Haziran 2017

Tess Gerritsen - Cerrah
Tess Gerritsen - Cerrah
Tess Gerritsen tıpkı kahramanının neşterini kullandığı gibi kalemini ustaca oynatıyor. 

Bu romanın her satırından kan sızıyor... Kitaba adını veren, planlı ve kanlı katil Cerrah gerilimi her an ayakta tutuyor. 

Dr. Catherine Cordell Savannah'da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston'dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir. 

Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen'in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbî gerilim romanlarından beşincisi olan "Cerrah", inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman.
Ekitap İndir


Carmen Thomas - Çişteki Mucize
Carmen Thomas - Çişteki Mucize
Sağlık sektöründen umudumuzu kestiğimizden midir artık, yoksa "doktorların üstünden fazla yükü alma" iyi niyetimizden midir,"kendi başımızın çaresine bakma" havasına girdiğimiz şu devirde, hakikaten işinize yarayabilir kitaptan aktaracaklarım. Fakat mideniz kaldırabilirse tabii. Değil uygulamayı, okumayı bile.

Mesanemizin bir çeşit "Ev eczanesi" olduğunu belirtiyor yazar. Ve diyor ki, "İdrardan yararlanma konusunda benim asıl inancım doğada hiçbir zaman süprüntü (atılacak şey) üretilmediğidir. Her şey bir dolaşım içinde geçer."
Yazarın, idrarın faydaları konusunda bir radyo programı yaptığını ve zaten kitabın da yarısından fazlasının dinleyicilerin tecrübelerini aktardıkları mektuplardan oluştuğunu belirteyim ve lafı uzatmadan "Çişteki Mucize"yi indirmeye geçelim.
Ekitap İndir

Yılmaz Karakoyunlu - Üç Aliler Divanı
"Yakub Cemil'i, o gece kurşuna dizdiler.

Kâğıthane tepelerinde beş silah patladı...

İri gövde, sert gerdan direndi; sonra dizlerinin üzerine çöktü. Bir süre de öyle kaldı... Yakub Cemil, usulca dilini çıkardı; her şeyi çocukça alaya alan bir erişkin usanmışlığıyla yıkıldı. İsteseydi biraz daha direnirdi, güldü, boş verdi... Gözleri hâlâ açık ve uysaldı."

Yılmaz Karakoyunlu Üç Aliler Divanı'nda Atatürk'e yapılan suikastı, Cumhuriyet'in şemsiyesi altında Cumhuriyetçiler ile İttihatçıların hesaplaşmasını ve yeni "cumhuriyet" anlayışını dile getiriyor.
Ekitap İndir

Mehmet Eroğlu - Geç Kalmış Ölü
Mehmet Eroğlu - Geç Kalmış Ölü
Ayhan, Zafer'i arıyor. Issızlığın Ortasında romanının ertesindeyiz. İskenderun gibi büyülü bir şehirde. Ayhan, yine hatırlıyor, intiharı düşünüyor, arkadaşını soruyor. Gece, günbegün koyulaşıyor. Devrime inananlar ve inanır gibi görünenler. Parayı konuşanlar, mağluplar ve debelenenler. Nemli gözlü kadınlar, türlü hoyratlıklar, hayatın bitmez tükenmez pisliği…Mehmet Eroğlu, devrimcilerin büyük romanını anlatmayı sürdürüyor. Kaderini, memleketin kaderiyle bir gören, hayatını ancak ve sadece kurtarıcılıkla anlamlandıran devrimciler... Geç Kalmış Ölü, 1985 yılında Madaralı Ödülü'nü ve Orhan Kemal Armağanı'nı kazanan bir roman.Geç Kalmış ÖlüSonun başlangıcı! Bu basmakalıp, ama trajik olmaya özenmiş benzetmeye sessizce gülüyorum. Trajik olmak; eski huyum. Yine de her şeyin bir başlangıcı ve sonu olmalı. Sonun başlangıcı, Ankara'dan ayrılmam. Sonun sonu ise, bu sabaha karşı, saat beşte, İskenderun'da bu otel odasında noktalanacak...
Ekitap İndir

V. C. Andrews - Catıdaki Ruzgar
V. C. Andrews - Catıdaki Ruzgar
Anneleri tarafından çatıya kilitlenen kardeşlerin dramı acı kayıplarla devam ediyor...

