gri bir kütle. Mutfaktan soluk bir ışık süzülüyor, şimdi gri sarmallar arasından fışkıran beyaz alevlerin oluşturduğu yangını ve iki erkeğin siluetini görebiliyoruz. Önce birbirlerine sarılıyormuş gibi görünüyorlar, ancak daha sonra bu kucaklaşma sandığımız şeyin aslında bir mücadele olduğunu fark ediyoruz. Göremediğimiz bir şey için kavga ediyorlar.

Sonra yine tek başıma kalıyorum.

Seyircim ayrılıyor, adamlardan biri de onu takip ediyor. Dışarıda durup ön kapıyı kilitliyorlar. Kilidin sesini duyunca sendeliyorum, nefes almamaya çalışıyorum. Ellerim ve dizlerimin üzerinde emekleyerek ateşten uzaklaşmaya çalışıyorum. Ağzımı kapalı tutuyorum, ancak duman çoktan içime girmiş, ciğerlerimi yakıyor. Sonra kelimeler geliyor; Yardım et, ancak daha seslendirilmeden boğazımda hapsedilmiş, boğulmuşlar.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi - Amakı Hayal

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi - Amakı Hayal

A'mâk-ı Hayâl, Râci'nin, "nokta olduğunu" fark edip, noktadan Merkez'e akacak bir yol arayışına girmesinin hikâyesi ve "aşağı" ile "yukarı" arasındaki meydan muharebesinin bir sonucudur. İnsan bu arayışta, "aşağı" olana kayıtsız şartsız teslim olmak yerine, başta kendi nefsi olmak üzere, kötülükle türlü savaşlara girer. Her insan, bir halife olması itibariyle bu hakikati aramaya yazgılıdır! 

Her fert için farklı şekillerde ve farklı zamanlarda ortaya çıksa da, susuzluğun, ayrılığın ve de anayurttan kopuşun kendisine hatırlatacağı bir zamanın gelmesi mukadderdir. A'mak-ı Hayâl, bu mukadder yolculuğun hikâyesidir.
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Rachel Gibson - Yoksa Hala Bekar Mısın

Rachel Gibson - Yoksa Hala Bekar Mısın

Sadece 10.000 kişinin yaşadığı Lovett kasabasında, düğün büyük bir olaydır. Büyük şehirlerden düğüne gelen uzaktaki akrabalar ise dedikodu malzemesi olmaktan kaçamazlar.

Sadie Hallowell, kendisinden küçük kuzeninin düğünü için yıllar sonra doğduğu kasabayı ziyaret eder. Kasabadakiler için klasik bir fiskos malzemesi olacakken işler değişir; çünkü Sadie otuz üç yaşındadır ve hâlâ BEKÂRDIR. Bu, kasabalılar için dedikodu değil, çok fazla dedikodu demektir.

Ancak bilmedikleri bir şey vardır. Sadie, işleri Lovett sakinlerinin bile yetişemeyeceği bir hızda karıştırmaya yetecek potansiyele sahiptir.

Kitaptan Alıntı

Mercedes Johanna Hollowell, 3 Aralık 1996'da giydiği kıyafetlerle, kendi sonunu hazırlamıştı. Tersine bir inanış olsa da, yıllarca İşçi Bayramı’ndan sonra, Sadie ayağına beyaz sandaletlerini giyerken; desenlilerle, ekoselileri bir arada kullanıp kullanmama konusunda bocalayıp durmuştu. Bardağı taşıran son damla ise, bu beyaz sandalet hatasından daha da kötü olan ve üstünden kamyon geçmiş gibi görünen, şok edici saç kesimiyle Texas Star Noel Balosu’na katılması oldu. Herkes, saçı ne kadar kabarık olursa, Tanrı’ya o kadar yakın olacağını bilirdi. Eğer Tanrı, kadınların saçının sönük olmasını isteseydi insanoğlunu; saç şekillendirme köpüğü, krepe tarağı ve Aqua Net Extra Süper Hold’u icat etmesi için teşvik etmezdi. Herkesin bildiği gibi, sönük saç, modada iğrenilen bir şeydi ve neredeyse günah anlamına gelirdi. Tıpkı pazar ayininden önce içki içmek ya da futboldan nefret etmek gibiydi.

