Mayıs 2017

Arşiv - Victoria Schwab

Arşiv - Victoria Schwab

Ölülerin, Raflardaki Kitaplar Gibi Durduğu Bir Yer Hayal Edin...

Dedesi dört yıl önce, on iki yaşındaki Mackenzie'yi Tarih adı verilen ölü bedenlerin son uykularına yattıkları Arşiv'e götürmüştür. Arşiv'de her bedenin, sadece Kütüphanecilerin okuyabildiği, görüntülere dökülmüş hikâyeleri bulunmaktadır ve Mackenzie'nin dedesi uyanıp kaçmayı deneyen Tarihleri durduran bir Koruyucu'dur.

Mackenzie kendini kanıtladıktan sonra, hayatını kaybeden dedesinin yerini alır ancak görevi yüzünden sevdiği insanlara yalan söylemek zorundadır ve korkunun ne olduğunu çok iyi öğrenmiştir: Hayatta kalmak için bir araç. Koruyuculuk görevi tehlikeli olmasının yanı sıra, Mac'e yitirdiklerini de hatırlatmaktadır. Henüz dedesinin ölümünün acısı dinmemişken kardeşi Ben'i de kaybedince Mac hayat ile ölüm, uyku ile uyanıklık arasındaki sınırları sorgulamaya başlar.

Görevi sırasında Arşiv'deki ölüleri asla rahatsız etmemelidir ama birileri bilinçli bir şekilde Tarihlerle oynamakta, hikâyelerinin bazı bölümlerini silmektedir. Mac bu gizemi çözemezse Arşiv çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır...
 Arşiv - Victoria Schwab
Arşiv - Victoria Schwab

Oliver Sacks - Halüsinasyonlar - Ekitaplist
Halüsinasyonların Sınırsız ve Gerçeküstü Dünyası

Sacks, kitaplarının dünya üzerinde binlerce okur tarafından okunmasını sağlayan kendine özgü yazım tarzını ve yaklaşımını Halüsinasyonlar'da da sergiliyor: Karısını Şapka Sanan Adam, Uyanışlar, Migren ve Müzikofili gibi eserleriyle tanıdığımız dünyaca ünlü nörolog-yazar Oliver Sacks, son kitabında okurları halüsinasyonların gizemli, şaşırtıcı, yer yer komik yer yer dehşet verici dünyasına götürüyor. Hastalıkları soğuk bir bakış açısıyla gözlemleyip birkaç semptoma indirgemek yerine her hastanın öznel deneyimine odaklanıyor (bu arada kendi halüsinasyon deneyimlerini paylaşmaktan da çekinmiyor), kültürel ve dinsel bağlamları gözden kaçırmıyor ve sadece çağdaş tıbbın son bulgularından değil, 19. yüzyılın öncü tıp adamlarının keşiflerinden de yararlanıyor. Halüsinasyonların dünyasının ne kadar geniş olduğunu, sadece görsel alanla sınırlı kalmayıp işitsel, dokunsal, kokuyla ilgili, hatta vücudun konumunu yanlış algılamayı içeren halüsinasyonlara da sık rastlandığını gösterirken, halüsinasyonlara maruz kalanların çoğunlukla psikiyatrik sorunlar yaşayan kişiler olduğu yönündeki önyargıyı da yerle bir ediyor Oliver Sacks: Kitapta karşılaştığımız onlarca vaka hikâyesini okuyunca, bu davetsiz misafirlerin, migrenden görme kaybına, yakın ölümünden uzuv kaybına dek çeşit çeşit sebep sonucunda insanın gündelik hayatına bir anda dahil olabildiğini ve bu hayatı cümbüşe ya da kâbusa çevirebildiğini görüyoruz.
Ekitap

Nicholas Sparks - Seninle Bir Ömür - Ekitaplist
Yılların ve deneyimlerin birbirinden ayırdığı iki çiftin hayatı beklenmedik bir acıyla birleşecekti. Çaresizliğin, ölümün ötesinden insan yüreğinin en uzak köşelerine doğru...
Doksan bir yaşındaki Ira Levinson’ın başı dertteydi. Geçirdiği trafik kazasının ardından ıssız bir yol kenarında mahsur kalmıştı. Bilincini açık tutmaya çalışırken, dokuz sene önce kaybettiği karısı Ruth’u gördü yanı başında. Ruth, ortak anılarını anlatarak onu uyanık tutmaya çalışıyordu. Tanışma hikâyeleri, birlikte topladıkları kıymetli tablolar, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşadıkları karanlık günler, savaşın onlarda ve ailelerinde bıraktığı silinmez izler, Ira’yı ölümün elinden çekip alabilecek miydi?