Yıllar boyunca kilitli tutuldukları çatıda yaşayan dört kardeşten ne yazık ki biri zehirlenerek ölür. Zihinlerine kazınan tüm acılara ve annelerinin kendilerini reddetmesine rağmen büyük bir mücadele veren kardeşler sonunda hapsedildikleri tavan arasından kaçarlar. Büyükannelerinin o uğursuz sesi hâlâ kulaklarında çınlamaktadır: "Şeytan tohumu!"

Cathy yaşadıkları dehşet dolu günleri asla unutmayacak, bunların bedelini herkese ödetecektir.
Ekitap

Tess Gerritsen - Çırak
Tess Gerritsen - Çırak
Cerrah Geri Dönüyor... Ve Bu Kez Yalnız Değil...

Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrahınkilere olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzoli'nin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerraha ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır.

Bu kitabın kapağını açmadan önce ışıkları yakmayı, dolapların içini kontrol etmeyi ve kapıları kilitlemeyi unutmayın. 
-People-

Ustaca ve ürkütücü... Gerilimi ensenizde hissedeceksiniz. 
-The Washington Post Book World-

Tam anlamıyla korkunç... Kitabı okuyacağım diye uykularımdan oldum ve uzun süre kendime gelemedim. Gerilim hiç bitmiyor, Gerritsen'in karakterleri bir neşter gibi derine iniyor.
-Beşinci Tüp'ün Yazarı Michael Palmer-
Ekitap

Canan Tan - Piraye
Canan Tan - Piraye
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız...
Diyarbakır…
Dar bir eşikten geçip geldim sana. Huzurundayım. Hoşgörü kapını açık tut.
Bil ki direnmem sana değildi. 
Altın tepside sunulan acı şerbetti beni ürküten.
Devrimci ruha sahip Piraye’nin İstanbul’dan kopmak istememesini yadırgama. Anadolu’nun en ücra köşelerine bile koşa koşa gidecek yüreğe sahipti o.
Ona ters düşen Diyarbakır değil, Diyarbakır konaklarına gelin olmak.
Ağalığa, beyliğe kulaklarını tıkamış, halktan yana, özgürlük âşığı, yüzü insana dönük; ama deneyimsiz, toy, gencecik bir kız...
Anlamaya çalış onu.
Küçücük bir kum tanesi, bedenine yerleşen. Ya özümseyeceksin ya da irinleşecek derinliklerinde.
Sancılı kıvranışlarla atıvereceksin uzaklara. Geldiği yere, belki de bambaşka diyarlara savrulup gidecek.
Onun sende kalmasını sağla. Kol kanat ger gurbetten gelmiş konuğuna. Anlı şanlı Diyarbakır, bir Piraye’yi barındıramadı, dedirtme kendine.
Ekitap

Chuck Palahniuk - Dövüş Kulübü
Chuck Palahniuk - Dövüş Kulübü
İlk kez yayımlandığı 1996’dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan ve sinemaya da aktarılan Dövüş Kulübü, bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor.

Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler’ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir “dövüş kulübü”, ülkenin dört bir yanını saracaktır. Ama Tyler’ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler’ın peşine takılır...

Chuck Palahniuk’un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor.

Son dönemin en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü bir klasik eser düzeyine ulaşıyor...
Ekitap

Emre Dorman - İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar
Emre Dorman - İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar
Pek çok insan dünya hayatının geçici ışıltısına aldanıp istek ve arzularının peşinde yok yere tüketir ömrünü. Tıpkı bir yaprak misali savrulur durur yaşam içinde. Bir gün öleceği gerçeğini unutup ölüm sonrası için kayda değer bir hazırlık yapmadığı gibi değersiz ve anlamsız bir şekilde yaşar hayatını. Oysaki ölüm, yaşamın ikiz kardeşidir. Yaşamla birlikte var edilmiştir. Alınan her bir nefesin yarısı yaşam, yarısı ölüm için alınır. Ölüm bize bu kadar yakındır. 

Ömür, anne karnı ile toprak altındaki iki karanlık arasında yakılan bir kibrit alevi gibidir. Alev almasıyla sönmesi an meselesidir. Göz açıp kapar gibi geçecek ve bir gün son bulacaktır. Uyanmak için uyumak gerekiyordu önce. Ölmek için yaşamak. Ve biz yaşıyorduk. Yaşıyorken de uyuyorduk. Derin bir uyku içindeyken kendimizi, yaşıyor sanıyorduk. 