Sadie her zaman biraz şey olmuştu. . kopuk. Farklı. Delilik gibi bir farklılık değildi bu. Kedi ve dergi toplayıp otlarını makasla biçen Bayan London’mki gibi de değildi. Sadie biraz daha hayalperestti. Mesela altı yaşındayken, sanki ailesinin paraya ihtiyacı varmış gibi, toprağı kazıp altın çıkarabileceği düşüncesine kapılması; ya da sarı saçlarım, bir anda pembeye boyayıp, siyah ruj sürmesi gibi. Bu aşağı yukarı voleybolu bıraktığı zamanlara da denk geliyordu. Eğer bir aile erkek evlatla kutsanmışsa, o çocuk elbette futbol, kızlarıysa voleybol oynardı, bunu herkes biliyordu. Bu, onlar için on birinci emir gibiydi, bir kuraldı; kızlar ya voleybol oynayacak ya da Teksaslıların küçümsemelerine boyun eğecekti. Daha sonra, bir de Lo-vett Lisesi dans grubunun kıyafetlerinin, her nedense cinsiyetçi olduğu düşüncesine kapılıp Beaverettes kızlarının dapdar kostümlerindeki püsküllerin uzatılması için, okula dilekçe verdiği zamanlar da olmuştu. Sanki kısa püskül, sönük saçtan daha büyük bir skandalmiş gibi. Fakat hayalperest ve aksi olduğu için, kimse Sadie’yi suçlayamazdı. O, “çok geç gelen” bir bebekti. Bir çiftlik sahibi olan inatçı Clive ile onun sevgili eşi Johanna Mae’nin kızıydı. Johanna Mae, Güneyli bir hanımefendiydi. Nazik ve cömertti; Clive’a gönlünü kaptırdığında ise, Lovett kasaba-sındakiler kadar, ailesi de küçük bir şok yaşamıştı.

Clive, ondan beş yaş büyüktü ve bir keçi kadar inatçıydı. Köklü, saygın bir aileden geliyordu ancak doğruyu söylemek gerekirse, geçimsiz biri olarak doğmuştu; ayrıca davranışları da biraz kaba sabaydı. Johanna Mae’ye hiç benzemiyordu. Johanna Mae, Little Miss Peanut ödülünden, Miss Texas ödülüne kadar hepsini kazanan bir güzellik kraliçesiydi. Miss America yarışmasına katıldığı yıl, ikinci olmuştu. 
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

William R. Forstchen - Bir Saniye Sonra

William R. Forstchen - Bir Saniye Sonra

Bu dehşet verici apokaliptik romanla medeniyet yepyeni bir karanlık çağ uçurumundan aşağı yuvarlanıyor. Forstchen, Ladin'in suya düşen planlarını kağıda taşımış ve bunu yaparken medeniyet kavramını da 
tamamen rafa kaldırmış." 
Stephen Coonts, New York Times çoksatarı Suikastçi'nin yazarı
"Harika, yetenekli, manidar." 
Larry Niven, New York Times çoksatarı 
Lucifer's Hammer'ın yazarı
"İyi bir anlatım için okuyucuların derin bağ kurabileceği kadar inandırıcı karakterler yaratmak gerekir. Forstchen, Bir Saniye Sonra'yla o kadar harikulade bir iş çıkartmış ki, birinci sayfadan itibaren anlattığı hikayenin her bir kelimesine şüphe etmeden inandım." 
- David Hagberg, Dance with the Dragon'ın yazarı
"Kaos ve ölümün yalnızca bir tuş ötede olduğunu hatırlatan, insanın kanını donduran bir uyarı… Yiyecek, su, ilaç ve pillerinizi şimdiden stoklamaya başlayın. Bu korkunç olay yarın başımıza gelebilir." 
- William B. Scott, Uzay Savaşları'nın yazarlarından
"Tarihi ve askeri bilim-kurgu alanındaki en dikkat çekici yazarlardan biri."
- Harry Turtledove, New York Times çoksatarı 
The Guns of the South'un yazarı