Birkaç kilometre uzakta ise üniversite öğrencisi Sophia’nın hayatı değişimin eşiğindeydi. Sophia, hayatına yeni giren Luke sayesinde mücadele, başarı, yıkım, ödül, hatta yaşam ve ölüm ihtimallerinin belirlediği bir dünyayla tanışacaktı. Ve Sophia kendini, yaptığı planlardan çok uzak bir gelecek hayali kurarken bulacaktı.
Ekitap

Jude Deveraux - Dilek Taşı - Ekitaplist
Bazen dileklerin gerçekleşmesi için biraz sihre ihtiyaç vardır… Doktora öğrencisi Gemma Ranford, Frazier ailesinin tarihi belgelerini kataloglama işini o kadar çok ister ki bunun için diğer adaylarla savaşmaya bile hazırdır. Tarihe tutkun Gemma, çaresizce tezini bitirmeye çalışıyordur ve belgelerin, araştırmalarına yardımcı olacak yeni bilgiler içerdiğini ummaktadır. Bulmayı hiç beklemediği şeyse çoğu insanın efsane olduğuna inandığı ve Frazier soyadına sahip herkesin dileklerini yerine getirdiği söylenen Dilek Taşı’dır. Genç kadın Virginia’daki küçük kasabada aileyle daha çok vakit geçirdikçe, Frazier’ların en içten dileklerinin gerçekleştiğini fark eder. Bir de Frazier’ların en büyük oğlu Colin’e umutsuzca âşık olduğunu… Uluslararası üne sahip bir hırsız da ava katılınca, bir asırdan uzun süredir kayıp olan Taş’ı bulabilmek için birlikte çalışmak zorunda kalan Gemma ile Colin’in zamanı daralır. Çünkü Taş yanlış ellere geçerse Frazier ailesinden kimse güvende olmayacaktır… “Deveraux’nun altın dokunuşu hikâyeye paha biçilemez ölçüde değer katmış.” -Publishers Weekly- Kasabada şahit olduklarından, bu adamı, ailesini tanıdıktan ve şimdi de evini gördükten sonra içinde özlem duygusu uyandı. Babası öldüğünden beri kendini hiçbir yere ait hissedememişti.
Ekitap

Jules Verne - On Beş Yaşında Bir Kaptan 1 - Ekitaplist
1873 senesi, Yeni Zelanda açıkları... Genç denizci Dick Sand, Kaptan Hull'un balina avcı gemisi Pilgrim'de göreve başlamıştır. Kötü geçen bir av sezonundan sonra Pilgrim, Amerika'ya doğru dönüş yoluna geçer. Geminin sahibi W. James Weldon'un eşi Misis Weldon ve küçük oğulları Jack de bu yolculukta onlara eşlik edecektir. Dönüş yolunda hiç beklenmedik bir olay yaşanır; denizciler kocaman bir kambur balinayla karşılaşırlar. Yükünü dolduramamış mürettebat için bu bulunmaz bir fırsattır. Kaptan Hull hemen harekete geçer, deneyimli adamlarını toplar ve acemi denizci Dick Sand'i gemide bırakarak ava çıkar. Oysa bu son şans, avcılar için tam bir felakete dönüşecektir. Balinayla girişilen mücadeleden hiçbiri sağ çıkamayacaktır. Artık Dick Sand, geminin kaptanıdır ve yolcularını sağ salim yuvalarına ulaştırmak onun görevidir. Fakat gemide, bu durumdan faydalanmak isteyen kötü niyetli biri vardır: Aşçı Negoro. Genç denizcinin acemiliğini fırsat bilen Negoro, geminin rotasını değiştirir ve kahramanlarımız kendilerini Afrika'nın tehlikleri kıyılarında bulur. Şimdi eve dönebilmek için, acımasız köle tüccarlarıyla mücadele etmeleri gerekmektedir.
Ekitap