Bu gerçek ile yüzleşmeye, dünya uykunuzdan uyanmaya ve yaşamınızı sorgulamaya cesaretiniz var mı? Eğer yok ise bu kitabı elinizden bırakabilir, yaşantınıza kaldığınız yerden devam ederek sizin için ayrılan sürenin sonuna gelebilir ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp, hiç yaşamamış gibi ölebilirsiniz. Kaçınılmaz olan ölüm ile yüzleşmeden önce, yüzleşin kendinizle.
Ekitap

Dino Buzzati - Tanrı Görmüş Köpek
Romancı, öykü ve oyun yazarı Dino Buzzati, kendine özgü taşlama ve mizah anlayışıyla çağdaş İtalyan edebiyatının en saygın yazarlarından biri. Edebiyat çizgisinin kökleri genellikle Edgar Allan Poe ve Franz Kafka'ya bağlanan ama özellikle kısa öykülerinde tümüyle özgün bir fantastik dünya yaratmış olan Buzzati, sanayi toplumunun, günümüz insanı üstüne bir karabasan gibi çöreklenen baskılarını kimi zaman gerçeküstücü, yer yer olağandışı boyutlarda işliyor. Tatar Çölü adlı romanı ve Klinik Bir Vaka adlı oyunuyla büyük üne erişen Buzzati, en güzel öykülerini bir araya getiren Tanrı'yı Gören Köpek'te, çağdaş insanı sarmalayan gizemi aralamaya yöneliyor. İnsanoğlunu tüm zayıflıkları, tüm çelişkileriyle ele alan bu öyküler günümüzün yalnız insanını psikolojik derinliğiyle irdelemekle kalmıyor, tükenmeyen umutlarımızı da dile getiriyor.
Ekitap

Aslı Tohumcu - Taş Uykusu
Boğaz Köprüsü'nden kendini atmaya niyetli bir adam… Öğrencilerini taciz etmekle suçlanan bir öğretmen… Tecavüze uğramış bir kadın...

Sabahın erken saatlerinde bir belediye otobüsü günün ilk seferine çıkıyor. Direksiyonda yorgun bir şoför... İlk durakta binen yolcuyu diğerleri izliyor ve tabii, duraklar da durakları… Binenleri ve inenleriyle elli bir yolcu... Otobüsün hangi şehirde ya da hangi hatta ilerlediği; hangi yılda veya hangi yıla gittiği belli değil. Ancak yolcularının yükü belli. Boğaz Köprüsü'nden kendini atmaya niyetli bir adam. Öğrencilerini taciz etmekle suçlanan bir öğretmen. Tecavüze uğramış bir kadın… Her biri kendi kıyametini, kendi suçluluğunu ve masumiyetini, hüznünü ve şiddetini beraberinde bindiriyor otobüse.

Bu otobüsün yolcularına "şöyle bir bakıp" geçemeyeceksiniz. Bundan sonra bindiğiniz otobüslerde insanlara daha farklı bakmadan edemeyeceksiniz. Ne de olsa hepimiz aynı yolun yolcusuyuz!

Görmekten kaçındığımız, kazara göze çarpınca yüzümüzü buruşturduğumuz, üzeri gazeteyle örtülen, mutluluk haplarıyla unutturulmak istenen sokaktaki gerçeği bir belediye otobüsünün içine sığdırmış Tohumcu.
-Irmak Zileli-
Ekitap

Ali Çimen - Tarihi Değiştiren Askerler
Ali Çimen - Tarihi Değiştiren Askerler
"Tarihi Değiştirenler" Serisi Devam Ediyor...

Daha önce "Tarihi Değiştiren Savaşlar", "Tarihi Değiştiren Konuşmalar", "Tarihi Değiştiren Olaylar" adlı kitapları çıkan Ali Çimen, "Tarihi Değiştiren Askerler" kitabı ile seriye devam ediyor. Çimen, yeni çalışmasla dünya tarihinde nam salmış başlıca kumandanların hayatlarını, hayatlarındaki dönüm noktalarını, onları tarihi değiştiren kouma getir savaşların öncesini ve sonrasını ele alarak okurlarının beğenisine sunuyor.



