Ekim 2017

Robyn Carr - Aşk Yeniden
Robyn Carr - Aşk Yeniden
Mel gözlerini kısarak önünde uzayan yağmurlu ve karanlık yola baktı. Dar, virajlı, çamurlu ve ağaçlarla çevrili yol karşısında ürpererek, belki de yüzüncü kez, ben aklımı mı kaçırdım? diye düşündü. Tam o esnada BMU^sinin sağ arka tekeri yüksek bir sesle yoldan kayarak bankete, çamurun içine saplandı. Araba sarsılarak durdu. Mel gaza bastı ve tekerleğin döndüğünü duydu ama yerinden kıpırdamıyordu.

Bir sonraki düşüncesi, işte şimdi bittim, oldu.

Tepe lambasını yakarak cep telefonuna baktı. Bir saat kadar önce otobandan çıkıp dağ yoluna doğru döndüğünde sinyali kaybetmişti. Aslında inanılmaz uzun ağaçlar sinyali önce bozmaya başlayıp, sonra tamamen kestiği sırada kız kardeşi Joey’le oldukça hararetli bir tartışmanın ortasındaydı.

“Bunu yaptığına hâlâ inanamıyorum,” diyordu Joey. “Bir noktadan sonra aklın başına gelir diyordum. Bu sana göre değil Mel! Sen küçük kasaba kızı değilsin!”

“Öyle mi? Ama görünüşe göre olmak üzereyim; işi kabul ettim Joey ve olur da fikrimi değiştirip geri dönmeye kalkarım diye her şeyi sattım.”

“Mazeret izni alamaz miydin? Ya da ne bileyim küçük bir özel hastaneye geçebilirdin belki? Tekrar düşünsen?”
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
Dördüncü sınıftayım. Yaşım on iki kadar olmalıydı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrini olur" demişti.

Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan sörler o sınıfta beni arkadaşlarımdan ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Richard Winer - Şeytan Üçgeni
Richard Winer - Şeytan Üçgeni
Hong Kong un biraz ötesinde, Kowloon da, Mike in Ban adıyla bilinen çok ünlü bir Üman lokali vardır. Mike safkan Çinlidir. Müşterilerini denizciler, müstemlekenin yeraltı dünyası üyeleri, liman serserileri, fahişeler, arasıra da yolunu kaybetmiş birkaç turist oluştururdu. Dünyanın en kavgacı barı olarak şöhret kazanmıştır. Tahiti deki ünlü Ûuinn s Bar bile Mike in Barı ile mukayese edilemezdi. Eğer patronlar kavgaya karışmamışlarsa, muhakkak müşteriler arasında bir kavgaya seyirci olurlardı. Barış ve huzurun hüküm sürdüğü ender zamanlarda ise deniz hikâyeleri anlatılırdı. Ve 1967 de, yani bir müşterinin kırık bir şişeyle Mike a saldırdığı yıl, dünyanın öbür ucunda Şeytan Üçgeni diye adlandırılan esrarengiz deniz parçasının bahsini işittim. Gemiler ve uçaklar burada yokoluyorlar, denizciler ve havacılar bir daha dönmemek üzere kayboluyorlardı.

Aslında Şeytanın Üçgeni gerçek bir üçgen de ğildir. Kenarları ve açıları birbirine eşit olmayan trapez adı verilen bir şeklle daha çok benzer. Ve kelimenin ilk dört harfi gerektiği gibi tarif eder bu. bölgeyi. Trap tuzak Florida da onbeş yıldan fazla oturduğum için arasıra, iz bırakmadan yok olan gemilerin, uçakların veya yatların gazetelerde çıkan hikâyelerini okumuştum. Fakat bu olayların korkunçluğunu Mike in Bannda anlatılanları duyduğum güne kadar İdrak edememiştim.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Tuncay Özkan - Mit'in Gizli Tarihi
Tuncay Özkan - Mit'in Gizli Tarihi
Bilginin 'güç' demek olduğunu keşfeden insanoğlu, tarih boyunca bilgiye ulaşabilmenin, 'gizli' yi öğrenmenin yollarını aramıştır ve aramaktadır. Bu nedenle, dünyanın en eski mesleklerinden birini oluşturmuştur: İstihbarat, yani haber alma faaliyeti...
Bu kitap, Türkiye'de hakkında en çok soru işareti bulunan kuruluşlardan biri olan MİT'in tarihini (Milli İstihbarat Teşkilatı) ve ona dair bilinmeyenleri içermektedir. Kitabı yazarken, yalnızca MİT'e dair merakları gidermeyi değil, bu konuyu araştıracak kişilere kapsamlı bir kaynak sunmak üzere, kimi örgütlenmeler ve eylemleri açıklığa kavuşturmayı da amaçladım.
Tuncay Özkan
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Robert Levine - Zamanın Coğrafyası
Robert Levine - Zamanın Coğrafyası
Her kültürün kendine ait bir dizi benzersiz zamansal parmak izi mevcuttur. Bir halkı tanımak onun içinde yaşadığı zamansal değerleri bilmektir.
Jeremy Rifkin, Time Wars

Zaman kendimi bildim bileli ilgimi çekmiştir. Çoğu genç Amerikalı gibi bana da ilk önce zamanın sadece saatle (saniyeler ve dakikalarla, saatler, günler, aylar ve yıllarla) ölçülebildiği öğretilmişti. Ama etrafımdaki büyüklere bakınca, sayıların asla aynı biçimde iki kez toplanamadığını anladım. Merak ettiğim şuydu; neden bazı yetişkinler gündüz saatlerinde sürekli iki ayakları bir pabuca girmiş görünürken, diğerleri dünya kadar vakitleri varmış gibi davranıyorlardı? Bu ikinci gruptaki insanların -şu mesai vaktinin ortasında sinemaya gidenlerin ya da altı aylık ücretli izinlerinde ailesini Güney Pasifik’e götürenlerin- zaman milyonerleri olduklarını düşünüyor ve ben de onlardan biri olmaya can atıyordum.