Michael Scott - Ölümsüz Nicholas Flamel'in Sırları - Simyaci 1 - Ekitaplist
Dünyayı yok edebilecek sırrı saklıyor olsan ne yapardın? İkiz kardeşler Josh ve Sophie bu yaz tatilini çalışarak geçirmeye karar vermişlerdi. Araba almak için para biriktirmek istiyorlardı. O gün yine işyerlerinde sıradan bir gün gibi başlamıştı. Fakat tüm dünyaları değişmek üzereydi.İkizlere katılın ve...? Büyü ve kehanetlerle dolu bir dünyayı keşfedin,? Ölümsüz varlıklar ve tehlikeli yaratıklarla savaşın - Başka alemlere ve uzak ülkelere seyahat edin Bazen efsaneler gerçektir!.. New York Times çok satanlar listesine girmiş serinin heyecan dolu ilk kitabıyla, tüm zamanların en müthiş efsanesine adım atın.
(Tanıtım Bülteninden)
Ekitap

Hande Altaylı - Kahperengi - Ekitaplist
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.
Ekitap

Zygmunt Bauman - Yaşam Sanatı - Ekitaplist
Dünya üzerindeki milyarlarca insanın farklı beklentileri ve amaçları olsa da tek bir ortak hayali var: Mutlu olmak. Hepimiz mutlu olmak için çabalıyor, bunun için yaşamlarımızda bazı seçimler yapıyor, bazı şeylerden vazgeçiyor, kısacası yaşamlarımıza yön vermeye çalışıyoruz. Peki nedir bu mutluluk denen muamma? Gerçekten aranıp bulunabilecek bir şey mi, yoksa beyhude yere peşinden koşulan, aslında tamamen rastlantılara bağlı olan bir şey midir? Mutluluğu ararken, kader dediğimiz şeyin ağlarında debelenen bir piyondan mı ibaretiz, yoksa seçimlerimiz sayesinde kendi yaşamlarımızı "yaratan" sanatçılar mıyız?

Zygmunt Bauman, mutluluğu hazır reçetelerle ulaşılabilecek bir şeye, yaşamı da adeta metaya indirgeyen yaşadığımız akışkan modern çağın açmazlarını ve ikilemlerini bir bir önümüze seriyor ve yaşamlarımıza vurulan prangaların, dayatılan yaşam tasarılarının, sözde bizim adımıza yapılan seçimlerin iç yüzünü ortaya koyuyor.
Ekitap

Stephen King - Hayvan Mezarlığı - Ekitaplist
Bu eseri beyazperdeye de aktarıldı. Film, bütün dünyada yankılar yaratmaya devam ediyor.Dr. Louis Creed ve ailesi eski kızılderili mezarlığındaki ruhların gazabına uğramışlardı... Bunun elbette nedenleri olmalıydı!...STEPHEN KiNG okurlarını, doğaüstü olaylarla bezenmiş heyecanların doruğuna götürüyor.
Ekitap

Cemil Kavukçu - Aynadaki Zaman - Ekitaplist
Edebiyatımızın usta öykücüsü Cemil Kavukçu, öyküseverlerin yakından tanıdığı ve tutkuyla izlediği kocaman bir öykü dünyası yarattı. Öykücülüğümüze, daha önce hiç ele alınmamış yepyeni tipler kattı. Taşralı genç erkeklerin dünyasını, olanca yalınlık ve gerçekliği ile anlatırken, insanın kendisi için yarattığı katı evreni tüm içtenliği ile tasvir etti. 

Aynadaki Zaman, yazarın, kendi öykü evrenini zenginleştirme kararının bir ürünü. Kavukçu bir yandan alıştığımız çevreleri; denizi, denizcileri, kasabayı, yapayalnız kent insanını ele alırken bir yandan da gerçekdışına, fanteziye, kelimenin tam anlamıyla "alacakaranlığa" yöneliyor bu kitabında. Okurların, gittikçe büyüyen ve zenginleşen bu olağanüstü öykü dünyasından nice hazlar derlemeleri dileğiyle...
Ekitap

Osho - Martıları Seven Adam - Ekitaplist
Martıları Seven Adam'da,Osho dünyanın en büyük bilgelik geleneklerinden Sufizm, Zen, Tao ...üzerine en temel hikayeleri anlatıyor ve yorumluyor. Kendisi usta bir hikaye anlatıcısı olan Osho bu hikayeleri yorumlayıp onları gündelik modern hayata uyarlıyor. Bu hikayelerin verdiği değerli dersler hem zamanımıza uygun hem de evrensel. Her okuyuşta hayatın yeni bir katmanını keşfetmek için olağanüstü bir eser.