Kitapta Yer Alan Askerler;

Bir kitapla onlarca askere zafer kazandıran general; SUN TZU, Makedonya'dan yola çıktı, tüm dünyayı fethe kalktı; BÜYÜK İSKENDER, Roma'nın belalısı Kartaca Generali; HANNİBAL, Roma'nın muzaffer komutanı dünyayı fethe çıkıyor; JÜL SEZAR, Göçmen kabilelerini topladı; Roma İmparatorluğu'na kan kusturdu; ATİLLA, Allah'ın Kılıcı, 100 savaşa girdi hiç birini kaybetmedi; HALİD BİN VELİD, Cermen prensliğinden Roma İmparatorluğu'na koşan Frank Kralı, Birleşik Avrupa hayalinin mimarı; CHARLEMAGNE, Anadolu'nun kapısını Türklere açan büyük savaşçı, Malazgirt Fatihi; SULTAN ALPARSLAN, Haçlıların Kudüs iştahını kesen İslam kumandanı; SULTAN SELÂHADDİN EYYUBİ, İngilizlerin 'Arslan Yürekli' İngilizce bilmeyen Kralı; I. RICHARD, Moğol steplerinden dünyayı fethe çıktı, Hazar'dan Japonya'ya uzanan bir imparatorluk bıraktı; CENGİZ HAN, İstanbul'u fethetti, Roma'yı istedi, Avrupa'yı Osmanlı'nın ayakları altına serdi; FATİH SULTAN MEHMET, Korsanlıktan Amiralliğe yükseldi, Akdeniz'i Haçlılara dar etti; BARBAROS HAYRETTİN PAŞA, Aztek medeniyetini yıkan, Güney Amerika'yı İspanyollaştıran kaşif; HERNAN CORTES, At üzerinden inmedi Osmanlı'yı cihan imparatorluğu yaptı; KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN; Kralcıları ezdi, mezarından çıkarılıp asıldı ama İngiltere'yi süper güç yaptı; OLIVER CROMWELL; Osmanlı 'deli', Batı 'büyük' dedi; Rusya'yı dünya devi yaptı; BÜYÜK PETRO, Yerlilerle, Fransızlarla, İngilizler için ve İngilizlere karşı savaştı; Amerika'nın ilk başkanı oldu; GEORGE WASHINGTON, Napolyon'a denizlerde nefes aldırmadı, İngiltere'yi denizler hakimi yaptı; AMİRAL NELSON, Asker, konsül, imparator; Fransız Devrimi'nin savaş makinesi; NAPOLYON BONAPARTE, Dünyayı 'özgürleştiren' kızıl diktatör; JOSEF STALİN, İki Dünya Savaşı'ndan Kore Harekatı'na Amerikalılara hep o komuta etti; DOUGLAS MACARTHUR, Büyük hayalleriyle büyük bir imparatorluğu küçülten asker; ENVER PAŞA, Çöken bir imparatorluğun subayıydı, kurduğu devletin cumhurbaşkanı oldu; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, Japon donanmasının beyni, Pearl Harbor'ın fikir babası; AMİRAL ISOROKU YAMAMOTO, Tanklara aşıktı, her iki dünya savaşında da tanklarla Amerika'yı zafere taşıdı; GENERAL PATTON, Üstün Irk sevdasıyla dünyayı ateşe veren Faşist lider; ADOLF HİTLER, Üniversite okuyamadı; önce asker, sonra kahraman, ardından da Amerika'ya başkan oldu; DWIGHT DAVID EISENHOWER, Hitler'i yendi, hiç savaş kaybetmedi, Rus liderlerini gölgede bıraktı; MAREŞAL ZHUKOV.
Ekitap

Farhad Daftary - Alamut Efsâneleri
Farhad Daftary - Alamut Efsâneleri
Dağın Yaşlı Adamı’nı ve fedailerini Sünni kaynaklar ve 
Batıdan gelen gezginler mi abartarak kötü göstermişti... 
Fedailer gerçekten de haşhaş bağımlısı suikastçılar mıydı? 
“Cennet Bahçesi” için mi kendilerini feda ediyorlardı? 
Yoksa Hasan Sabbah ve fedaileri gerçekten birer efsane miydi? 
Nizari İsmailileri, Ortaçağ Avrupa’sında “Haşaşiler” ismiyle nam salmışlardır. Haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, XII. yüzyılın başlarında Ortadoğu’da varlık gösteren bu gizemli tarikatın üyeleriyle ilk olarak temasa geçen Haçlılar ve yanlarında gelen batılı yazarlar sayesinde geniş kitlelere yayılmıştır. Ortaçağ Avrupa halkları da Haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri Dağın Yaşlı Adamı Hasan Sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. Zaman içinde, Marco Polo’nun kalemiyle zirveye ulaşan Haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve Haşaşi’nin karşılığı olan “assasin” kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile Avrupa dillerine “katil, suikastçı” anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir. 
Ekitap