Meslek yaşantımı planlarken akranlarımın bir işten ne kadar kazanacaklarına dair değişmez kaygısını göz ardı ediyor ve onun yerine işin sunduğu yaşam tarzının zamansallığına odaklanıyordum. Kendi hızımı ayarlayabilmem ne ölçüde mümkün olabilirdi? Kendi zamanım üzerinde ne kadar söz sahibi olabilirdim? Gün içinde bisiklete binebilir miydim mesela? Thoreau, şu gözlemini aktarırken bana sesleniyordu sanki: “Günün niteliğine etki edebilmek sanatların en yücesidir.” Bana aradığım zamansal devinim imkânını sunan bir meslek (üniversitede öğretim üyeliği) seçtim. Büyük bir şans eseri, beni çocukluğumdan beri büyüleyen zaman kavramının izini sürmeme olanak sağlayan bir uzmanlık dalı -sosyal psikoloji- ile karşılaştım.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Robert Jordan - Zaman Çarkı 2 - Büyük Av
Robert Jordan - Zaman Çarkı 2 - Büyük Av
Kendisine, en azından bu yerde Bors diyen adam, kemerli odada kazların usul gevezelikleri gibi yankılanan mırıltıya burun kıvırdı. Ancak, yüzünü saklayan, odadaki diğer yüz çehreyi örtenlerle aynı olan siyah ipekten maske, yüzündeki ifadeyi gizliyordu. Yüz kara maske ve arkalarında yatanı görmeye çalışan yüz çift göz.

Çok yakından bakılmadığı sürece, dev oda, uzun, mermerden şömineleri ve kubbeli tavandan asılı altın lambaları ve mozaik zeminindeki girift desenleriyle bir saraya aitmiş sanılabilirdi. Çok yakından bakılmadığı sürece. Örneğin, şömineler soğuktu. İnsan bacağı kadar kalın kütüklerin üzerinde alevler dans ediyor, ama hiç sıcaklık vermiyordu. Duvar halılarının ardındaki duvarlar, lambaların çok üzerindeki tavan, kaplanmamış taştan, neredeyse siyahtı. Hiç pencere yoktu ve odanın iki ucunda birer tane kapı vardı. Sanki birisi buraya bir sarayın davet salonu izlenimini vermek istemiş, ancak ana hatlarla birlikte, ayrıntı olarak da birkaç dokunuştan öte bir zahmete girecek kadar umursamamış gibiydi.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Raymond Chandler - Belalılar Şehri
Raymond Chandler - Belalılar Şehri
Günlerden Cumaydı sanırım. Zira her zaman olduğu gibi yandaki küçük lokantada balık kızartıyorlardı. Balığın kokusu dayanılacak gibi değildi. Bu olmasa, gün hiç de fena sayılmazdı. Bahar olduğu için hava epey güzeldi. Güneş etrafı ısıtıyordu. Ben de ayaklarımı masama dayamış arkama yaslanmıştım. Güneşlenmeğe çalışıyordum. Zira bir haftadan beri işsizdim. şte böyle dalgın otururken telefon çaldı. Balşımdan şapkamı çıkarıp telefona uzandım. Ahizeyi kulağıma götürürken de uzun uzun esnedim.

Karşıdan biri,

-Esnediğini duydum, diye homurdandı.

-Doğrusu bu yaptığından utanmalısın Johnny Dalmas. Konuşan Violet Mac Gee ydi. Kendisi Şerifin büro, sundan bir dedektifti. Cinayet Şubesinde çalışıyordu. Onun iyi bir insan olduğunu da söylemeliyim. Yalnız tek bir kusuru vardı. Ne kadar çarpaşık ve tatsız iş varsa, bana yüklemeye çalışırdı. Böylece başımı da belâya sokardı tabii. Ayrıca bu işlerden kamımı doyuracak kadar para bile kazanamazdım.

Sesimi çıkarmadım. O devam etti.

-Austrian meselesini duydun mu? İsteksiz, isteksiz,

-Hayır, diye cevap verdim.

-Bir şeyden haberim yok. Ama dedektif yine de yılmadı.