Kitaptan Alıntı

Ivy Comer isimli dükkanın sahibi Nancy, “Endişelenme, John,” diye cevap verdi. “Bunları haftalar öncesinden beğenmişti. Ona benim için sanl ve yanağına bir öpücük kondur. Bugün on iki yaşına basacağına inanmak çok zor.”

John iç geçirdi ve başıyla onayladı, poşetin içindeki bir düzine Beanie Babies’e baktı, Jennifer’ın on iki sene önce başlayan yaşamının her yılı için bir tane.

“Umanm on üç yaşında da bunları ister,” dedi. “Tanrı beni kapıya bir oğlanın gelip onu dışarıya çıkartmak isteyeceği günden sakınsın."

İkili kahkahayı bastı ve Nancy başıyla onayladı. John zaten buna on altı yaşındaki Elizabeth yüzünden katlanıyor-

du. Bu ve bunun gibi birçok sebepten dolayı, her babanın küçük kızı ile geçirdiği değerli anların belki birkaç gün, birkaç hafta veya birkaç yıl daha uzamasını ve hiç sona ermemesini istiyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Yaşar Ateşoğlu - Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Yaşar Ateşoğlu - Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Oldukça güzel bir bilimsel araştırma eseri. Sağlık, Gebelik, Kadın Erkek İlişkileri, Trafik, Spor, Beslenme, Alışkanlıklar ve diğer türden çeşitli kategoriler ve alt kategoriler içinde doğru olduğunu zannettiğimiz, çevrede duyduğumuz pek çok şeyin aslında yanlış ve hurafe olduğunu bize detaylı bir şekilde anlatıyor. Özellikle Sağlık bölümü gerçekten takdire şayan bir şekilde hazırlanmış. Ayrıca Çeşitli Konular adında bir bölüm daha var ve burada bazı siyasi noktalara da değinmiş. En sonunda hayvanlar alemi hakkında bazı ilginç bilgileri bizimle paylaşmış yazar. Keyifle okunan bir kitap. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Kitaptan Alıntı

Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Zaza Yurtsever - Egoist Beyin ve Kilo

Zaza Yurtsever - Egoist Beyin ve Kilo

Ne yaparsan yap olmuyor, bir türlü kilo veremiyorsun. Sence neden? 

Aldığın kiloların nedeni yediklerin değil; stres çünkü. Ruh sağlığı olmadan bedensel sağlığın olmayacağı ilkesinibenimseyen Vata Stres Yönetimiyle hem kilolardanhem de hastalıklardan kurtul!

"Bu kitabın sadece obezite hastalarına değil, aynı zamanda konunun uzmanlarına da önerilebilecek bir kaynak olacağını düşünüyorum." 
-Doç. Dr. Yunus Yavuz / Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı 