Cemal Yıldırım - 100 Soruda Evrim ve Bağnazlık
Kitap 12 bölümden oluşup 100 sorudan mükellef oluyor. Kitabın bölümleri sırasıyla şöyledir:
Din ile bilimin bağdaşmazlığı
Evrim düşüncesi
Darvincilikte yetersizlikler
Evrim kuramının bilimsel konumu
Yaşamın konumu
İnsanın biyolojik evrimi
İnsanın kültürel evrimi
Tanrısal dizayn
Yaratılışçı savlar ve taktikler
İdeoloji buyruğunda bilim
Bilim ile ideoloji
Bilim ile din
Ekitap

Steven James - Kale
Özel Ajan Patrick Bowers Ordunun En Gizli Sırrını ve Kendi Karanlık Geçmişini Açığa Çıkarmak Üzere...
Özel Ajan Patrick Bowers, San Diego'da bir dizi kafa karıştıran yangını incelerken hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ölümcül bir entrika ağına takılır. Bowers, bir katilin serbestçe dolaştığı ve dünyanın en ölümcül cihazının kayıp olduğu bir ortamda, sevdiği insanların tuzağa düşmemesi için zamanla yarışmaktadır.
Eleştirmenler tarafından sıkça övülen bir yazar olan Steven James, başta en çok satan romanı Piyon olmak üzere yirmiden fazla yazmıştır. ABD'nin en yaratıcı hikâye yazarlarından biri olan Steven, Doğu Tennessee Devlet Üniversitesinde sanat yeteneğini geliştirmiştir (Öykü anlatımı konusunda yüksek lisansı vardır.) Eşi ve üç kızıyla birlikte Tennessee'de yaşamaktadır.

"İkinci romanın beklentileri karşılayamaması mı? Unutun bunu! James, FBI kriminalisti Patrick Bowers hakkında yazdığı bu ikinci romanda, Piyon romanının da gizemli kitaplar arasında yerini almasını sağlayan beklenmedik kurgu ve entrikayı, okuyucuya yeniden aktarmayı başarabilmiştir... CSI ve Law & Order dizilerinin tutkunları, polisin ve adli tıbbın çalışmalarını heyecanla okuyacaklardır. Fakat, bu heyecan yüklü roman daha ziyade sürükleyici ve beklenmedik bir şekilde sonuçlanan 24 dizisinin bölümlerine benziyor."

-Publishers Weekly, Kritik-
Ekitap

Sabahattin Ali - Canim Aliye, Ruhum Filiz
Sabahattin Ali - “Canım Aliye, Ruhum Filiz”; Yapı Kredi Yayınları tarafından Kasım 2013’te yayımlanmıştır. Kitabın içeriği Sevengül Sönmez tarafından hazırlanmıştır. Kitabın düzeltmelerini Fulya Tükel, kapak tasarımını ise Nahide Dikel gerçekleştirmiştir.

Sabahattin Ali’nin en sıkıntılı döneminde ailesine yazdığı mektuplardan oluşan bu derleme, okuyucuya yazara daha yakından bakma fırsatı tanıyor.

Kitaptaki mektuplardan bir örnek:

“Benim bir tanecik, sevgili Filiz’im! Güzel yazılı mektubunu aldım. Neşeli olduğuna çok sevindim. Seni ne kadar çok özlediğimi bilemezsin. Evde dolaştıkca hep seni, senin sesini arıyorum. Annenle arabaya binip plaja git, iyice yüzme öğren. Gelecek sene hep beraber Ayvalık’a gideriz. Bol bol yemek ye. Ankara’ya iyice şişman dön. Bahçede çok dut yiyip sakın mideni bozma. Sen de beni çok özledin mi? Annenle beraber bana, İzmir’e mektup yazmayı sakın unutma.
Kara gözlerinden hasretle öperim benim bir tanecik, güzel sevgili yavrum, Filiz’im.”