-Sahilde olmuş bu iş. Sahil Şehrini kasdediyorum. Zaten bu küçük şehirde bir takım kanunsuz numaralar oluyor. Son Belediye Başkanlığı seçiminde de bazı tuhaf işler dönmüş. Fakat bizim Şerif oralıdır. Onun için şehirdekilere ilişemiyoruz. içimi çektim.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Stanislaw Lem - Yıldız Güncesi
Stanislaw Lem - Yıldız Güncesi
Yıldız Güncesi, Evren’in Candide’i Ijon Tichy’nin uzayın -kimi kez zamanın- derinliklerinde yaptığı yolculuklara dair notlarından oluşuyor. Yer yer ilginç çizimlerle süslediği bu notlarda, hafızaları insanlığın kıyım tarihiyle yüklenmiş bir robot topluluğu, uzay yolculuğuna merak sarmış patatesler, inanç sahibi oldukları için katakomblarda yaşamaya zorlanan dindar robotlar çıkıyor karşımıza. Derlemenin belki de en ilginç öyküsü, evrim de dahil olmak üzere dünya tarihinin içler acısı durumundan 26. yüzyıl bilim adamlarının sorumlu tutulduğu Yirminci Yolculuk. Platon’dan Spinoza’ya, Brütüs’ten Napolyon’a, Bacon’dan Marshall McLuhan’a kadar birçok tarihsel figür, Lem’in mizah yüklü kaleminden nasibini alıyor. Yirmi Birinci Yolculuk, insanlığın önümüzdeki yüzyıllarda kaydedeceği bilimsel ve teknolojik gelişmenin dinsel dogmaları nasıl birer birer yıkacağını, inananlar ile inançsızlar arasında çağlar boyu süren tartışmaların ve savaşların anlamsızlığını gösteren hüzünlü bir öykü. Lem’in sadık okurlarının alışkın olduğu bir şeydir bu – hüznün ve ironinin iç içeliği. Ama Lem, tıpkı kendi yazma serüveni gibi, okurun serüveninin de her zaman, alışkanlığa meydan bırakmayacak yeni keşiflere açık olmasını ister. Onun için değişmeyen tek bir inanç vardır belki de: Alçaklığın ve ahlâksızlığın, Evren’de yalnızca insana mahsus olduğu inancı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Roger Zelazny - Amber Yıllıkları 8 - Kaos İmgesi
Roger Zelazny - Amber Yıllıkları 8 - Kaos İmgesi
Kendisini, Luke ve Alice kitaplarının karakterleriyle fantastik bir barda içki içerken bulan Merlin, bu tuzaktan kurtulmanın yollarını aramaya başlar. Onu ve Luke'u bu tuzağa mahkum eden kişi kimdir? Yardım etmek için sürekli yoluna çıkmakta ısrar eden varlık kim tarafından görevlendirilmiştir? Merlin'i öldürme girişimlerine ara vermeksizin devam eden kişi gerçekte hangi güçlerin yönlendirmesiyle hareket etmektedir? Merlin; Luke, Jasra, Jurt ve Maske'nin oluşturduğu çok bilinmeyenli denklemi çözmeye çalışırken dostlar ve düşmanlar değişir durur. Sonunda gizemler açığa çıkmaşa başlarken yanıtlar Merlin'i şaşırtmaya devam edecektir.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Lauren DeStefano - Kimyasal Bahçe Üçlemesi 3 - Bozgun
Lauren DeStefano - Kimyasal Bahçe Üçlemesi 3 - Bozgun
ATLASTAKİ NEHİR hâlâ akıyor. İncecik bir çizgi hâlinde artık var olmayan bir diyara yükler taşıyor. Onunla aynı adı paylaşıyoruz, nehir ve ben. Eğer bunun bir sebebi varsa bile, annemlerle mezara gitti. Ama nehir hayallerimden çıkmıyor. Okyanusa doğru yol aldığını düşlüyorum. Batık şehirlere karıştığını, şişelerde eski mesajlar taşıdığını.

Bu sayfada çok vakit harcadım. Aslında Kuzey Amerika’da olmalıydım. Florida kıyılarından Providence, Rhode Island’a doğru ilerlemeliydim. İkiz kardeşimin, ceninlerde bilimsel araştırmalar yapan bir hastaneyi bombaladığı yere doğru.

Onun yüzünden kaç kişi öldü bilmiyorum.

Linden huzursuzca kıpırdanıyor. “Bir kardeşin olduğunu bile bilmiyordum,” demişti ona nereye gittiğimi anlattığımda. “Ama senin hakkında bilmediklerimin listesi her geçen gün kabarıyor.”
(T)aurenCd)eStefano

Linden üzgün. Evliliğimiz konusunda. Bitişi konusunda. Aslında bitemeyişi konusunda.

Kardeş eşim pencereden bakıyor. Saçları ışıkta sonbahar yaprakları gibi ateş rengi parlıyor. “Yağmur yağacak,” diyor usulca. Sırf benim ısrarım yüzünden burada.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Kerrigan Byrne - Hırsız ve Güzel
Kerrigan Byrne - Hırsız ve Güzel
Kuzey İskoçya, County Argyle, 1855

Dougan Mackenzie, ön kollarından kanlar akarak Applecross Yetimhanesi'ni ilerideki yalçın dağlardan ayıran eski püskü taş duvarın dibine çömeldi. Diğer çocukların hiçbirisi buraya kadar gelmeye cesaret edemezdi. Duvar, ölülerin kemiklerinden beslenen kalın yosun ve tüy halısının arasından çıkan, solmuş ve çökmüş mezartaşlarım çevreliyordu.

Göğsü inip kalkan Dougan bir an durup nefesini düzene soktu, sonra kemikli dizlerini göğsüne çekerek yere oturdu. Yırtılmış derisinin el verdiği ölçüde, dikkatlice avuçlarını açü. Sivri dikenli otlar battığından beri daha çok canı yanmaya başlamıştı.

Rahibe Margaret onurunu kırmak için elinden geleni ardına koymazken Dougan'm içini karartan hisler avaz avaz bağırmasına engel olmuştu. Gözyaşlarının akmasını şu saate kadar önlemişti. Dougan, Rahibe'nin cam gibi parlak, soğuk gözlerinin içine bakmış, kayış tekrar tekrar avucunda şaklayıp derisini yırtıp kanatırken yalnızca gözlerim kırpıştırıp durmuştu.