İçerdiği temel konulardan bazıları:
Ekitap

Osho - Sessizliği Dinlemek - Ekitaplist
“Bilinçsiz evrim insanla sona erer ve bilinçli evrim başlar. Ama bilinçli evrim belirli bir insanla başlamaz. Ancak siz başlamayı seçtiğinizde başlar…”

Osho’nun bahsettiği, yeni bir insanın yaratılmasından başka bir şey değildir… Bunun için “İnsanı bütünüyle kabul etmeliyiz. Ne mantığını reddetmeliyiz ne de mantıksızlığını; ne aklını reddetmeliyiz ne de duygularını; ne bilimsel ne de dinsel yanını…

İnsan akıcı olmalı, bir kutuptan diğerine gidebilmeli. Zihin mantıklı, akılcı bir biçimde eğitilmeli ama aynı süreçte meditasyon eğitimi de görmeli. Mantık ve duygular aynı anda eğitilmeli. Şüphe olmalı ama inanç da olmalı…
Ekitap

Osho - Olgunluk - Ekitaplist
Yaşlanmak bilge olmak demek değildir. Eğer gençken bir aptalsan ve artık yaşlandıysan, sadece yaşlı bir aptal olursun, hepsi bu!

Olgunluk bir kişi asla aynı hatayı defalarca ve defalarca tekrar eder durur. O bir çemberin içinde yaşar; hiçbir zaman bir şey öğrenmez.

Sürekli başkalarının fikirlerini hesaba katan insanlar olgunlamamıştır. Onlar başkalarının ne düşündüğüne bağımlıdır. Onlar hiçbir şeyi özgün bir biçimde yapamazlar, dürüstçe söylemek istediklerini söyleyemezler; başkalarının duymak istediklerini söylerler.
Ekitap

Osho - Ölmeden Önce Ölünüz - Ekitaplist
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız. Benim dinimde ölüm kutlanacak bir şeydir çünkü aslında ölüm diye bir şey yoktur. O yalnızca yeni bir yaşama açılan kapıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
Ekitap

Osho - Provakator Mistik - Ekitaplist
"Evet, ben yeni bir şeyin başlangıcıyım, ama yeni bir dinin değil! Yeni bir dindarlık türünün başlangıcıyım ki,o hiçbir sıfat, hiçbir sınır tanımaz. Sadece ruhun özgürlüğünü bilir..."

Osho… Bir asi! Bir bilge! Bir hatip! Bir provokatör! Bir ilah! Bir yazar!
Osho… Gandhi, Buda gibi, Hindistan'ın kaderini değiştiren on kişiden biri!
Osho… isa'dan bu yana yeryüzüne inmiş en tehlikeli insan!
Osho… Batılı seçkinlerin kanaat önderi… Doğulu yoksulların kardeşi!

Ölümünün üzerinden yirmi bir yıl geçti. Ancak ne öğretileri unutuldu, ne de komünü… Her şeyin büyük bir hızla kirlendiği günümüzde, kirlenmeden ayakta kaldı. Her yaştan, her ulustan milyonlarca insana ulaştı. Durgun göle düşen taşın yaydığı halkalar gibi genişledi, çoğaldı sesi… Avuçladı yürekleri…

Peki, bunu nasıl başardı? Ne söyledi de etkiledi kitleleri?