- Baban,
S. Ali
Ekitap

Soner Yalçın - Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Soner Yalçın - Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri…
FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar…
CIA’nin kefil olduğu dinci cemaat liderleri…
ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları…
Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri…
Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili…
“Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan dinci gazete…
Soros’un vakıfları, gazetecileri ve politikacıları…
İsim isim… Olay olay…
Ergenekon tipi komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu?
“Psikolojik harp”in merkezi neresiydi?
Türkiye’de hangi gazetelere, nerelerden para akıtıldı?
Fethullah Gülen ABD’de nasıl Yeşil Kart sahibi oldu?
TSK neden hedefteydi?
“Solcu liberaller”in New York’taki akıl hocaları kimlerdi?
Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’de nasıl yazar devşirdi?
İsim isim… Olay olay…
Tehlike, tehlikeyi göze almadan yok edilemez.
Ekitap

Canan Efendigil Karatay - Karatay Mutfagi
"Ben şunun garantisini veriyorum: Mutfağını, Karatay Mutfağı'na çevirenler sağlık bulacak, zayıflayacak ve kilosunu koruyacak! Bunu yaparken de hiç strese girmeyecekler."

'Türkiye'yi zayıflatan profesör' olarak ünlenen ve ilk iki kitabı satış rekorları kıran Prof. Canan Efendigil Karatay, bu kez sizin için 'kalıcı kilo verdiren' doğal ve lezzetli yemek tariflerini seçti. Karatay Mutfağı, Türk mutfağının en güzel örneklerini Karatay prensiplerine göre revize ederek sunuyor.

Kitap adeta bir sağlıklı yaşam prospektüsü niteliğinde: Doğal ve temiz malzeme seçimi, sağlıklı pişirme yöntemleri, yoğurt, tereyağı gibi evde yapılabilecek doğal ürünlerin tarifleri… Ve çorbalardan salatalara, mezelerden yumurtalı yemeklere, zeytinyağlılardan et ve balık yemeklerine tamamı denenmiş onlarca leziz tarif. Küçük 'tatlı' kaçamaklar ve dinlendiren çay formülleri de hediyesi! Bu tariflerin en önemli özelliği ise zayıflatması… Çünkü hepsinin glisemik indeksi düşük. Yani Karatay Mutfağı, Karatay beslenme felsefesinin 'pratik kitabı' niteliğinde. Sürdürülebilir bir mutfağın olmazsa olmazı.

Son sözü yine Prof. Karatay'a bırakalım: "Eşinin, çocuklarının, sevdiklerinin sağlığını (ve elbette kilosunu) düşünen herkesin bu kitabı okumasını ve tarifleri uygulamasını öneriyorum. Bu kitap 'şişmanlıktan uzak' sağlıklı nesiller yetiştirmek için önemli bir mihenk taşı. İlk iki kitabımla birlikte Karatay Mutfağı'na da kütüphanenizde mutlaka yer açın."
Ekitap İndir

Neil Gaiman - Anansi Çocukları
Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi'nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor. 

Her şey Şişko Charlie'nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de...
Ekitap

Alfred Kubin - Diğer Taraf

Alfred Kubin - Diğer Taraf

Diğer Taraf Kubin`in ilk ve tek edebi eseridir. Tıpkı Peake`in Gormenghast`ı gibi sonunda kabusa dönüşen bir rüya ülkesi, Asya`nın ücra köşelerinde yaratılmış esrarengiz bir şehir olan Pearl`de, daha doğrusu bilinçaltının derinliklerine yapılan yolculuğu anlatır. 1908 yılında yazılıp Meyrink ile Kafka arasında yer alan Diğer Taraf Gerçeküstücü sanatçı ve yazarlar tarafından büyük bir hayranlıkla karşılanmıştır. Lynonel Feininger Kubin`e yazdığı mektupta; "Pearl`de fazlasıyla yaşadığımı düşünüyorum. Onu benim için kaleme alıp çizmiş olmalısın." derken, Franz Mark onu 19. yüzyıl ile bir hesaplaşma olarak adlandırmış, Kandinsky ise şeytanın görünen yüzü açıklamasını yapmıştır. Şeytanın diyarı ancak bu kadar çekici, ancak bu kadar dehşet yüklü olabilir

Kitaptan Alıntı

Kitabın ressam olan başkarakteri bir gün eski bir okul arkadaşından bir davet alır. Kendisi muazzam bir servete sahiptir ve Asya’da bir yerde bir ülkeye sahiptir. Karakterimiz eşiyle birlikte bu davete icabet etmeye karar verir. Oldukça zahmetli bir yolculuğun ardından Rüya Ülkesi’ne varırlar. Dış dünyanın haberdar olmadığı bu ülkeye giriş kadar bu ülkeden çıkış da zordur. Ülkede her şeyde bir geçmişe dönüklük vardır, dolayısıyla ülkedeki her şey 1860 ve öncesine aittir. Ayrıca bu ülkenin insanları, ekonomisi, yönetimi, kısacası her şeyi son derece nevi şahsına münhasırdır.