"Söylesene, neden ağlıyorsun?"
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Rıfat Ilgaz - Halime Kaptan
Rıfat Ilgaz - Halime Kaptan
Biliyorsunuz, Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı ndan yenik çıktı. Orduları dağıtıldı, silahlarına el ko nuldu, askerleri terhis edilip evlerine gönderildi. Dört yıl boyunca üç kıtada çarpışan Osmanlı ordusu bu savaşta çok büyük kayıplar verdi. Pek çok çocuk babasız kaldı, birçok anne ve baba evlatlarının savaştan döndüğünü göremedi. Zorluklar içinde sefaletle geçen savaş yıllarında halk yoksulluğa ve umutsuzluğa düştü.

Savaşı kazanan devletler Anadolu yu paylaşıp işgal etmeye başladılar. Bu sırada Mustafa Kemal Atatürk, 9. Ordu müfettişi olarak İstanbul dan ayrıldı, Samsun dan Anadolu ya çıktı. Halk yorgun ve umutsuz olmasına rağmen yurdun her yerinde işgalci güçlere karşı direnişe geçti. Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayarak ulusal başkaldırıyı örgütlü bir hale getirdi ve Kurtuluş Savaşı nı başlattı.

Savaşmak için elde yeterli asker, silah ve para yoktu. Yoksulluk içindeki halk, Birinci Dünya Savaşı ndan dönen evlatlarını tekrar askere gönderdi. Kendi yiyecek ve giyeceğinden kısıp cephedeki askerleri besledi. Kurtuluş Savaşı bütün halkın katıldığı bağımsızlık ve özgürlük savaşıydı. Bu savaşta kadınlar da ön safta yer aldılar. Sadece hastanelerde yaralılara bakmak, askeri fabrikalarda işçi olarak çalışmakla kalmadılar. Gerektiğinde ellerine silah alıp çarpışmalara katıldılar. Cesur Anadolu kadınları cephedeki askerlere yiyecek, giyecek ve silah taşırken yaptıkları fedakârlıklarla destanlara konu oldular.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Shannon Hale - Austen Diyarı
Shannon Hale - Austen Diyarı
Colirı Firttie...

Sahiden muhteşem bir insansın ama evliyim, dolayısıyla arkadaş olarak kalmamız en iyisi.

Evrensel olarak kabul edilen bİr gerçek vardır ki, o da tatminkâr bir kariyerle mükemmel bir saç modeline sahip otuzlu yaşlarda bir kadının çok az şeye ihtiyacı olduğudur. Yeterince güzel ve zeki olan Jane Hayes’in de kesinlikle pek az derdi olacağı zannedilebilirdi. Kocası yoktu ama buna gerek de duymuyordu artık. Erkek arkadaşları olmuştu, ki düzenli bir şekilde karşılıklı olarak yaşanan mutsuzluklar sonucu hayatına girip çıkmışlardı. Eh, nihayetinde bu işler böyle yürümez miydi zaten?

Her şeye rağmen Jane’in bir sırrı vardı. Gün içinde koşturuyor, öğle yemeklerine çıkıyor, gereken yerlere e-postalar atıyor, yeri geldiğinde fazla mesai yapıyor yeri geldiğinde tam vaktinde işten çıkıyordu, ancak bazen, konsinye topuklularını çıkarıp da ikinci el kanepesine kurulmaya vakit bulduğu zamanlarda, ışıkları kısıp 9 inçlik televizyonunu açıyor ve hayatında neyin eksik olduğunu düşünüyordu.

Bazen Aşk ve Gururu seyrediyordu.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Stanislaw Lem - İnsanın Bir Dakikası
Stanislaw Lem - İnsanın Bir Dakikası
İnsanın Bir Dakikası, 21. yüzyılda yazıldığı varsayılan üç kitaba ilişkin eleştirilerden oluşan bir kitap. Hekim, astro-fizikçi, düşünür, bilim-kurgu yazarı ve II. Dünya Savaşı'nın acılarını yaşamış bir birey olarak Lem bu kez meraklı bakışlarını (insanları, tüm canlıları ve cansızlarıyla) dünyamızın bir dakikasında olup bitenlere, silahlanma yarışının 21.yüzyılda geleceği noktaya ve güneş sisteminin oluşumundan gezegenimizin geçirdiği afetlere çeviriyor. İnsanın bir dakikası adlı istatistiksel veriler içeren ilk kitapta cinsellik, doğum, savaş gibi insanları en çok meşgul eden olaylar özetleniyor. Tersine Evrim adını taşıyan ikinci kitap bugün pek sözü edilmeyen, bir zamanların korkulu rüyası "nükleer tehdit"i de kapsayan, bütün konvansiyonel silahların yok olduğu, mikropların ve sentetik böceklerin beklenmedik doğa olaylarıyla yeryüzünün çehresini değiştirdiği bir silahlanma senaryosu. Bir afet Bölgesi Olarak Dünya'da ise büyük usta, gezegenimizin, güneşin, güneş sisteminin çeşitli kozmik patlamalar sonucunda bugünkü halini aldıklarına dikkat çekerek, evrimin ulaştığı noktanın bir dizi felaketin ürünü olduğunu savunuyor. Bilim-kurgunun duayenlerinden Stanislaw Lem, son dönem eserlerinden olan İnsanın Bir Dakikası'nda engin bilgisi ve hayal gücüyle geleceğe ilişkin spekülasyonlar yaparken, kendine özgü mizahını sergilemekten geri kalmıyor.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Ruth Rendell - Karanlıktaki Gözler
Ruth Rendell - Karanlıktaki Gözler
Barbara Vine Karanlığa uyum: tam karanlıkta önemli bir süre kalma sonucunda ortaya çıkan, retinada artan duyarlılıkla belirgin görme durumu.