"Özgürlükler ülkesi" Amerika'da niçin zincirlere vuruldu?Hangi suçtan ötürü sınırdışı edildi?Sahiden hükümet ajanlarınca zehirlendi mi?
Ekitap

Osho - Ruh Eczanesi - Ekitaplist
Ruh Eczanesi pek çok rahatsızlığa holistik çareler öneriyor. Kitabı oluşturan her bir bölüm duygusal ya da fiziksel bir rahatsızlığın tanımlanması ve teşhis edilmesiyle başlayıp, okura ayrıntılı bir reçete sunulmasıyla devam ediyor.
Osho rahatsızlıkların giderilmesi için germe ve esnetme teknikleri, meditasyonlar, gülme ve soluk alıp verme egzersizleri, ses egzersizleri, görsel egzersizler, şarkılar, masajlar öneriyor. Bu tedavi yöntemlerini tırnak kemirmeden uykusuzluğa ve depresyona dek pek çok soruna çözüm olarak sunuyor. Rahatsızlıklarla ilgili tanımlama, teşhis ve reçeteler, kişiye fiziksel ve duygusal bakımdan kendisiyle nasıl barışık biçimde yaşayabileceğini gösteren şiirsel, mizahi ve aydınlatıcı materyallerle de süsleniyor.
Ruh Eczanesi, yeni bir arayış içinde olan kişilerin ve daha fazla esin almak isteyen deneyimli holistik okurların sağlıklı, sakin ve neşeli bir
hayat yaşamak amacıyla kullanabilecekleri bir ecza dolabı...
Ekitap

Eric Hoffer - Kesin İnançlılar - Ekitaplist
Kesin inançlı "kendi siyasi, dini, felsefi inancının "mutlak gerçek" olduğuna, bunu başkalarına dayatma hakkına sahip olduğuna bağnazca inanır. Hiç şüphesi, hatta merakı bile yoktur.
Bu yüzden, okumuşlarında bile "cehalet havası sezilir." Aynı sebeplerle, 'ödünsüz'dür.
'Revizyonizm, değişim, yumuşama, uzlaşma', gibi kavramlara düşmandır. Hatta "tehlikeli"dir. "ihanet"tir.
"Düşman" onun için bir ihyitaçtır. Çünkü ancak tehlikeli ve acil bir "düşman"ın varlığı onun kafasındaki ak - kara şablonuna uyar. Bağnazlık ve paranoya birbirini tamamlar.
Öyle bir "düşman" ki, "her şeye kadir ve her yerde hazır" olmalıdır.
Her yere sızan, sinsi planlar yapan, bizleri uyutan, bizden akıllı düşmanlar!
En heyecan verici iç düşmanlar "dış güçler'e 'emperyalizm'e, 'beynelmilel Yahudi'ye bağlı olanlardır: "İdeal bir düşmanın yabancı olması gerekir, yerli düşmanın yabancı soydan geldiği iddia edilmelidir."
Ekitap

Frank Herbert - Dune Sapkınları - Ekitaplist
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Ekitap

Bernard Lewis - İslamın Krizi - Ekitaplist
"Müslümanlar kadar Müslüman olmayan okurlar için de takdirde şayan bir eser."
- The New York Times Book Review
"Dünyanın önde gelen İslam tarihçisinden beklenebilecek olağanüstü bir tarihsel derinlik."
- The Wall Street Journal
"Batı ve İslam dünyası arasındaki gerilimler üzerine yürütülmekte olan tartışmalara am zamanında ve kışkırtıcı bir katkı."
- Business Week-
"Batı dünyasında hiçbir İslam tarihçisi Bernard Lewis kadar genel okurun ve akademik çevreleri saygısını kazanamamıştır.
- Baltimore Sun-
Ekitap

Hannah Arendt - Kötülüğün Sıradanlığı - Ekitaplist
Yahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann'ın Kudüs'teki yargı sürecini ele alıyor.
Ekitap