Alfred Kubin sadece ülkemizde değil, dünyada da fazla bilinmeyen bir yazar. Diğer Taraf ise kendisinin tek romanı. Asıl mesleği ressamlık olan Kubin’in ağırlıklı olarak ekspresyonist tarzda tablolar ortaya koyduğu görülür. Çoğu resminin ürkütücü havası, gotik korku hikâyelerine yakışır cinstendir.

Ekitap

Amin Maalouf - Tanios Kayası
Amin Maalouf - Tanios Kayası
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı 'Afrikalı Leo' ve 'Semerkant'tan sonra, yine bir Doğu öyküsü.
Mehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma.
Bir serüven ve sadakat romanı...
Yazara ünlü 'Goncourt' ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.
Ekitap

Carl Sagan - Mesaj
Carl Sagan - Mesaj
Ellie daha önce yüz kere yaptığı gibi uçağın penceresinden aşağı bakıp Dünya'nın böyle 14 kilometre yüksekten uçan ve bizim gibi gözlere sahip bir dünya dışı yaratıkta nasıl bir izlenim yaratacağını düşünmeye başladı. Ortabatı'nın göz alabildiğine uzanan geniş arazisi, tarımsal ya da kentsel yerleşime göre kareler, dikdörtgenler ve dairelerle kesik kesikti; Güneybatı'nın şimdi üzerinde uçtukları bölgesinde ise yaşamın tek belirtisi dağların ve çöllerin arasından uzanan dümdüz bir çizgi. Daha ileri uygarlıklara sahip dünyaların sakinleri tarafından mı inşa edilmişlerdi acaba? Yoksa gerçekten ileri bir uygarlık tek bir iz bile bırakmaz mıydı yaşadığı yerde? Bir bakışta bizim akıllı varlıklar olarak evrimsel gelişmemizin neresinde olduğumuzu söyleyebilirler miydi?

Kendini uzaydan gelen radyo frekanslarını dinlemeye adayan Dr. Ellie Arroway yıllar süren araştırmalarının sonunda, tam vazgeçeceği sırada gizemli bir mesaj almaya başlar. Mesaj, Carl Sagan'ın anlatım gücü ile bilimsel hayallerini birleştirdiği muhteşem bir roman.
Ekitap

Ayşe Kulin - Köprü
Ayşe Kulin - Köprü
Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler.

Köprü... Olağanüstü bir bürokratın, otuz yıl bekledikten sonra kavuşulan bir köprünün ve doğunun töreye teslim olmuş insanların öyküsü. Ayşe Kulin'in kaleminden.
Ekitap

Saul Black - Öldürme Dersleri
Cooper her şeyin sonunun geldiğini fark etmişti. 

Takip Et. Kaçır. Öldür. Alfabe tamamlanana kadar tekrarla. Öldürme kariyerlerinde asla hata yapmamış iki psikopat, kurbanlarının bedenlerine alfabetik sıraya göre bir nesne yerleştiriyor ve bunu neden yaptıklarını polis teşkilatındaki kimse çözemiyor. Onlar için alfabeyi doğru biçimde tamamlamak cinayetleri işlemekten çok daha zor. Ancak hesapta olmayan bir şey, dikkat etmedikleri bir ayrıntı, peşlerinde kendini bu davaya adamış bir dedektif için alfabe cinayetlerinin soğuk gizemine uzanan bir ipucu demekti.

"Okuyup bitirince aynı tecrübeyi bir kez daha yaşamak için tekrar başa döndüğüm ilk kitap."
-Chevy Stevens-

"Oldukça iddialı ve tüyler ürpertici bir roman."
-The Times-

"Hiçbir okuyucu bu denli gerilmeyi hak etmiyor." 
-Linwood Barclay-
Ekitap

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.