Kitaptan Alıntı

Teorik olarak hepimiz beynin çok önemli bir organ olduğunu biliriz. Ama yakından baktığımızda beynin önemli değil, en önemli organ olduğunu görürüz. Bundan dolayıdır ki doğa diğer organları kaburgalarımızla kısmen bir koruma altına almışken, beyne kafatasını bir zırh gibi geçirmiştir. Çünkü onun zarar görmesi, diğerlerinin de zarar görmesi anlamına gelir. Kalbin hiç durmadan günde 100 bin defa, yılda ise 40 milyon ve 70 yıllık bir ömürde üç milyar defa çarpmasını sağlayan beyindir. Bizler bunun için bilinçli olarak hiçbir şey yapmayız. Kalbin dakikada beş litre, saatte ise 300 litre kanı toplamda 96 bin kilometrelik damarlara pompalaması, her 20 ila 60 saniyede bütün kan hücrelerinin vücudu bir defa dolaşması, her alyuvarın bütün yaşamı boyunca bedeni 53 bin ila 173 bin defa dolaşması, her saniyede üç milyon alyuvarın yok olması ve bir sonraki saniyedeyse yeniden oluşması ve bütün bunların beyin tarafından gerçekleştirilmesi onun bedende neden bu kadar özel bir yere sahip olduğunun göstergesidir. Bedenin her hücresinde her an 100 bin kimyasal reaksiyon cereyan eder. Bedende toplamda 70 ila 100 trilyon hücre olduğundan yola çıkıp bu sayıyı 100 binle çarptığımızda hiçbir hesap makinesinin hafızasına sığmayacak kadar çok sıfırla karşılaşırız.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Tracy Bloom - Salı Günleri Kimse Seks Yapmaz

Tracy Bloom - Salı Günleri Kimse Seks Yapmaz

Çilginlik Bu! Tek gecelik bir hatanın böyle bir kaosa yol açacağını kim tahmin edebilirdi ki?

Lisede tutkulu bir aşk yaşayıp olaylı şekilde ayrılan Matthew ile Katy yıllar sonra tesadüfen karşılaştıklarında ne olduğunu anlamadan kendilerini yatakta bulurlar ancak ertesi sabah bu hatayı sonsuza kadar unutmaya karar verirler. Ta ki sekiz ay sonra doğuma hazırlık kursunda birbirlerini görene kadar… 

İki tarafı da şaşkına çeviren bu karşılaşma, Katy'nin aklına kâbus gibi bir kuşku düşürür: Karnındaki bebek birlikte yaşadığı sevgilisinden de olabilir Matthew'dan da! Diğer yandan Matthew da bu olasılığı aklından çıkaramaz ve ikiz bekleyen karısı ile gençlik aşkı Katy arasında, çifte babalık kriziyle aklını oynatma noktasına gelir. Peki, bu korkunç karmaşadan bir çıkış yolu var mıdır?

"Bu kitap tam bir komedi bombası. Aklınızı başınızdan alacak!"
-Marie Claire-

"Çok iddialı! Kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor."
-New! Magazine-

"Marifetli, edepsiz, zekice!"
-Sunday Mirror-

"Okurken durduk yere öyle çok kahkaha attım ki etrafımdaki insanlar durmadan neye güldüğümü sorup durdu."
-Megan Reading in the Sunshine-

Kitaptan Alıntı

Kimi çocuğunun babasını seçme şansına sahip olur, kimi olamaz. Kimi yıllarını, erkek nüfusunun oluşturduğu o koskoca saman yığınında eleme yapmakla geçirir, kimi hiç beklemediği bir anda tuzağa düşer.

Tuzağa düşenlerden biri olacağı Katy nin hiç aklına gelmemişti. Otuz altı yaşına geldiğinde hamile, bekâr ve kendisinden sekiz yaş küçük bir sevgilisi olacağı da. İlk doğum öncesi dersine giderken futbol üniformasıyla yanı başında oturan bir sevgili... Katy nin midesi bulandı. Bunu ilk dersin heyecanına ve beden eğitimi Öğretmenliği yaptığı okuldan doğruca gelen Benin üzerine sinen spor ayakkabısı, erkek teri ve püre karışımı kokusuna yordu. Katy, Ben e bakarken en azından esprileriyle onu korkularından kurtarabileceğini düşünüp rahatlamaya çalıştı.

“İşyerindeki çocuklardan biri bu derslerde iki saat boyunca meme ve kukudan başka şey konuşulmadığını söyledi. Sence bu iyi bir şey mi?”

Katy bir süre ona baktıktan sonra iç geçirip arabayı çalıştırdı.

Yola çıkarken bitkin bir ifadeyle, “Lütfen o kelimeyi kullanma,” diye rica etti.

Ben arabanın kontrol panelindeki düğmeleri kurcalarken, “Hangisini?” diye sordu.