Beydaba - Kelile ve Dimne - Ekitaplist
Beydaba'nın hayatı hakkında yeterli bilgi mevcut değildir. Gerçek ismi ve ırkı hakkında birçok farklı görüş ortaya atılmış olsa da, tarihçilerin çoğu, adı Ketku olan bir hint alimi olduğu kanısındadır.[kaynak belirtilmeli] Şam'da doğup, sonraları Çin'e göç ettiği çok rivayet edilir. Vefat yeri ve tarihi üzerine hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Fabl türünün en önemli eserlerinden biri olan Kelile Dimne´yi Debşelem isimli bir Hint Hükümdarı döneminde kaleme almış ve eserini hükümdara sunmuştur. Eserin içeriğinde hayatı sisler içerisinde kalan bir Hint Hükümdarı olan Debşelem Şah´ın bir vasiyet üzerine ünlü bilge Beydeba´nın yanına gitmesi ondan hikmetli sözler , öğütler , devlet yönetiminde yardımcı olacak öğretici masallar dinlemesi anlatılmaktadır. Eserde bulunan hikayelerde siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu işlenmiştir. Kitap 14 bölümden oluşur. Kitap, adını ilk bölümündeki hikayelerin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; "doğruluğu ve dürüstlüğü" simgeleyen "Kelile" ile "yanlışlığı ve yalanı" simgeleyen "Dimne". Beydeba, hiç kuşkusuz, Hint edebiyatında eşsiz bir yere ve öneme sahiptir. Eserlerinden biri de "Bülbül ile Bağcı"´dır.
Ekitap

Sam Wilson - Zodyak - Burçlar Kuşağı Cinayetleri - Ekitaplist
Öyle bir toplum düşünün ki insanlar burçlarına göre sınıflara ayrılmış, statüleri doğuştan belli ve kaderlerini ne yaparlarsa yapsınlar değiştiremiyorlar. Zenginlik ile fakirlik arasındaki çizgi yelkovanın bir anlık hareketiyle değişebiliyor. Ve işte böyle bir toplumda birbiri ardına cinayetler işlenmeye başlıyor. Farklı burçlardan insanların öldürüldüğü bu cinayetler bir devrime mi işaret yoksa sıradan bir seri katilin işi mi?

Bütün gözler Dedektif Jerome Burton ve astrolog Lindi Childs'a dönüyor. Kaderin burçlarda yazılı olup olmadığı konusunda fikir ayrılığı yaşıyor olabilirler ama hemfikir oldukları bir konu var: O da büyük bir planın çoktan uygulanmaya konmuş olduğu!

Birlikte bir ihaneti, kaybedilmiş bir aşkı, tutulmamış sözleri ve hayatlarını allak bullak edecek bir gerçeği gün yüzüne çıkartıyorlar.
(Tanıtım Bülteninden)
Ekitap

Ahmet Ümit - İstanbul Hatırası - Ekitaplist
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi.

"Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...
Ekitap

Author Name

{picture#https://lh3.googleusercontent.com/FymUrEaf4VRt8qa37E5vOFjGq7rw0baT5ScQ7nwsZ7F1nMsihsXMJ-ECCaNgexvSUbcSY44G8IikGvIN11CTzgVt5G5RX49Wod48BJ1Ip44Xxwhr2t7et1d7jFjNaw1nyI25q9LLS8R7qiefMIQzr5wd02oNh7ki7pALRS_Y003Cm0E5cHu755RtLpH7nZZ6qTWX96FWc3d_Q21qShkKCdjNSsiXgMMOAJlY3Z5W-cI1uecrJrWL0j3SVXP0u4d0fu1_xq6eRQZGyfy2iSJ8Ezr6eJ9Q0py4y-ZMSCCJma9v9rk35pvY-nKQoMq95SI9C3hdRGK_uC3hDIVyAUrpvJfRFZSrKDMeSta6lC03mk12zmjygBVkf8h37zS0j_Cax4_zQekjcWoRvC-dMsNRtdLetCKwUAayhovBiIXenrcPCa9GM-Gw6CNkl-c3DhwCpCkvOcvavfQHS1HLD0yGsNfWJ03NXfi6WAWQg3Kc0ReJWWtdy0lRn4QUQ9obz-rfqBMegiqA_V6JT6d_n_tGATRZkcV5lr-T_CTQuY3Nv_e4la-l0KE7t6snoJui35gO33yCReas0YnaznkHcqFrYhP0mhUXYYwtIGfw4ybiXAT1eW6Nu95XVS411caUXY6OUa-512tP3V5HNzNs7_FjAdqr0pNDGIX6=w146-h118-no} {facebook#https://kitapazzi.blogspot.com.tr/} {twitter#https://twitter.com/Kitapazzi} {google#Yhttps://plus.google.com/u/0/104699689942249315316}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.