James Drever, Psikoloji Sözlüğü Birinci bölüm Veranın öldüğü sabah çok erken kalktım. Banliyödeki yesil bahçemizde kuslar ötmeye baslamıstı, sanki her zamankinden çoktular ve daha yüksek sesle ötüyorlardı.

Veranın Dedham Vadisindeki pencereleri önünde hiç bu kadar çok ötmemislerdi. Giderek monotonlasan kuş seslerini dinleyerek yattım.

Browningin dediği gibi, her sarkıyı iki kez tekrarlayan bir ardıçkusu olmalıydı bu öten. Yüz yıl önce ağustos ayında bir persembe günüydü.

Elbette otuz küsur yıldan fazla değildi, ama bana çok uzun gelmisti.

İnsan bir baskasının öleceğini yalnızca o sartlarda tahmin edebilir.

Hiç ümidin kalmadığı diğer ölümlerin tümü önceden kestirilebilir, varsayılabilir hatta umulabilir. Ancak saati ve dakikası bilinemez. Vera saat sekizde ölecekti ve hepsi buydu. Kendimi kötü hissetmeye basladım. Abartılı bir sessizlikle yatarak, yan odadan sesler gelmesini bekledim. Babamı uyandırabilirdim. Annemi uyandırabileceğimden çok emin değildim; annem  babamın kız kardeşlerini sevmediğini hiç saklamamıstı. Bu da aralarında bir soğukluk yaratmıştı, ancak hâlâ yan odada aynı yatağı paylasıyorlardı. O günlerde insanlar, simdi olduğu gibi, birbirlerini terk etmiyorlar ve kolayca bosanmıyorlardı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Stanislaw Lem - Dönüşüm Hastanesi
Stanislaw Lem - Dönüşüm Hastanesi
Yıl ......., Almanların Polonya'yı işgalinin üstünden az bir zaman geçmiştir. Ailesinden uzakta yaşayan ve ülkesinin geleceği hakkında karamsar düşüncelere sahip olan genç doktor Stefan Trzyniecki, bir arkadaşının önerisine uyarak bir akıl hastanesinde çalışmaya başlar.

Dönüşüm Hastanesi, Stanislaw Lem'in kimliğini "ele veren" bir kitap. Ünlü yazarın otobiyografik ögeler taşıyan bu ilk romanı İkinci Dünya Savaşı ertesinde, 1948'de yayımlandı. Savaşı, iktidarı, ahlâkı, insanlığı ve medeniyeti sorguladığı Dönüşüm Hastanesi, onun yabancısı olmadığı bir dünyayı anlatıyor. Almanlar ülkesini işgal ettiğinde Lem 18 yaşındaydı ve tıp eğitimi görüyordu. Savaş nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı; bir süre araba tamircisi ve kaynakçı olarak çalışıp hayatını idame ettirdi. Olay bir hastanede geçer. Ülkesi işgal altında, gelecek konusunda endişeli ve ailesinden ayrı düşen genç bir doktor taşradaki bir akıl hastanesine göreve başlar. Hekimler akıl sağlıklarını korumak için pencerelerini dış dünyaya kapamış, kendilerini mesleklerine ve soyut felsefi tartışmalara vermişlerdir. Ancak tüm çabalarına rağmen, dünyanın kötülüklerinden ve hayatın çelişkilerinden kendilerini koruyamazlar. "İçeride" yaşananların "dışarıda" yaşananlardan bir farkı yoktur. Dönüşüm Haastanesi, Lem'in bibliyografyasında hakettiği şöhreti yakalayamayan, ama bu usta yazara ve yazma serüveninin çıkış noktasına ilişkin ilginç ipuçları veren, önemli bir kitap.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Roger Zelazny - Amber Kanı - Amber Yıllıkları 7
Roger Zelazny - Amber Kanı - Amber Yıllıkları 7
KRİSTAL BİR MAĞARADA DÜŞÜNCELER

Yaşamım sekiz yıl boyunca nispeten huzurlu geçmişti. Birinin beni öldürmeye çalıştığı 30 Nisanlar hariç. Bunun dışında, bilgisayar bilimine yoğunlaştığım akademik kariyerim hayli ilerlemişti ve Büyük Tasarım’daki dört yıllık çalışma hayatım iyi bir deneyim olmuş, bir yandan kendime ait bir projeyle uğraşırken, diğer yandan öğrendiklerimi dilediğim şartlar altında uygulamama olanak tanımıştı. Aynı şirkette, satış biriminde çalışan Luke Raynard adında iyi bir arkadaşım vardı. Küçük teknemle açılır, düzenli olarak koşuya çıkardım...

Ben işlerin düzene gireceğini düşünürken, her şey geçtiğimiz 30 Nisan’da paramparça oldu. En sevdiğim proje, Hayaletçark, inşa edilmişti; işimden istifa etmiş, eşyalarımı toplamış, daha yeşil gölgelere doğru yola çıkmaya hazırlanıyordum. Bu kasabada, sırf o uğursuz gün yakın diye bu kadar uzun kalmıştım ve bu kez, canıma kastedenlerin arkasında kim olduğunu, neden böyle bir şey yaptıklarını öğrenmeye kararlıydım.