Katy onu engellemek için eline vurup, “Kuku,” dedi. “Ama daha uygun bir kelime yok ki,” dedi Ben. “Yani şey de diyebilirdim...”

“Hayır, hayır sakın söyleme,” diye araya girdi Katy. “Büyükannem duysa hiç hoşuna gitmezdi.”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Tami Hoag - Ölümden Daha Derin

Tami Hoag - Ölümden Daha Derin

1985, California. Üç çocuk okullarının arkasındaki parkta koşarken, toprağa kısmen gömülmüş bir kadın cesedi bulurlar. Cesedin gözleri ve ağzı tamamen yapıştırılmıştır. Öğrencilerine son derece yakın olan öğretmenleri Anne Navarre yaşadıklarının çocukların masumiyetini yok edişini büyük bir endişeyle izlemektedir. Ama bunun, seri katil cinayetlerini işlerken ailelerin, dostların sırlarının birer birer ortaya dökülmesiyle tüm toplumun masumiyetini bir şekilde sarsacağını henüz fark etmemiştir. 

Washington'dan soruşturmanın yürütülmesine yardımcı olmak amacıyla ünlü FBI ajanı Vince Leone gizlice çağrılır. Vince bir yandan yeni teknikler, katil profili oluşturma yöntemleri, cinayetlerle ilgili kuramlar geliştirirken diğer yandan da cesedi bulan üç çocuğun yaşamının derinliklerine doğru çekildiğini hisseder. Olaylarla yakından ilgilenen genç öğretmeneyse kişisel olarak ilgi duymaya başlamıştır. 

Yeni kurbanlar bulunurken medya soruşturmanın gidişatını artık anbean takip etmektedir. Bu sırada Anne'yle Vince acaba en büyük acıyı bu kurbanlar mı yoksa acımasız bir psikopatla iç içe yaşadıklarından habersiz olduklarından, katilin ailesi ve dostları mı çekiyor diye düşünmektedirler. 

“Tami Hoag okumak her zaman cesaret ister.” 
- Kirkus Reviews 

“Hoag muhteşem bir polisiye yazarı. Gizemi başarıyla kuran yazar, okurunu son satırına dek saran merak duygusunu ustaca kullanıyor. Psikopat katillerle ilgili çok fazla hikaye okumuş olabilirsiniz ama Hoag karakterlerini öyle güzel donatiyor ki onalara kızacağınıza mı yoksa acıyacağınıza mı karar veremiyorsunuz.” 
- Publishers Weekly
Kitaptan Alıntı
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Sabri Kaliç - Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Romancı