O sabah kahvaltıdayken, Luke eski kız arkadaşım Julia’dan bir mesajla geldi. Mesaj Julia’nın beni yine görmek istediğini söylüyordu. Bu yüzden evine uğradım ve onu ölü buldum.

Görünüşe göre sonra bana da saldıran... aynı köpeksi yaratığın saldırısına uğramıştı. Yaratığı öldürmeyi başardım. Kaçmadan önce dairesini üstünkörü aradığımda ince, tuhaf bir oyun kartı destesi buldum ve yanımda götürdüm. Amberin ve Kaos’un büyülü Tarot kartlarına o kadar çok benziyorlardı ki, benim gibi bir büyücünün ilgisini çekmemeleri imkansızdı.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

E. L. James - Grinin Elli Tonu
E. L. James - Grinin Elli Tonu
Aynaya yüzümü sıkıntıyla buruşturarak baktım. Bir türlü söz dinlemeyen lanet olası saçlarım ve hastalanıp beni bu angaryaya mecbur eden lanet olası Katherine Kanavagh.

Gelecek haftaki final sınavlarım için çalışıyor olmam gerekirken, burada durmuş, saçlarıma fırçayla söz geçirmeye çalışıyordum. Islak saçla uyumamalıyım. Islak saçla uyumamalıyım.

Bu mantrayı arka arkaya tekrarlarken, saçlarımı fırçayla kontrol altına sokmayı bir kez daha denedim. Çileden çıkarak gözlerimi devirdim ve aynadaki, yüzüne fazla iri gelen mavi gözlerini bana dikmiş soluk tenli ve kahverengi saçlı kıza bakıp pes ettim. Tek seçeneğim, inatçı saçlarımı atkuyruğu yapmak ve az da olsa prezantabl görünmeyi ummaktı.

Kate oda arkadaşımdı ve gribe yenilmek için bula bula bugünü bulmuştu. Bu yüzden, adını daha önce hiç duymadığım mega-sa-nayici zengin iş adamıyla okul gazetesi için sözleştiği röportaja gidemeyecekti. Böylece ben gönüllü edilmiştim, ineklemem gereken final sınavlarım, bitirmem gereken bir denemem vardı ve bu öğleden sonra çalışıyor olmam gerekiyordu; ama hayır, bugün Grey Şirketler Topluluğu’nun gizemli CEO’suyla bir araya
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Stanislaw Lem - Kör Talih
Stanislaw Lem - Kör Talih
Büyük holdinglerin karizmatik başkanı, sınırsız servetin despot sahibi: Arda Mertoğlu! Topluma mal olmuş eşsiz bir Ceo, kadınların yüreğine taht kurmuş pervasız bir kral, çalışanlarının iyilik timsali sert görünümlü müsamahasız patronu...

Ama işler hiç ummadığı anda tersine döndü! Ufacık bir kız; es kaza hayatına sürpriz bir giriş yaptı, yaşamının tüm merkezine bir kraliçe idamesinde izinsizce oturarak, yüreğindeki yasak toprakları savaşmadan teslim aldı. Ve tüm dengeler altüst olurken, terazinin kantarı kaçtı. Evet, Arda patavatsız oldu, Hazal düşünceli… 

Arda milyarla banyo yapıyordu; Hazal babası para vermezse meteliğe kurşun değil, kurusıkı bile atamıyordu. Asiydi ama gurursuz değil… Tamam, mahalle arası, edep yuvası, her çetrefilli işin olduğu arka mahalle bir ortamda büyümüş, ünlüleri televizyonda görüp, beyaz atlı prensle ilgili hayaller bile kurmamıştı. Keza asosyal hayatında, masalların gerçekleşmeyeceğini bilen ender genç kızlardandı.

Okulunun birincisi, babasının şamar oğlanı, abisinin bezelye beyinlisi, annesinin biricik kuzusu, ailenin dil yumağı, asi bebeciği…

Çirkin ördek yavrusu: Hazal…
O, daracık kaderin çemberinden inadına geçmek isteyince, isteklerinin arasında sıkışıp kalarak, Kör bir Talih'e denk geldi!
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Rachel DeWoskin - Kör
Rachel DeWoskin - Kör
Eugenio MONTALE, 1948

Kör olmak biraz büyümeye benziyordu.

Bunun nedeni belki de büyüdükçe bazı şeylere gözünüzü kapamanız gerektiğiydi. Henüz küçücük bir çocukken bile, Öldüğümde sonsuza dek yok olacağım, sözünü ne zaman düşünsem, sonsuzluğun ne demek olduğunu iliklerime kadar anlayabiliyordum. Soyut, sessiz, kokusuz ve tamamen boş bir şeyin içine durmaksızın düşmek gibiydi. Bu dehşeti erken tatmış ve yeni yeni unutmaya başlamıştım ki o kaza başıma geldi. Şimdi yeniden hatırlıyordum. Artık “görme yetim” olmayabilirdi fakat muhtemelen ben de herkes kadar kördüm, benimki yalnızca farklı bir körlüktü.

Benim yerimde olsaydınız, hepimizin büyük bir felaketten, hatadan ya da bizi sonsuza dek değiştirecek veya tamamen bitirecek bir seçimden yalnızca bir saniye uzakta olduğumuzu görebilirdiniz. Kız ve erkek kardeşlerim, annem ve babam gibi, benim yerimde değilseniz, belki de göremezdiniz. En azından aynı şekilde değil. Belki sonsuza dek karanlıkta kalacağınızı düşünmüyorsunuz. Ya da renkleri hissetmenin ne

demek olduğunu; Sarah, Leah, Naomi, Jenna, Benj ve Bebek Lily yi seslerinden ve nefes alıp verişlerinden yeniden tanımanın anlamını bilmiyorsunuz. Kız kardeşlerimi ve erkek kardeşimi bebek pudrasından, mısır gevreği Cheerios’tan, küçüklere ait o mavi diş macunu hissinden; biraz daha büyük olan kız kardeşlerimi yaramazlıklarından, köpüklü banyolardan ve yataktan kalktıklarında dağılan saçlarından ve en büyük iki ablamı da limon ve meyankökü kokusundan tanıyordum. Belki de görmenin veya görmemenin ne anlama geldiğini düşünmüyor, bu düşünceleri zihninizin bir köşesine itiyorsunuz. Sonuçta olup bitenlere cesurca bakmaya kim dayanabilir ki? Hiç kimse. Annem ile babamın, yedi çocuğuna hâlâ söylemeye çalıştığı gibi, iyi olacaksın, her şey düzelecek, diyebilmek için bazı şeylere gözlerimizi kapamayı öğrenmeliyiz. Başka bir deyişle yalan söyleriz. Ben artık bunu yapmıyordum.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Chris Russell - O Şarkıdaki Kız Benim
Chris Russell - O Şarkıdaki Kız Benim
Olly Samson, her açıdan gayet sıradan, on sekiz yaşında bir gençti, tek şey dışında.

Okuldan mezun olmadan önce, bizim evin biraz aşağısında, Twin Oaks'da yaşıyordu. Oldukça popüler ve iyi bir delikanlıydı, çok arkadaşı vardı. Herkes gibi futbola meraklı olmak yerine, şarkı söylemekten hoşlandığı için on birinci sınıfların bir kısmı onu biraz küçümserlerdi ama bunun dışında diğerlerinden hiçbir farkı yoktu. Her gün koridorda yanından geçtiğiniz yüzlerden bir tanesiydi işte. İşin garibi, onun beni fark etmiş olmasıydı, çünkü benden üç sınıf büyüktü ve üstüne üstlük ben, her zaman dikkat çekmemek için özellikle çaba harcayan biriyimdir.

“Sevgili Charlie...”

Ekranımdaki mesajına tekrar dikkatle baktım ve şaka olabileceğine dair bir ipucu aradım. Sırf dalga geçmek için böyle bir şey yollayacak birine pek benzemiyordu ama benimle ilgili yazdığı şeylere bakınca bu mesajın gerçek olması pek mümkün görünmüyordu.

Dediğim gibi Olly oldukça normal, on sekiz yaşında biriydi. Herkese iyi davranan, sorun çıkarmayan, kendi işine bakan biri.

Tabii ufak bir detay hariç; evrendeki en ünlü genç pop müzik grubunun da bir üyesiydi.
Ekitaap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Elle Kennedy - Hesaplaşma
Elle Kennedy - Hesaplaşma
Konuşabilir miyiz?

Ltfn??

Bu da ne böyle, Allie? Yaşadığımız onca şeyden sonra bundan daha çoğunu hak ediyorum.

Bitti dediğinde ciddi değildin, di mi?

Siktir! Bana bir CEVAP verecek misin?

Var ya. Sikerim böyle işi. Beni görmezden gelmek mi istiyorsun? İyi. Neyse.

Cuma akşamı kampüsün spor merkezinden çıkarken telefonuma baktığımda, beni bekleyen altı kısa mesaj vardı. Hepsi, "dün geceden beri" eski olan sevgilim Sean'dandı. Ve duygusal tepkilerinin yalvaran ağlaktan, tepesi atmışa gitmesi dikkatimden kaçmamış olsa da, kendimi dil bilgisi hatasını düzeltirken buldum.

Bundan daha çoğunu hak ediyorum.

Çoğunu demişti, fazlasını değil. Gerçi kelime tercihini de çok sorgulamamak lazımdı çünkü Sean'a tam olarak akıl küpü denilemezdi.

Tamam, bu tam anlamıyla doğru değildi. Bazı konularda hazır cevaptı. Mesela beyzbol konusunda; ciddiyim, çocuk istatistikleri götünden bile çıkarabilirdi, hatta ta altmışlı yıllara dayananları bile. Fakat zeki olmak onun için kullanılan sıfatlardan biri sayılmazdı. Kusursuz sevgili olmak da en iyi özellikleri listesinde yoktu, en azından son günlerde.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Rasim Özdenören - Ansızın Yola Çıkmak
Rasim Özdenören - Ansızın Yola Çıkmak
Rasim Özdenören Ansızın Yola Çıkmak adı altında topladığı öykülerinde, olayları esrarengiz bir atmosfer içinde şekillendirmiş görünüyor. Okuyucu öykülerin binası içinde dolaşırken zihnindeki zaman ve mekan kategorilerinin yeniden şekillendiği duygusuna kapılabilir bu yüzden. Öykülerdeki kurgulama tekniğiyle yazar okuyucuya düş ve düşünce alışkanlıklarını aşma konusunda yardımcı olmak istiyor gibi. Okuyucusunun durağan bir ortak duyum kalıbının içinde hapsolmasına rıza göstermediği anlaşılan yazar, "öte" duygusunun gerçekliğini kanıtlamak istemekte adeta. Hayatı ölümle, fiziği metafizikle, gündelik olanı düşünsel olanla ve nihayet dünyevi olanı kutsal ile irtibatlandırma ihtiyacını duyumsatan öyküler bunlar...
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Robert Crais - Unutulan Adam
Robert Crais - Unutulan Adam
Robert Crais inanılmaz yetenekli bir polisiye yazarı... insanı sarıp sarmalayan gerilim dolu romanlarını son sayfasına dek elinizden bırakamıyorsunuz. dan brown Robert Crais Unutulan Adam Boş Ev Temecula, Kaliforniya ökyüzünün, bakır rengi titrek ışıklar saçtığı o eşsiz alacakaranlık saatlerinde, Padilla ve Bigelow çevre yolundan G kendilerini doğrudan güneşe çıkaran dar bir sokağa saptılar. Her ikisi de gözlerini kısarak aynı anda siperliklerine uzandı; Padilla nın da dediği gibi, bu arabayı tam gaz cehenneme sürmek gibi bir şeydi.