Sabri Kaliç - Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Romancı


Türkiye'nin ilk ve tek Nobel ödüllü yazarı Orhan Pamuk,

"Suç ve Ceza"nın yazarı büyük romancı Dostoyevski,

İspanyol Edebiyatının şaheseri "Don Kişot"a hayat veren Cervantes,

Zamanının çok sonrasının romanlarını yazmış Ahmet Hamdi Tanpınar,

Çağdaş Amerikan Edebiyatının gündemden düşmeyen ismi Paul Auster,

Dünya edebiyatına "Beyaz Diş" ve "Demir Ökçe"yi kazandıran Jack London,

Eserleri onlarca dile çevrilen Yaşar Kemal,

Çağdaş Latin Amerika Edebiyatının en ünlü yazarı G.G. Marquez,

"Siddhartha" ile Doğu felsefesini Batı'ya tanıtan Herman Hesse,

Modernleşmeye geçişin sancılarını anlattığı romanlarıyla Halide Edip Adıvar,

"Sefiller" gibi bir başyapıtın yaratıcısı Victor Hugo,

Moby Dick'in peşindeki Herman Melville,

Dünya çapında bir kalem olan İhsan Oktay Anar, 

Vampirlerin Efendisi Kont Drakula'nın yaratıcısı Bram Stoker, 

Japon Edebiyatının Nobel ödüllü ustası Yasunari Kawabata,

Tarihsel gerçekçi romanların usta yazarı Kemal Tahir,

Rus klasiklerinin olmazsa olmazı "Savaş ve Barış"ın yazarı Tolstoy, 

"Monte Cristo Kontu" efsanesinin yazarı Alexander Dumas, 

Endüstri devriminin sancılarının usta romancısı Charles Dickens,


100 Büyük Romancı'nın hayat hikayeleri, başlarından geçen ilginç ve trajik olaylar, her dönem okunacak romanları hakkında birçok ilginç ve detaylı bilgiyi bulabileceğiniz bir başucu kitabı.

Kitaptan Alıntı

Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Orhan Kemal - Gurbet Kuşları

Orhan Kemal - Gurbet Kuşları

1950'li ve 6O'lı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşları'nın acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbul'a göçmüş Anadolulular, bu değişimin rüzgârından nasiplenmeye çalışan açıkgözler ve kendini bu insanların sırtına basarak dönüştüren sistem, İstanbul kadar yaşamın da rengini değiştirmektedir. Tam bu değişimin ortasındaki insanlar Orhan Kemal'in usta kalemi ve her zaman insana sevgi dolu olan duruşuyla sunuluyor okurlara. Türkiye'nin yakın geçmişine ve onu takip eden şimdisine gerçekçi bir gözle bakabilmek için Gurbet Kuşları mutlaka okunması gereken bir kitap.

Orhan Kemal'in kitapta lir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yemden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan
onur duyuyoruz.

Kitaptan Alıntı

Taa Kurtalan'dan kalkıp, yolu üzerindeki irili ufaklı istasyonlardan topladığı çeşitli yolcularla tıka basa dolu «Kuşluk treni» Haydarpaşa garına çığlık çığlığa girdi. Ağırlaştı. Sonra da ıslak fışıltılarla rayların üzerine upuzun serildi kaldı.

Koşanlar, koşuşanlar.. Koşan, koşuşanlar arasında istasyon görevlilerinden başka gar hamalları, yolcularını karşılamağa gelmiş fötr şapkalılar, mantolu, tayyörlüler. İlk şaşkınlık, ilk heyecandan sonra her şey durur gibi oldu. Vagonlardan, bavul, sepet, heybeleriyle inenler, öteberilerini vagon pencerelerinden hamallara uzatanlar...

«Gurbet kuşları» katarın en arka vagonlarından iniyorlardı, kara kara, kuru kuru. Ne karşılamağa gelenler vardı, ne de çoğunun bavullarıyla sepeti, hattâ yorganı. Yorganı olanlar, yorganlarını birer er kaputu gibi dürmüş, kınnapla çeke çeke bağlamışlardı. Bir beş, on değil, yirmi, otuz, kırk, elli belki de daha çoktular. Anadolu içlerinden kopup gelen her tren, her «Kuşluk treni», her gelişinde gurbet kuşlarını toparlayıp getiriyordu İstanbul'a. Yol, yıkım, yapım üzerine çok iş vardı İstanbul'da. Karınlar doyuyor, sılaya para bile salınıyordu. Köy yerinde şonun şunun tarlasında üç gün iş, beş gün duvar diplerinde barbut atacaklarına, bir tren parası denkleştirip İstanbul'un yolu tutulmalıydı. Ne yapıp yapıp gidenler, birkaç ay sonra değişmiş dönüyorlardı. Taralı saçları, kopçalı sarı kalemleri, karton kaplı cep defterleri, arkaları çıplak kadın resimli cep aynaları, Tahtakale'den uydurulmuş üst başlarıyla köy yerinde dolanıyor, köy kahvelerinde, delikanlı meclislerinde İstanbul'u dillerinden düşürmüyorlardı. İstanbul da bir İstanbul'du. Dil ile tarifi mümkünsüz. O taksiler, o dolmuşlar, o tramvaylar, otobüsler, vapurlar...
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT! - Kitabı İndirmek İçin Logoya Tıklayınız" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.