Bigelovv, sokaktaki kadınları görünce öne doğru eğildi.

-Solda. Anonsu ben yaparım. Padilla nın dokuz yıllık tecrübesine karşılık Bigelovv daha üç aydır devriye geziyordu; bu yüzden de bu iş, telsizle konuşmak, Padilla nın izin verdiği zamanlarda arabayı kullanmak ve olası büyük suçların işlendiği olay mahalline gitmek onu hâlâ heyecanlandırıyordu.

-Yap bakalım, ama sesin titremesin. Bak sana bir şey söyleyeyim, bu gelen çağrılar saçmalıktan başka bir şey değil; ya dikkat çekmek istiyorlardır ya da sarhoşturlar, her ne haltsa işte. O yüzden de ne yaptığını biliyormuş gibi çıksın sesin.

-İyi, peki.

-Ne o, canın mı sıkıldı; yoksa sonunda polis olmanın ne boktan bir şey olduğunun farkına mı vardın

-Seni utandıracağımı mı düşünüyorsun

-Aklımdan geçmedi değil. Kadınlar ve çocuklar, sıkışık bir şekilde sıralanmış sıvalı evlerin arasında dikiliyorlardı. Hemen hepsinin üzerinde şort, ayağında sandalet vardı; ancak yedi sekiz tanesi tam olarak giyinikti. Ford pikaplar ve botlar garaj yollarına park edilmişti. Bu civar Padilla nın oturduğu yere benziyordu ama bir farkla; Padilla nın yaşadığı yer böyle tepelerin yassılaşıp çöl benzeri bir şeye dönüştüğü bir yer değil: vadinin yeşil  olduğu kasaba yakınında bir yerdi. Burada manzara lav taşları, mavi çakıl taşları ve kuru otlardan ibaretti.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Richard Carlson - Ufak Şeyleri Dert Etmeyin
Richard Carlson - Ufak Şeyleri Dert Etmeyin
Ne zaman kötü bir haberle veya, geçinmesi zor bir insanla karşılaşsak, ya da, büyük bir hayal kırıklığına uğrasak çoğumuzun davranışını sonu bize yaramayacak olan alışkanlıklar belirler. Hemen aşırı tepki gösterip, olayıbüyütürüz; duruma sımsıkı yapışır, yaşamın sadece olumsuz yönlerine odaklanırız.

Ufak şeyler elimizi kolumuzu bağlar. Sinirlenip, huzursuz olduğumuz ve rahatsız edildiğimiz zamanlarda gösterdiğimiz aşırı tepkiler sadece bizi hüsrana uğratmakla kalmaz, gerçekten istediğimiz şeyi elde etmemize de engel olur. Bu yüzden tablonun tamamını göremeyiz ve olumsuzluk üzerine odaklanıp, bize yardım etmek niyetinde olan başka insanları da huzursuz ederiz.

Kısacası, hayatımızı sanki büyük bir acil durum varmış-çasına yaşamaya başlarız. Telaş içinde soranları çözmek için koştururken, aslında sadece sorunları artırmakta oluruz. Her şey bize dünyanın sonuymuş gibi göründüğü için, yaşamımızı art arda gelen, sözde facialarla boğuşarak geçiririz.

Bir süre sonra da, her şeyi gerçekten dünyanın sonuymuş gibi görmeye başlarız. Bu arada gözümüzden kaçan nokta, sorunlarımıza olan bakışımızın, bunları ne kadar çabuk ve etkili biçimde çözdüğümüzle ne çok ilgili olduğudur. Sizin de kısa zamanda keşfedeceğinizi umduğum gibi, yaşama daha sakin tepki verme alışkanlığınıöğrendikçe, o güne dek "aşılmaz" gibi görünmüş olan sorunlar size daha "başa çıkılabilir" gelmeye başlayacaktır. 

Hatta, gerçekten stres yaratabilecek "ciddi" sorunlar bile sizi eskiden olduğu gibi sarsmayacaktır.
Ekitap İndir
[alert title="LÜTFEN DİKKAT!" icon="info-circle"] SİTEMİZ SİZLERDEN ASLA LİNKLERE ULAŞMANIZ İÇİN TELEFON ONAYI VS. İSTEMEZ! BU TÜR REKLAMLAR AÇILIRSA KESİNLİKLE İTİBAR ETMEYİNİZ. Kitap linkine "LOGO" tıkladıktan sonra 5 sn geri sayımı bekleyip sonra "REKLAMI GEÇ" butonuna basarak geçmeniz yeterli. Kitabın yüklü olduğu siteyi göremezseniz reklam sayfalarının arkasında kalmıştır, tarayıcınızdaki sekmelerinizi kontrol ediniz. [/alert]

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.